Özdemir İnce’nin Köy Enstitüleri___

LOOPUSED

Altın Üye
Altın Üye
Katılım
6 Haz 2008
Mesajlar
12,048
Reaction score
0
Puanları
0
Yaş
55
Konum
€z€Ld€n €b€d€
Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü münasebetiyle(17 nisan)



Özdemir İnce’nin Köy Enstitüleri


Özdemir İnce, Hürriyet gazetesinin Marksist yazarlarından biri. Marksizme dayalı düşüncelerini eğmeden, bükmeden, saklamadan, korkmadan.. açıklayan bir kalem. Marksizm, bütün dünyada iflas etmesine, Sovyet Rusya gümbür gümbür yıkılıp gitmesine rağmen, Özdemir İnce, dâvâsına aşkla bağlı bir adam.
Köy Enstitülerinin kuruluşlarının 69. yıldönümleri dolayısiyle, 17 Nisan 2009 tarihli yazısında şu iddialarda, suçlamalarda bulunuyor. Diyor ki: “Köy Enstitüleri düşmanca kapatıldılar”
“Ağızdan dolma bilgilerle Köy Enstitüsünü karalayanlar, (Enstitülerin) komünizm yuvaları olduklarını, bir de öğrencilerin ve enstitü yöneticilerinin Mao gibi üniforma giydiklerini ve din düşmanı olarak yetiştirildiklerini sözlerine ekleyeceklerdir.”
“17 Nisan 1940 yılında kurulan Köy Enstitülerinin amacı, köylerde çalışacak öğretmen önderler yetiştirmekti.” “1954 yılında ise, Demokrat Parti, bu güzelim okulları kapattı.”
Özdemir İnce’nin iddiaları özetle böyle. Peki doğru mu bu iddialar? Hayır! Hiçbiri doğru değil. Yalan! Yalan! Yalan!
Evvela hiçbir Köy Enstitüsünün kapısına kilit vurulmadı. Köy Enstitülerinin sadece isimleri ve eğitim-öğretim usülleri değiştirildi. Yani Köy Enstitülerinde Marksist bir eğitim zihniyetine son verildi.
1940 yılında, tahsil çağında bulunan çocuklarımızın %61’i şehirlerde, %19’u, köylerde bulunuyordu. Köylü çocuklarının da eğitim görmeleri için onyedi yerde Köy Enstitüleri kuruldu. Hesaplara göre her yıl bu onyedi enstitüden üçbin öğretmen mezun olacaktı. 15-20 yıl sonra yaklaşık 50 bin öğretmenimiz, 40 bin köyümüzün hem öğretmeni, hem de sağlık memuru, nalbantı, marangozu, tesfiyecisi, çiftçisi, işçisi, öncüsü olacaklardı.
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü: “Hayatımın sonuna kadar takib edeceğim tek kuruluş bu Köy Enstitüleridir“ demişti. Bu söz, enstitülerin kapılarına, duvarlarına kocaman harflerle yazılmıştı.
Ancak İnönü, sözünün arkasında durmadı. Çünkü gördü ki Marksist kişiler, Köy Enstitülerini, komünizmin fideliği haline getirmek için çok ciddi bir gayret içindedirler. Bu münasebetle, meşhur komünistlerimizden: Sabahattin Ali, Behice Boran, Pertev Boratav, Sabahattin Eyüboğlu, Meliha ve Niyazi Berkes gibi kimseler, Hasanoğlan Köy Enstitüsüne giderek Köy çocuklarına komünizmi sevdirmeye çalışmaktadırlar. Enstitü öğrencilerine Yurt ve Dünya, Adımlar, Ant, Pınar, Gün, Ses... gibi Komünizmi öven dergiler dağıtmaktadırlar.
Sonra, plânlarıyla ortaya konuldu ki, Ankara’nın burnu dibindeki Hasanoğlan Köy Enstitüsü binası bile, kocaman bir orak şeklinde yapılmıştır. O devâsâ orağın sap kısmı kırmızı kiremitlerle örtülmüş, demir kısmı ise sacla kaplanmıştır. Yani, Hasanoğlan Köy Enstitüsüne havadan bakıldığında, kör gözlere bile kocaman bir Moskof orağı batmaktadır.
İsmet İnönü, oynanan sinsi oyunu görünce, Enstitülerin bayraktarlığını yapan Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i vazifesinden alarak yerine Reşat Şemsettin Sirer’i oturtmuştu.
Özdemir İnce’nin kaba-saba yalanlarını yarın da ele alacağım.



