Alperenler PKK’lılara tepki için DAĞA ÇIKTI

WaTcHFuL

EVERYWHERE
Altın Üye
Katılım
10 Kas 2005
Mesajlar
10,456
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Bizim Muhattap Olduğumuz Tek Gerçek Zihnimizde Yaş
Alperenler, dağdan inen PKK'lıları protesto etmek için dağa çıktılar..

192492.jpg


Şanlıurfa’da Alperen Ocakları’na üye 15 kişilik grup, 34 PKK'lının ‘demokratik açılım’ süreci kapsamında teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın çağrısına uyarak Türkiye'ye gelmelerine tepki göstermek amacıyla dağa çıkıp kamp kurdu. 2 gün boyunca dağda kalacak olan Alperenler, PKK’lıların bu şekilde Türkiye'ye girmelerinin kabul edilemez bir siyasi hata olarak nitelerken, tepkilerinin Kürtlere olmadığını söyledi.

TÜRK BAYRAKLARIYLA GELDİLER
Alperen Ocakları Başkanı Mahmut Özgür’ün de aralarında bulunduğu 15 kişilik grup, PKK’lıların dağdan inerek serbest kalmalarını protesto etmek amacıyla şehir merkezine 10 kilometre uzaklıktaki Germuş Dağı’na minibüsle çıkarak kamp kurdu. Germuş Köyü’ne kadar minibüsle gelen grup, yolun diğer bölümünü yürüyerek çıktı. Ellerinde Alperen Ocakları ve Türk bayrakları ile dağa gelen grup, yanlarında yiyecek ve battaniye getirerek kamp kurdu.

ÖZGÜRCE GERİ DÖNMELERİ KABUL EDİLEMEZ
Grup adına basın açıklamasını okuyan Hanifi Gökçe, Şanlıurfa Alperen Ocakları’nı temsilen son günlerde ‘demokratik açılım’ sürecinde yaşanan olaylar nedeniyle dağa çıktılarını söyledi. Gökçe, “Bu topraklarda binlerce yıllık birliktelikleriyle ve kardeşlikleriyle kanı kanına, huyu huyuna, kültürü kültürüne karışmış; Rabbi bir, kitabı bir, kıblesi bir, tarihi bir, bayrağı bir, devleti bir olan aziz milletim; bu mukaddes vatan ve bayrak için bu topraklarda şehit düşen, ülkeyi kanlarıyla can veren, aziz şehitlerimiz ve gazilerimizle dalga geçercesine, terörist, bölücü, vatan haini kişilerin elerini kollarını sallayarak, yok etmek için her şeyi yaptıkları yüce vatanımıza özgürce geri dönmeleri kabul edilemez siyasi bir hatadır” diye konuştu.

Şanlıurfa Alperen Ocakları Başkanı Mahmut Özgür ise “İki gün boyunca dağda kalınacak. Bu grup, temsili bir gruptur. Sonun başlangıcıdır. İnşallah milletimize hayırlı olur” dedi.

Dağda kamp kuran Alperenler, bulundukları bölgeye Türk bayrakları asarak yerleşmeye başladı.

kaynak
 
Allahınıza kurban alperen gaziler
 
ÜlkücüLer kendini göstermeye başlasın gari yeter.
 
Güzel (Y)..
Başımızda bu iktidar olduğu sürece bi faydası olmaz..
 
ALLah'ınıza KURBaN ße !
 
Hayrola dağda piknik mi yapacaklar
 
helal olsun...ama bu ikdidar artık durdurulmaz freni batladı gidiyo...Allah sonumuzu hayır etsin
 
Hayrola dağda piknik mi yapacaklar

Senin N yanda oLdugun Avatarında ßeLLi. ßu ÇaLKantıLı günLerde ßence Kimsenin damarına ßasma Damarını koparırLar haßerin oLSun..
 
Alperenler Ayaklanıyor..

-İZMİR-

İzmir'de Alperen Ocakları'nın Basmane semtindeki binası önünde toplanan grup, Türk bayrakları ve terör örgütünü protesto eden dövizler eşliğinde Fevzipaşa Bulvarı'nda yürüdü. Gruba, çevredeki vatandaşlar alkışlarla destek verdi.

