Hürriyetten Fatih'e Eşcinsellik İthamı

T

Banned
Katılım
8 May 2006
Mesajlar
3,665
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun
Hürriyet'in Pazar ekinde Kültürazzi müsteharıyla yazan kişi Hilmi Yavuz'un Sultan Fatih'e 'eşcinseldi' diye hakaret ettiği cümleleri kendi köşesine taşıyıp bakın neyle ilişkilendirdi:


Kültürazizi: Hürriyet Pazar

Gay padişah olur da belediye başkanı olmaz mı

Gay padişah olur da belediye başkanı olmaz mı Geçen haftanın gündeme damgasını vuran olayı, aralarında Murathan Mungan’ın da bulunduğu Barış Meclisi üyelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde DTP’ye destek ziyareti sırasında geçen ’gay belediye başkanı’ muhabbetiydi.

Bu diyalog cuma günü Hürriyet’in manşetiydi. Kısaca hatırlatayım.

Avrupa Parlamentosu’nda Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Daniel Cohn-Bendit, Ufuk Uras, Murathan Mungan ve Sırrı Sakık arasında geçen konuşmada, Bendit’in "AB’ye girerseniz gay belediye başkanına hazır olun" sözü üzerine Mungan "Ben adayım" demiş. Bunun üzerine Uras’ın "Sol destekler, ya DTP" sorusuna da Sakık "Ölümüne destekleriz" cevabını vermişti.

Bu olay bana Hilmi Yavuz’un Roxy tarafından çıkartılan Gaste’nin son sayısındaki Edebiyat ve Eşcinsellik başlıklı yazısını hatırlattı

Hilmi Yavuz yazısına "Türkiye’de eşcinsellik, Cumhuriyet’in bir tabusu olarak görünür" diye başlıyor ve şöyle devam ediyor: "Osmanlı’nın eşcinselliği neredeyse tarihsel ve cinsel bir norma dönüştürmesine karşılık, Cumhuriyet etiği’nin, eşcinselliği kamusal söylemin dışına çıkardığını söyleyebiliriz sanıyorum. Cumhuriyetin ilk elli yılında, örneğin, bir eşcinsel edebiyattan söz etmek şöyle dursun, yazarların eşcinsel kimliklerinin örtbas edildiklerine tanık olunmuştur. Bugün artık hepimiz biliyoruz: Hüseyin Rahmi Gürpınar eşcinseldi; Nahid Sırrı Örik de öyle! Abdülhak Şinasi Hisar da! Hatta, Sait Faik de! Oysa ne Hüseyin Rahmi’nin, ne Nahid Sırrı’nın, ne de Abdülhak Şinasi’nin yapıtlarında en ufak bir eşcinsel ima bulmak mümkündür. Belki Sait Faik’te, biraz! Özel yaşamlarında da, eşcinselliklerini titiz bir mahremiyetle korumaktan yana olduklarını biliyoruz onların. Bir marjinallik olarak eşcinselliğin, çoğulcu yaşamın bir segmenti konumuyla, kamusal alanda ’görünür’ ve ’konuşulur’ olması 1970’lerden sonradır. Bugün artık, cinsel tercihlerini gizleme gereği duymayan eşcinsel yazarlarımız, şairlerimiz var. Adlarını hepimiz biliyoruz!"

FATİH DE EŞCİNSELDİ

Hilmi Yavuz yazısının bundan sonraki bölümünde ise sözü asıl Osmanlı eşcinselliğine getiriyor ve orada da Fatih Sultan Mehmed’in Avni mahlasıyla yazdığı divan şiirlerinde bunun net bir şekilde ortaya konduğunu, hatta bir vezirini sevgilisine ilgi gösterdi diye hapse attırdığını yazıyor:

"Hatırlayanınız var mıdır, bilmiyorum. Ama bundan tam on yıl önce Fatih Sultan Mehmed’in eşcinsel olduğu konusunda bazı tartışmalar olmuştu. Fatih’in ünlü iki gazeli vardır: Birincisinde, ’Veyis’ adında bir güzel oğlanı över, gazelin sonunda da ’Ey Avni! Taliin iyi gitti ve o sevgili (Veyis) misafirin oldu. Fırsatı kaçırma; zira Veyis bin cana bedeldir’ der. Malum, ’Avni’ Fatih Sultan Mehmed’in mahlasıdır; yani, şiirde kullandığı adı! İkinci gazelde, Galata’da bir kilisede görevli genç bir papazı öve öve bitiremez Fatih.

.....

Fatih Sultan Mehmed’in eşcinselliğinden Osmanlı rahatsızlık duymamış ki! Rahatsızlığı, bugünün etik kriterleriyle geçmişi ’aklamaya’(!) çalışanlar hissediyor... Osmanlı’nın bu konuda gizlisi saklısı yok! Veziri Ahmed Paşa’nın, gözdesi olan oğlanlardan birine gönül vermesi üzerine, gazaba gelip onu ’Kapıcılar Odası’na hapseden de Fatih Sultan Mehmed’den başkası değildir."

