Fransa Dışişleri Artık Türkiye'ye Karşı

Madness

Banned
Katılım
16 Nis 2007
Mesajlar
14,032
Reaction score
0
Puanları
0
RTL radyosunun sorularını yanıtlayan Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, Türkiye'nin NATO zirvesi sırasında Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'in genel sekreterliği görevine getirilmesine karşı baskılarının ''kendisini çok şaşırttığını'' belirtti.

''Ben Türkiye'nin AB üyeliğinden yanaydım'' diyen Kouchner, 3-4 Nisan'da Fransa ve Almanya'da yapılan NATO zirvesinden sonra ''artık böyle düşünmediğini'' ifade etti.

Kouchner, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda ''neden fikrini değiştirdiği'' sorusunu, ''Çünkü bize uygulanan bu türden baskı beni çok şaşırttı'' diye yanıtladı.

Türkiye'nin karikatür krizinden dolayı Rasmussen'e yönelik eleştirilerine atıfta bulunan Kouchner, 2005 yılında yaşanan bu kriz hakkında, ''Bana öyle geliyor, en azından diyebiliriz ki beceriksizceydi'' dedi.

''Türkiye'nin daha güçlü bir din ve daha az laiklik yönünde değişimi beni kaygılandırıyor'' ifadesini kullanan Kouchner, Türkiye'nin NATO zirvesi sırasındaki uygulamasının ''kendisini şoke ettiğini'' söyledi.




http://www.ntvmsnbc.com/id/24954691/


Kişisel yorumum: Alın size tayyip, alın size devlet yönetimi,alın size Avrupa Birliği.....
 
1 koyup 7 aldık diplomasi budur işte helal olsun delikanlı ve dediğim dedik bir hükümete sahip olmanın gururunu yaşıyorum ...
 
Emir büyük yerden olunca ne mümkün rest demek ..
Bir de yok obama ayağımıza geldi demezler mi. Aynı havayı solumak bile utanç verici
 
Türkiye Ab ye girmedikçe hiç bir hükümeti başarılı kabul etmiyorum da girsek ne değişecek
çok uzun soluklu ayrı bir tartışma konusu bir gün paylaşırız konuşuruz bilgi için tşk madness : )
 
değişecek derken bence sadece faydası olarak serbest dolaşım hakkı yaracak gıbıme gelıyor?
 
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Soru ve Cevap Veritabanı | Politikalar / Policie

değişecek derken bence sadece faydası olarak serbest dolaşım hakkı yaracak gıbıme gelıyor?


Soru - Cevap
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Soru ve Cevap Veritabanı | Politikalar / Policies |

Soran Türk Vatandaşları İçin Serbest Dolaşım

Türk vatandaşlarının AB ülkelerinde serbest dolaşım hakkı ne zaman başlayacaktır?

TC Vatandaşları için Serbest Dolaşım

Avrupa Birliği Bilgi Merkezi

Kişilerin serbest dolaşımı Avrupa Birliği vatandaşlığının en önemli ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Üye ülke vatandaşlarına yönelik bu konuda kalıcı kısıtlamalar AB hukukuna göre mümkün değildir. Ancak gerek önceki genişlemeler için, gerekse Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelecek genişleme dalgaları için bu konuda çeşitli geçici kısıtlamalar gündeme gelmiştir.

Türk vatandaşlarının serbest dolaşım hakkı konusu müzakere sürecinin başlıca "İşçilerin Serbest Dolaşımı" ve "İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi" başlıkları kapsamında değerlendirilecektir.
Türkiye'nin üyelik tarihi de müzakere sürecinin başarısı ve ne kadar süreceği ile ilgilidir. Şimdiden bu konuda kesin bir tarih verebilmek maalesef mümkün değildir.

Türkiye'nin üyeliği gerçekleştikten sonra kişilerin serbest dolaşımı ile ilgili olarak AB Konseyi'nin 17 Aralık 2004'te aldığı bağlayıcı karar metninde şöyle denmektedir:
"Uzun geçiş süreleri, derogasyonlar ve özgün düzenlemeler ile daimi koruma tedbirleri, yani korunma tedbirlerine temel teşkil etmek üzere daimi olarak elde tutulan hükümler, düşünülebilir... Ayrıca, kişilerin serbest dolaşımının zaman içinde tesisiyle ilgili karar alma süreci, her bir üye devletin azami bir rol oynamasına cevaz vermelidir. Geçici düzenlemeler veya koruma tedbirleri, rekabete ve iç pazarın işleyişine olan etkileri açısından gözden geçirilmelidir."

Yani AB Konseyi, AB'nin serbest dolaşım üzerine geçici kısıtlamalar getirme hakkını daimi olarak elinde tutabileceğini belirtmiştir.

Sürecin nasıl bir mantıkla işlediğine örnek olarak AB'nin geçmiş genişleme tecrübelerinden size örnek vermek isteriz. 1 Mayıs 2004 tarihi itibariyle 10 yeni ülkenin AB üyesi olmasıyla birlikte, bu ülkelerin vatandaşlarının (Kıbrıs ve Malta hariç) 3 aya kadar turistik amaçla yapacağı ziyaretlerde vize alınmıyor. Ancak işçilerin serbest dolaşımı hakkı üzerinde çeşitli kısıtlamalar uygulanmaya başladı. Geçiş düzenlemeleri adı verilen bu kısıtlamalar, mevcut sistemin, yani yeni üye devlet vatandaşlarının AB'de çalışmak için çalışma izninin gerekli olmasının, genişlemeden bir süre sonra da devam edeceği anlamını taşıyor.

Bu durum sadece "mavi yakalı" işçiler için değil, üye devletlerden herhangi birinde bir işveren ile sözleşme imzalamak isteyen herkes için geçerli. Söz konusu uygulama, uluslararası alanda normal sistem olup, amaç, AB'de kişilerin serbestçe işe girebilecekleri AB sistemine aşamalı olarak geçmek. Bu radikal bir değişiklik olsa da, genellikle yeni bir üye devlet AB'ye katıldığında orijinal üye devletler ile aşamalı olarak gerçekleştirilen bir sistem. Özellikle, İspanya ve Portekiz 1986'da Avrupa Birliği'ne katıldığında, söz konusu süreç 7 ile 10 yıl arasında tespit edildi, ancak sonradan bu süre kısaltıldı.

1 Mayıs 2004 tarihinden itibaren ilk iki sene boyunca yeni üye devletlerin vatandaşlarının işçilerin serbest dolaşımı hakkından yararlanabilmesi tamamen 15 üye devletin ulusal uygulamaları, politikaları veya yeni üye devletlerle yapacakları anlaşmalara dayanıyordu. Diğer bir ifadeyle, 2006'ya kadar, 15 üye devlet, işçilerin serbest dolaşımı hakkını söz konusu 10 ülkenin vatandaşlarına tanımak zorunda değildi. Ancak İngiltere, İrlanda ve İsveç bu 10 yeni ülke işçilerine 1 Mayıs 2004'ten itibaren kapılarını açtı ve çalışma izni vardi. Yani bu ülkeler işçilerin serbest dolaşımı üzerine geçici kısıtlama koyma haklarını kullanmamayı tercih ettiler.

1 Mayıs 2004 tarihinde gerçekleşen genişlemeden 5 yıl sonra, yani en geç 2009 yılı itibariyle işçilerin serbest dolaşımı hayata geçmeli. Ancak, eğer bir üye devlet, kendi iş piyasasında ciddi sorunlar yaşıyor ise, ulusal uygulamalara 2 yıl daha devam edebilmek için Avrupa Komisyonu'ndan izin isteme hakkına sahip.

Genişlemeden 7 yıl sonra, yani 2011 yılında yeni üye devletlerin vatandaşları, işçilerin serbest dolaşımı hakkından tamamen yararlanabilecekler.

Söz konusu geçiş düzenlemeleri, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Litvanya, Letonya, Macaristan, Polonya, Slovenya ve Slovakya vatandaşlarına uygulanacak. Kıbrıs ve Malta vatandaşları için, işçilerin serbest dolaşımı konusunda herhangi bir kısıtlama getirilmedi.

Ocak 2007'de üye olan Romanya ve Bulgaristan için de kişilerin serbest dolaşımı konusunda aynı şekilde geçiş süreleri vardır.

Yukarıda ifade edilen 7 yıllık süreç içerisinde, herhangi bir üye devlet, ulusal uygulamaları durdurup, iş piyasasını tamamen yeni üye devletlerin vatandaşlarına açmış dahi olsa, eğer ciddi sorunlar yaşarsa, bir takım kısıtlamalar uygulamak üzere izin almak için başvuruda bulunabilir. Böyle bir durumda, hangi kısıtlamaların, ne kadar süre için uygulanacağına Avrupa Komisyonu karar verecek.

Bu geçmiş tecrübelere bakarak Türkiye'nin de gelecekte benzeri bir süreçten geçebileceğini düşünebiliriz. Müzakereler ilerledikçe kesin sonucu hep birlikte öğreneceğiz.

Konuyla ilgili olarak faydalanmak isteyebileceğiniz kaynaklar şu şekildedir:

1963 Ankara Anlaşması Türkçe metni:
http://www.avrupa.info.tr/DelegasyonPortal/AB_ve_Turkiye/Tarihcesi.html

Türkiye için İlerleme Raporları:
http://ec.europa.eu/enlargement/turkey/key_documents_en.htm

AB'nin bu konudaki hukuki dökümanları:
http://europa.eu.int/scadplus/leg/en/s17000.htm

Avrupa Komisyonu'nun ilgili web sitesi:
http://ec.europa.eu/justice_home/fsj/freetravel/fsj_freetravel_intro_en.htm

ABGS web sayfasında bu konudaki tarama toplantılarının gündem ve sunumlarını inceleyebilirsniz. www.abgs.gov.tr ana sayfasından Tarama süreci ve ilgili bağlantıyı seçerek ulaşacaksınız.

AB Ana sayfalarına tarama raporları da zamanla eklenmektedir. Europa.eu ana sayfasından sırası ile Enlargement, Turkey ve Key Documents bağlantılarını seçerek inceleyebilirsiniz.

Türkçe yayın olarak özellikle, İKV (İktisadi Kalkınma Vakfı) tarafından yayınlanmış olan "Avrupa Birliği'nin Kişilerin Serbest Dolaşımı Müktesebatı ve
Türkiye'nin Uyumu" konulu yayını inceleyebilirsiniz: www.ikv.org.tr

Topluluk hukukuna göre şu anda Türk işçilerin statüsü, AB vatandaşları ve 3. ülke vatandaşlarının ortasında bir yerde bulunmaktadır. Türk işçilere dair hükümler, büyük ölçüde 1963 AT-Türkiye Ortaklık Anlaşmasını takiben AT-Türkiye Ortaklık Konseyi kararları, ve o kararların Avrupa Adalet Divanı tarafından yorumu ile belirlenmektedir. Ortaklık Anlaşması, tarafların işçilerin serbest dolaşımını ilerleyen bir biçimde tesis etmelerini sağlamaktadır, ancak Anlaşmanın ilgili maddeleri “doğrudan etki”ye (direct effect) sahip değildir. Şu ana kadar Ortaklık Konseyi serbest dolaşım için tüm gerekli önlemleri almamıştır. Bunun sonucunda, Türk vatandaşları AB üye ülkere çalışma amaçlı serbest dolaşım hakkına sahip değildir. Ancak uzun süreli yerleşik 3. ülke vatandaşlarının AB üye ülkeleri arasında göçü 2003/109 sayılı Direktif temelinde mümkün olacaktır. Bu kategorideki Türk vatandaşları, belirli koşullara tabi olarak çalışma amaçlı olarak AB ülkeleri arasında göç edebilme hakkı kazanacaktır.
Ancak bir AB üyesi devletin işgücüne ait olarak usulüne uygun kayıt olan Türk işçileri, 1/80 no.lu karar gereğince bu üye ülkede çok sayıda haktan yararlanabiliyor. İçtihatı göz önüne alarak bu haklar aşağıda belirtildiği gibi özetlenebilir: (a) çalışma şartları ve ücretlendirme konusunda eşit muamele; (b) bir senelik kanuni çalışmadan sonra, iş imkanı var ise aynı işçi için çalışma izinini uzatma hakkı ve ev sahibi üye ülkede ilgili oturma müsadesini uzatma hakkı; (c) üç sene süren çalışmanın ardından, bazı şartlar altında, aynı meslekten başka iş teklifini kabul etmek; (d) dört sene süren çalışmadan sonra tüm işlere serbest geçiş hakkı ve iş arama sırasında bu evsahibi ülkede oturma hakkı (e) bu evsahibi ülkedeki ikinci kuşak kişilere iş ve eğitime erişim imkanı; (f) genel ayrımcılık yapmama maddesi ve sınır dışı etme hakkına yönelik kısıtlamalar. Bir koruma maddesi, var olan bu hakların geri alınmasını veya kısıtlanmasını engeller.

