Prof. Türkan Saylan vefat etti !

ölenin arkasindan konusulmaz, cezasinida,eger varsa mükafatinida ALLAH verecektir.
ama benim fikrim yoklugu türkiyemizin gelecegi icin daha iyi.....
 
Bayramınız olsun hadi bakalım. Sövenler bile olacaktır aranızda.



Evet Türkan Saylan vefat etti ama onun milyonlarca çocuğu arkasından gitmeye devam edecekler. Türkiye'nin cahillikle gericilikle mücadelesini aynı Türkan Saylan gibi devam ettirecekler....Bu uğurda canını vermeye hazır milyonlarca insan var bu ülkede..Sevenlerinin başı sağolsun.

Türkan Saylan'a sövenler, vefatını bayram ilan edenler, asıl sizin öbür dünyada yatacak yeriniz var mı?

Ölüm müslümanlar için bayram, kafirler için felakettir. Hayırla yadetmeyeceğimiz muhakkak. Keşke ebedi alemden bir dakikalığına kafasını uzatsada peşinden gitmeye devam edecek milyonlarca çocuğa "bu yol çıkmaz sokak" diye haykırabilse.

Dostlarının kederli ailesinin ve sevenlerinin başı sağolsun.
 
ALLah Rahmet EyLesin.


___________________
 
ALLAH rahmet eylesin mekanı cennet olsun .yapmış olduğu çalışmaların hem bu ülke için hem de ülke gençliği için örnek alınması ümidiyle .......
 
Görevimi Yaptım Ölüme Hazırım

Türkiye için çok büyük bir kayıp, ülkemizin böyle insanlara çok fazla ihtiyacı var. Mekanı cennet olsun.

fft1_mf244898.Jpeg

Kaynak
 
Türkan Hoca, Türk insanının filmlerden, romanlardan tanıyıp korktuğu, hatta doktorların bile yanlarına yaklaşmaya cesaret edemediği cüzzam (lepra) hastalarının tedavisi için savaş vermeye başlamıştı. Yurdu karış kırış dolaşıyor, karşılaştığı her cüzzam hastasını yeni bulunan bir ilaçla tedavi ediyordu..Bu amaçla Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi”nin arka tarafında, ağaçlar arasında, çukur bir yerde inşa edildiği için uzaktan hiç fark edilmeyen küçücük Lepra Hastanesi de bu çabanın odağı olmuştu…



O yıllarda TRT nin tek kanallı televizyonuna yaptığım programlar büyük ilgi görüyordu. Hoca ile buluşmamız da, onun çağrısı ve toplumu bilgilendirme amaçlı bir program ricasıyla gerçekleşmişti.



Mütevazı odasında “Bakın çocuklar!” diyerek başladığı konuşmasında, toplumun cüzzamı (lepra) yeterince tanımadığını, abartılı filmlerden ve romanlardan kaynaklanan gereksiz bir korkunun insanlara egemen olduğunu anlattı. İlginç örnekler verirken, bağışıklık sistemi güçlü olanlara bu hastalığın kolay kolay bulaşmadığını, hatta bazen evli olan çiftlerde bile, hastalığa yakalananın diğerine bulaştırmadığını gördüğünü söyledi.



Benim içim rahatlamıştı. Ama kameraman ve sesçi arkadaşlarımın ürkekliği hala sürüyordu. Onları kendilerine bulaşmayacağı konusunda güçlükle ikna ettikten sonra hep birlikte kalkıp, Bakırköy”e, o minik kliniğe gittik. Çekinerek girdiğimiz yer, bir yatakhane görünümündeydi. Hoca o yataklardan birine doğru gitti. Karşılaştığımız görüntü anlatılacak gibi değildi.



Yatağın üzerinde oturan hastanın bacakları dizlerinden, kolları dirseklerinden itibaren erimişti. Kulakları ve burnu yoktu, gözleri görmüyordu… Türkan Hanım, yavrusunun saçlarını okşayan bir anne şefkatiyle yaklaşıp:



“Nasılsın (……) Hanım?” diye sordu.

Et ve kemik topu görünümündeki kadın, Hoca”nın sevgi dolu ellerine, eli olmayan kol kemikleriyle sıkı sıkıya sarılıp;


“İyiyim Hocam, çok iyiyim, Allah sizden razı olsun!” dedi.


