Tanışma, Selamlaşma, Hal Hatır Sorma ve Cuma Tebrikleri

Herkese hayırlı cumalar..Bir şey soracağım.. Cuma namazı kılındıktan sonra öğle namazı kılınır mı?

farzı terkedebilirmisin?


bu arada öncekilere ve sonrakilere
Selamun aleyküm
ve Aleyküm selam
Cuma'nız mübarek ola..

eyvAllah abi =)
biliyorsun gök bayrağı koyunca emperyalizme hizmet ediyoruz :D
bu arada herkese hayırlı geceler.

heyyyt emperyalist malkoç'um benim ,
şiirlerin eksik kalmaya başladı.Haberin ola.

أĸяα;3183584' Alıntı:
seLamun aLeykûm gençLer..

Aleyküm selam,gönderdiğim baston nasıl?
:durdurun:durdurun:durdurun

sen işini ve nerede kullanılacağını bilirsin değil mi ihtiyar?:biggrin:biggrin:biggrin
 
Herkese hayırlı cumalar..Bir şey soracağım.. Cuma namazı kılındıktan sonra öğle namazı kılınır mı?

Benim bildiğim kadarı ile cumadan sonra öğle namazı kılınmaz
Şu an tam çıkış saatine denk geldiğim için doğru düzgün bi şeyler yazamasamda kılınmayacağını söyleyebilirim.



Gecikmelide olsa gelebilen EDİT:
Konuyla alakalı diyanetin açıklaması yukarıda belirttiğim gibi Cuma günleri Farz olan Cuma Namazıdır ve öğle namazı kılınmaz (Cuma'yı kılabilen kimseler için geçerlidir bu söylediğim)
Cum namazından sonra kılınan Zuhr-i Ahir Son Öğle manasına gelmektedir ve neden böyle bir namazın kılındığını diyanet açıklamış ve sonunda gerek olmadığını belirtmişler.



II. ZUHR-İ AHİR (Son Öğle) NAMAZI

Son öğle namazı anlamına gelen Zuhr-i âhir namazı, bir kısım İslâm bilginleri tarafından, Cuma namazının sahih olmaması ihtimaline binaen, ihtiyaten kılınması öngörülen o günkü öğle namazıdır.

Sıhhat şartlarındaki ihtilaf sebebiyle Cuma namazının geçerli olmaması ihtimalinden hareketle zuhr-i ahir namazının kılınmasının gerektiğini ileri sürenler olduğu gibi, buna karşı çıkanlar da olmuştur.

A. Zuhr-i Ahir Namazının Gerekliliğini İleri Sürenlerin Delilleri

Zuhr-i ahir namazının gerekliliğini ileri sürenlerin hareket noktası, bir yerleşim biriminde birden fazla camide Cuma namazının sahih olmaması ihtimalidir. Bunlara göre, bir zorunluluk bulunmadıkça, bir yerleşim yerinde sadece bir yerde Cuma namazı kılınır. İhtiyaç yokken, birden fazla yerde kılınması halinde, namaza ilk başlayanların Cuma namazları sahih olur, diğerlerininki olmaz. Bu durumda diğerlerinin öğle namazını kılmaları gerekir. Cuma namazını hangisinin önce kılındığının tespit edilememesi durumunda ise, ihtiyaten hepsinin öğle namazını kılmaları bir çözüm olarak öngörülmüştür. Bu görüşlerini de, Cuma namazının toplanmak ve hutbe irat etmek için meşru kılındığı gerekçesine ve Hz. Peygamber ve hulefa-i raşidîn döneminde tek bir yerde Cuma kılındığına dayandırmaktadırlar (Şirbînî, Muğnî’l-Muhtâc, I/544; Nevevî, el-Mecmû’, IV/451-452; Sahnûn, el-Müdevvene, I/277-278; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/212; Hurâşî, Şerhu Muhtasari Halîl, II/74-75).

