Başımız Sağolsun :(

Cehennem_Zebanisi

Super Moderator
Süper Moderatör
Katılım
20 Kas 2005
Mesajlar
11,509
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Ad Caine vero et ad munera illuis non respexit ira
M.Yazıcıoğlu'nun Yeri BuLundu!

FLAŞ! 'Olay yerinde 3 kişi sağ' iddiası


NASA'nın yetkililerine göre 3 kişiden hala vücut ısısı sinyalleri alınıyor. Yeni ekipler doğru adrese yola çıktı.

MUHAMETTEK KUTLU/ÖZEL HABER
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin içinde bulunduğu helikopterin yeri partililerin eş dost ilişkileri sayesinde tespit edildi.
KOORDİNATLAR NASA'DAN
Helikopterin enkazı NASA'daki bir tanıdık mühendis tarafından özel çaba ile Maraş Ilıca Beldesi Hacı Budak Köyü yakınlarında tespit edildi.
Amerika'dayaşayan bir Türk'ün NASA'da çalışan arkadaşına rica etmesiyle uydu vasıtasıyla enkazın yeri tespit edilebildi.
ABD Başkanı Barack Obama'nın ziyareti nedeniyle Türkiye semalarında konuşlandırılan üç casus uydu bu kez Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının yer tespiti için kullanıldı.
ÜÇ KİŞİDEN VUCUT ISISI SİNYALİ
NASA'da çalışan tanıdık mühendis ayrıca enkazdan üç kişinin vucut ısısı sınyali alındığını da bildirdi.
Bu bilgilerden sonra BBP Kriz masasının girişimi ile Bursa'dan 20 kişilik arama kurtarma ekibinin acil olarak bölgeye yönlendirildi. Uçakla yola çıkan timin ise bölgeye ulaşmak üzere olduğu öğrenildi.
Tüm bu gelişmelerden sonra BBP Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir Tunç cafesiyasete bir açıklama yaparak "Helikopterin enkazına kriz masasının kurulmasına rağmen yaşanan bürokratik hantallık yüzünden ulaşamadık. Kriz masası kurduysanız başına da başbakanlık müsteşarını getirdiyseniz bunun anlamı bürokratik işlemlerin azaltılmasıdır. Ancak ne yazık ki bürokratik engelleri aşmakta büyük güçlük çekiyoruz. Başbakanlıktaki kriz masası ile bir türlü hızlı bilgi alışverişi yapamıyoruz." dedi.
Tunç bu gelişmelerden sonra nihayet "Askeri birlikler, AKUT ve partililerden oluşan arama birimlerinin Hacı Budak mevkisine yönlendirildi." dedi.
Yeni bilgilerle helikopterin enkazına ulaşmanın an meselesi olduğu belirtildi..
NASA BBP'E BİLGİYİ VERMEDİ.RESMİ KANAL İSTEDİ
Nasa, BBP kriz masasının özel çabası ile bulunan helikopter enkazının koordinatlarına ulaşmak için ise resmi kanallardan başvuru istedi. Hatır için koordinatlar bulundu ama BBP yetkilileri yerin adresini alamadı.
Bunun üzerine BBP yetkilileri Başbakanlık kriz masasına durumu bildirmiş ve oradan bağlantı kurmaları sağlanarak helikopterin yeri tespit edilmiş oldu.

kaynak
 
heh bi NASA eksikti zaten :D neyse bulunmus... hadi hayırlısı...
 
Ulan aradan 40 saat geçti, bu saatten sonra herşey boş
Allah'tan ümit kesilmez ama artık çok geç
Bu kaza da teğet geçti hamdolsun...
 
elin amerikalısı ordan muhsin yazıcıoglunu buluyor...biz 30 saattir turkiyede 1 noktaya ulasamıyoruz...

insan gülerler valla ya ayıp yaa
 
ne ayıbı o eli amerikalısının düşen uçak pilotunude bizim köylüler bulmuştu ne ayıbı ya kolaymı öyle bulmak ya karın içine gömüldüyse
 
Böyle bir imkan daha önce resmi yetkililer tarafından neden kullanılmadı.