Hocanın sevgi ve şefkat dolu yaklaşımı, hastanın verdiği cevap, o ana kadar “Acaba bana da bulaşır mı?” korkusuyla çekingen yaklaşımlar sergileyen ekip arkadaşlarım için de büyük bir motivasyon kaynağı olmuştu. Artık kendimizi hastalara çok yakın hissediyorduk. Hasta kadının yüzündeki gülücükler, televizyon çekimi yaptığımız gün boyu hiç eksik olmadı.

O gün bir acı gerçeği daha öğrendim. Türkan Hoca gelinceye kadar hastalar doktorlarla pek yakın bir temas içinde olamamışlar. Hatta bir hasta, tüylerimi ürperten anısını paylaşırken aynen şunları söyledi:

Daha önce tıbbiye mezunları bizi görmeye gelir ve şu karşıki tepenin üzerine dizilirlerdi. Hocaları da uzaktan bir şeyler anlatırdı. Biz hastalar, “Doktorlara hoş geldiniz demek için elleri bulunmayan bileklerimizle kopardığımız çiçekleri onlara vermek üzere yaklaştığımızda, hepsi adeta çil yavrusu gibi hastane bahçesinin içlerine doğru kaçışırlardı.”

Türkan Hoca, işte böylesine yüce bir bilim abidesiydi. Olağanüstü çabayla Türkiye”de cüzzamın neredeyse kökünü kazıdı. Binlerce hastayı topluma, ailelerine kavuşturdu…

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği”nde neler yaptığını, ne denli büyük başarılara imza attığını belirtmeye hiç gerek duymuyorum.

Ama gelin görün ki, fazilet cellatları, eli öpülesi, anıtı dikilesi bu çağdaş Türk kadınına şeytanın bile akıl edemeyeceği iftiraları yağdırmakta yarış ettiler…

Ama ne oldu?

Türkan Hoca bir efsane oldu.

Bir Türkan Saylan ölür, bin Türkan Saylan doğar… Başımız sağ olsun…


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11675315.asp?gid=229
 
Bayramınız olsun hadi bakalım. Sövenler bile olacaktır aranızda.



Evet Türkan Saylan vefat etti ama onun milyonlarca çocuğu arkasından gitmeye devam edecekler. Türkiye'nin cahillikle gericilikle mücadelesini aynı Türkan Saylan gibi devam ettirecekler....Bu uğurda canını vermeye hazır milyonlarca insan var bu ülkede..Sevenlerinin başı sağolsun.

Türkan Saylan'a sövenler, vefatını bayram ilan edenler, asıl sizin öbür dünyada yatacak yeriniz var mı?

Ölenin ardından sövmem,menfide konuşmam,hesabI varsa inancıyla yoksa imansızlığıylada olsa gerçek hesap görücü olarak ALLAH yeter.. bugün söz yüce Yaradanındır.''hesap görücüolarak bugün sana kendi nefsin yeter'' ayetiyle açıklanan aslına dönüş vaki olmuştur._Ehli kıble tekfir edilemez_ genel düsturunca kıble ehli olanalrı benim tekfir etmemde mümkün değildir ama şahitlik bu dünya içinde ahiret alemi içinde istense benim bu şahıs için kıble ehliydi dememde mümkün değildir. görenleri bilenleri varsa şahitlik etsinler. ama cenaze namazıda olsa bir namazı kılınacak yarın.

Başta da dediğim gibi sövmem sadece bugün için ritüel olarak işin cenaze boyutuyla alakalı iki görüşü sundum. onun artık ne sevenlerinin övgüleri ne sövenlerinin yergileri bir işe yaramaz. fakat burda sevmeyenlerine karşılık övgü düzenlerinde kına yakın bir yerlerinize babındaki sataşmalarınada şu örnekleri sunayımki o zaman bazı ölmüş şahıslar için arkalarından neler demişler bir baksınlarda çifte standartı kendilerine nasıl yontmuşlar bir görelim istedim.
_____
http://www.hackhell.com/showpost.php?p=4313111&postcount=7

