FETHİYE Tarihi:
Antik çağlarda Telmesos, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise Makri ve Meğri adları ile anılan Fethiye, adını ilk şehit Türk pilotu Fethi beyden alıyor. Dantel gibi koyları, sedir ağaçlarıyla bezeli ormanları ve turkuvaz gerdanlığı Ölüdeniz'le, Kızlar koyu, Belcekız plajı ile cazibesini koruyor...
Fethiye deyince...
Fethiye'de görülecek yerler arasında ilk akla gelen, Ölüdeniz. Yıllardır tanıtım afişlerinde boy gösteren doğa harikasına, son yıllarda bir de Saklıkent kanyonu eklendi. Fethiye içinden minibüs ve özel araçlarla Fethiye-Kaş karayolundan ayrılarak ulaşılan Saklıkent kanyonunda, yüksek duvarları andıran kaya aralığına nehir üstündeki asma yaya yolundan giriliyor.
Diz boyu suları geçenler kanyonun derinliklerine doğru çeşitli kademeleri ve kaya basamaklarını aşarken, oldukça zevkli aynı zamanda da tabanının daraldığı bölümlerde zorlaşan bir çeşit trekking yapıyorlar. 9 Km'lik kanyon aralığının bir bölümünü yürüyenler gökyüzünün görülmez, gölcüklerin ve setlerin aşılmaz olduğu bölümlerden geri dönerken, şifalı olduğu söylenen çamurları da yüzlerine sürmeyi ihmal etmiyorlar.
Saklıkent kanyonundan ayrılanların uğrak yerlerinden biride kaplıca yöresi. Fakat yörede bulunan görkemli Tlos antik kentiyle, ulu çınarların gölgesinde ve şelalelerin serin sularının arasında yemek yiyen ziyaretçilerine keyifli anlar yaşatan Yakapark, çevre gezilerine katılan turistleri memnun ediyor. Şimdi sırada Ölüdeniz ve yamaç paraşütünün yapıldığı Babadağ var.
Gün boyu ziyaretçi akınına uğrayan Ölüdeniz'deki Belcekız plajında, yılın 12 ayı denize girilebiliyor. Kumburnu sahillerinde denizin tadını çıkaranların bir bölümü, sahilden kalkan ve 5 Km uzaklıkta bulunan Kelebek Vadisi'ne düzenlenen tekne turlarına katılıyorlar Ölüdeniz yakınlarında bulunan kilise kalıntılarının görüldüğü Ayanikola adası ve Gemile koyu da en az diğer gezi yerleri kadar ilgi görüyor.
Fethiye de ise durum daha farklı. Kent içinde kalıp günübirlik tekne turlarına katılarak tatil yapanlar, sahil boyunca dizili çay bahçelerinde oturup kıyı bandında dolaşırken; kamp alanını tercih ediyorlar. Fethiye yakınlarında yer aln biri Kızlar koyu olmak üzere, iki koydan oluşan Katrancı'ya tekne turlarıyla da ulaşmak mümkün.
1900 metreden sıfıra: Yamaç paraşütü
Ölüdeniz sahilinde yamaç paraşütü hizmeti veren 7 acente var. Rezervasyon yapıp çıkış saati bekleniyor. 50.000 Euro teminatlı sigortalı yolcular, pilotlarla beraber 4x4'lere biniyor üste de paraşütler yükleniyor. Ölüdeniz çıkışından 1965 metre yükseklikteki Babadağ'a 1978 yılında yangın kulesi için açılmış olan 25 Km'lik orman yolu ile tırmanılıyor.
Yol toz, toprak ve engebeli. Yolculuk 4x4'lerle, yaklaşık 50 dakika sürüyor. Arada bir yerde, orman işletmesi görevlileri yamaç paraşütü yapacak olanlardan kişi başı ücret alıyorlar. 1200 metrelerde ağaç cinsleri de değişim gösteriyor ve anıtsal gövdeli, 200-300 yıllık nadir türlerden Sedir ormanlarına rastlanıyor.
1700 metrede uçuş pistine ulaşanları her ihtimale karşı bir ambulans hazır bekliyor. Eğer rüzgar uçuş için uygun değilse, daha elverişli olan 1900 metreye çıkılıyor. Acente tarafından kendilerine verilen tulum ve kasklarını giyenler, önce paraşütleri yere açıp rüzgara bırakıyorlar. Şişince de koşmaya başlıyorlar ve kendilerini dik yamacın bir yerinden gökyüzünün boşluğuna bırakıyorlar.