B. Zuhr-i Ahirin Kılınmaması Gerektiğini İleri Sürenlerin Delilleri

Zuhr-i ahir namazının kılınmasına karşı çıkanlar, şüpheyle yapılan ibadetin geçerli olmayacağı düşüncesinden hareketle, bu namazın kılınmaması gerektiğini söylemişlerdir. Bunlara göre, şüpheyle ibadet makbul değildir. Bu itibarla, “belki Cuma namazı sahih olmamıştır” diye zuhr-i ahir kılmak doğru olmaz. Ayrıca zuhr-i ahir kılınması gerektiğini ileri sürmek, halkın gözünde, Cuma namazının farz olmayıp, öğle namazının farz olduğu ya da bir vakitte ikisinin de farz olduğu zannını uyandırır. İbn Nüceym, Alaü’d-din Haskefî, Cemaleddin el-Kasimî, Mehmet Zihni Efendi gibi bilginler bu görüştedirler (İbn Nüceym, el-Bahru’r-Râik, II/154-155; İbn Abidîn, Reddü’l-Muhtâr, I/536; Cemalettin el-Kasımî, Islahu’l-Mesâcid, s.50; Mehmet Zihni Efendi, Nimet-i İslâm, 439-440).

Bir kısım alimler ise, Hz. Peygamber, sahabe ve tabiîn döneminde böyle bir namaz bulunmadığından hareketle, zuhr-i ahir kılmayı bidat kabul etmişlerdir (Azim Abâdî, Avnü’l-Ma’bûd, III/397,406; Reşid Rıza, Fetâvâ, I/199-200,301-305; III/941; IV/1551, 1591; VI/2521).

C. Delillerin Değerlendirilmesi

Zuhr-i ahirle ilgili olarak tarafların ileri sürdükleri görüşlerin delilleri göz önünde bulundurulduğunda, bu namazı kılmanın gerekli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki, Hz. Peygamber zamanında Cuma namazının sadece bir yerde kılınmış olması, bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma namazı kılınamayacağı anlamına gelmez. Zira o dönemde böyle bir ihtiyaç söz konusu değildi. Ayrıca yeni inen ayetleri Hz. Peygamber’in ağzından işitme iştiyakı içinde bulunan sahabenin, başka bir yerde Cuma namazı kılmalarını düşünmek mümkün değildir.

Bir yerleşim biriminde bir yerde Cuma namazı kılınmaması sebebiyle Cumanın sahih olmayacağını söyleyen müçtehitlerin tamamı, ihtiyaç halinde birden fazla yerde cumanın kılınabileceğini kabul etmişlerdir. Nitekim, İmam Şafiî Bağdat’a gittiğinde birden fazla yerde Cuma namazı kılındığını gördüğü halde, buna karşı çıkmamıştır (Nevevî, Mecmû, IV/452; Şirbînî, Muğni’l-Muhtâc, I/544). Günümüzde ise, çoğunlukla bir yerleşim biriminde tek camide Cuma namazı kılınması mümkün olmadığından birden fazla yerde Cuma namazı kılınması kaçınılmaz olmuştur.

İbadetlerde aslolan, kabul edilmesidir. Hz. Peygamber Yüce Allâh’ın, “Ben kulumun benim hakkımdaki zannına göre muamele ederim.” buyurduğunu bildirmektedir (Müslim, Zikir, 1; Tirmizî, Zühd, 51). Başka bir hadislerinde de, “Ameller niyetlere göredir.” buyurmuşlardır (Buharî, Bed’ü’l-vahy, 1). Bu itibarla Cuma namazının kabul olunacağına inanarak kılınması ve bunda şüpheye düşülmemesi gerekir.

Diğer taraftan zuhr-i ahir namazının ihtiyat sebebiyle kılındığını ileri sürmek, sağlam bir temele dayanmamaktadır. Zira, ihtiyat iki delilden kuvvetli olanı tercih etmektir. Halbuki, Cuma namazının farz olduğunu ifade eden ayet ve hadislere karşı, birden fazla yerde kılınmasının caiz olmayacağı konusunda bir delil bulunmamaktadır. Bir yerde kılınması şartını ileri sürenlerin, ihtiyaç bulunduğunda kılınabileceğini belirtmeleri de bunu göstermektedir. Kaldı ki Kur’an-ı Kerim’de, “Allâh bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar” (Bakara 2/286); “Allâh dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi.” (Hac 22/78) buyrulmaktadır.

Diğer taraftan ihtiyat, bir faydaya dayalı olmalıdır. Oysa, zuhr-i ahirin kılınması gerektiğini söylemek, insanların Cuma’dan sonra kılınacak sünneti terk etmelerine sebep olmaktadır. Farzdan sonra sünnet namazdan başka bir namaz olmadığı anlatılır ve uygulama da buna göre olursa, bu sünneti yerine getirenlerin sayısı artacaktır. Asıl ihtiyat, Allâh ve Rasulü Müslüman’ları ne ile sorumlu kılmış ise onları yerine getirmek, buna bir şeyi ilave etmemektir.