vtnsvr adlı üye

;menderesin asılmasıyla ilgili henüz dün yazdığı mesaj; açılımı şu;
yeri geldimi darbeci marbeci dersiniz ama Türkiyenin gördüğü en büyük faşistlerden birinin idamına katledilme olarak görürsünüz.Bence asılmamalıydı ve onun gazabına ugrayan ellerine verilmeliydi parçalamalıydılar.Ayrıca 27 Mayıs demokrasi için kara leke degil Türkiyenin görüp görebilecegi en demokratik Anayasa bir diktatör aslt edilerek yürürlüğe girmiştir.Tabi emperyalizmin işbirlikçisi olup onların medyasıyla yetiştirilenler bunları anlayamazlar.
______

serigatil1
;http://www.hackhell.com/showpost.php?p=4313121&postcount=8

Devletin ve Milletin huzuru için ve inkılap için gerekirse başbakanlarda ipte sallanır!

Adnan Menderes, Fetullah Gülen , Necmettin Erbakan = perdenin sol halkası Tayip birbirinin devamı.
asıl menderes amerikanın adamıydı .bence herkes cezasını çekmeli ve çektide zaten
________________
horasan diye yeni bir üye;

http://www.hackhell.com/showpost.php?p=4313158&postcount=10

Menderesin yüzünden bu gün milyonlarca gencimiz harcanmaktadır sosyal güvenlikleri eğitimleri refah seviyeleri çok düşük seviyededir.

Tek başına iktidar olmak demek haklı olduğun anlamına gelmez menderes efendi , vaktiyle bu millet ne şahları padişahları valileri yöneticileri boğdu kesti ırzına geçti gebertti.

koskoca padişahı+halifeyi bile ayaklar altına alan bir milleti koyunmu sanıyorsun sana itaat etsin sana biat etsin , menderes senin damarların da Türk Kanı akmıyormuyduki bu milletin biat edeceğini sana tabii olacağını sandın hiç bir Türk Damarında bozukluk yoksa Bağımsızlığından vazgeçipte Kula kul olurmu ?

menderes efendi bu milleti kendine bağlamaya çalışacağına bu milletin bağımsızlığını artıracak bir siyaset izleseydin bunlar başına gelirmiydi.

menders efendi ülkeyi amerikaya dışarıya bağlıyacak icraatlar yapacağına dış ekonomik siyasi askeri bağımsızlığını artıracak icraatlar yapsaydın olmazmıydı?

apo geberirse yada asılırsa menderesle özalın yakınlarına bir yere defnedilmelidir.

E-5 YANIDA olsun .
_______________________

SysReb denen üye;


http://www.hackhell.com/showpost.php?p=4315284&postcount=23
bencede menderes asılmamalıydı.
ben olsaydım bu namerdleri 5 yıl boyunca hergün asılacaksınız diye götürüp son anda vazgeçip geri dönerdim.
böyle şerefsizlere bir kere ölmek yetmez!
5 yıl boyunca hergün öldürmek gerekirdi.
_________________

MUHSİN YAZICIOĞLUNUN VEFATI GÜNDEMİNDE İSE ŞUNLAR GÖZE BATIYORDU BU ZEVATIN YORUMLARINDA..

Albayrak nickli üye;

http://www.hackhell.com/showpost.php?p=4253565&postcount=15

Bazen abartmakta sınır tanımıyorsunuz. Erdoğana da dünya lideri demiştiniz.
_______________

panter-4 denen clonun yazısı;

http://www.hackhell.com/showpost.php?p=4258294&postcount=23


Muhsin Yazıcıoğlu: Bir Faşist Katilin Anatomisi

Ülkücü-şeriatçı faşist parti başkanı Yazıcıoğlu seçim kampanyası sırasında öldü.

Helikopteri düşerek maalesef eceliyle ölen azılı faşist, işkenceci ve devrimci katili Yazıcıoğlu´nun marifetleri aşağıda okuyacağınız alıntıda detaylı biçimde verilmiştir:
______________________________

T.bag denen CLON üyenin yazdıklarına bir bakalım;

http://www.hackhell.com/showpost.php?p=4230590&postcount=8

ah muhsin ah ölüne leş kargaları kondu
diriyken kıymetin yoktu ölünce evliya oldun
sen çeşme başında ruhunu dinlerdirmek istedin
cesedin çarşı pazar ortalık malı siyaset oldu
______________________________

doctor_13 adlı üye;

http://www.hackhell.com/showpost.php?p=4225832&postcount=10

oldurdugu oldurttugu insanların hesabını verir warsa ahirette yksa cezasını dunyadada buldu soguktan ve acıdan kıvranarak
_________________

YOLDAŞ isimli kişi;

http://www.hackhell.com/showpost.php?p=4177493&postcount=21
Maraş İntikamını Aldı...

