BBP lideri Topçu'dan ŞOK İDDİA _____

somonyolumu??? o da ne?* başlığa göre çamur gördük ama kaynağını okumasını bile beceremeyeni de yeni gördük.. noldu? kaynaktan sıkıntınmı var? gırgır oku-leman oku- penguen oku? sözümüz yok.. ama iyi oku her ne okuyorsan...

konudan çok yorum süper etkileyici...geyik mizaha açmak lazım bunları :D
 
Yazılan yorumları üzülerek okudum... Bu ülkede hatta daha ziyade tüm islam aleminde belirli taassuplar vardır. Müslümanların birlik ve dirliğini bozan ülkemizdeki örneklerine bakacak olursak cemaat taassubu, particilik taassubu, mezhep meşrep taassubu gibi arazlar başta gelir.

Cemaate, partiye, mezhebe karşı değilim ancak meselelere hak ve hakkaniyet namına değil parti politikası, cemeaat lideri görüşleri çerçevesinde veya farklı mezhepleri öteleme ve bunu yaparken radikal- düşmanca bir tavır takınmanın karşısında oldum.

Bütün bu menfi düşüncelere fikirleri ve hayatıyla karşı koyduğuna inandığım Merhum Muhsin Yazıcıoğlunun hassasiyetini taktir ve hayranlıkla karşıladım.

Muhsin Başkan bu ülkede samimi müslümanların hepsine yakın ve dosttu. Ancak yanlış karar kimden gelirse gelsin yapıcı nazik bir uslupla eleştirmekten çekinmedi.

Başkanın yetiştirdiği alperenlerde aynı hassasiyeti taşımaya gayret gösterdiler. BBP milliyetçidir ancak bbp nin milliyetçiliği statikocu-devletçi değil millet tabanlıdır. DTP denilen haine de, pkk baskını sırasında golf oynayan subaya da en sert tepkiyi gösteren BBP dir. Türk Ordusu eleştirilmez onlara herşey mubahtır gibi düşünceye de, orduyu yıpratma kampanyası düzenleyen ayrılıkçıların yardakçısı basınada aynı tepkiyi vermekten geri kalmaz.

Gülen meselesine gelince....

Başbuğun Fethullah Gülen le alakalı görüşleri ve dostluğu bilinen bir gerçektir keza Muhsin Başkanında. Bu iki lider Müslüman önderlere saygı ve sevgi beslemiş toplumda yeşerttikleri ahlak ve maneviyat meşalesine kayıtsız destek vermişlerdir. Ocakların ahlaki disiplini ve manevi gücünün bir dergah yapısı gibi cemaat ve tasavvufa bağlılıklarından geçtiğini kimse inkar edemez. Ancak cemaat ve tarikatların bu iki lideri desteklemediği de bilinen bir gerçektir. Onlar daha ziyade konjöktör ne taraftaysa oraya yönelmeyi tercih ettiler. Demirelleri- ecevitleri destekleme ihtiyacı duydular canları sağolsun ner şeyin hesaba çekildiği güne inanıyoruz. Gülenin şahsı adına yorum yapmak istemem ancak cemaate bağlı -basın yayın organlarının dinler arası diyalog, AB ve ABD ye olan bakış açıları, hükümetin her politikasını kayıtsız kabul ve destek gibi politikalarına Muhsin Başkan karşıydı. Başbuğ yaşasaydı oda mutlaka karşı olurdu. Cemaat düşünce olarak 90 lı yıllardan çok farklı bir kulvardadır. Değişen sadece MHP v.s değildir.

Dinler arası diyaloğada, AB ye de, ABD ye de rahmetli Yazıcıoğlunun bakış açısı netti, karşıydı. Görüşlerine katılmaması düşman olmasını gerektirmedi. Ancak kendince gördüğü yanlışlarıda söylemekten çekinmedi. Hiçbir kimsenin kınamasına da aldırmadı. Dava adamlığı neyi gerektiriyorsa öyle inandı ve inandığını yaşadı.

