- Katılım
- 18 Ara 2006
- Mesajlar
- 12,137
- Reaction score
- 0
- Puanları
- 0
Gazeteci Tutkun Akbaş, son kitabında faili meçhule kurban giden Binbaşı Erseverin kayıp kitabında yer alan bir mektubu yayımladıMektupta Irak Cumhurbaşkanı Talabani, terör örgütü lideri Abdullah Öcalana Yüce muhterem kardeşim Abdullah Aziz Apo şeklinde hitap ediyor
Gazeteci Tutkun Akbaş, 1993te faili meçhul bir cinayete kurban giden ve JİTEM elemanı olduğu öne sürülen binbaşı Ahmet Cem Erseverin kayıp kitabı Şamdaki Kemancıda yer alan ilginç bir mektuba son kitabında yer verdi. Erseverin hiç yayımlanmayan kitabında, 18 yıl önce, dönemin KYB lideri olan Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabaninin terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalana yazdığı mektup bulunuyor. Talabani, Yüce muhterem kardeşim Abdullah Aziz Apo sözleriyle hitap ettiği Öcalandan, 6 ay - 1 yıl için ateşkes yapmasını, bu sürede Türkiye Cumhuriyeti ile siyasi çözüm yolları aramasını istiyor. Akbaş Cem Erseverin Son 90 Günü ve Kayıp Kitabı Şamdaki Kemancıda, Erseverin kitabında yer alan ve 1991de yazılan mektubu yayımladı. Erseverin kayıp kitabındaki mektupta Talabani Öcalana, siyasi çözümün sağlanması yolunda Türkiye Cumhuriyeti ile PKKnın açık veya gizli bir anlaşma yapabileceğini söylüyor. Akbaşın kitabında aynen verdiği mektubun önemli bölümleri şöyle:
Sıcak selamlar
Yüce muhterem kardeşim Abdullah Aziz Apo sıcak selamlar
Sana bazı doğruları izah etmek için mektubu gönderiyorum. Artık bütün Kürt liderler uluslararası hükümetleri her şeyi açıklamalı. Ortadoğudaki içinde Kürtlerin yaşadığı ülkelerin hükümetleri beynelmilel hükümetlerce denetlenmeli, hareketleri sınırlandırılmalıdır. Bu çok önemli bir konudur, özellikle Kürtlerin haklarını kazanabilmeleri için Moskovada yenileşme oldu. Avrupada ortak pazar çıktı, dünya değişti, demokratikleşme dünyaya yayılıyor. Avrupanın amacı önce Avrupayı sonra dünyayı birleştirmek. Avrupa insana özgürlük veriyor... Hürriyet, demokrasi veriyor. Bütün bunlar bizim gibiler için büyük bir hizmettir... Ama ben asıl konumuza geçiyorum. Bizler için yararlı yararsız birçok nokta var. Yararları olanlardan bahsedeyim. Birincisi, partinin demokratik ilkelerini yayınlamak; ikincisi insanlara haklarını vermek; üçüncüsü cumhuriyetlere özgürlüklerini vermek; dördüncüsü sınırları tespit etmek; beşincisi ise artık tek parti diktatörlüğünün sona ermesi. Bize faydalı noktalar bunlar...
ABD yardım etti
Moskova siyaseti sonrası ABD artık dünyayı etkiliyor... Soğuk savaşı bitirdi. Sonuçları şunlardır: İki kutup (doğu - batı) bitti. Bizler gibilere eziyet de bitiyor. Bizler gibilere, demokrasi arayanlara Avrupa ve ABDden yardımlar oldu.
Tarafların sorunları masada tartışarak çözmesi yararlı olandır. Bakın, bunlara birkaç örnek Kamboçya, Afganistan, Yugoslavya, Etiyopya, Güney Amerika, Doğu Moskova, Baltık cumhuriyetleri.
Terörizmi beynelmilel bir kanun ile durdurmak gerekir.
Köylerin silah zoruyla katılımını istemek yanlıştır. Biz böyle bir kurban verdik. Sibibara böyle bir kurbandır.
Devrim nasıl olur: Millete yavaş yavaş bu fikir aşılanır, sonunda bütün millet hep birden ayaklanır. Devrim olur. Devrim mal gibi ithal ve ihraç edilmez. Artık devrim zamanları geçti. Bu devrimden vazgeçmek anlaşılmasın. Devrimi başarmanın koşulları çoktur. Sürat lazımdır. Milletin sesine kulak verilmelidir. Konuşma sonuç vermezse silah kullanılsın. Görüşme istediğini Birleşmiş Milletler önünde açıklayalım. Onların desteğini kazanalım. Burası çok önemlidir.
