Ümraniye bombaları Hablemitoğlu suikastine uzandı

g.haneli

Banned
Katılım
4 Eki 2007
Mesajlar
388
Reaction score
0
Puanları
0
Ümraniye soruşturmasında Hablemitoğlu cinayetinin izleri

ÜMRANİYE'de ele geçirilen el bombalarıyla aynı seriden 2 el bombasıyla geçen yıl İzmir'de öldürülen İbrahim Çiftçi'nin, Necip Hablemitoğlu cinayetiyle ilgili olarak sorgulanıp serbest bırakıldığı ortaya çıktı. Bu gelişme üzerine Ümraniye'de bulunan el bombalarıyla ilgili soruşturmayı yürüten savcılık, Hablemitoğlu cinayetin dosyası ile İzmir'deki bombalı saldırı dosyasını da incelemeye aldı.

İstanbul Ümraniye'de bir gecekonduda ele geçirilen 27 el bombasına ilişkin yürütülen soruşturmada Hablemitoğlu cinayetinin dosyası inceleniyor. Gecekonduda 27 el bombası bulunması, üstelik bunların eski bir askere ait olduğu iddiası kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Ele geçirilen 18'i MKE yapımı, 7'si DM41 NATO standardı ve 2'si de Alman yapımı olan 27 el bombasına ilişkin yürütülen soruşturmada eski astsubay Oktay Yıldırım, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve yazar Ergün Poyraz ile birlikte 13 kişi tutuklanmıştı

BELGELERİN BİR KISMI `DEVLET SIRRI'

Günden güne derinleşen soruşturmada ele geçirilen el bombalarının Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan ve İzmir'de bir kişinin ölümü 11 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan olayda kullanılan 2 el bombasıyla aynı seriden olduğu anlaşıldı. Savcılık bir yandan bu olayları araştırırken diğer yandan `terör örgütüne üye olmak ve devletin gizli belgelerini ele geçirmek suçlarından' tutuklanan Ergün Poyraz'ın evinden bulunan `gizli' belgeleri inceleme altına aldı. Ele geçen bilgi ve belgelerin `devlet sırrı' olup olmadığı hususunun araştırılması için GenelKurmay Başkanlığ'na yazı yazıldı. Bunların bir kısmının `devlet sırrı' niteliğinde olduğu kaydedildi.

İzmir Alsancak'ta bir kafeteryaya atılan iki el bombası olayını inceleyen savcılık, bu olayda ölen İbrahim Çiftçi'nin Dr. Necip Hablemitoğlu suikasti soruşturmasını yürüten Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Cengiz Köksal tarafından `Seri katil' olarak tanınan Durmuş Anucin'in itirafları üzerine, sorgulanıp serbest bırakılan İbrahim Çiftçi ile aynı kişi olduğunu tespit etti.

ANUCİN NE DEMİŞTİ?

Yargılandığı bir cinayet davasında ifade veren Durmuş Anucin, Hablemitoğlu cinayetini, 1986 yılında İmralı Cezaevi'nden tanıdığı ve İzmir'de `baba' olarak bilinen İbrahim Çiftçi ile gerçekleştirdiğini iddia etmiş "Ancak cinayet esnasında Çiftçi yanımda değildi. Ankara'ya kadar gelmişti. Beni kullananlar, beni yakalatmasını da başardılar. Parayı bilerek İstanbul'daki bankaya gönderip beni yakalattılar" diye konuşmuştu. Mahkeme heyeti, Anucin'in, Dr. Hablemitoğlu suikastı ve diğer olaylara ilişkin sözlerini tutanağa yazdırdı.

HABLEMİTOĞLU DOSYASI İNCELENİYOR

Bunun üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan el bombalı saldırıya ilişkin evrak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ise Hablemitoğlu cinayetine ilişkin sürdürülen soruşturma dosyası istendi.

Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması, İzmir'de bir kafeye bomba atılması, Danıştay saldırısı ve Hablemitoğlu cinayeti dosyası gibi birbirinden önemli olayların adının geçtiği soruşturmada sona yaklaşıldığı belirtildi.