_______________
 
bırakın yaa kulaktan dolma haberler basladı yınee aynı adamlar. ilk gunde sag hastaneye gidiyolar diyolardı şimdii devletin alamadıgı o bilgileri 2tane partilimi almıs sagdan soldan yuhh bee oynamayın milletlee
 
hayir kardesim ne bulunmasi nerden cikariyorsunuz bunlari su anda haberlere bakiyorum öyle bir sey yok..
 
bulamadıkları gibi birde ortaya nasanın bizim üztümüzdeki iki uydusu oldugunu ögrenmiş olduk bizi istedikleri gibi izliyorlar en azından bir türk nasada çalışıyormuş buda başka bir olay
 
neden bulunmuyor bu insanlar yazıktır adamlar pisi pisine gidiyor ya muhsin yazıcıoğlunun şiirinin son cümlesi beton çok soğuk üşüyorum. inşallah sağ salim bulunurlar dualarımız onlarla
 
Daha ßuLunamadi Yazık Türkiyenin ßu HaLine Yazık
 
bölgede tipi ve sis aramayı olumsuz yönde etkiliyo. görüş mesafesi 1,5 metre. nasadan gelen koordinatlarda arama baslatıldı. umarım bulunur. dualarımız ordaki kazazedelerle...
 
Yeri Belli Oldu Ama,Bu Saat Oldu Hala Enkaza Ulaşılamadı...
 
İşte Türkiye'yi Ağlatan yazı..

Mümtaz'er Türköne, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ardından göz yaşartan bir yazı kaleme aldı.

h34067muhsin_yazicioglu.jpg


Muhsin Başkan

Türkiye'nin açık duran temiz sayfalarından biriydi. Onun arkasından yazmak ve bu sayfanın kapandığına şahit olmak çok zoruma gidiyor. O bizim gençliğimizin lideriydi. Hep, hem bizden, hem de bizden fazla biriydi. Kendimizi onda bulduk ve onunla temsil ettik.

O bizim yüreğimiz, bizim duruşumuz, bizim sesimizdi. Zaman zaman korksak da, o bizim hiç geri adım atmayan cesaretimizdi. Dünya telaşı ile yalpalarken, o cetvelle çizilmiş gibi dümdüz yolunda ilerleyen gölgemizdi. Hiç eğilmeyen başımız, hiç zedelenmeyen onurumuzdu. Zamanla biz onu yalnız bıraksak da, o bizden hiç vazgeçmedi.

O bizim Muhsin Başkan'ımızdı.

1976 yılının Eylül ayının başlarıydı. Siyasal'da yeni öğrencilerin kayıtları devam ediyordu. Dev-Yol, fakültenin girişine masayı kurmuş, gelenleri zorla derneğe kaydediyor, haraç alıyordu. Bize selam verip kayıt yaptırmaya gidenlerden birkaçını da sıkıştırmışlar. Sorumluluk bendeydi. Yardım istedim. Site Yurdu'nda iki kişi beni buldu. Mütevazı ama çok kararlı görüneni benimle konuştu. Muhsin Yazıcıoğlu ile ilk karşılaşmamdı. İki saat sonra, kulaktan kulağa yayılan, iki kişinin Siyasal'ı bastığı ve iki metre boyundaki Sedat'ın herkesin ortasında adamakıllı dayak yediğine dair inanılması güç bir rivayeti dinliyordum. Birkaç gün sonra burnu bantlı Dev-Yol liderini görünce ben de bu hikâyeye inandım. Bu anekdotu, 70'li yılların Muhsin Başkan'ını resmetmek için aktardım. O yıllarda onu tanıyan herkes, size benzer hikâyeler anlatacaktır.