III. SONUÇ

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında;

1. İki rekat olan Cuma namazının farziyetinin Kitap, sünnet ve icma ile sabit olduğuna, sıhhat şartlarından olan hutbenin Cuma namazının farzından önce okunması gerektiğine,

2. Cuma namazının farzından önce ve sonra, Hz. Peygamber’in nafile olarak namaz kıldığı sabit olduğundan, Cuma’dan önce ve sonra nafile namaz kılmanın sünnet olduğuna, bu nafile namazların dördü farzdan önce, dördü de sonra olmak üzere toplam sekiz rekat kılınmasının uygun olacağına,

3. Cuma namazının kadın, hasta, yolcu, hürriyeti kısıtlı ve cemaate katılamayacak derecede mazereti olanlara farz olmadığına, bununla birlikte kılmaları halinde namazlarının geçerli olup, ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmediğine,

4. İmamla birlikte en az dört kişinin bulunduğu mezra, köy, belde, şehir gibi büyük veya küçük tüm yerleşim birimlerinde Cuma namazının kılınması gerektiğine,

5. Bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma namazı kılınabileceğine, bu sebeple zuhr-i ahir namazının kılınmasına gerek olmadığına,

6. Zuhr-i ahir namazını kılmak isteyenlere ise mani olunmasının uygun olmayacağına,

Karar verildi.

kaynak:
http://www.diyanet.gov.tr/turkish/karar.asp?id=28&sorgu=1
 
Aleyküm selam,gönderdiğim baston nasıl?
:durdurun:durdurun:durdurun

sen işini ve nerede kullanılacağını bilirsin değil mi ihtiyar?:biggrin:biggrin:biggrin

ağa baston dediğin az işLemeLi afiLLi birşey oLsun ya
mümkünse kabzasında da gizLi bir pıçak oLsun
maLum ramazandan sonra mübarek kurban
 
heyyyt emperyalist malkoç'um benim ,
şiirlerin eksik kalmaya başladı.Haberin ola.

sen iste yeterki degazor abi =)
GENÇLİĞE MESAJ
Yiğidim, aslanım, ha gayret eyle

Gaflet üstümüzde kalmasın böyle

İmanla yatıp-kalk, ihlâsla söyle

Kutlu mesaj verilmeyi bekliyor

Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.



Maveradan aşk iksiri sağ gayrı

Ellerinde şekillensin çağ gayrı

Rahmet olup yüreklere yağ gayrı

Çekirdekler yarılmayı bekliyor

Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.



Her yerde insanlar izana hasret

Şehirler, semalar ezana hasret

Kâinat ilâhî düzene hasret

Saf kozalar örülmeyi bekliyor

Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.



Nedendir bu uyku, bu zillet neden? !

Hüzün yumağıdır mezarda deden

Mağripten maşrığa tek ruh, tek beden

Yay misali gerilmeyi bekliyor

Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.



Sendedir mayası, özü İslâm’ın

Sendedir kulağı, gözü İslâm’ın

Gülsün, yeter artık, yüzü İslâm’ın

Kelepçeler kırılmayı bekliyor

Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.



Tevhit aşkı gönülleri yaksın hey!

Zulüm ölsün, hak ayağa kalksın hey!

Gürül gürül, nurdan çaylar aksın hey!

Kirli sular durulmayı bekliyor

Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.



Bizi bekler esir olmuş ülkeler

Bizi bekler yetim kalmış ülkeler

“İmdat! ” diye haber salmış ülkeler

Boş mabetler girilmeyi bekliyor

Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.



Yanar Bosna-Hersek, Karabağ, Keşmir

Sonra Kıbrıs, Lübnan sayamam bir bir

Aklıma Abhazya, Urumçi gelir

Türk birliği kurulmayı bekliyor

Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.



Kolayı var be yiğidim, kolayı

Kaynağında bastırmalı olayı

Hazırlayın kürek, kazma, malayı

İslâm harcı karılmayı bekliyor

Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.



Nizam-ı Âlem’e içten talip ol

Kızılelma neredeyse ara bul

Bağlamasın seni şöhret, para, pul

Hesaplar var, sorulmayı bekliyor

Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.

Abdurrahim Karakoç



أĸяα;3191157' Alıntı:
seLamun aLeykûm gençLer

ve aleykumselam Umut abi.
Cümleten hayırlı ikindiler akşama görüşmek ümidiyle =)
 
hayırlı geceler dileklerimle...
 
iiyim çok şükür.tşkr ederim seni sormalı
 
Geri
Üst