Katliam deyince akla ilk gelen oydu

Balgat katliamı
Bahçelievler Katliamı
Sivas Katliamı
Hrant Dink suikastı ve ardından bu suikastı gerçekleştiren Yasin HAYAL'in ailesine para yardımı yaptı
ve
MARAŞ KATLİAMI ve daha niceleri

acaba kaderin bir cilvesi midir bu?
acaba MARAŞ intikamını mı aldı ?

_____________________________

ilk bir kaç sayfada göze çarpan mesajlardı bunlar, yine dürüsütlük abidesi forumun sarsılmaz ülkücüsü yüce clon(9 kez üyelik tazeleyip mod-smod bırakmadan söven) yüce-türk adlı üyemiz vardı onunkileri buraya alıp koyamadım bile zatende maksatı anlatmaya bunca mesaj yeterli sanırım.

son söz diyorumki;

yapmayın beyler etmeyin, bunca çifte standartı kendi sevdiklerinize reva görmüyor ve burda bağırıyorsanız kına yakın diye, başkaarınada aynı hassasiyeti gösterin ki sizede aynı hoşgörülerle yaklaşılasın. ölen ölmüştür , düşman askeriNİN savaşta bile yapamayacağı şirretlikleri biribirimizin ölüsü üzerinden yapmaya gerek yok çok adice bir davranış. eğer bugün öfkesini ve nefretini dizginlemeyen sağ kesim inançlı kesim üyelerimiz oduysa bundan emin olun sizin menderes-muhsin başkan-özal- dini cemaat liderlerine gösterdiğiniz pervasız yaklaşımlardandır..


ve SAYLAN; varsa inancı; ALLAH RAHMETİYLE MUAMALE ETSİN...
 
ve SAYLAN; varsa inancı; ALLAH RAHMETİYLE MUAMALE ETSİN... AMİN ARKADAŞ AMİN...

AZAP VE RAHMET, BUNU BİLEMEYİZ.. EN İYİSİNİ YÜCE YARADAN BİLİR...
 
MiLyonLarca Türk-İsLam Düşmanı Var 1 öLür 1000 Doğar BunLar...

Hatta ve Hatta Bu YoLda CanLarını BiLe VerirLermişmişmiş [Pc Başından]

Ne DiyeLim Allah Affetsin...
 
Boşver LOOPUSED Türkan Saylan kim ki ölünce bayram ilan edelim? Bu dünya hangi zalime kaldı ki sıradan, basit bir hadise.

Kimileri bu dünyadan yiğitlikleri ile anılır, bazıları zulümleriyle. En büyük adalet, en yüksek yargı CENAB-I HAKKAMI aitmiş yoksa kul icadı beşeri sistemlerin kanun koyucularına mı? saylan bunu anlamaya başladı. Umarım sevenleride anlar diyorum. Allah hidayet nasip etsin.

Ve Menderesin, Özalın Şehit Muhsin Başkanımızın arkasından havlayanlarada eski bir Türk atasözünü hatırlatmadan edemeyeceğim.

ARKASINDAN YÜZ KÖPEK HAVLAMAYAN BOZKURT, BOZKURT DEĞİLDİR.
 
yorumlara bakıyorumda kendinin musluman oldugunu sanan meczup kişler bilip bilmeden konusuyorlar.vakit gazetesinin yazdıklarını gercek sanan zavallılar.o degerli insan ömrünü cüzzamla ve cehaletle savasmaya adamıs bir bilim insanı ve vatanseverdir. cüzzamla savası TC sınırları içersinde en aza indirmiş hatta bitme noktasına getirmiştir.Ama sizin gibi beyni cüzzam olmus kişilerle olan mücadelesi devam etmekte ve edecektir.Sizlerki insanlık için hiç bir faydası olmayan kişiler onun bu güzel ve hayırlı mücadelesini her zaman baltalamaya çalıştınız ama basaramıyacaksınız.Türkiye karanlık günlerine geri dönmeyecektir.Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
 
peygambere,dine,namaza küfreden; türk sanat müziğini yeren inançsız bi dernek başkanının toprağı boL oLsun..
hayatımda pek bi yeri yoktu zaten beni pek etkiLemez de,sevenLer neyini seviyor onu anLayabiLmiş değiLim..
 
