Serdar102 kullanıcısının son içeriği

  1. Serdar102

    Anne Güvercin - Serdar Yıldırım

    Bundan 5 ay önce, çeşitli yayın evlerine hikayelerimi gönderdim. Bakın Hollanda, Belçika gibi ülkelerde çıkan mecmualarda, Pakistan Punjab Üniversitesi'nde Okutulan Ders Kitabında Hikayelerim Çıktı diye mesajlar yazdım, linkler verdim. 24 yayın evinden sadece birinden mesaj geldi. Telefonla...
  2. Serdar102

    Anne Güvercin - Serdar Yıldırım

    Selamlar. Çocukken büyüklerimiz bize masal anlatırdı. Bu masalları ilgiyle dinlerdim. Özellikle Keloğlan. Kavga etmiyor, vuruşmuyor ama her zaman galip geliyor. Demek ki hayatta vuruşmadan da galip geliniyormuş diye düşünüyordum. Askerden geldikten sonra bir lokantada iki ay garsonluk yaptım...
  3. Serdar102

    Anne Güvercin - Serdar Yıldırım

    ANNE GÜVERCİN Güzel bir yaz günüydü. Batur elinde sapan evlerinin yakınındaki ağaçlıkta kuş avına çıkmıştı. Gözleri radar gibi dikkatle çevreyi tarıyordu. Birden arkasında bir ses duydu: ’Vurma kuşları.’ Döndü, baktı. Seslenen yabancı değildi. Mahalle arkadaşı Sarper’di: “ Ne istersin şu küçük...
  4. Serdar102

    Keloğlan Zenginler Ülkesinde - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN ZENGİNLER ÜLKESİNDE Zaman zaman içinde, zaman saman içinde, saman duman içinde, yaman bir Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan çok çalışkanmış. Çok çalışır, çok kazanırım umuduyla köyünden ayrılmış, şehre çalışmaya gitmiş. Günler, haftalar, aylar birbirini kovalamış, fakat Keloğlan...
  5. Serdar102

    Atatürk'ün Çocukluk Anıları: Büyük Kurtarıcı

    ALİ RIZA BEY'İN ÇOCUKLUĞU Ali Rıza Bey, Selanik'te dünyaya geldi. İlkokulu Mahalle Mektebi'nde okudu. 12 yaşına gelince arkadaşları arasında parmakla gösterilirdi. Çok iyi tekmük oynardı. ( Şimdiki futbol maçı ) Mahalle maçlarında başı önde sahadan hiç ayrılmamıştı. Maç başlayınca geri gelir...
  6. Serdar102

    Atatürk'ün Çocukluk Anıları: Büyük Kurtarıcı

    GERÇEK OLAN NEDİR? Ali Rıza ile Zübeyde nişanlanalı bir ay olmuştu ki bunlar Selanik sokaklarında gezmeye çıktı. Ali Rıza: Zübeyde istersen şurada oturalım. Ege Denizi önümüzde, Selanik arkamızda biz hayattan başka ne bekleriz? Bunun üzerine Zübeyde: Ali Rıza, hayattan istenecek çok şey var...
  7. Serdar102

    Atatürk'ün Çocukluk Anıları: Büyük Kurtarıcı

    ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANILARI: BÜYÜK KURTARICI Atatürk'ün kız kardeşleri Makbule ile Naciye tartışıyordu. Naciye: Abla, son günlerde annem ve babamın konuşmalarından şu sonuca ulaştım: Osmanlı kötüye gidiyor ve önlem alınmazsa sonumuz bir felaket. Bunun üzerine Makbule: Doğrudur. Bir kötü...
  8. Serdar102

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN SERDAR YILDIRIM'A KARŞI Bir adım, iki adım, üç adım. Dört yanına dört eder kırk dört adım. Keloğlan, İnegöl ile Yenice arasındaki göl kıyısında balık tutuyormuş. Tutuyormuş da kovası boşmuş. Sabah erkenden göl kıyısına geldiğinde öğle yemeği derdindeymiş. Öğlene kadar boş geçmiş, akşam...
  9. Serdar102

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN'IN ABLASI CANAN Bir varmış, bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Çalışmaktan hoşlanmaz, evde yan gelip yatarmış. Ara sıra bahçeye çıkar, çekirgeleri kovalarmış. Bahçede gördüğü akreplerin kuyruklarını keser, sonra da kuyruksuz akrebin kaçışını seyredermiş. Günlerden bir gün Keloğlan...
  10. Serdar102

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN'IN İKİZİ Bir varmış bir yokmuş. Evvel zamanda bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan kasabaya gitmiş. Keloğlan'ı han odasından gören İsmail adındaki genç adam gözlerine inanamamış. Gördüğü tıpkısının aynısı kendisiymiş. Elbiseler farklıymış. Onun elbiselerini ben giysem herkes beni o...
  11. Serdar102

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN DÜDÜK HELVA Bir varmış, bir yokmuş. Bir işte çalışmayan, gezip dolaşmayı seven bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan komşu kasabada gezerken, tellanın sesini duymuş: " Ey ahali, duyduk duymadık demen, yola çıkıverin hemen, menekşe sokağında, yengenin konağında helva günü yapılıyor. Buyrun...
  12. Serdar102

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN İLE PAMUK PRENSES İki yürür, bir koşarım. Gezer, dağlar aşarım. Yatıp dinlenmek varken, Tarlada çalışana şaşarım. Böyle deyip duran Keloğlan yıllardan bir yıl tarlalarda, bahçelerde çalışmış, toprak kazmış, tohum atmış, sulamış, ürün almış, hasat etmiş, satmış. Keloğlan'ın kesesi altın...
  13. Serdar102

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN ELMASI Bir varmış, bir yokmuş. Var olan varmış da, yok olan neymiş? Sert bir rüzgar esmiş, dalları eğmiş. Bir Keloğlan varmış. Fikirde, düşüncede hürmüş. Ancak bu Keloğlan çok tembelmiş. Evde yan gelir yatar, keyfine bakarmış. Anası bir gün Keloğlan'a demiş ki: " A oğlum, evde yatıp...
  14. Serdar102

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN VE PİNOKYO Bir varmış, iki varmış. Üç varmış, beş varmış. Dört yokmuş. Dört kere dört yirmi dört eder desem burnum uzar mı? Yalan söyledim diye okuyucu bana kızar mı? Keloğlan bir gün Pinokyo ile karşılaşmış. Pinokyo çok hareketliymiş, hemen atılmış. Keloğlan'ın elini sıkmış: " Vay...
  15. Serdar102

    Kısa Keloğlan Masalları - Serdar Yıldırım

    BEBEK KELOĞLAN Bakla, ye bakla at takla Limon, ye limon denizde somon Kavun, ye kavun derdinle avun Soğan, ye soğan gece yarısı Keloğlan'dır doğan. Ebe, oğlan doğdu der, sofada dokuz doğuran babaya. Baba koşar evinde on sekiz doğuran dedeye. Baba, oğlum oldu, baba oldum, der. Dede ayağa...
Geri
Üst