'Asıl dinimiz Zerdüştlük' diyenler şimdi İslam'ı kullanıyor

sonsuzluğa

Moderatör
Moderatör
Katılım
7 Kas 2006
Mesajlar
26,181
Reaction score
0
Puanları
36
Konum
Ayağın taşa mı çarptı, dön kalbine bak. ETTİN Mİ B
'Asıl dinimiz Zerdüştlük' diyenler şimdi İslam'ı kullanıyor

asil.jpg

Doğu ve Güneydoğu'da taban kaybeden, son operasyonla iyice sıkışan terör örgütü PKK, ilginç bir yönteme başvuruyor.



Bölgede İslam dininin değerlerini kullanarak sempati toplamaya çalışıyor. Hem Diyarbakır hem de Van'daki eylemde bazı göstericiler Kur'an-ı Kerim'i başları üzerinde taşıdı. Ancak Marksist bir örgüt olan PKK'nın Zerdüşt dinine yakın olduğu ortaya çıkmıştı. 2006 yılında 300 PKK'lı terörist üzerinde yapılan ankete göre teröristlerin en çok sevdiği lider Zerdüşt ve Hz. İsa'ydı. Özgür Gündem gazetesinde yayımlanan bu anketin ardından Mehdi Zana, Tempo dergisine benzer bir açıklama yapmıştı: "Kürtlerin asıl dini Zerdüştlük'tür. Kürtler, İslamiyet'i kabul ettiklerinde kaybettiler."



KAYNAK​





Zerdüşt (Avesta dilinde: Zarathustra, Farsça: Zartoşt) Zerdüştlük dininin kurucusu, peygamber.

Zerdüştçülük Sasani İmparatorluğunun resmi diniydi ve bölgede önemli bir rol oynamaktaydı. Zerdüşt genellikle tarihi bir figür olarak kabul edilmekle birlikte yaşadığı dönem hakkında genel bir ortak kabul yoktur. Bazı bilginler yaklaşık olarak MÖ 1200 yıllarında yaşadığını tahmin etmekteyken diğerleri onu MÖ 18. yüzyıl ile 6. yüzyıl arasındaki bir tarihe yerleştirmektedirler.


Etimoloji

Zerdüşt kelimesi, muhtemelen Avesta dilindeki yaşlı anlamına gelen zareta ile, deve anlamına gelen ustra kelimelerinden türetilmiştir. Anlamı "yaşlı develere sahip olan kişi"dir. Aynı zamanda ismin ilk bölümünün Avesta dilinde sarı anlamına gelen "Zaray" dan gelme olasılığı da bulunmaktadır bu durumda "sarı develere sahip olan" anlamına gelmektedir.


Hayatı

Zerdüşt'ün hayatı hakkında bildiklerimiz Avesta, Gatalar, Yunan metinleri, sözlü tarih ve arkeolojik kanıtlardan gelmektedir.


Avesta'nın Zerdüşt'ün hayatını tasvir eden onüçüncü bölümü Spena Nask yüzyıllar içinde bozulmuştur. Denkard'ın (9.yüzyıl) ve Şehname'deki biyografileri artık elimizde olmayan ilk metinlere dayanır.

Zerdüşt'ün Antik Pers topraklarının kuzeybatı bölgesinde yaşadığı söylenebilir. Zerdüşt'ün karısı Hvōvi'den Freni, Pourucista ve Triti adında üç kızı ile Isat Vastar, Uruvat-Nara ve Hvare Ciθra adında üç oğlu olmuştu. Annesinin adı Dughdova; babasının adı Pourushaspa Spitāma idi. Kendisinin 30 yaşında Ahura Mazda tarafından aydınlatıldığına inanılır. Kendisine ilk inananlar eşi ve çocukları ile Maidhyoimangha adındaki kuzeniydi.

Antik Yunanlı yazarlar Zerdüşt'ün çocukluğu ve keşişane yaşantısı hakkınca bazı ipuçları verirler. Sözlü geleneğe göre Zerdüşt doğumunda gülmüş ve yabani hayatta yaşamıştı. Öğretilerini yaymakta güçlüklerle karşılaşmış, annesinin yaşadığı şehirde tepkilerle karşılaşmıştı.

Gatalardaki Zerdüşt ile sonraki Avesta'nın Zerdüştü arasında bazı farklılıklar vardır. Son dönem Avesta'da o, kötücül ölümlülerle güreşirken resmedilir ve Ahriman tarafından inancını terketmesi için iğva edilir. Sinoptik İncillerdeki Mesih'in iğva edilmesi hikayesi bu hikayeye çok benzer.



