Dandini hükümet kayalara tohum ekiyor. Son üç aylık tarım ve ürün faaliyetlerinin özeti ise: üstü yağmur altı çamur
Eloğlu usta çoban, ekim coğrafyasındaki milletlerin öfke, kin ve nefretinden kendini uzak tutma siyaseti güderek bölgenin kahya ve ırgatlarını ulusal çıkarlarına hizmet için kullanıyor.
Tunus, Mısır, Libya ve Suriye girişimlerindeki taşeronluk, tamamen Amerika; biraz da nazlanarak, Avrupaya yaranmak ve onların vesayeti altında efendilerine servis yapmaktan öte bir şey değil.
Mavi Marmara meselesi tam bir komedi. Karşı tarafın sayısız uyarılarına kulak asmayıp tedbirsiz olarak gemiyi İsrailin üzerine gönder, sonra da olup bitene dövün. Aklın neredeydi? Şimdi tut: Yok Birleşmiş Milletler raporu, yok özür dileme, yaptırımlar vesaire Çocukların Sen bizim mahalleden geçersin tavrı. Gemi yüzdürecekmiş. Daha ötesi: savaşa da hazırım blöfümü?
Tarih okuyun ve öğrenin: 1967 1973 savaşlarında bu İsrail cümle Arap ülkelerini bir vuruşta toptan devirirken, tüm Amerika ve Avrupa kimin yanındaydı? Asla olmayacak ya diyelim ki iş savaşa tırmandı; kesinlikle Arap ülkeleri İsraili destekleyecek olan Amerika ve Avrupanın yanında olacaklardır. Yarım ağızla kınama tebliğleri yayınlarlarsa, oturup ona da şükredersiniz.
Tarih bu ademoğullarının öyküsüdür ve derki: savaş kararını ancak bağımsız ve özgür devletlerin hükümetleri alabilir peki diğerleri: alemler alemler içinde diye kendi halkına masal anlatır.
Bir hükümet ki kendisinin birinci dereceden sorumlu olduğu toprakların dörtte birinde güvenlik hak getire. Kırsalında, kentinde, ormanlarında, dağlarında, sınırlarında, karakollarında, yollarında güvenliği tesis edemiyor; gün oluyor on genç insan öldürülüyor Komşu sınırları süzekten farksız. Eşkıyanın yurtdışı, yurtiçi yerleri tek tek belliyken aval aval bakıyor. Tırnağı yok kendi başını kaşımaya, başka ülkelerin güvenlik işlerine burnunu sokuyor Eee yapmasın da görelim. Genel mülk sahibi isteyecekte kahya ve ırgat yapmayacak öylemi? Yapmazsa başına geleceği biliyor. Getirdikleri gibi götürürler adamı. Çünkü eloğlu usta çoban, alır vekaletini bir ağacın gölgesinde, bir su kenarında seni duman duman üstüne yapar.
Füze kalkanı ne mi? Ormanın uğultusu arkası ise: değirmenci su derdinde Suriye sınırını 50 yıllığına İsraile ver. K. Irakta İsraille halvet ol, İsrailin Heronlarına terörde bel bağla, Mavi Marmarayla bir ulusun rezil olmasına sebep ol, füzeler atılacaksa ilk hedef olan İsraile kalkan yap, sonra da gemi gezdirecekmiş!.. Şu gezecek gemiler kimin malı, komuta kontrol dahil tüm şifrelerini kim biliyor? Amerika Ayranın yok içmeye, git işine hemşerim. Bütün bunlar kendi kendine çalan zurna ve davula benziyor.
Meclisteki muhalefete gelince; evlere değil, çayır çimene şenlik. Ne güçlü bir fikir, ne de bir eylemleri var. Zeka mantığı olmayınca bilgi ve düşüncede düzen beklemek abesten ileriye gidemiyor haliyle Eski tas eski hamam. Üstelik tasın kalayları da dökülmüş
Peki, ahalinin bu maskeli balo ve medüz siyaset masalındaki rolü nedir?