Yanında- yakınında bulunmayıp onu tanıdığını idda edenler, yaşasaydı böyle düşünürdü diyerek kendi fikirlerine ortak yapmaya çalışanlar gene bu basın yayın organlarının yazarlarıydı. Üzülerek okuduk. Rahmetlinin manevi şahsını incittiler. Bugün aynı medyayı kürt sorununu irdelerken gözlemliyoruz ve karşı olduğumuzu net bir dille ifade ediyoruz. Ve umuyoruz ki Muhsin Yazıcıoğlunun öğrencileri, mirasının ve davasının takipçileri, emanetinin emanetçileri olarak, kalp kırmadan, ikilik olkuşturmadan, kin ve haset gütmeden, hiç bir çıkar beklemeden hak bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz.
 
türk ocağı

gülen gurubunu AB yi savunmakla bir anlamda eleştirmişsin

ben Gülen ci değilim ancak bugün herkes sunun farkındaki demoktasi olmadan hukukun üstünlüğü olmadan bu ülkede insanlara rahat ve huzur yok

Avrupa Birliği en azından bu ilkeleri kazanmamzızı sağlıyor

10 yıl öncesini düşünelim

10 yıl önce Türkiye AB yi takmazdı.

peki dahamı bağımsızdık

dahamı güçlüydük

dahamıı özgürdük

eskiden inançlı herkes AB ye karşydı ve adınada hıristiyan kulübü diyorlardı

Müslümanlar AB ye ABD ye karşıyken ogünlerde kendini çağfdaş batıcı socu laik diye adlandıranlar

AB yi Hıristiyan kulübü olarak nitelemelerine ateş püskürüyordu

peki ne oldu da şimdi tam tersi oldu

Çünkü ülkedeki keyfi uygulamalar

hukuksuzluklar

darbeler
muhtıralar

saçma sapan bahanelerle parti kapatmaları

inaçlı insanların demokratik ilkelere sarılmasına yol açtı

ama bu kezde kendini çağdaş ve modern sanan kitleler ise tam tersi özgürlüklere karşı baskıcıı ulusalcı( milli olmayan) bir kimliğe büründü

Eğer Muhsin başkan ölmeseydi bu gün AB yi savunuyor diye eleştirdiğin liberal ve demokrat

gazetecilerle buluşacaktı bir nevi bir açılımda kendisi yapacaktı

Bugün artık üçtane yarım akllı bir araya gelip darbe yapamıyorsa

Sırf AB den çekindiğinden yapamıyor bu yüzden bu ergenekoncu ulusalcılar AB den nefret ediyor. AB darbe yapmalrına izin verse yere göğe sığdıramazlar

en azından Ekonomide eğitimde hukuk ta demokraside AB standartlarını yakalayana kadar AB ile ilişkilerimiz sürmeli

bunları yakaladıktan sonra üye olmasakta önemli değil ozaman AB bize yalvarsın

umarım ne demek istediğimi anlamışsındır
 
Ak_ Türk mevzu çok derin ve mühim. Değil satırlar sayfalar yazmak ve tartışmak gerekiyor aslında. Söylediklerinde haklı olabilirsin millet bilinçli ve kendisine uydurulmaya çalışılan gömlek artık dar gelmeye başlamış ve gömleğin dar geldiğini açık ve net ifade etmeye başlamış, bu çok önemli bir gelişme ancak bunu AB ye borçlu olduğumuz teziniz tartışmaya açıktır.

Bu ülkede demokratik eğilimlerin artmasında küresel liberal dalganın payı inkar edilemez. Ancak bu kadar önemli bir değişikliğe gidilirken kazandırdığıyla birlikte kaybettirdiklerinin de hesabı tutulabilmeli.