AK Parti İl Başkanlığı önüne gelen grup adına açıklama yapan Alperen Ocakları İzmir Şube Başkanı Tarık Aykanat, terörün bitirilmesine katkı sağlayacak mantıklı her sürece olumlu yaklaştıklarını belirtti.

Terör örgütü üyelerinin teslim olmasının ardından yaşananları şaşkınlıkla karşıladıklarını bildiren Aykanat, ''Çözüme gideceği iddia edilen yolu şova dönüştürenler, Türkiye'deki herkesi rencide etti'' diye konuştu.

Daha sonra Aykanat ile BBP İl Başkanı Ahmet Bereket, AK Parti İl Teşkilatı önüne siyah çelenk bıraktı.

-MALATYA-

Malatya'da eski belediye binası meydanında toplanan Alperen Ocakları'nden bir grup, ellerinde Türk bayrağına sarılı tabut ve siyah çelenkle Milli Egemenlik Caddesi'ndeki AK Parti İl Başkanlığı önüne yürüdü.

Burada yapılan basın açıklamasında, teslim olmak için gelen PKK'lıların adeta ''kahraman'' gibi karşılandığı belirtildi.

Grup, üzerinde ''sözde PKK bayrağı'' yazan bezi yaktıktan sonra, siyah çelengi parti binası önüne bıraktı.

Soykan Parkı'nda bir araya gelen bazı şehit aileleri de çocuklarının fotoğraflarıyla Milli Egemenlik Caddesi'ndeki dernek binasına kadar yürüdü. Bazı şehit anneleri, yürüyüş sırasında göz yaşı döktü.


Malatya Alperen Ocakları, 34 PKK'lının karşılanış şekline tepki göstermek için eylem yaptı. Eski belediye binasının arkasında bulunan Alperen Ocakları binasından çıkan bir gurup, üzerine Türk bayrağı sarılı olan tabutu taşıyarak, AK Parti binasının önüne gitti. Çok sayıda polisin güvenlik önlemi aldığı AK Parti önünde Alperen Ocakları'na bağlı grup, adına Alperen Ocakları Doğu Anadolu Bölge Başkanı Ayetullah Geçen, bir açıklamada bulunarak, 34 PKK'lının teslim sürecinde yaşananlara tepki gösterdi.

Yapılan konuşmanın ardından sözde PKK bayrağı ateşe verilerek yakıldı. Bez parçasının üzerindeki Temizlik A.Ş. ifadesi ise dikkat çekti.
Eylemde üzerinde "Dağdan değil, beyinden indir" ifadesinin yer aldığı siyah çelenk AK Parti İl binasının önüne bırakıldı.

Alperenler, daha sonra Türk bayrağı sarılı tabutu şehir merkezinde sloganlar eşliğinde taşıyarak Alperen Ocakları binasına gitti.

Eylem esnasında, "Hükümet uyuma şehidine sahip çık. Türk-Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir. Osmanlının torunları Alperenler geliyor. Hükümet uyuma, sabrımızı taşırma" şeklinde sloganlar atıldı.


-AMASYA-

AMASYA ALPEREN OCAKLARI BASIN AÇIKLAMASI

NECİP TÜRK MİLLETİ !
MUHTEREM AMASYA’LILAR !
KIYMETLİ DAVA ARKADAŞLARIM ALPERENLER !
DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI:

Ülke Gündemi AKP Hükümetinin Ermeni Protokolü ve Kürt Açılımı ile çalkalanmaktadır. Türk Siyaset tarihinin sürekli ve daimi sorunu olan konuları tek kalemde çözme hadisesi yanlış ve de “zamansız öten kuşa” benzemeye başlamaktadır. Alperen Ocakları zamansız ve de yanlış idare ettirilen bu konulardan milletimizin vicdanı gibi rahatsızlık duymaktadır.
Ermeni protokolünü imzalayan AKP hükümeti, tarihsel hatalara imza atmış, dış politikada Türk Devletini aciz konuma getirmiştir, 1915’ten bu yana gelen Ermeni Meselesi konusunda dirayet göstereceğine inanmayan AKP hükümeti, geçmişi unutmayı seçerek gaflet ve ihanetin içerisine düşmüştür.