loopused kardeşim ağzına sağlık.....

bu çifte standartlar her zaman var...ama canı yananın daha bir farklı oluyor...başkasına gülenin başına geliyor....

ne diyelim MEVLA en iyisini bilir...bizim gördüğümüz islamın karşısında olan bir zatı muhteremdi...ama eğer öyle değilse gene MEVLA bilir....sevenleride ,,,sevmeyenleride boşuna yormasın kendini...
 
Niyetim kimseyi kırmak veya kimseyi sevindirmek degil. ama arkasından konusurken dikkatli olmak lazım kul hakkıdır sonucta. haketmedigi tarzda iyilik veya kotuluk iceren cumleler sarfetmemek gerekir diye dusunuyorum.


Rasûlüllah efendimiz küfür üzere ölen bir yakını için “Eğer Allah yasaklamazsa ona mağfiret dileyeceğim” [18] deyince şu âyet-i kerîme nazil oldu:
“Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra akraba dahi olsalar, müşrikler için mağ­firet dilemek peygambere ve mü’minlere yaraşmaz.” [19]

Münafıklardan Abdullah b. Ubey b. Selüfün cenaze namazını Rasûlüllah Efendimiz kıldırmıştı. [20] (O, münafıkları ta­nıdığı halde, siyaseten davranışta onları mü’minlerden ayırmıyor­du). Bu konuda da şu âyet-i kerîme geldi:

“Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma! Mezarı başında da durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Rasulünü inkâr ettiler, fasık olarak öldüler.” [21]

Şu âyetin de aynı konu ile alâkalı olarak geldiği söylenir: “Onlara ister bağışlanma dile, ister dileme, farketmez. Onlara yetmiş defa bağışlanma dilesen de Al­lah onları asla bağışlamayacaktır. Bu, onların Allah’ı ve Ra­sulünü inkâr etmesinden ötürüdür. Allah fasıklar güruhuna hidayet vermez.” [22]

Bu naslar karşısında, özellikle Malikî İmam Karafî meseleyi bütün detayı ile ele almış ve özet olarak, “Kafirin bağışlanması için dua etmek küfürdür (dua eden kâfir olur). Çünkü, Kur’ân-ı Kerîm birçok âyetle müşrikleri Allah’ın bağışlamayacağını, kâfirle­rin Cehennem’de ebedî kalacağını kesinkes haber verdikten sonra böyle birşey istemek, Allah’ı yalanlamak ve sanki, ‘Yâ Rab! Sen öyle diyorsun, ama bağışlasan daha iyi edersin’ demek olur. Bu da küfürdür. Tüm mü’minlerin bağışlanmasını istemek de haram­dır. Çünkü günahkâr mü’minlerin Cehennem’de, bir süre için de olsa, kalacakları sahih hadislerle bildirilmektedir.’ [23]

Bu görüş Hanefîlerce biraz ağır bulunur ve “Kâfirin bağışlan­ması için dua etmek küfürdür, tüm mü’minlerin bütün günahları­nın bağışlanması için dua etmek ise haram değildir” denir.