Bugün yapılanlara baktığımızda baskıcı- totaliter zihniyetten kurtulmak için AB kapısına dayanmak gerekliliğine inanmış bir zümreden bahsedebiliriz sizde bunu açıkca ifade ettiniz. Bunların karşısında da adına ulusalcılık denen fikir cereyan etmiş. Ulusalcıların milletin değerlerine zıt yapıları nedeniyle inançlı kesimin tarafından aksi yöne yani küreselci-ab yanlısı tutum desteklenir olmuş.

Bu şu demektir; Denize düşmüşüm yılana sarılıyorum.... Oysa Rahmetli ve onun nezdinde Türk-İslam Ülkücüleri kıyıya yüzmeyi tercih ediyorlar. Yerli bir düşünce ve projeyle kıyıya yüzmeyi teklif edenler elbette yılana sarılanlara yaptıklarının yanlış olduğunu söyleyeceklerdir Ak_Türk kardeşim. Yılana sarılmak kolaycılıktır, teslimiyettir.

Bu millet muhteşem İslam medeniyetini ve kendi kültürünü aşağılamaya ve batıya hayran hayran bakarak ona özenmeye başladığı andan beridir. Kısaca tanzimattan beridir beli bükük, bağımlı, kültürde sanatta edebiyatta dilde ahlakta şaşkın bir vaziyette yol almaktadır. Batıya tepeden gurur ve vakarla bakarken bu ihtişamını kaybedip ona özenmeye başlayanlarında mutlaka o dönemde sizin gibi mazeretleri vardır.

Batının hak ve özgürlükler bağlamında ne ikiyüzlü olduğunu müslümanlar mevzubahis olduğunda aldıkları tavırdan bilmekteyiz daha kaç kez tecrübe etmemiz gerekecek? Müslümanların Kuran ve Sünnetten başka dayanağı ve çözüm metodu olamaz. Kaldı ki AB üyeliğinin ülkemiz ve üniter yapımızla da alakalı arazları vardır ki bunlar ayrı bir tartışma mevzusudur.

Eğer Muhsin Başkan ölmeseydi liberal aydınlarla görüşecekti bu doğru ama ne görüşecekti ne için görüşecekti bunu bilemeyiz. Liberal aydınlar zamanında marksizm hayalleriyle yaşarken Muhsin Başkan parti logosunun altına milli-islami-sivil-katılımcı diye yazdıran bir liderdir. O toplantı gerçekleşseydi Muhsin Başkandan öğrenecekleri çok şey vardı.
 
Alperenlik sizin ülkü ocağınızdaki gençlere gaz verme yarışı değilidrki seninle bu konuda yarış edecekte değilim.. cevap mahiyetinde sadece üstte Silent kardeşim Türkeşin ağzından gereken cevabı vermiş sana. dinlemek lütfunda bulunda neyi yalanladığına bir bak..

yaa sen tek doğrusun Türkeş bile yalancı yada demekki takiyye yapmış ,hoca efendiye yağ çekmiş demekki öylemi?) geçmişten dönen ben ve biz değil çizgisinden sapanlar sizsiniz.. beni değil kendinizi sorgulayın.. gerisi boş iş..

Geçmişin söylemleri ile hareket edip,kafayı değiştirmemek çağdışılığın tek yorumudur.
Başbuğ'un hocanızı övdüğü zamanlarda hoca minberde hep ağlıyordu.Televizyonlarıda bunu her gün gösteriyordu.
Aradan sular aktı,suların içine dolarlar karışınca her yardımın altından ufak götürmeler çıkınca bu gelişmelere Başbuğ'un ömrü vefa etmedi.Bu gün olsaydı;
adım kadar eminim ki,hocanızın karşısına ilk dikilecek O'ydu,tıpkı ''pkk temsilcilerine gerekirse kanlada olur'' dediği gibi.

Bak Türkocağı'nın BBP Lideri Topçu ile ilgili teşekkür ettiğin makalesinde (http://www.hackhell.com/guncel/607316-bbp-lideri-topcudan-sok-iddia-_____-3.html)hocanızın ve cemaatin nasıl sorgulandığına,o günlerden bu güne yaşanan değişimin nasıl farkına varıldığına dikkat ettiniz mi?
Demek ki;
siyasi çizginin içindeki herkesde aynı olmuyor.Bu yoruma ,yorumun güzelliğinden dolayı teşekkür ediyorsan amenna,ancak
yorumun gerçekliği söz konusu ise,her zamanki gibi takıyye yaptığınız alanen meydandadır.