Küresel oyunların birbirine yaklaştırmak istediği, Türkiye ve Ermenistan yakınlaşırken, bir millet iki devlet şuuruna sahip olan, öz kardeşlerimiz Azeriler ile Türk toplumunu düşman etme sürecini başlatmıştır.
Karabağ hadisesine duyarsız davranan AKP hükümeti “ali cengiz oyunlarına” Yüce Milletimizi dâhil etmemelidir. Azeri Meclisinde kürsüden “Azeri Kardeşlerimizi incitecek hiçbir anlaşmaya imza atmayacağız” diyen Başbakan, Ermeni protokolünü, Ermenilerin bütün naz ve “yeni gelin” psikolojisine rağmen imzalatarak Türk Siyasi tarihinin kara lekesi olma yoluna gitmiştir.

Bursa’da oynanan Türkiye-Ermenistan futbol müsabakasına, Azeri bayraklarının sokulmasını engelleyen AKP hükümeti, rezil bir duruma Türk Milletini alet etmeye çalışmıştır. Azeri Bayraklarını üzerinde taşıdıkları mana ve ehemmiyetten uzak bir şekilde toplatan hükümet, o bayraklara kanını akıtan Azeri-Türk kardeşlerimizin vicdanını incitmiştir. Azeri bayrağı bizim bayrağımızdır, Azeri bayrağına yapılan hakareti Türk Bayrağına yapılmış sayar, hainlerden tarih önünde hesap sorarız. Uluslararası temayüllere aykırı olarak hiç yoktan kendine görev çıkartıp Türkiye’nin egemenlik haklarına müdahale ederek stada Azerbaycan bayrağı sokulmaması talimatı veren FİFA yı esefle kınıyoruz. Bunun yanında FİFA nın taleplerine boyun eğerek egemenlik hakkımıza tecavüze seyirci kalan ve FİFA nın taleplerini uygulayarak bir müstemleke hükümeti görüntüsü veren AKP hükümetini uyarıyor ve milli hasiyetlere daha duyarlı olmaya çağırıyoruz. Bursada stada giriş esnasında Azerbaycan Türk bayrağının saygısızca toplanmasına ve bu toplanma şekline daha sonra bayrağın birer paçavra gibi toplanılıp çöpe atılmasına neden olan yetkililerden hesap sorularak gerekli cezanın verilmesini istiyoruz.

Aynı şekilde Türk Bayrağının direklerden sökülmesine vesile olanları da tarihin yargılayıp, hükmü vereceğinden kimsenin şüphesi olmasın…

Bu gün Azerbaycan’da Türk Bayrakları dalgalandıkları direklerden indirilmiştir, Azerbaycan’da okuyan Türk öğrenciler dövülmektedir, Azerbaycan’da iş yapan, Türk İş adamlarına ekonomik ambargo uygulanmaktadır, Azerbaycan’da “Artık kardeşlik bitti” söylemleri meydana çıkmaktadır, “bundan sonra ucuz doğalgaz yok” diyerek kardeşlik hukuku alt üst edilmektedir, bu ve benzeri söylem ve hainliğin yegâne sebebi Türkiye’de AKP hükümeti, Azerbaycan’da ise “Türk ve Azeri iki kardeş milleti siyasi oyunlara alet ederek anadoluyla bağını koparmak isteyerek, Rusya ve Amerika’ya yanaşmak isteyen” İlham Aliyev’dir.