Sonra Genel Merkez'de beraber çalıştık. Bizim genel başkanımız olmuştu. Doğuştan lider özelliklerine sahipti. Şiddetin tırmandığı yıllarda zirvedeki adamlardan biriydi; ama sükûnetini ve sağduyusunu hiç kaybetmedi. Olanlardan hepimiz sorumluyduk; ama irade bize ait değildi. Çaresizlik içinde güvenecek bir dal arıyorduk. Hepimiz ona güvenirdik. Hepimiz ona inanırdık. Bizi yarı yolda bırakmayacağını, bize yanlış yaptırmayacağını bilirdik.

O yıllarda, ülkemizin ciddi bir tehdit altında olduğuna inanmış ve aynı davaya gönül vermiştik. Ama siyaset ideolojik saflığı bozuyordu. Partinin gündelik siyasete endeksli tutumu ile bizim "kesin inançlı" tavrımız sık sık çatışıyordu. Eleştirilerimiz "Albay"a kadar çıkmasa da, 77'de sayıları artan milletvekillerini hedef alabiliyordu. Çok sert restleşmeler yaşadık. Muhsin Başkan bu sürtüşmeler boyunca dimdik durdu. Onun desteğiyle Ülkü Ocakları bünyesinde daha muhafazakâr ve daha toplumcu bir çizgi giderek netleşmeye başladı. Manzara dışardan göründüğü gibi değildi. O yıllarda da sonra da bizim tek liderimiz Muhsin Başkan'dı.

Cezaevinde geçirdiği 7,5 sene zarfında ve sonrasında da bizim liderimiz olmaya devam etti. Hepimiz ona "Türkeş'in halefi" gözüyle bakardık. Aksini düşünen de çıkmazdı. Ne var ki liderler haleflerden hoşlanmıyorlar. Türkeş, yakın çevresini sürekli değiştirerek yoluna devam eden bir politikacı idi. Muhsin Başkan'ı değil ama, onun yakın arkadaşlarını çembere aldı. Muhsin Başkan, kendisine güvenenleri yarı yolda bırakmamak uğruna MHP'den ayrılmak zorunda kaldı. Ayrılırken geride geçmişten intikal eden bir şey bırakmadı, hepsini aldı yanında götürdü.

Politikada farklıydı. Hep gerekli esnekliği gösteremediğini, kişiliğinden ve prensiplerinden ödün vermediğini düşünmüşümdür. Politika saf inançla yürümüyor; Muhsin Başkan hesap değil, gönül adamıydı. Politikanın içine taşıdığı kendi dünyasının bu toplumdaki karşılığını, evvelki akşam Büyük Birlik Partisi Genel Merkezi önünde endişe içinde ağlayan gençlerin yüzünde gördüm. Galiba onu tanıyanların, hepimizin yüzü öyleydi.

İnsanın içinde bir şeyler ağırlaşıyor ve kopuyor. Kopan bedeninizden, yüreğinizden, beyninizden veya geçmişinizden bir parça değil. Her şeyinizin iyi ve güzel yanlarına dair çok esaslı bir şey. Özünüze dair.

Son dakikalarında, o helikopterde herkesi nasıl sakinleştirdiğini, nasıl kaya gibi metin durduğunu gözümde canlandırırken, bizler niye darmadağın oluyoruz?

Ah başkanım ah; bize kaybettirdiğinin ne olduğunu bir bilseydin.

KaynaK
 
Yukarıda anlatılara sığmayacak kadar bir akıl ve gönül adamıydı Muhsin Başkan.İdealleri, fikirleri,dostları ve dava arkadaşları değişmeyen yegane liderdi.Bugün dost diye sarıldığına yarın asla ihaneti düşünmezdi.Her babayiğitin harcı değildir parti içinden Türkeşe muhaliflik yapmak, o bir lider, o bir başbuğdu,Nizam-Alem ülküsü uğruna ölümden bile korkmazdı.Bir mucizeyi bekletecek kadar güçlüdür genel başkanım.Allah yar ve yardımcısı olsun.


_______________________
 
:(

Teşekkürler kardeşim..
 
Geri
Üst