O mu? Yakmış çırasını oturuyor
OSMAN PAMUKOĞLU
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı

Eloğlu usta çoban, ekim coğrafyasındaki milletlerin öfke, kin ve nefretinden kendini uzak tutma siyaseti güderek bölgenin kahya ve ırgatlarını ulusal çıkarlarına hizmet için kullanıyor.
Tunus, Mısır, Libya ve Suriye girişimlerindeki taşeronluk, tamamen Amerika; biraz da nazlanarak, Avrupaya yaranmak ve onların vesayeti altında efendilerine servis yapmaktan öte bir şey değil.
Mavi Marmara meselesi tam bir komedi. Karşı tarafın sayısız uyarılarına kulak asmayıp tedbirsiz olarak gemiyi İsrailin üzerine gönder, sonra da olup bitene dövün. Aklın neredeydi? Şimdi tut: Yok Birleşmiş Milletler raporu, yok özür dileme, yaptırımlar vesaire Çocukların Sen bizim mahalleden geçersin tavrı. Gemi yüzdürecekmiş. Daha ötesi: savaşa da hazırım blöfümü?
Tarih okuyun ve öğrenin: 1967 1973 savaşlarında bu İsrail cümle Arap ülkelerini bir vuruşta toptan devirirken, tüm Amerika ve Avrupa kimin yanındaydı? Asla olmayacak ya diyelim ki iş savaşa tırmandı; kesinlikle Arap ülkeleri İsraili destekleyecek olan Amerika ve Avrupanın yanında olacaklardır. Yarım ağızla kınama tebliğleri yayınlarlarsa, oturup ona da şükredersiniz.
Tarih bu ademoğullarının öyküsüdür ve derki: savaş kararını ancak bağımsız ve özgür devletlerin hükümetleri alabilir peki diğerleri: alemler alemler içinde diye kendi halkına masal anlatır.
Bir hükümet ki kendisinin birinci dereceden sorumlu olduğu toprakların dörtte birinde güvenlik hak getire. Kırsalında, kentinde, ormanlarında, dağlarında, sınırlarında, karakollarında, yollarında güvenliği tesis edemiyor; gün oluyor on genç insan öldürülüyor Komşu sınırları süzekten farksız. Eşkıyanın yurtdışı, yurtiçi yerleri tek tek belliyken aval aval bakıyor. Tırnağı yok kendi başını kaşımaya, başka ülkelerin güvenlik işlerine burnunu sokuyor Eee yapmasın da görelim. Genel mülk sahibi isteyecekte kahya ve ırgat yapmayacak öylemi? Yapmazsa başına geleceği biliyor. Getirdikleri gibi götürürler adamı. Çünkü eloğlu usta çoban, alır vekaletini bir ağacın gölgesinde, bir su kenarında seni duman duman üstüne yapar.
Füze kalkanı ne mi? Ormanın uğultusu arkası ise: değirmenci su derdinde Suriye sınırını 50 yıllığına İsraile ver. K. Irakta İsraille halvet ol, İsrailin Heronlarına terörde bel bağla, Mavi Marmarayla bir ulusun rezil olmasına sebep ol, füzeler atılacaksa ilk hedef olan İsraile kalkan yap, sonra da gemi gezdirecekmiş!.. Şu gezecek gemiler kimin malı, komuta kontrol dahil tüm şifrelerini kim biliyor? Amerika Ayranın yok içmeye, git işine hemşerim. Bütün bunlar kendi kendine çalan zurna ve davula benziyor.
Meclisteki muhalefete gelince; evlere değil, çayır çimene şenlik. Ne güçlü bir fikir, ne de bir eylemleri var. Zeka mantığı olmayınca bilgi ve düşüncede düzen beklemek abesten ileriye gidemiyor haliyle Eski tas eski hamam. Üstelik tasın kalayları da dökülmüş
Peki, ahalinin bu maskeli balo ve medüz siyaset masalındaki rolü nedir?
O mu? Yakmış çırasını oturuyor
OSMAN PAMUKOĞLU
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı
