'Darbeye Karşı 70 Milyon Adım' yürüyüşü / FotoGaleri

innuendo

HANZALA
Moderatör
Katılım
5 Nis 2007
Mesajlar
9,878
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
FİLİSTANBUL
'Darbeye Karşı 70 Milyon Adım' yürüyüşü
darbekarsitlari1.jpg

Darbecilerin yargılanmasını ve tüm yurtta özgürlüğün hakim olmasını talep eden vatandaşlar, Tünel'den Taksim Meydanı'na yürüyerek, darbecileri protesto etti. Düdük çalıp slogan atarak, tepkilerini dile getiren göstericiler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt ve HSYK üyesi Ali Suat Ertosun'u istifaya davet etti.

"Darbecilere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu" üyesi bir grup vatandaş, Beyoğlu Tüneli girişinde toplandı. Ellerinde "Darbeciler yargılansın", "Özgürlük istiyoruz", "Darbeye karşı ses çıkart", yazılı pembe pankartlar taşıyan eylemciler, "HSYK sakın ha savcılara dokunma" ve "Ergenekon dağıtılsın darbeciler yargılansın" yazılı dövizlerle, darbecilere tepki gösterdi.

Protestocular, düdükler ve ıslıklar çalarak, başlattığı yürüyüş boyunca "HSYK elini savcıdan çek" "Dur dur darbelere dur de", "Öz öz özgürlük" ve 'Dağıtılacak dağıtılacak Ergenekon dağıtılacak" şeklinde slogan attı. İstiklal Caddesindeki vatandaşların bakışları eşliğinde Galatasaray Meydanı'na kadar yürüyen grubun Taksim Meydanı'na kadar yürümesine Polis izin vermedi.

Eyleme Ferhat Kentel, Leyla İpekçi, Nihal Bengisu Karaca, Zeynep Tanbay gibi aydınlar da ön safta yer alarak, destek verdi.


00466656434.jpg


00466656435.jpg


00466656436.jpg


00466656437.jpg


00466656438.jpg


00466656441.jpg


00466656480.jpg


00466656482.jpg


00466656483.jpg


00466656496.jpg


00466656497.jpg


00466656503.jpg


00466656518.jpg


00466656519.jpg


00466656528.jpg


00466656529.jpg


00466656533.jpg


00466656534.jpg


 

Darbecilere Taksim'de protesto

691216562500.jpg


CHA

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK), Ergenekon savcıları ve mahkeme başkanını değiştirme isteği bir grup vatandaş tarafından Galatasaray Meydanı'nda protesto edildi. "HSYK sakın ha, savcılara dokunma" diyen göstericiler, Ergenekoncuların yargılanmasını istedi.

'Darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu' üyeleri darbecilerin yargılanması talebiyle akşam saatlerinde Beyoğlu Tünel'de toplandı. Ellerinde, "Darbeciler yargılansın. Özgürlük istiyoruz. Darbeye karşı ses çıkar" yazılı pembe renkli dövizler taşıyan, "Ergenekon dağıtılsın darbeciler yargılansın" pankartı açan grup, düdükler, davullar, ıslıklar çalarak İstiklal Caddesi boyunca yürüdü. Ferhat Kentel, Nihal Bengisu Karaca, Necati Ceylan, Leyla İpekçi, Zeynep Tanbay gibi aydınların destek verdiği eylemciler, çeşitli sloganlar eşliğinde Galatasaray Lisesi önüne kadar yürüdü. Burada grup adına bir açıklama yapan Zeynep Tanbay şunları söyledi: "20 Temmuz'da Türkiye tarihinde demokrasi mücadelesi tarihinde bir ilk gerçekleşecek. Seçilmiş bir hükümeti devirmek için darbe planlayan askerler 20 Temmuz'da yargılanmaya başlayacak. Muhtıra verenler, yargı darbelerini kışkırtanlar, tanklarla demokrasiye balans ayarı yapanlar, kitapçıları bombalayan 'iyi çocuklar', suikastlar planlayanlar, ırkçı dernekler kuranlar, yeraltına cephaneler gömenler, siyaseti vesayet altına almaya çalışanlar, komploların peşinde koşanlar, andıçlar hazırlayarak iç düşman belirleyip durmaktan bir türlü vazgeçmeyenler, faili meçhullerin failleri olduğunu bildiğimiz rütbeliler ilk kez yargılanacaklar. Bu yüzden buradayız."

27 Mayıs'a, 12 Mart'a, 12 Eylül'e, 28 Şubat'a, yargı darbelerine karşı olduklarını söyleyen Zeynep Tanbay, 'demokrasi' ve 'özgürlük' istediklerini ifade etti. Tanbay, "Bizler artık rahat nefes almak istiyoruz. Bizi nefessiz bırakmak için tezgahlanan darbe girişimlerini görmezden gelenlerden sıkıldık. Suikast krokilerini bilmezden gelenlerden, darbeyi savunmayı fikir özgürlüğü kapsamında görenlerden, tepeden bakan seçkinlerden bıktık. Dokunulmaz olduğunu düşündüğü için darbe günlükleri yazanlar, darbe planlarını dolaplarında saklayanlar, askerlerle darbe planlayan, planlardan yüzlerce sayfa günlük çıkaran gazetecilerden, bilim insanı sıfatının arkasına gizlenenlerden bıktık. Sizin zamanınız doldu artık." şeklinde konuştu.

SAVCILAR GÖREVDEN ALINIRSA...