HABLEMİTOĞLU KİMDİR?

Necip Hablemitoğlu, 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. 1977-1978 yıllarında "Dilde, Fikirde, İşde Birlik" adlı aylık bir dergi yayınladı. Uzun yıllar çeşitli kuruluşlarda basın müşaviri olarak çalıştıktan sonra Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü'nde master ve doktora yaptı.

Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapan Hablemitoğlu, Orta Avrupa ve Balkanlar'da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve Türk şehitlikleri konularında alan çalışmaları yürüttü. Bu çalışmalar çeşitli gazetelerde yazı dizisi olarak yayınlandı. 1995-1996 yılları arasında Birleşmiş Milletler'in bir projesinde (UNDP) görev alarak Moldova'da Gagauz Türkleri'nin Latin alfabesine geçişi ile ilgili olarak danışmanlık hizmeti verdi. Buradaki görevi sırasında, Cumhuriyet döneminin başında bölgede Atatürk tarafından görevlendirilen öğretmenlerin bulunduğunu belirleyerek, bu öğretmenlerin bugün yaşayan öğrencilerinin anılarını derledi ve bir kısmını Kemal'in Öğretmenleri başlığı ile yayınladı.


Özellikle "Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası" isimli kitabı ve Fethullah Gülen hakkında tamamlayamadığı kitabı "Köstebek" isimli kitabından dolayı tehditler alan Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 tarihinde evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayata gözlerini kapadı. Köstebek isimli kitabı ölümünden sonra basılmıştır.

Cinayet sonrasında Hablemitoğlu'nun elektronik postasına ve telefonuna gelen tehdit telefonları emniyet mensuplarınca incelenmek üzere alınmıştı. Ailesinin İçişleri Bakanlığı aleyhine Ankara 5'inci İdare Mahkemesi'nde açtığı dava neticesinde, İçişleri Bakanlığı 40 milyar lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. İçişleri Bakanlığı, savunmasında Hablemitoğlu'nun cinayetini 'adi bir cinayet vakası' olarak değerlendirdiğini bildirmişti.




VATAN
 
gene ceteleşme askerin arasından bazı kişiler el bombaları...Necip Hablemitoğlu öldürüldüğünde LAİKLİK ELDEN GİDİYOR KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ naraları atılıyordu zamanla her pis iş açığa çıkacak hepsi olmasa da bide devlet sırrı var tabi bu devletinde sırları hiç bitmez =) açığa çıkartılanlar bile yeter düşünene
 
Dahası Cumhuriyete atılan bombalar dan sonra Cumhuriyet gazetesi "Bu laik Cumhuriyete yapılan saldırıdır" deyip güya aklınca olayı provake ederek bunu dincilerin yaptığını söylemiş ve bunun peşini asla bırakmayacaklarına dair yeminler etmiştiler.

ama bir süre sonra Bu bombaların Kara Kuvvetleri envanterine kayıtlı olduğu anlaşılınca bizim yayagaracı cumhuriyet olayı örtbas etmek için konuyla ilgili tek haber yapmadı.hani peşini bırakmayacaklardı.

ordudan emekli olan subayların güya vatanı kurtarmak için ordudan aşırdıkları mühimmatlarla çeteler kurup hücre evleri oluşturdular.

İşte bunlardan biriside ümraniyede ele geçirilen çok sayıda askeriyeden çalınmış siah ve mühimmat.

Cumhuriyete atılan bu bombalrında ümraniyedeki ulusalcı çetelerle bağlantılı olduğu ortaya çıktı.Ama bizim Cumhuriyetten yine ses seda yok.

Bu günde öğreniyoruz ki Hablemitoğlu cinayetide yine bu ulsalcı çetelerin bir işiymiş.

Bunlar ne alçaklarki kendi düşüncelerindeki leri provakasyon amacıyla öldürüyorlar sonrada bunları dinciler yaptı diye çarşaf çarşaf yayınlar yapıyorlar.
 
Geri
Üst