Lafı uzatmanın ve kişisel tartışmayı sürdürmenin manası yok.Daha öncede yazmıştım.Siyasi zeminde ne yaparsanız yapın ama burada bir daha ikili tartışmaya girersen şikayetimi bildireceğimi söylüyorum.Mesele bizim takım sizi yener !! meselesi değildir.Kendince doğruların varsa uygula,ama ortaya bir söz atılmışsa üzerine alınıp ikili tartışma yaratma.


BÖLÜM KURALLARI
4. Kisi, kurum ve katılımcılara kücük düsürücü, alaycı ifadeler kullanılamaz. Kişilerin değil
düsüncelerin söz konusu olduğu forumumuzda kisisel cekismelere ve kısır polemiklere izin verilemez.
 
Hadi Başbuğun Ömrü Vefa Etmedi ve FetuLLah Hocayı (Sizin Dediğiniz AnLamda) Gerçek Yüzünü Görmedi. Şimdi Başbuğun KoLtuğunda Oturan BahçeLidemi Bunu Görmüyo. İdeolojiler, Söz Konusu MuaLfet Etmek OLunca, Bu Kadar mı Birbirine Benzer. HaLa Daha AK Partiye Oy Veren İnsanLarLa MHP'ye Oy Veren İnsanLarın Arasında Çok Fark OLmadığı Kanaatindeyim. Ama Bu MuhaLefet AnLayışı MHP'nin Tabanında Derin YaraLar Açacaktır. Giderek SoLa Benzeyen ve SoLcuLuğu Aratmayan Bu SöyLem, Başbuğun Kemiklerinin SızLamasına Neden OLuyordur
 
Geçmişin söylemleri ile hareket edip,kafayı değiştirmemek çağdışılığın tek yorumudur.
Başbuğ'un hocanızı övdüğü zamanlarda hoca minberde hep ağlıyordu.Televizyonlarıda bunu her gün gösteriyordu.
Aradan sular aktı,suların içine dolarlar karışınca her yardımın altından ufak götürmeler çıkınca bu gelişmelere Başbuğ'un ömrü vefa etmedi.Bu gün olsaydı;
adım kadar eminim ki,hocanızın karşısına ilk dikilecek O'ydu,tıpkı ''pkk temsilcilerine gerekirse kanlada olur'' dediği gibi.

Bak Türkocağı'nın BBP Lideri Topçu ile ilgili teşekkür ettiğin makalesinde (http://www.hackhell.com/guncel/607316-bbp-lideri-topcudan-sok-iddia-_____-3.html)hocanızın ve cemaatin nasıl sorgulandığına,o günlerden bu güne yaşanan değişimin nasıl farkına varıldığına dikkat ettiniz mi?
Demek ki;
siyasi çizginin içindeki herkesde aynı olmuyor.Bu yoruma ,yorumun güzelliğinden dolayı teşekkür ediyorsan amenna,ancak
yorumun gerçekliği söz konusu ise,her zamanki gibi takıyye yaptığınız alanen meydandadır.

Lafı uzatmanın ve kişisel tartışmayı sürdürmenin manası yok.Daha öncede yazmıştım.Siyasi zeminde ne yaparsanız yapın ama burada bir daha ikili tartışmaya girersen şikayetimi bildireceğimi söylüyorum.Mesele bizim takım sizi yener !! meselesi değildir.Kendince doğruların varsa uygula,ama ortaya bir söz atılmışsa üzerine alınıp ikili tartışma yaratma.


