İdam Sehpasında 'Çırpınırdı Karadeniz'i Söylemek..

türk ocağı

serdengeçti
HH Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
1,813
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Taceddin Dergahı
Türk Oğuz boylarına mensup olan Irak Türkleri Hicri 53’ten itibaren tarihin çeşitli dönemlerinde Orta Asya bozkırlarından göç eden ve halen Irak’ın kuzeyinde Telafer’den başlayarak, Mendeli’ye kadar uzanan bölgede ve müteakip hükümetlerin asimilasyon, baskı politikaları sonucu veya can güvenliği nedeniyle Irak’ın başka bölgelerinde yaşamak zorunda kalan bir toplumdur.

* * *

Saddam yönetimi, Türk liderlerini, aydınlarını idam ettiriyor veya ömür boyu hapse mahkûm ediyordu. O dönemde cezaevinde 7 yıl yatmış Necmettin Kasaboğlu anlatıyor:
“Bir gün Bağdat’a ‘Sezercik’ adlı bir film geldi. ‘Molla Emmi’ dediğimiz bir büyüğümüz vardı. Ona göre, televizyon seyretmek, sinemaya gitmek günahtı. Bir baktık ki o da sinemaya Sezercik’i seyretmeye gelmiş. ‘Hani, sinema günahtı?’ diye sorduk. ‘Türk filmi günah değil’ cevabını verdi...
Cezaevinde Enver Şükrü adlı bir arkadaşımız vardı. Türkiye’yi konuşurken söz Ankara’dan açıldı. Enver Şükrü, daha önce Ankara’yı görmüştü. Biz hiç gitmemiştik. Enver Şükrü, ‘Ankara dağlık bir yerdir’ dedi. Hepimiz dehşete kapıldık. Biz, Ankara’yı cennet gibi bir yer olarak hayal ediyorduk. Bazı arkadaşlar, ‘Vay şerefsiz vay! Ankara’ya nasıl hakaret edersin!’ diye Enver Şükrü’nün üzerine yürüdüler. 1 ay boyunca cezaevindeki hiçbir Türkmen, Enver Şükrü ile konuşmadı. Enver Şükrü, bir gün gelip, ‘Yahu arkadaşlar ben şaka yaptım. Ankara’nın yolları mermerdendir. Muz, portakal ağaçları ile süslenmiş bir şehirdir’ dedi. Hepimizden özür diledi. Özrünü kabul etmedik. Dedik ki, ‘Bizden değil, Ankara’dan özür dileyeceksin.’ Bunun üzerine Enver Şükrü, ellerini kaldırıp, ‘Ankara, senden özür diliyorum’ dedi ve kendisini yeniden aramıza aldık.
Zaman zaman Habur’a kadar gider, Türkiye’nin havasını teneffüs etmek isterdik. Belki bir Türk bayrağı görürüz diye umutlanırdık. Ancak, bayrak görünmezdi. Sınırdaki nöbetçiler bize sertçe çıkışır, biz de fark ettirmeden, Türkiye’nin havasını ciğerlerimize çekmeye çalışırdık. Sanki hava farklıymış gibi hissederdik.
Selahaddin Tenekeci adlı bir arkadaşımız vardı. 1980’de idam edildi. İdam edilirken, ‘Çırpınırdı Karadeniz’i söyledi... ‘Bakıp Türk’ün bayrağına’ derken sandalyeyi kendi ayağıyla itti ve ruhunu teslim etti.
Bir başka arkadaşımıza işkence yapıldı. Mahkemede Saddam’a hakaret etti diye gözlerini çıkardılar. Anası gelip ağladı... ‘Ağlama anne’ dedi; ‘Ölürsem, beni davul zurnayla gömün, yalnız Türkiye’nin ilgisizliği beni kahrediyor.’
20 senedir Bağdat Cezaevi’nde yatan bir arkadaşımız vardı. Cezaevindeyken Türkiye’den gelen yiyecekler, bizim için en büyük hediyeydi. Arkadaşımız, taze olmayan peyniri yemezdi. Bir gün Türkiye’den peynir geldi. Peynir, cezaevinde bekletilmiş, sıcakta kokmuş. Kimse yemedi, peynir çöpe atıldı. Bu arkadaşımız, gitti peyniri çöpten aldı ve ‘Türk peyniri kokmaz’ dedi...
Bir başka arkadaşımız, Türkiye’den gelmiş vişnelerin çekirdeği ile yaptığı tespihi koklar ve bize, ‘Koklayın, Allah her dilediğinizi kabul eder’ derdi.
Saddam yönetimi, her zaman yaptığı gibi bir Türkmen’in tarlasını elinden aldı. Türkmen, ilgili makama başvurdu ve tarlanın niçin elinden alındığını sordu. Aldığı cevap şuydu:
‘700 yıl siz ektiniz, biçtiniz. 100 yıl da, Araplar eksin, biçsin.’
Bir arkadaşımıza isnat edilen suçu itiraf etmesi için işkence yapılıyordu. İşkence yapan Arap polis, ‘Sadece ak de, seni serbest bırakacağım’ dedi. Arkadaşımız, ‘Ben bir Türk’üm. Bir Arap istedi diye ak demem. Bu bir Türk’e yakışmaz’ diye cevap verdi. İşkence devam etti.”