Yazıdan çıkan sonuca ve Meclis’te yaşanan diyaloğa dönersek, Murathan Mungan neden belediye başkanı olmasın ki? Tarih tekerrürden ibaret değil miydi?
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


NOT: Bu rezil yazıyı iktibas etmekteki maksadımız; birilerin hem mehter marşı çalıp hemde halkın değerlerine göz göre göre küfrettiğini belgelemek içindir.Orta bir rezillik varsa göz kapanarak bu rezillik yok olmayacaktır.Halk bu tür gazetelerin neden yüksek trajda çıkabildiğini, internet sitesinde 35 milyona varan sayfa ziyaretlerine nasıl ulaşabildiğini sorgulamalıdır.(Tevhidhaber)
 
Hilmi yavuz denilen adam zaman gazetesi kültür ekinin yapımcılarındandı. Hala o görevde mi bilemiyorum.

Daha öncede üstad necip fazılla ilgili yorumları tepki almıştı.

Şimdi zannedersem şu soruyu sormakta fayda var ZAMAN gazetesi nereye bu gidiş?
Bu soruyu soracak olanlarda elbette müslümanlar olacaktır. Önce elif şafak şimdide bu kendini bilmez.

ZAMAN gazetesinin bu gibi tipleri defetmesi misyonu gereğidir. Uyarıları dikkate almazsa okuyucu kitlesini kaybetmesi içten bile değildir.

Ayrıyeten bazı arkadaşlar her daim bizleri zaman, vakit v.s gazetelerin savunucusu gibi görür, artık anlaşılsın ki hassasiyetimiz dinimiz ve milletimizdir, yanlış yapan yayın organıda, cemaatte, camiada, partide eleştirilebilir, sorgulanır.


Konuya gelince h.ss.kt.rs.nler ordan
 
zaman la hürriyet gazetesinin yaptıgı haber arasında baglantı kuramadım.....
 
MiLLetin dinine, imanına ettikLeri küfürLer ve saçtıkLarı nefret tohumu yetmemiş görünüyor.

İstanbuL'u feth edeceği Peygamberimiz tarafından müjdeLenen bu mübarek insana Laf atmadıkLarı ve ecdamıza sözmedikLeri kaLmıştı onu da yaptıLar

Şerefsiz *ijjLer...
 
zaman la hürriyet gazetesinin yaptıgı haber arasında baglantı kuramadım.....


Bu iğrenç iftirayı atan deyyus zaman gazetesi kültür eki yapımcılarındandı.

Hürriyet zaten genel görevi olan milli ve manevi değerlere saldırma görevini sürdürmektedir ona sözümüz yok daha önce söyleyeceğimizi söylemişizidir mutlaka.
 
Bu iğrenç iftirayı atan deyyus zaman gazetesi kültür eki yapımcılarındandı.

Hürriyet zaten genel görevi olan milli ve manevi değerlere saldırma görevini sürdürmektedir ona sözümüz yok daha önce söyleyeceğimizi söylemişizidir mutlaka.

TAMAMDA GÜZEL KARDEŞİM SUANDA ZAMANLA BİR BAĞI FALAN VAR MI YOK MU EĞER VARSA TAMAM AMA YOKSA NE GEREK VAR KONUYU SAPTIRMAYA SAYGILARIMLA......
 
Zaman gazetesi konusuna girmeme luzüm yok şimdi.Konu Hilmi Yavuz'un densizliidir.Ne Hürriyet ne de Zaman'ı bundan dolayı suçlayamayız.Gazeteleri yazarların her yazdığından sorumlu tutmayalım

"Deli Hilmi"'nin iddiasına gelince; :mad:
"deli saçması" olduğunu demin telefonla aradığım edebiyat öğretmeni bir abimden öğrendim.bana fırsat bulunca bahsi geçen gazelin tamamını Türkçelesiyle beraber yollama sözü verdi.(telefonda olduğu için detaylı olarak konuşamadım teşekkür edip, kısa kestim)
o bana mail olarak gönderince bende bu başlığa koyarım.

Maksat kimsenin aklında soru işareti kalmasın :goz:

Türk ecdadına hakaret etme amaçlı bu yazıyı yazan birisi
yalanı ortaya çıktığında rezil olacaktır

Geçmişte Orhan Pamuk'un yaptığı gibi bir hakarettir bu
hatırlayın, Orhan Pamuk, Kara Kitap adlı eserinde Hz. Mevlana ve Şems arasında eşcinsel ilişki vardır demişti :mad:




 
valla son 6 aydır bu kağıt parçasına para vermiyorum zaten....

emin çölaşanı kovmaları bana koymuştu çünkü...


konuya gelince

Winston Churchill eşcinsel olduguna dair haberler yayılmış..bütün ingiltere sallanıyodu..

bir muhabirin soruyu churchille yöneltmesi üzerine

''eger öğleyse size ne ben bu devleti oramlamı yönetiyorum''

Fatihin eşcinsel olduguna hiç bir kuvvet inandıramaz bana...ama ögle bile olsa dünyanın en büyük devlet adamlarından biri oldugu gerçegini değiştirmez
 
yazık tarihteki büyük insanları ne olarak tanıtıyorlar yaptıkları işleri tanıtıcaklarına..
 
artık ecdadaküfür etmek çamur atmak lekelemek mi moda oldu ? artık bunlarmı prim yaptırıyor sizlere ? yazıklar olsun kanı bozuk i......
 
Geri
Üst