Aziz kardeşim,
Başka bir konuya geçelim. Bu da Kürdistanla ilgili söylediğimiz noktalar olmazsa başarılı olunmaz... Şu bir gerçek ki Kürdistanın uzak görüşlü liderleri yok... Bazı ülkeler bize iktisadi konularda yardım ediyor. Silah veriyor. Her türlü yardıma rağmen hâlâ başarılamadı. Bizden yana bazı beynelmilel değişiklikler oldu ama bunları yeterli görmeyelim. Mücadele etmemiz lazım, treni kaçırmayalım. Bir atasözü var, Kürtün aklı iş geçtikten sonra başına gelir. Bunu kendimize tatbik etmeyelim. Geçirdiğimiz bunca zorlu günde ders almadık. Görüşmeler oldu bazı şehitler verildi... Bunlardan ders almadık. Anlaşma çalışmaları savaştan uzun sürdü. Kürtlere verilen zararlar diğer büyük ülkelerce bilinmiyor...
Zayıf noktamız
Kürt liderler için yenilik şarttır... Bu liderler yeni hayat şartları ile aynı düzeye gelmelidir ve yeni düzeni anlamalıdır. Kürt liderler için önemli bir şart da herkese karşı diplomatik denenmesidir, kullanılmasıdır. Bunun önemini çok iyi bilmeliyiz. Bu nokta bizlerin zayıf taraflarıdır. Düşman bunu iyi biliyor ve bu zayıf noktamızı kullanıyor. Kürdistanın önemli bir konusu da silahsızlanma olmalıdır. Kardeşlerin birbirine düşmemesi gerekir... Kürdistan cephesinde birbirimiz aleyhinde konuşmayalım... Kürtler içinde yaşadığı devlet aleyhinde iş yapmamalı, yaptıklarını da devlet bilmelidir...
Aziz kardeşim,
Kendimizi Irak Kürdistanı içinde işleyelim, gayret edelim... Biz sizleri dinliyoruz. Irakta başka devlete izin vermeyelim. Biz, şu anda sınıra geldik.
Başka bir devlet ise (Türkiye gibi) sınırdan girdi, silahlı saldırı oldu. Halbuki bu gibi işler Saddamdan başka kimseye hizmet etmez. Ben diyorum ki kitap, dergi, gazete gibi şeylerle fikir ve kültür mücadelesi çok önemlidir. Türkiyede Kürt cepheler tek lidere bağlanmalı ve kötü laf söyleme, birbirini karalama durmalıdır. Saldırı Kürt milletini vurur, Saddama hizmet eder...
Sana diyorum ki; İlan et; ister açık ister gizli, ateşi bir yıl veya 6 ay kes, istersen zamanı uzatabilirsin. O arada oturup konuşulur ve siyasi çözüm aranır.
PKK ile hükümet arasında açık ve gizli bir anlaşma olur.
Milletvekilleri ile hükümet arasında bir anlaşma olur. Bu size çok faydalıdır. Kan dökülmesini durdurur. Turgut Özaldan Süleyman Demirele kadar onlarla anlaşalım...
Zafere kadar yardımlaşalım. Görüşmek ümidi ile.
25.10.1991
Kardeşin C. Talabani.
Gazeteci Tutkun Akbaş, 1993te faili meçhul bir cinayete kurban giden ve JİTEM elemanı olduğu öne sürülen binbaşı Ahmet Cem Erseverin kayıp kitabı Şamdaki Kemancıda yer alan ilginç bir mektuba son kitabında yer verdi. Erseverin hiç yayımlanmayan kitabında, 18 yıl önce, dönemin KYB lideri olan Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabaninin terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalana yazdığı mektup bulunuyor. Talabani, Yüce muhterem kardeşim Abdullah Aziz Apo sözleriyle hitap ettiği Öcalandan, 6 ay - 1 yıl için ateşkes yapmasını, bu sürede Türkiye Cumhuriyeti ile siyasi çözüm yolları aramasını istiyor. Akbaş Cem Erseverin Son 90 Günü ve Kayıp Kitabı Şamdaki Kemancıda, Erseverin kitabında yer alan ve 1991de yazılan mektubu yayımladı. Erseverin kayıp kitabındaki mektupta Talabani Öcalana, siyasi çözümün sağlanması yolunda Türkiye Cumhuriyeti ile PKKnın açık veya gizli bir anlaşma yapabileceğini söylüyor. Akbaşın kitabında aynen verdiği mektubun önemli bölümleri şöyle:
Sıcak selamlar
Yüce muhterem kardeşim Abdullah Aziz Apo sıcak selamlar
Sana bazı doğruları izah etmek için mektubu gönderiyorum. Artık bütün Kürt liderler uluslararası hükümetleri her şeyi açıklamalı. Ortadoğudaki içinde Kürtlerin yaşadığı ülkelerin hükümetleri beynelmilel hükümetlerce denetlenmeli, hareketleri sınırlandırılmalıdır. Bu çok önemli bir konudur, özellikle Kürtlerin haklarını kazanabilmeleri için Moskovada yenileşme oldu. