- Katılım
- 23 May 2007
- Mesajlar
- 4,439
- Reaction score
- 0
- Puanları
- 0
10 KASIM cumartesi günü fazla mesai yapmak üzere Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nin Haliç Tersanesi'ne gelen işçiler, saat 09.00 sularında Atatürk' ü anmak üzere tören alanında toplanır.
Ancak, birden bir ses duyulur:
"Sizi buraya kim topladı! Tören mören yok demedik mi kardeşim! Hadi hepiniz işinizin başına!"
Herkes, şaşkın birbirinin yüzüne bakakalır.
Atatürk için saygı duruşunda bulunmak üzere toplanan işçilere bağıran kişi Türkiye Denizcilik İşletmeleri Tersaneler Müdürlüğü'ne vekâleten bakan Üretim Müdür Yardımcısı Sinan Erdinç 'tir.
Kimse sesini çıkartmaz.
Herkes dağılır.
O gün orada olmayan bir işçi; olayı duyduktan sonra içinden haykırır:
"Atatürk'ü anmayı engelleyen kişinin bu cesareti kimlerden aldığını biliyoruz, ama daha da acı olanı işçi arkadaşlarımızdan birinin bile cesaretle ortaya çıkıp 'Atatürk'ü anmak bizim görevimizdir' diyememiş olmasıdır. Yazıklar olsun bize ki, Atatürk'ün 'tüm tersanelerimize girilmiş olması' sözünü bile anlayamamışız. Tersanelerimiz ele geçirilmiş!"
Peki nasıl oldu bu ele geçirme? İşçiler anlatıyor:
"Haliç Tersanesi, kamunun son tersanesidir. Ne yazık şu anda tasfiye edilmektedir. AKP iktidarı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi kuruluşu olan İstanbul Deniz Otobüsleri'ne devredilen gemilerle beraber tarihi Haliç Tersanesi de verilmiştir. Tapusu belediyeye verilen tersanemizin işletmesi İstanbul Deniz Otobüsleri'ne bırakılmıştır. Tersanemizde şu an bir talan ve yıkım yaşanmaktadır. Modernizasyon adına kamu malları hurda gösterilerek çöpe atılmaktadır. Trilyonlar edecek yüzyıllık dökümhane sırf ihale açıp İstanbul Deniz Otobüsleri'ne motor bakım atölyesi yapılmak adına tasfiye edilmiştir. Dökümhane içindeki kalıplar potalar kısacası tüm demirbaşlar hurdaya gönderilmiştir.Yine dökümhane yanında bulunan içinde elektronik, elektrik, bobinaj atölyesi ve demirbaş eşyaları bulunan binada aynı kaderi yaşamaktadır. Sözüm ona belediye bünyesinde bulunan bina kontrol amaçlı kuruluş buraya yıkım kararı vermiştir. Bu binalar bazı kişilere ihale edilerek rant sağlanmaktadır. 31 Mart 2008'de İstanbul Deniz Otobüsleri'ne devredilecek işyerimizde gerçek bir talan yaşanmaktadır."
DENİZ SOM
Cumhuriyet
Ancak, birden bir ses duyulur:
"Sizi buraya kim topladı! Tören mören yok demedik mi kardeşim! Hadi hepiniz işinizin başına!"
Herkes, şaşkın birbirinin yüzüne bakakalır.
Atatürk için saygı duruşunda bulunmak üzere toplanan işçilere bağıran kişi Türkiye Denizcilik İşletmeleri Tersaneler Müdürlüğü'ne vekâleten bakan Üretim Müdür Yardımcısı Sinan Erdinç 'tir.
Kimse sesini çıkartmaz.
Herkes dağılır.
O gün orada olmayan bir işçi; olayı duyduktan sonra içinden haykırır:
"Atatürk'ü anmayı engelleyen kişinin bu cesareti kimlerden aldığını biliyoruz, ama daha da acı olanı işçi arkadaşlarımızdan birinin bile cesaretle ortaya çıkıp 'Atatürk'ü anmak bizim görevimizdir' diyememiş olmasıdır. Yazıklar olsun bize ki, Atatürk'ün 'tüm tersanelerimize girilmiş olması' sözünü bile anlayamamışız. Tersanelerimiz ele geçirilmiş!"
Peki nasıl oldu bu ele geçirme? İşçiler anlatıyor:
"Haliç Tersanesi, kamunun son tersanesidir. Ne yazık şu anda tasfiye edilmektedir. AKP iktidarı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi kuruluşu olan İstanbul Deniz Otobüsleri'ne devredilen gemilerle beraber tarihi Haliç Tersanesi de verilmiştir. Tapusu belediyeye verilen tersanemizin işletmesi İstanbul Deniz Otobüsleri'ne bırakılmıştır. Tersanemizde şu an bir talan ve yıkım yaşanmaktadır. Modernizasyon adına kamu malları hurda gösterilerek çöpe atılmaktadır. Trilyonlar edecek yüzyıllık dökümhane sırf ihale açıp İstanbul Deniz Otobüsleri'ne motor bakım atölyesi yapılmak adına tasfiye edilmiştir. Dökümhane içindeki kalıplar potalar kısacası tüm demirbaşlar hurdaya gönderilmiştir.Yine dökümhane yanında bulunan içinde elektronik, elektrik, bobinaj atölyesi ve demirbaş eşyaları bulunan binada aynı kaderi yaşamaktadır. Sözüm ona belediye bünyesinde bulunan bina kontrol amaçlı kuruluş buraya yıkım kararı vermiştir. Bu binalar bazı kişilere ihale edilerek rant sağlanmaktadır. 31 Mart 2008'de İstanbul Deniz Otobüsleri'ne devredilecek işyerimizde gerçek bir talan yaşanmaktadır."
DENİZ SOM
Cumhuriyet