Açıklama Kaynağı​
 
Allah ıslah etsin.
Ama acıyorum ,üzülüyorum ve bir o kadar sinirleniyorum.
Güzel vatan evlatları,delikanlılar,ana kuzuları dağda 3-5 çapulcunun peşinde gezerken
eşkiya şehire inmiş.
Batman da,Van da,Mardin de,Diyarbakır da,velhasıl her yerde.Ve binlerce.
Dağda 100 tanesini öldürüp gebertsen neye yarar.Şehire inmekle kalmadılar,meclise bile girdiler.
Bu işin sonu gelecek.Eminim ama bir çok şeyde götüreceğe benziyor.
İş sonunda yine paşalara kalacak gibi.Bir sabah kalktığımızda şöyle duyabiliriz:
saat 02:00 itibarı ile Türk silahlı kuvvetleri yönetime el koymuştur.
Bu şerefsizlerin tümü böyle kazınacaksa
varsın koysun.Bir 10 yıl daha gerilemeye razıyım.
 
Belki de hidayete ermişlerdir....:clap Gerçi müslüman da olsalar farketmez..... Vatan hainliğinin dini ırkı olmaz.....hain haindir....:vur
 
Terörün ve teröristin imanı olmaz.
Bunlar her zaman servise konan provakasyonlardan başka bir şey değildir.
 
TÜRKİYE’de yerel seçim siyaseti nereye mi gidiyor?İşte size ilk fotoğraf.

Görmeyenlerinize ayrıntılarıyla anlatayım.

Yer Diyarbakır.

Tarih: 26 Şubat 2008.

Yani geçen pazartesi günü.

Demokratik Toplum Partisi (DTP), Diyarbakır’da miting yapıyor.

Leyla Zana konuşacak.

Ama kürsüye ondan önce bir imam çıkarılıyor.

Başında sarık, elinde Kuran.

Müthiş bir öfke belagatiyle elindeki Kuran’ı aşağıdaki kalabalığa doğru sallıyor.

Bu fotoğraf, DTP’nin önümüzdeki belediye seçimindeki stratejisini de ortaya koyuyor.

Belli ki DTP’yi, Diyarbakır Belediyesi’ni AKP’ye kaptırma telaşı sarmış.

Yine belli ki, mantıkları şu:

AKP din faktörünü kullanacağına göre, biz daha erken davranıp o kozu elinden alalım.

Anlayacağınız, iş yine malum "siyasi hasat" meselesine geliyor.

Yeni siyasi ahlakımızın, daha doğrusu ahlaksızlığımızın özeti de şu:

"Hasat kaldırmak için her şey meşrudur..."

Ve artık hasadın adı, İslam dinidir.

Türbandır.

Kuran’dır.

21’inci yüzyıl Türkiye’sinin icat ettiği dini Makyavelizmin de hülasası.

* * *

İlk işaret, türban için Anayasa’nın değiştirilmesi sırasında geldi.

DTP durup dururken bu değişikliğe destek verdi.

İkinci işaret, Diyarbakır meydanında verildi.

Biz daha "Bu türbana destek nereden çıktı" sorusuna cevap ararken, Kuran kürsüye çıktı.

Vah zavallı Diyarbakır’ım.

Kanalizasyon meselen bir başka bahara kaldı.

Yollarda akan lağım, trafik keşmekeşin, işsizlik, çocukların sefaleti, çerçöp, pislik, zevksizlik, şehirde iyi gitmeyen her şey başka mevsime.

Bu seçim meselemiz "din".

Sağ partiler dini istismar yarışında startı aldı.

Bir zamanların Marksist PKK’sı ve DTP de depara kalktı.

Dini kim daha fazla sömürürse, kim daha fazla "türbandan", "camiden", "hocadan, imamdan" bahsederse; kimin vaaz üslubu ötekinden daha etkileyici; kimin nefesi, belagati daha güçlü, öfkeli; kimin hançeresi daha çatlamışsa o kazanacak.

Duyduk duymadık demeyin, Diyarbakır, belediye seçimine hazırlanıyor.

Şehri 2015 yılına kadar yönetecek insanlar bu seçimle işbaşına gelecek.

Kafada sarık, elde Kuran.

Ağızlarda şehvetli, öfkeli belagat...

Bakın "kaos" dememize kızanların açtığı yol Türkiye’yi nerelere götürüyor.

* * *

Çok umutlu olmasam da Diyarbakırlı kardeşlerime seslenmek istiyorum.

Dinin böylesine kötü biçimde istismarına izin vermeyin.

Diyarbakır’ın çok ciddi sorunları var.

Mevcut yöneticiler bunlarla uğraşmak yerine, durmadan etnik siyaset yaptılar.

Etnik istismar yüzünden geçmişi kaybettiniz.

Geleceği de dini istismar yüzünden kaybetmeyin.

Türbanla, sarıkla sizi avlamaya çalışan bu siyaset erbabına, yolsuzlukları, şehrinizin kanalizasyonlarını, çöpünü, trafiğini hatırlatın.

* * *

İçim parçalanarak izliyorum.

Türban artık belediyelerdeki yolsuzlukları, yönetimdeki beceriksizlikleri gözlerden saklayan bir perde haline getiriliyor.

Din istismarı, siyasetin her alanına bulaşıyor.

Sizce Müslümanların buna karşı çıkma zamanı gelmedi mi?..


( ErTuğRul ÖzKök - 28 Şubat 2008 )
 
Geri
Üst