Azerbaycan’ı işgal eden ermeni ve Bolşeviklerin Azeri Türklerine yaptıkları soykırımı engellemek ve Azerbaycanı Ermenilerden kurtarmak için Ermenilerle savaşan Nuri paşanın ve burada şehit olarak Bakü Türk şehitliğinde medfun bulunan şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak bu tür davranışları şiddetle kınıyor oradaki şehitlerin ve ay yıldızlı Türk bayrağının Azerbaycan Türk halkına emanet ettiğimizin bilinmesini istiyoruz.
Bu günde aynı şekilde Azerbaycan halkına yapılacak saldırıların Anadolu Türklerinin kendilerine yapılmış bir saldırı olarak göreceğini dedemiz Nuri Paşa gibi hareket edeceğini ve azerbaycan bayrağına ve bağımsızlığına yapılacak saldırılara yine biz Anadolu Türkleri tarafından kendi yurdumuza yapılan bir saldırı gibi göreceğimizi ve bu hassasiyetle cevap vereceğimizi dost düşman herkesin bilmesini istiyoruz.
Anadolu’nun daimi vicdanı Alperen Ocakları olarak bir milyon ermeniye, tek bir Azeri kardeşimizi dahi değişmeyeceğimizi tekrardan ifade ederken, dış politikada hainlerle masaya oturmayı kendisine adet edinmiş AKP hükümetini ise esef ve şiddetle kınıyoruz
Azerbaycan Türklüğünün lideri Mehmet emin resulzade nin şu sözünü tüm Azerbaycan ve Türkiye Türklerinin gençliğine hatırlatıyoruz:
Ey Gençlik! Senin uhdende Büyük bir vazife var: Senden evvelki nesil yoktan bir bayrak, mukaddes bir ideal remzi yarattı. Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!
1918 deki ermeni rus bolşevik işgalinde ayyıldızlı Türk Bayrağını hasretle bekleyen ve yazdığı şiirden dolayı şehit edilen Azerbaycanlı şair ahmet cevatoğlu nun meşhur şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Çırpınırdı Karadeniz
Bakıp Türk’ün bayrağına
Ah ölmeden bir görseydim
Düşebilsem toprağına
Sırmalar sarsam koluna
inciler dizsem yoluna
Fırtınalar dursun yana
Yol ver Türk’ün bayrağına.
Ayrı düştüm dost elinden
Yıllar var ki çarpar sinem
Vefalı Türk geldi yine
Selam Türk’ün bayrağına.
Kafkaslar’dan esen yeller
Şimdi sana selam söyler
Olsun bütün Turan eller
Kurban Türk’ün bayrağına.
Kafkaslar’dan aşacağız
Türklüğe şan katacağız
Türk’ün şanlı bayrağını
Turan ele asacağız.


İKİ DEVLET TEK MİLLET İKİ BAYRAK TEK YÜREK!!!!


Değerli Amasya’lılar!

Ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. Yüzyıllardır kardeş olan ve şehitliklerimizde koyun koyuna yatan bu milletin evlatlarını yine sözde kardeşlik söylemlerine sığınarak birbirine düşürmek isteyenler sabır küpü milletimizi tahrik etmeye devam ediyor. Ne yazık ki arsız ve çirkef üslup, “Türk” kimliğini reddeden söylem ve tavırlar sergileyen ve Türk Milletinin verdiği vergilerle siyaset yapan bir siyasi parti; yıllardır bu ülkede yaşlı-genç, bebek, kadın-erkek demeden 35 bin vatandaşımızı katleden teröristleri kahraman edası ile karşılama cüretini gösterebiliyor.

Bize öğretilen devlet mazlumu koruyacak, mağdurun yanında olacak kadar asil, suçu cezasız bırakmayacak kadar adil, hizmet için gönderdiği doktoru, öğretmeni, hemşireyi, askeri katledenleri affetmeyecek kadar da güçlü bir yapıdır. Bu Devlet, bildiğimiz kadarıyla; ellerinde sözde bayrak paçavraları, dillerinde bedel ödemeden sahipleneceklerini zannettikleri devlet hayalleri, önlerinde bu milletin paraları ile siyaset yapıp bu millete ihanet eden kanıbozuk vekil bozuntuları, arkalarında bu topraklarda sömürebilecekleri bir yapı kurmayı hedefleyen Yahudi lobileri ile güya gövde gösterisi yapan üçbuçuk soysuza boğun eğmeyecek kadar güçlüdür. Boyun eğdiği takdirde bunun devamında nelerin olabileceğini tasavvur dahi etmek istemiyoruz.