Hidayet Şevkatli Tuksal da yaptığı açıklamada, "Darbelere karşı olan, demokrasi ve özgürlük isteyen bizler herkese sesleniyoruz. HSYK'nın Ergenekon savcılarını görevden alma girişimi bir yargı darbesidir. Ergenekon savcılarına dokunmalarına izin vermeyelim. Ergenekon savcıları eğer görevden alınırsa o gün akşam 18:00'de sokağa çıkalım ve bu davanın arkasında halkın olduğunu, asla peşini bırakmayacağımızı bir kez daha gösterelim. Şimdi darbe girişiminde iş üstünde yakalanan generallerin paşa paşa yargılanması zamanıdır. Şimdi özgürlüğün zamanıdır. Darbeciler yargılansın, Ergenekon dağıtılsın." çağrısında bulundu.

Eylemin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Avukat Necati Ceylan, ülkenin darbeler memleketi haline geldiğini artık bunların bitmesini istediklerini dile getirdi. Ceylan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu darbeler Türkiye'ye geri götürdü. Milletimizin iradesi doğrultusunda gerçekleşen yasama ve yürütme organlarının görevi yapmasını istiyoruz. HSYK kendi görevini yapması gerekirken, vatan kurtarıcılarının aleti olmakta. Yargılanan insanlar suçluysa cezalandırılmasını, suçsuzsa beraat etmesini istiyoruz. 'Bu ülke benimdir. Onu ben yönetirim' zihniyetinin son bulmasını istiyoruz. Bu yüzden bugünkü eyleme katıldım." dedi.

SAVCILARA DOKUNULMASINI İSTEMİYORUZ

Eyleme destek veren Genç Sivililer adına konuşan Hayri İnce, "Ergenekon sürecinin ortadan kaldırılamaya çalışıldığını görüyoruz. HSYK Ergenekon savcılarını değiştirmek istiyor. Hakimlerin yerleri değiştirilmek isteniyor. JİTEM'i, KCK'yı soruşturan savcılar görevden el çektirilmeye çalışılıyor. Bunların üstünün örtülmeye çalışıldığını görüyoruz. Gizli saklı da yapılmıyor her şeyi açıkça yapıyorlar. Biz de bunlara karşı sesimizi çıkarıyoruz." diye konuştu.

Murat Ay isimli bir vatandaş da "Bahriye işleriyle uğraştıklarını düşünerek vergimizi veriyorduk. Sonra onların bahriye işi ile değil siyasetle uğraştıklarını gördük. Böyle bir ülkede yaşadık. Benden sonra gelecek neslin böyle bir ülkede yaşamaması için buradayız." diyerek eyleme katılma gerekçesini açıkladı.

Film yönetmeni Kutluğ Ataman da eyleme neden katılıp destek verdiği sorusuna karşılık şunları söyledi: "Ben vatandaş olarak görevimi yapmaya geldim." dedi. Ataman, "Bir hukuk devletinden söz ediyoruz. Bu kadar önemli bir dava devam ediyor. Savcıların görevinden alınma ihtimali varsa, kendisine saygısı olan vatandaşlar olarak bunu kabul etmeyeceğimiz göstermek istedik. Biz düzgün adaleti hak ediyoruz. Savcılarımıza dokunulmasını hiç bir şekilde istemiyoruz."


KAYNAK
 
Balkondaki eylemci

Balkondaki eylemci

balkondaki.jpg


Genç sivillerin çelişkisi, "bizkackisiyiz.com" meraklılarının zihnini kurcalayan soruya benziyor: Onlar teorik açıdan ma'şeri şuuru seslendirdiklerini biliyorlar fakat sokağa indiklerinde kaç kişi olduklarını da dünya gözüyle görmek istiyorlar.

Dün ikindi sularında Cadde-i Kebir'in mütevazı Tünel Meydanı'nda toplanan her yaştan delikanlı şöyle düşünmüş olmalı.

- Ne yani, içimizde "darbeler olmasın" diyenlerimiz bu kadarcık mı?

Değil elbette: "Darbe olmasın; hukuk en üstün güç olsun ve bu kitaplarda gördüğümüz hukuka benzer bir şey olsun" diyenlerimizi sığdıracak meydan yok şehirlerimizde.

Belki Konya Ovası! O kadar çokluk, o kadar sessiz bir yığın, o kadar suskun bir toplum ama asla tepkisiz değil.

Genç sivillerin protesto mitingini, Tünel Meydanı'na hâkim bir binanın üçüncü kat balkonundan seyrettim. Galiba "darbeler olmasın" diyenlerimiz de hep öyle yapıyorlar, öyle yapıyoruz. Balkonlara çıkıp, "Aferin gençler; desteklemek lazım bu çocukları, bizim yapamadığımız, üşendiğimiz bir şeyi yapıyorlar" diye düşünüyor ve aşağıda fikir ve tepkilerimizi seslendirenleri sessiz sedasız alkışlarla destekliyoruz.

Hani şu, "uğruna canımı veririm" bile dedikleri takımı stadyum etrafındaki binaların çatılarından seyreden fanatik taraftarlar gibiyiz.

İstanbul bilmem kaç milyon; protestocular birkaç bin; "Saymalı değil tartmalı" vecizelerini hatırlıyorum. Cadde-i Kebir'in azlığı toplum vicdânının çokluğu gibi göründü bana ve bu "azlık"ın ortak paydası demokratik çizgi idi.

Evet, âşikâr; yeni bir politik cereyan şekilleniyor gözlerimizin önünde. Henüz sandıkları sarsacak miktarda değil, fakat kıvamına bakınca hürriyet, demokrasi ve hukuk devleti taraftarlarının, yakın gelecekte Türk siyasi hayatına yeni değerler silsilesi getireceğini görebiliriz.

Manzara balkondan güzel görünüyor; artık çokluğa inip kalabalığa karışmak lazım. Darbeciler bu defa yargının elinden kurtulmamalı.


Ahmet Turan Alkan​
 
Haberim oLsaydı bende giderdim =)
 
Geri
Üst