kaynak
 
Köy Enstitüleri çağ dışında kalan kuruluşlardı


Köy Enstitüleri üzerine bildiklerimi yazsam, bu sütun ebadında 40 sütun bile kâfi gelmez.
Köy Enstitüleri gerici bir zihniyetle kurulmuşlardı. Mezunlarına imkân ve fırsat eşitliği tanınmıyordu. Mezunlar, 20 yıl köyde kalmak mecburiyetindeydiler. Enstitüler, önce CHP tarafından frenlenmeseydi, sonra DP tarafından islah edilmeseydi, milletimiz, devletimiz için büyük felâketlere yol açabilirlerdi.
Özdemir İnce’ye göre: “Birtakım kimseler, ağızdan dolma bilgilerle Köy Enstitülerini karalamakta onların komünizm yuvaları olduğunu söylemektedirler“ Breh! Breh! Breh!
Bu konuda, enstitülerin fikir babalarından İsmail Hakkı Tonguç’un oğlu Engin Tonguç’un açıklaması şöyle: “Köy Enstitüleri sistemi başlıbaşına, ne bir okuma-yazma kampanyası, ne bir öğretmen yetiştirme çabası, ne bir köy kalkınması sorunu idi. Temel amacı bakımından, tarihsel koşulların hazırladığı bir olanaktan yararlanarak, iktidara katılıp, elde edilen yürütme gücü ile, emekçi sınıfları bilinçlendirmek ve devrimsel süreci hızlandırmak için girişilmiş bir devrim stratejisi ve taktiği idi.”
Neymiş efendim? Demek ki Köy Enstitüleri öyle köylüye okuma-yazma öğretmek, öğretmen yetiştirmek için kurulmamış. Köy Enstitüleri, işçi sınıfını teşkilatlandırmak, bilinçlendirmek ve en kısa zamanda Marksist devrimi gerçekleştirmek için düzenlenen taktiklermiş.
Yine Özdemir İnce’ye göre: “Bir takım kimseler Köy Enstitülerine kara çalıyorlarmış. Enstitülerde din düşmanlığı yapıldığını iddia ediyorlarmış“
Adam, herkesi kör, alemi sersem sanarak desteksiz atıp duruyor. Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişlerinden Fethi İsfendiyaroğlu kılı kırk yararak tuttuğu raporda diyor ki:
1- Enstitülerde, Komünist Manifestosu teksir edilerek dağıtılmıştır.
2- Rus eğitim sistemi övülmüş, enstitülerde de Rus eğitiminin uygulanması istenmiştir.
3- Düziçi Köy Enstitüsünde, bayrağımızdaki ay-yıldız yerine orak-çekiç resmi çizilmiştir.
4- Öğrenciler için düzenlenen konferanslarda denilmiştir ki:
“Bugün biz komunizmi kabul etmiyorsak, bu o rejimin kötülüğünden değil, bizim kafamızın geriliğindendir.”
“Aile kudsiyeti, bir saçmadan başka bir şey değildir. Tabiat, senin karın-benim karım diye bir ayırım yapmamıştır. Bu insan egoizminin ortaya çıkardığı bir şeydir. Bunları bizler ortadan kaldırmalıyız.”
“Arkadaşlar, köle olarak yaşayan köylüyü kurtarmak bize kalmıştır. Yegâne çare hükümeti devirerek yerine geçmek, komünizmi ilân etmektir.”
“Köy Enstitüsü dergisinde açıkça zengin düşmanlığı yapılmakta sermaya sahipleri hain olarak gösterilmektedir.”
Köy Enstitüleri, gerici bir zihniyetle kurulmuşlardı. Enstitü mezunlarına imkân ve fırsat eşitliği tanınmıyordu. Oradan mezun olanlar 20 yıl köylerde kalmak mecburiyetindeydiler. Maaşlarını Özel idareden alıyorlardı. Aylıkları sadece 25 liraydı. DP devrinde Tevfik İleri, Köy Enstitüsü mezunlarına da fırsat ve imkân eşitliği sağladı. İsteyenler köylerde kaldılar. Daha ileri seviyede eğitim almak isteyenler, şehirlerde okudular. Maaşları 105 liraya çıkarıldı. Şehirlere yerleşenler, eğitimde, şöhrette daha çok yükselenler, kendilerine bu imkânı sağlayan DP’ye ve Tevfik İleri’ye düşman kesildiler. Niçin? diyeceksiniz. Komünist oldukları için.


http://www.habervaktim.com/yazar/13647/koy_enstituleri_cag_disinda_kalan_kuruluslardi.html
 
Geri
Üst