gerçekleri bir bütün olarak göremeyenler başkalarının uşağı, oyuncağı olmaktan kurtulamazlar. eğer bu kişiler toplumun büyük bir çoğunluğunu oluşturuyorsa işte o zaman bütün işi gücü bırakıp bunlarla uğraşırsın.
geçmişte yapılan darbelerin gerçekleştiği ortamlara bakıldığında zaten siyasilerin demokrasiyi ve toplumun güvenliğini felç ettiğini görürsünüz. bir komşu başka bir komşunun evine bomba atıyormuş, insanlar ellerinde silah mahallesine adam sokmuyormuş. yani bu dönemde hangi demokrasiden hangi can güvenliğinden bahsedebilirsin. her ne kadar darbeleri antidemokratik olarak da görsek istemesek de yapılan bu darbeler topluma nefes aldırmıştır. darbeleri antidemokratik bulanlar bu dönemlerde yapılan darbelerin zaten siyasetin ve toplumun antidemokratik tepkileri sonucunda olduğunu göz ardı etmemelidir. aksi taktirde siyasetçilerin ve toplumun kendi aralarında oynayı beceremediği bu demokrasi oyununun kabahatlisi olarak başkalarını sorumlu tutabiliriz.
geçmişte yapılan darbelerin gerçekleştiği koşullarla günümüz koşullarını kıyaslayarak düşündüğümüzde darbe olacak dememiz bana çok mantıksız geliyor, zaten askerin de böyle mantıksız bir iş yapabilmesi için en az bunları uyduranlar kadar mantıksız olması lazım. çünkü siyasi, sosyal ve toplumsal şartlar oluşmadan (bunlar darbeyi ve askeri kısmen de olsa halkın gözüne haklı gösterebilir) zaten halktan meydana gelen tsk'nın sadece akp liler değil toplumun tüm kesimleri tarafından dışlanacağı bilinir.
hala yargısı süren bir çok davanın sanki sanığın aleyhinde sonuçlanmış gibi gösterilerek örnek verilmesi çok komik oluyor. zaten yargılama sürecinin bizzat kendisi adil bir karar amacıyla vardır. aksi taktirde bu sürece ihtiyaç duyulmazdı. cumhurbaşkanı, başbakan ve diğer akp liler hakkında da davalar bekliyor. aynı mantıkla bunları da suçlu bulabiliriz.