Ülkemizi bu sürece “Avrupa Birliği’nin yolu Diyarbakır’dan geçer” diyerek zorla sokan siyasi yapı sürecin kontrolden çıktığını fark etmelidir. Devlete ihanet edenlerle aynı kaşığın sapından tutmak ne demokrasi ne de açılımla izah edilebilir. Demokrasinin beşiği saydıkları Amerika ve Avrupa’da devlete ihanetin cezasının ne olduğunu bilerek güya demokratik açılım adı altında hainleri muhatap almak büyük bir gaflettir, dalâlettir.
Bütün bunlara karşı suskunluğumuz acziyetimizin değil devlete olan sadakatimizin eseridir. Dileğimiz kanın durması olduğu kadar sadakatimizin zedelenmemesidir. Açlıktan ekmek çalana hayatı zindan eden devlet, vatandaşının şahsında kendisine kurşun sıkana, dağa çıkana merhamet gösteremez, göstermemelidir. Suçlu ancak cezalandırılır, cesaretlendirilemez. Aksi takdirde çığlımızın hangi bendi yıkacağı, kimi alıp götüreceğini kimse kestiremez!


KAHROLSUN PKK VE ONUN ŞEREFSİZ İTLERİ !
KAHROLSUN ŞEHİTLERİMİZİN KEMİKLERİNİ SIZLATANLAR !
KAHROLSUN APO VE ONUN HAYSİYETSİZ DESTEKÇİLERİ !

-BALIKESİR-

Balıkesir Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin öncülüğünde düzenlenen mitingte, yaklaşık 5 Bin kişilik bir katılımla, bölücü terör örgütü PKK ve iktidarın "açılım" uygulaması şiddetle lanetlendi.

Saat 11.00'de Toplu taşıma merkezi önünde toplanan kalabalık ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyüşe geçti. PKK ve İktidar aleyhine solganların atıldığı miting, Şehitlikte son buldu.

Harp Malülü ve Gaziler Derneği Başkanı Haydar Yıldız'ın konuşması ve İlahiyatçı Maruf Çaksu ettiği dua ile tamamlanan "Açılıma Telin Mitingine; şehit ailelerinin feryatları, Alperen Ocaklı ve Ülkü Ocaklı gençlerin coşkusu damgasını vurdu.

Balıkesirliler, "Kahrolsun PKK-İşbirlikçi AKP" sloganının sıkça atıldığı yürüyüşle tepkilerini ortaya koydular.
 
Kahrolsun PKK-İşbirlikçi AKP
 
barış içinde yaşamaktan neden korkuyorsunuz.Silahların susmasından neden korkuyorsunuz
 
G€NÇ B€YİN;4723921' Alıntı:
barış içinde yaşamaktan neden korkuyorsunuz.Silahların susmasından neden korkuyorsunuz

Protestoların ana sebebini anlamaktan neden korkuyorsunuz?

Ve neden açılım sürecinin iyi yönetilmediğini sadece pkk-dtp nin reklam ve şhowuna sebep olmaktan başka icraatının olmadığını haykırmaktan korkuyorsunuz?

Bugüne kadar cesaret edilememiş ve bir o kadar hassas bir meseleyi bu kadar acemice başlatan ve sürdürmeye çalışan hükümet resmen çuvallamıştır.

Milli Devlet sisteminin hassasiyetleri gözardı edilerek demokratikleşme girişimi milli devleti tehdit eder hale gelmiştir. Halbuki bireysel özgürlükler ve demokrasi adına güzel gelişmeler olabilirdi. Evet bu akan kan durabilirdi. Ancak hükümet daha ismini bile adam gibi koyamadı sürecin. "Türk" kavramını daha başından bu yana bir ırk ismi gibi lanse etti ve ülkede etnik ırkçılığa prim verdi. Halbuki ne Türk Milliyetçiliği nede resmi ideoloji Türk adını bir ırkın adı olarak görmez. Israrla böyle görmek isteyen hükümet, bu saçma düşünceyi baz alarak açılım yapmaya kalkınca pimi çekili bombayı eline aldı. Allah muhafaza bir iç savaşın ve ayrışmanın sinyallerini başlatacak gelişmelere acemiliği sayesinde prim vermiş oldu.

İşte verilen tepki bunadır. Haksız isek buyrun izah edin....
 
Geri
Üst