- Katılım
- 30 Eyl 2009
- Mesajlar
- 2,027
- Reaction score
- 0
- Puanları
- 0
Muhabbet tedrisatında deizm de vardı, fıkıh da... Romantik İngiliz Edebiyatı da vardı, liberterizm de......
Medreseye gitmeye başladığım zaman henüz 16 yaşındaydım.
12 Eylül'ün hışmından kurtulabilmiş ülkücü ve komünist gençlerin entelektüel olanları buraya sığınmıştı.
Onlara İslamcılar eklenmişti. İleri derecede entelektüelistlerdi ve ilginçtir, Batı'ya ötekilerden daha açıklardı.
Derrida'yı ve Foucault'yu onlarla okudum.
Avludaki şadırvanda sabahlara kadar siyaset ve edebiyat tartışılırdı.
Sanki biraz Casablanca filmindeki Rick'in Yeri'ni andırırdı bizim medrese. Herkes birbirine muhalif, tartışırken şedid ve fakat o oranda da demokrattı.
Şimdi Star gazetesinde yazan, sevgili dostum İbrahim Kiras ile orada tanıştım. Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman'dı. Arif Nihat Asya okur, e.e.cummingis çevririrdi.
Hürriyet gazetesinin fotoğraf editörü Sebati Karakurt (Sebastian Carlos); 'sen medreseye geldiğin zaman boyun bacağım kadardı,' diyor bugün.
Erkan Mumcu, ülkücülükten kopmuş, entelektüel bir arayış içine girmişti.
Reh...
Devami...