Kaynak
 
hocam sen konuyu baya resmiyete döktün :D diplomatmı olacan nedir :D
 
Tabiki sasiracaksiniz,bundan once hep emir alan hukumetleri gordunuz.
 
bunlar zaten bizi 50 yıldır oyalamıyolarmı zaten almayacaklar bizi en iyisi TÜRKİYE'nin asya birliğine girmesi tük devletleri ile birlik yapması bence
 
bunlar zaten bizi 50 yıldır oyalamıyolarmı zaten almayacaklar bizi en iyisi TÜRKİYE'nin asya birliğine girmesi tük devletleri ile birlik yapması bence

al benden de o kadar. bizim başvurduğumuz yollarda devlet olmayan milletler bile AB ye girdi. 50 yıllık bi yolculuk. aslında bizim devletimizinde girme gibi bi düşüncesinin olduğunu sanmıyorum. sadece 50 yıllık tükürüğü kim yalayacak sidik yarışı var. Türk-İslam Birliğinden başkası yalan. adamlar Peygamber Efendimize(SAV) hakarete karşı alevlenmemizle fikir değiştirmişler ki benim anladığım bundan Müslüman bi Türkiye orda istenmiyo. onların istediği laiklik kılıfya evet diyolar. bu da bizi kasarrr :victory
 
abi itiraz etse neden itiraz etti

etmese diyecekleri laf okadar belli ki bu adamın yaptıkları ortada neden onay verdiniz diyeceklerdi hatta pkk ile yakın ilişki içinde olan bu adamı destekledikleri için vatan haini bile ilan ederlerdi

ama adamı dize getirip pkk ya terör örgütü derdirti nafile bu sefer de avrupa birligi karsıtları simdi avrupacı olmus

yaranılmaz abi :)
 
Tayyıp DaLqa Geçiyor Deniz BaykaLLa..DiyorKi Sen Anca 2050'de İktidara GeLirsin.. Eyyy Çok BiLqiLi Tayyip SöLesene O Zaman ßize,ßiz Kaç YıLında Avrupa BirLiqine Gireriz..2050 Mı 2250'de Mi . . .?? :goz:

üLkenın ÇıkarLarını Çok Iyı KoLLuyorsun BeLLi Tayyıp ßey...ßaksana Fransasından Tut aLmanına Kadar aLayı Dusman oLsuLar Senın Yuzunden uLkemıze...Yakında Çin Gibi oLucaz..AyLık Kişi ßaşına Düşen GeLir 25 30 DoLar oLucak Ne Yazıkkı..!!
 
alıntı;
Kouchner, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda ''neden fikrini değiştirdiği'' sorusunu, ''Çünkü bize uygulanan bu türden baskı beni çok şaşırttı'' diye yanıtladı.
__________________

AVRUPA BİRLİĞİ .Kouchner den ibaret değil elbette.. onun canını sıkan rasmusene gösterilen tavırmış.. Alman vakıflarından yardım alan CHP iktidarını bekleriz bizde, nasıl olsa almanyadaki israil ortaklı bir kuruluşun yerli ortağıda aydın DOĞAN,, avrupa birliği için yaşasın chp iktidarı:))
 
http://www.youtube.com/watch?v=TxJGlaRP0iY





avrupa birliğide akp de 3 kağıtcı ...95 de bunları söyleyen insanlar şimdi ab nin kapısında sabahlıyorlar ..peki ne için ?

eski hristiyan birliği şimdi ılımlı müslüman birliğimi oldu .. ne değişti de 95 te bunları söyleyen sizler şimdi dalavere ve macera peşindesiniz .bu milleti arkanızda götürmeye kendiniz gibi rezil hale sokmaya ne hakkınız var ...kömür a.ş ye oy verenlerin zaten bu konularda ne bilgisi olur nede alakaları ..kömür a.ş nin oyları yüzünden bütün dünyada itibarımız sarsılıyor ...

ne oldu rasmussen özür dilemedi .ne oldu roj kapanmadı ..ama olan gene bizemi oldu .bir düşman dahamı ettik sıfıra sıfır elde sıfır bile değil eksii........
 
Paylaşım İçin Saol.
Fransa Dışişleri Bakanı Dış Kapının Dış Mandalı,Biz Türkiye Olarak Ne Yapacağımızı Fransadan Yada Başka Devletlerden Öğrenecek Değiliz,Onlar Kendi İşlerine Baksınlar.
Elalemin Oğlu Bizim Dinimizle Dalga Geçecek,Eee Biz'de Fransaya Yada Diğer Ülkelre Yaranmak İçin Susacağız,Danimarkanın Yaptıklarını 100 Yıl'da Geçse Türkiye Unutmaz Yeri Ve Zamanı Geldiğinde Böyle Hatırlatır,Bu'da Onlara Kapak Olur.
 
Kişisel yorumum: Alın size tayyip, alın size devlet yönetimi,alın size Avrupa Birliği.....

Abi öyle deme Onların Kulakları Vardır Duymazlar , Gözleri Vardır Görmezler .
:goz:
Partizanlık içlerine kadar işlemiştir .
Gericilik Damarlarındaki kanda dolaşır .
:goz:
 
Geri
Üst