İbn Âbidin buna açıklık getirirken der ki, “Mesele şuradan kaynakla­nıyor: Allah’ın vadinden dönmeyeceğini kendi kelâmıyla biliyo­ruz. Ama acaba vadinden (azab edeceği sözünden ve tehdidin­den)’ de dönmez mi? İşte Karafî ve onu izleyenler, Allah’ın vadi gibi vadinden de dönmeyeceğini düşünerek, eğer Allah kâfirleri Cehennem’e koyacağını ve onların orada ebedî kalacağını bildiriyorsa bunun aksini istemek Allah’ı isabetsizlikle suçlamak ve onu tekzib olur, bu ise küfürdür” diye düşünmüşlerdir, Hanefi İbn Emîr el-Hâc’da [24] kâfire dua konusunda onlar gibi düşünmüş tüm mü’minlere dua konusunda biraz daha müsamahalı davran­mıştır. Doğrusu da budur. [25]

Buna göre kâfir olarak ölen birisi için dua etmek küfürdür. Ancak küfrü açık (bevâh) olmayanlara günahlarıyla küfür damgası vurup onları mü’min saymamak da bi­zim hakkımız değildir. Meselâ Allah’ın birliğine, Hz. Muhammed (sav)’ın peygamberliğine, Kur’ân’ın bütününe inanan birisi Haccâc gibi zalim de olsa onu kâfir saymak bizim elimizde değildir. Ama bunlara olduğu gibi inanmamış, ya da bunları tahkir etmişse, onu da mü’min saymak bizim elimizde değildir.

Mesele ölmüş gitmiş kâfirler için böyledir. Hayatta olan kâfir­lerin doğru yolu bulmaları için dua etmenin ise caiz olduğu görü­şü hâkimdir. Çünkü Rasûlullah efendimiz Uhud Günü mübarek dişleri kırılıp, yüzü yaralandığında, müşrikler için “Allah’ım kav­mimi bağışla, çünkü onlar bilmiyorlar” diye dua etmişlerdi.

İbn Abbas da, “Mü’minler kâfir olarak ölmüş yakınlarına dua edi­yorlardı. Bunu yasaklayan âyet [26] geldi, onlardan duayı kestiler. Ama bu âyet onların, hayatta olan kâfirlere dua etmele­rini yasaklamıyordu” demiştir. [27]

Ama bununla beraber, Buharî’nin nakline göre, Rasûlüllah Efendimiz (sav)’in Uhud’daki bu sözü, kendi duası değildir. O bunu, “daha önce de bir peygam­ber yaralanmış ve böyle demişti” tarzında söylemiştir [28] şeklin­de söyleyip kâfirin hayatta olanına dahi dua edilemeyeceği görü­şünde olanlar da vardır. [29] Fakat böyle dahi olsa, önceki bir peygamberin sözü bizim şeriatimizde neshedilmedikçe bizim için geçerli olacağından (Allah’u a’lem) hayattaki bir kâfirin hidayete ermesi için dua etmekte bir mahzur olmamalıdır. Çünkü onun hidayeti bulması muhal değildir ve Allah kâfir olanların dünyada iken mü’min olamayacaklarını söylememiştir ki, bizim bunu iste­memiz, Allah (cc)’ın olmaz dediğinde ısrar etmemiz anlamına gel­miş olsun. Bir sonraki âyette bildirildiği üzere, Hz. İbrahim’in ba­bası için mağfiret dilemesini de böyle anlamak gerekir. [30

[18] bkz. Kurtubî, VIII/272
[19] Tev­be: 9/113
[20] Kurtubî, VIII/2l8.
[21] Tevbe: 9/84
[22] Tevbe: 9/80
[23] Bu konuda geniş bilgi için bkz. Karafî, el-Furûk, lV/259 vd.
[24] Vefat. 879 (İ474) bkz. Mu’cemu’l-müellifin, XI/274
[25] bkz. İbn Abidîn (Âmira), 1/351, (Mısır), 1/523.
[26] Tevbe: 9/13
[27] Kurtubî, VlII/274.
[28] bkz. Buharî, Mağazî; Müslim, Cihad 103.
[29] Kurtubî, VIII/278
[30] İbn Abbas âyete değişik izah getirir, bkz. Kurtubî, VIII/274; Ayrıca bkz, Celal Yıldırım, Kur’an Ahkâm, 11/309 vd.Prof. Dr. Faruk Beşer, Fetvalarla Çağdaş Hayat, Nün Yayıncılık, İstanbul 1997: 31-33.
KAYNAK : Prof. Dr. Faruk Beşer, Fetvalarla Çağdaş Hayat

(((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((-----------ALINTIDIR----------)))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))
http://ulumulislam.com
 
peygambere,dine,namaza küfreden; türk sanat müziğini yeren inançsız bi dernek başkanının toprağı boL oLsun..
hayatımda pek bi yeri yoktu zaten beni pek etkiLemez de,sevenLer neyini seviyor onu anLayabiLmiş değiLim..