BÖLÜM KURALLARI
4. Kisi, kurum ve katılımcılara kücük düsürücü, alaycı ifadeler kullanılamaz. Kişilerin değil
düsüncelerin söz konusu olduğu forumumuzda kisisel cekismelere ve kısır polemiklere izin verilemez.

kardeş konuyu 2 liye düşürmek derdinde değilim, konu benim, yorum yazan ise sensin. alıntıma alıntı eden konuma yorum yazan sensin. ve doğaldırki buraya yazıyorsan görüşüme uymuyorsa senden de alıntı edip yine diyeceğimi derim. kurala aykırı durum varsa şikayetni yaparsın , sataşma yok cıvıtma yok, yazarsın cevabını olur biter ,burda herkes 2 zümrenin tartışmasını değil hakkı hakkaniyeti öğrenmek isteyene göre yazımızı veririz yoksa yarış etmiyoruz.. bundan ma'ada yazdıklarına cevabım şudur ki;

1[-''''Başbuğ'un hocanızı övdüğü zamanlarda hoca minberde hep ağlıyordu.Televizyonlarıda bunu her gün gösteriyordu.''''

demişsin;

; o bahsettiğin dönemde hocanın kendine ait bir tv si yoktu , o ağlarken ona gülende yoktu, ne ülkücü camiadan ne şurdan ne burdan

2-'''Aradan sular aktı,suların içine dolarlar karışınca her yardımın altından ufak götürmeler çıkınca bu gelişmelere Başbuğ'un ömrü vefa etmedi.Bu gün olsaydı;
adım kadar eminim ki,hocanızın karşısına ilk dikilecek O'ydu,tıpkı ''pkk temsilcilerine gerekirse kanlada olur'' dediği gibi.'''''''
'''''
demişsin....

vallahi benim bildiğim hocanın kendine ait bir evide arabasıda yok , ama başbuğun ardından isviçre bankalarındaki hesabı bölüşemeyen 2 anadan 4-5 oğlu kızı miras başında kavgaya tutuşmuştu...yanılıyorsam söyle yani...

başbuğun gerekirse kan la olur dediği pkk nın o günkü temsilcilerine mecliste gösteremediği yüreğini daha sonra başörtüsü konusunda bu kadına haddini bildirin diyen ecevit karşısında suskun mhp lileri gördü bu gözler..


3-
-türkocağının sözlerine de tşkr eden benim.... açıklamaları manidar ve değerli. ama cematin sorgulanması değil turan idealinin içi doldurulmuş haliyle hangi ellerde yeşerdiğini görmek adına sorgulanması gereken bir mhp duruyor önümüzde.


elimden bilgim dahilinde dediklerine cevap vermeye çalıştım. bu davada eskinin izleri özeleştiri görmeyen fikir adamlarıyla silinemez. şanlı bir geçmiş varsa bu davanın, bu inanan samimi dipdiri yürekli muhsin başkan ve onunla aynı çizgide yoğrulup giden ülkü çınarlarıyla iman erlerinin alperenlerin azmi ve ALLAHIN inayetiyledir. yoksa dava yı cemal Enginyurt gibilere devşirenlerin , mazideki şanlı izleri üstünde taşımaları mümkün bile değildir. herşeyden öte yorumlarımda sıkıntı görüyorsan şikayet eder yada yazmassın. varsa cevabın dikkatle ve samimiyetle okur katıldığım yere katılır altına da tşkrümü ederim. daha önce yaptığım gibi.... eleştirimde olursa onuda çekinmeden söylerim.. umarım anlaşılır bir dille yazabilmişimdir.
 
ne oldu tsk gizliyor her şeyii

elazığda 4 şehit verdik ama o eğitim felan değildi çatışmaydı...

.
Bizim kahvenin sahibinin oğlu orada onlarla birlikte çatışmislar.. Akşama dogru eve girerken kahve ahalisiyle yogun tartışma vardı.. Bizim hasan dayının oğlu onlarla aynı yerde çatışmış aksam birliğe dönüncede hemen telefon açmış telaşla adam etrafa duyurmaya çalısıyordu... TSK milti kandiriyor...
 
Geri
Üst