* * *

Ve Ankara’nın Kerkük’teki katliamlara ilgisizliği üzerine bir dörtlük:
“Kerkük bir öbek kar çöl ortasında
Ah anamız ağlar el ortasında
Sağır mısın, sağır mısın Ankara
Öldük güpegündüz yol ortasında”
Kerkük Türkmenleri, bugün de yol ortasında, evlerinde öldürülüyor!

Kerkük Türkmenleri kimdir? Türkiye’ye nasıl bakarlar?
Arslan Bulut-Yeniçağ
 
“Kerkük bir öbek kar çöl ortasında
Ah anamız ağlar el ortasında
Sağır mısın, sağır mısın Ankara
Öldük güpegündüz yol ortasında”

bir dörtlük ne kadar şey anlatır anlamasını bilince...
 
Çok güzel bii paylaşım abii..

‘Ölürsem, beni davul zurnayla gömün, yalnız Türkiye’nin ilgisizliği beni kahrediyor.’

Herşeyi anlatıyor gibime geldii...

Tekrar Allah razı olsun...
 
Iraktaki soydaşlarımız çeçenistandaki soydaşlarımız sovyetler dağıldıktan sonra oluşan türk devletleri soydaşlarımızın hiç birine yardım etmedik. Devlet büyükleri hepsini görmezden geldiler soydaşlarımız teker teker katledildi. Ülkemizin bu kadar vicdansız davranması bize olan güvenlerini umutlarını hepsini kırdı geçirdi.

Geçen haftalarda Süleyman Demirel Genç bakış adlı programda konuktu. Öğrencilerden biri bu konu hakkında bir soru sordu. Verdiği cevap Daha onları koruyacak kadar süper güç olamadık . Varmı böyle birşey. biz cihanı sallamış bir Milletiz. Bugunki kör bakışlarımız bugunki pasifliğimiz uyuşturulan benliğimiz bugunki vurdum duymazlıgımız kısa yoldan ettiğimiz gelirler. Bugun avrupa uğruna demokratikleşmek adına unutturulan Şanlı tarihimiz örfümüz adetimiz soydaş bütünlüğünü unutmamız hepsi bunun yuzunden hepsi Sonu olmayan anlamsız sevdalardan.

Umarım gün gelecek önce duran beynimizi artık çalıştıracagız gün gelecek bu Ülke Tüm soydaşlarını kanatlarının altında tutacak gün gelecek. Türklere uygulanan zulm un karşılığını görecekler!!!
 
Ben bir Türk’üm. Bir Arap istedi diye ak demem. Bu bir Türk’e yakışmaz’
 
beyler saddam baştayken nerdeydi sizin soydaş sevdanız.ozamanlar niye hatırlamıyordunuz . osmanlı çok mu merhamet göstermiştiki araplara aynı merhameti istediniz saddam da verdi

ne ekerseniz onu biçerseniz.lafta herşeysiniz .icraat lazım. öyle kahpece arkadan vurup kahraman ilan edilmek siz man milliyetçiler mahsustur
 
Osmanlı nın merhameti yüzünden çekiyoruz bunları zaten.

Azınlıklara verilen haklar Türklerde yok. Osmanlı da Allah korkusu vardı, müslüman geçinen ülkeler gibi değil, harbi müslümandı. Biz de devamıyız. Araplara merhametsiz davranmış olabilir size göre, ama Arapların diğer müslümanlara özellikle Osmanlılara yaptığı kalleşlikler tarih boyunca bilinmektedir.
 