Neyi seviyorlar biliyormusun medyayı...

Yahudi yandaşı medyalar bu akdını gözler önünde yüzelttikçe bizim saf insanlar demek ki bu kadında bişey var deyip bilip bilmeden futursuzca savurnabiliyorlar...
 

Siz eğer ki Müslümanlıktan nasiplenmiş olsaydınız
Vefat etmiş ve hayatını bilime adamış bir insanın
arkasından böyle konuşmazdınız.
Allah bizlere bu insanlar vasıtası ile şifa dağıtıyor.
onlar seçilmiş aracılardır.Madem bu kadar öfkelisiniz
hasta olduğunuzda doktora gitmeyin bundan sonra.
Evinizde oturup Allahtan sizi iyileştirmesini dileyin.
Varmı böyle birşey?Şüphesiz ki Canı verende alacak olanda Allahtır.
Fakat Evde oturup dua etmekle hastalıklar iyileşivermez.
bunun için fizyolojik ve bilimsel etkenlere ihtiyaç vardır.
Hatta Kuran ı kerimde dünyada cennete gidecek 3 insan modeli bulunuyor.
1_İslamın ve İmanın şartlarını yerine getirenler
2_Dini Vatanı ve Milleti uğruna şehit düşenler.
3_Kendini insanlar için fazilet ve ilime adamış olanlar.
yani Cenab ı hak Cennete gidecek 3 insandan birinin hayatını insanların doğru şekilde gelişmesi için ilimle uğraşan seçilmiş aracılar olacağını buyurmuştur.
biz Allah nezninde neler olacağını bilemeyiz
Fakat Kuran ı kerimde açıkça bu insanların Allah katında değerinden bahsediliyor.

Cenâb-ı Hak, Peygamber Efendimiz'e ilmin dışında herhangi bir şeyi kendisine artırması için dua etmesini emretmemiştir. Çünkü ilim bitip tükenmeyen bir hazinedir.

"De ki: Ey Rabbim! İlmimi artır." Tâhâ sûresi (20), 114


Allah Teâlâ bu âyet-i kerîmede ilmi övmekte, kıymetini ve üstünlüğünü bize açıklamakta, cehâleti ise yermekte, onun bir noksanlık, bir eksiklik olduğunu haber vermektedir.

"De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Zümer sûresi (39), 9


İlim ile meşgul olan ve öğrendiklerinin gereğini yerine getiren âlimleri de üstün derecelere ve makamlara kavuşturur. Âyet-i kerîme ilmin ve âlimlerin fazileti konusunda açık delillerden biridir. Kur'ân-ı Kerîm'de gerek doğrudan gerekse muhtevâ ve mahiyet olarak ilmin fazileti ve âlimlerin üstünlüğü ile ilgili pek çok âyet vardır. Resûl-i Ekrem Efendimiz'in de ilimle ilgili yüzlerce hadisi bulunmaktadır.


"Allah içinizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir." Mücâdele sûresi (58), 11

.....................
daha 100 ün üzerinde var buraya koyarsam canınız sıkılır bakmazsınız.


Bunlarda Peygamber efendimizden birkaç hadisi şerif;

"İlim öğrenmek en faziletli amellerden biridir"

"Cennete girmenin yollarından biri, ilim öğrenmektir; çünkü ilim insana hakkı ve bâtılı birbirinden ayırdedebilme vasfı kazandırır."


Umarım rahmetli prof.dr.Türkan saylan ın Arkasından konuşanların biraz olsun yüzleri kızarır.
Ve yine Umarım ki Allah ona rahmetini esirgemesin .Bu Yüce Türk Milletine ve Bu binlerce yatalak hasta insanlara yaptıklarının mükafatını Öbür dünyada misli misli alsın.
 
yav arkadaşlar ben bu muhabbeti idirak etmiş deilim bize ne milletin ahiretinden biz kendimize bakalım merhume iyi veya kötü boşveriiiin... elbetteki herkes yaptıklarının hesabını verecek bunu hiç kimse nasıl olacağını tam kestiremez ...
 
Geri
Üst