Hrant'ın Canı Can da HabLemitoğlu'nunki PatLıcan mıydı?

RuTH

Altın Üye
Altın Üye
Katılım
7 Nis 2006
Mesajlar
22,533
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Balıkesir
TCK’nın Türklüğe hakaret maddesini düzenleyen 301’inci maddesinden yargılanan Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Ermeni milliyetçisi Hrant Dink, 19 Ocak 2007 tarihinde uğradığı bir saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Cinayetin faillerinin bulunması için, ülkede o güne kadar eşine benzerine rastlanmayan büyük bir seferberlik ilan edildi.
Saldırıyı gerçekleştiren O.S., 24 saat içerisinde kıskıvrak yakalandı.
Aradan daha bir hafta geçmeden, cinayetin arkasındaki bütün bağlantılar hemen hemen çözüldü.
Cinayetle ilgisi olduğu iddia edilen bütün isimler, birer birer gözaltına altına alındı.
O.S. ve onu cinayete azmettirdiği iddia edilen kişiler, şimdi yüce Türk adaletinin karşısına çıkarılarak yargılanıyor.
Ancak, Hrant’ın ölümünü bahane ederek sokaklara dökülüp, ‘timsah gözyaşları’ arasında adeta ‘Türk devletine’ ve ‘Türk milletine’ meydan okurcasına “Hepimiz Ermeniyiz” diye bağıran ihanet çeteleri, bunu yeterli bulmuyor.
Hrant Dink’in ölüm yıldönümünde yeniden sahaya inen ihanet korusu, “Cinayetin üzeri örtbas ediliyor” diye güvenlik birimlerinden ve adalet mekanizmasından hesap sormaya kalkışıyor.
Etnik ırkçılar, eski tüfek dönekler, AB muhibleri, Amerikancı liberaller ve sözde İslamcılardan oluşan ihanet korosunun söylemek istediği aslında şu:
- “Cinayet ile devlet arasında neden bağlantı kurulmuyor?”

***

İhanet çetelerinin amacı, devlet ile cinayet arasında bağlantı kurarak, Türkiye’yi uluslararası platformda ‘terörist devlet’ olarak mahkûm ettirmek.
Halbuki, Hrant Dink’i öldüren kendileridir.
Cinayette kimin ya da kimlerin tetikçi olarak kullanıldığı hiç önemli değildir.
Nitekim, cinayetin Avrupa’dan Asya’ya uzanacak olan ‘yeni ipek yolu’ ve ‘enerji koridoru’ projeleri ile ilgili müzakerelerin devam ettiği, ‘Karadeniz üzerinden’ Ermenistan’a uğrayan bir güzergâh üzerinde kapalı kapılar arkasında mutabakat sağlandığı, Türkiye’nin Azerbaycan ile ‘Tek devlet, iki millet’ söylemine dayalı ilişkilerini kesip, Ermenistan ile ‘ilişki kurmaya’ zorlandığı, Amerika’da ‘Ermeni soykırım yasa tasarısının’yeniden gündeme geldiği, Yahudi lobisinin Türkiye aleyhine cephe aldığı, ‘alt kimlik/üst kimlik’, ‘anayasal vatandaşlık’, ‘siyasal çözüm’ tartışmalarının hararet kazandığı bir döneme denk gelmesi hiç de tesadüfi değildir.

Ermeni Diasporası, ‘soykırım kavramı’ dahil birçok konuda kendileri ile ihtilafa düşen Hrant Dink’i ortadan kaldırarak hem Türkiye’yi uluslarası arenada zor duruma düşürdü
, hem de onu ‘Ermeni idealleri için’ ölen bir kahraman haline getirdi.
Cinayet, aynı zamanda Türkiye’de ‘dipten gelen’ milliyetçilik dalgasının frenlenmesinde önemli bir araç oldu.
Ancak, ihanet korosu ile kolkola hareket eden hükümet, hazır eline fırsat geçmişken, bir yolunu bulup cinayeti toplumsal muhalefete öncülük eden ‘Türk milliyetçilerinin’ üzerine yıkmaya çalıştı.

***

Oysa bu ülkede, nice aydınlar, gazeteciler, yazarlar, devlet adamları öldürüldü.
İsmail Gerçeksöz, İlhan Darendelioğlu, Raif Karadağ, Gün Sazak, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy cinayetleri, aradan yıllardan geçmesine rağmen bir türlü aydınlatılamadı.

Ölümü hâlâ sır olan aydınlarımızdan birisi de Necip Hablemitoğlu.
Alman Vakıfları ve Türkiye’deki bazı sivil toplum örgütlerinin ABD/AB bağlantıları ile ilgili araştırmalar yapan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 tarihinde akşam üstü evinin önünde düzenlenen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Ne acıdır ki, cinayetin arkasından, kimse meydanlara inip, “Hepimiz Necip’iz, hepimiz Türküz” diye bağırmadı.
Aradan tam beş yıl geçti.
Cinayet, ‘fail-i meçhul’ kaldı.
‘İnsan hakları’, ‘barış’, ‘adalet’ adına Hrant Dink’in arkasından ağıt yakanlar, bugüne kadar bırakın cinayeti sorgulamayı, bir tek satır dahi kalem oynatmaktan imtina ettiler.
O halde soruyoruz:

Hrant Dink cinayetinin zanlısını 24 saat içerisinde yakalama başarısını gösterenler, Necip Hablemitoğlu ve diğer aydınlarla ilgili cinayetler konusunda bugüne kadar neden herhangi bir ipucu ele geçiremediler?
‘İhanet içerisinde’ olmadıkları için mi?
‘Türk’ oldukları için mi?



Kaynak
kaLemLervekıLıçLar​
 
Teşekkürler.
 
şimdi bu yazıda ne kastedilmek isteniyor
Ogün Samast ermeniler tarafından mı kiralandı ???
bu mu anlatılmak isteniyor ?
 
Dayı eline sağlık, Necip Hablemitoğlu kanımca Hizbullah tarafından öldürüldü, belki de bi iç hesaplaşmadır bilemem, adamın adı Mit Müsteşarlığı için geçiyordu o aralar.
 
hayır hrant a verilen degerinden fazlasını hakeden ama hakettıgı degerın %1 i ni bile göremeyen hablemitoğlu gibi saygı deger kisilerede deger vermemiz gerektiginden bahsediyor

Sayın hablemitoğlu nedemişti ? Çünkü Türküm ve baska Türkiye yok!..
 
ağzına diline ve emeğine sağlık kardeşim..
 
Hırat dink'i de Hablemitoğlunu da ölüm emri veren aynı kişi ve ekip kardeş.
 
helal olsun fofer paylaşım için sağol :clap:clap:clap
 
єηGℓiѕħ тєα¢ħєя;2566668' Alıntı:
Dayı eline sağlık, Necip Hablemitoğlu kanımca Hizbullah tarafından öldürüldü, belki de bi iç hesaplaşmadır bilemem, adamın adı Mit Müsteşarlığı için geçiyordu o aralar.

Hablemitoğlu nun öldürülmesi ile danıştaya yapılan saldırı arasında bağlantı var Hablemitoğlunun öldürülmesinde iki neden var, biri islamcı örgüt yaftası ile kaos ortamı yaratmak, ikincisi başka bir ülkenin vede birilerinin çıkarlarına dokunduğu için yazdığı yazılardan dolayı susturuldu. İkincisi olduğu ortaya çıktı, kamufle için birincisi ön plana çıkarıldı, interneti incelerseniz görürüsünüz, bildiğiniz gibi görsel yayın yasağı var bu konuda
 
Geri
Üst