Ben Türkmenim Türkiye Iraktaki Türküm ben
Senin iLe aynı soy aynı Necib ırkım ben
1000 yıLdır burda dönen Sana ait çarkım ben
Senin gibi bende taaa Oğuzdan geLiyorum
Ya yetiş imdadıma ya artık öLüyorum

Asyadan çıkıp geLip edinince bu yurdu
PetroL ne biLmiyordum Dünyada biLmiyordu
ALtımdan petroL çıktı bütün dünya kudurdu
O gün bugün dünyanın hedefi oLuyorum
Ya yetiş imdadıma ya artık öLüyorum

Ne zaman ki petroLün tam farkına vardıLar
ÜşüştüLer başıma her yanımı sardıLar
Beni senin bağrından çektiLer kopardıLar
Anasız kuzu gibi yıLLardır meeLiyorum
Ya yetiş imdadıma ya artık öLüyorum

Beni sensiz buLunca dedim ya kudurduLar
KuduranLar sanma ki sadece gavurduLar
Beni esas sırtımdan dindaşLarım vurduLar
Benim suçum Türk oLmak ben bunu biLiyorum
Ya yetiş imdadıma ya artık öLüyorum

Ben Türkmenim Türkiye her yanım yara yara
PetroL gibi taLihim petroLden daha kara
Çok yoruLdum ay gardaş heLe varya bu ara
BoğuLmak üzereyim zor nefes aLıyorum
Ya yetiş imdadıma ya artık öLüyorum

Bugüne kadar dayandım takatten düşüyorum
ÖLümLerLe doLuyor öLümLe yaşıyorum
NasıL böyLe duyarsız oLursun şaşıyorum
Bir biLdiğin var diye teseLLi oLuyorum
Ya yetiş imdadıma ya artık öLüyorum

Kayıp etmedim asLa umudumu hiç kayıp
Hep yoLunu bekLedim günLeri sayıp sayıp
Bıçak artık kemikte durumumu anLayıp
GeLeceksen geL geL geLmeni diLiyorum
Ya yetiş imdadıma ya artık öLüyorum

Irak´ı uzak sanma ben hemen dibindeyim
Farzetki emmin giLde veyahut bibindeyim
Az eLini uzatsan vaLLahi cebindeyim
Gardaşımsın gardaşım kapını çaLıyorum
Ya yetiş imdadıma ya artık öLüyorum

Soruyorum cevap ver söyLe bana başmısın?
SöyLe ki Arif biLsin benimLe yoLdaşmısın
Özüm sana gardaş der yoksa kara taşmısın
Taşsan eğer senide defterden siLiyorum
Ya yetiş imdadıma ya artık öLüyorum

..::Ozan Arif::..
 
muratti56' Alıntı:
beyler saddam baştayken nerdeydi sizin soydaş sevdanız.ozamanlar niye hatırlamıyordunuz . osmanlı çok mu merhamet göstermiştiki araplara aynı merhameti istediniz saddam da verdi

ne ekerseniz onu biçerseniz.lafta herşeysiniz .icraat lazım. öyle kahpece arkadan vurup kahraman ilan edilmek siz man milliyetçiler mahsustur


Saddam'ın Osmanlıyı İngilizlere satan Mekke Emiri Şerif Hüseyin'den farkı nedir?

Ayrıca icraat beklemeden önce senin gidip Şiilik mezhebi kimlerin desteğiyle ne amaçla kurulmuştur onları bir öğrenmen lazım... :D
 
muratti56' Alıntı:
beyler saddam baştayken nerdeydi sizin soydaş sevdanız.ozamanlar niye hatırlamıyordunuz . osmanlı çok mu merhamet göstermiştiki araplara aynı merhameti istediniz saddam da verdi

ne ekerseniz onu biçerseniz.lafta herşeysiniz .icraat lazım. öyle kahpece arkadan vurup kahraman ilan edilmek siz man milliyetçiler mahsustur

Kimin clonesisin bilmiyorum ama şunu bil ki biz bunları o zamanda söylüyorduk hep söyledik söyliyeceğiz sen duymamışsın,sanırım o zamanlar sen kısa pantolonla geziyordun.. Osmanlının o kadar merhametliydiki kendini sırtından bıçaklıyanları dahi affetmişti...Yakup Cemiller bazen kulaktan bazen bu memleketin ekmeğini yiyip de nankörlük edilen ağızdan üfüler....
 
ASİL_1' Alıntı:
Kimin clonesisin bilmiyorum ama şunu bil ki biz bunları o zamanda söylüyorduk hep söyledik söyliyeceğiz sen duymamışsın,sanırım o zamanlar sen kısa pantolonla geziyordun.. Osmanlının o kadar merhametliydiki kendini sırtından bıçaklıyanları dahi affetmişti...Yakup Cemiller bazen kulaktan bazen bu memleketin ekmeğini yiyip de nankörlük edilen ağızdan üfüler....

Tam nasıl anlatsam diyodum...

Allah razı olsun abi...
 
Geri
Üst