Keyiften mi, heyecandan mı, yoksa adrenalin salgısından mı bilinmez önceleri çığlıklar duyuluyor. Sonra uzaklaşıyorlar ve sırasıyla Ölüdeniz'in, Ayanikola adasının, Gemile koyunun, Kum burnunun doyumsuz manzarasını seyrederek boşlukta çok da düzgün olmayan daireler çiziyor; kah inip kah yükselerek Belcekız plajı gerisindeki iniş pistine konuyorlar. Acenteye dönenler, çekilen video görüntülerini izliyor ve bir çoğu tekrar deniyor. Yamaç paraşütünde havada kalış süresi 30 ila 45 dakika. Ancak pilotlar isterlerse, bir saat de kalabiliyorlar.
--------------------------------------------------------------------------------
Fethiye'nin doyumsuz tatil üçgeni;
Saklıkent, Tlos ve Yakapark
Siz hiç içki içerken bardağınızı koyduğunuz taş barın içindeki kanalda dolaşıp, kadehinizin yanına gelince kendini başından kuyruğuna dek sevdiren alabalık gördünüz mü?.. Öpülecek şirinlikteki bu balıklar, Fethiye Saklıkent Kanyonu ve Tlos Antik Kenti yakınında bulunan barının tezgahında yaşıyorlar. Gezimiz bu sevimli alabalıkların küçük ülkesine, Saklıkent Kanyonu'na...
Tlos Antik Kenti
Dışarıya oranla 15 derece daha serin olan kanyondan çıkanların uğrak yeri; otopark çıkışında kurulu tezgahlar. Bal, kekik, nar ekşisi, meyve ve hediyeliklerle dolu çarşıdan ve merkeze yaklaştıkça giderek sayıları artan kır lokantaları arasından geçenler, 7 kilometre uzaklıktaki Tlos Antik Kenti'ne varıyorlar. Asfalt ve rampa yol üzerinde yemyeşil bir alan üzerinde kurulu tiyatroyu gezmek ücretsiz. Tepede bulunan kale, kaya mezarları, odalar ve lahitleri gezmek içinse, müze girişine 500 bin lira ödeniyor. Zirveye yaklaşırken kayalar oyularak yapılan taş basamaklar, arkadan iten rüzgarın da etkisiyle rahatça çıkılabiliyor. Tepede ise, anlatılamayacak kadar güzel bir manzara sizi bekliyor. İnişte, hemen her adımda içilebilen kaynak suları, ziyaretçilere mola olanağı sağlıyor. Müze girişinde satılan kart postal ve Tlos'u anlatan kitapçıklar, Tlos'u unutmamanızı sağlıyor.
Ve Yakapark
Saklıkent ve Tlos üçgeninde son nokta ise, "Yaka Köyü". Kaş, Antalya ve Fethiye çıkışlı jeep safaricilerin de mola yerlerinden biri olan Yakapark'ta; anıt olmuş ağaçlar, kademeli teraslar, havuz, su kanalları, hamaklar, yastık kaplı localar, taş masalar ve köşkler, görebilecekleriniz arasında. Kızgın saçta gözleme yapan köy kadınları, masalar arasında dolaşarak ötüşen horoz, civciv ve tavuklar da burada ilgi çeken unsurlar. Kanallardan taşarak akan suyun ve hışırdayan yaprakların sesleri arasında; bahçenin ortasında kurulu ızgarada pişen etler, mısır ununa bulanmış alabalıklar, çöp şişler ve közlenmiş patlıcanlarda güzelliğin cabası. Burada mutlaka görülmesi gereken bir başka yer ise Balıklı Bar... Restoran girişinde solda yer alan bar tezgahı taşdan yapılma ve içinde, dağdan gelen buz gibi suyun geçtiği bir kanalı var. Barda duranlar, kadehlerini su dolu kanala koyuyor, bu su içinde yüzen evcilleşmiş alabalıklar ise artık suya karışan rakı damlalarından mıdır, bilinmez konukların kendilerini sevip okşamalarına izin veriyor, kesinlikle kaçmıyorlar. Burada herkes yüzünde bir tebessümle hem balıkları okşuyor hem de içeceklerini yudumluyor. Çevrede gezilebilecek daha birçok yer bulunuyor. Kaplıcalar, Kaunos, Pınara, Letoon, Xantos, Patara gibi antik kentler, kaya mezarları, Fethiye tiyatrosu ve müzesi, Kayaköy, Ölüdeniz Milli Parkı, Katrancı, Kızlar Koyu, Göçek ve Kaş gün içinde gidip dönülebilecek uzaklıktaki turistlik merkezler.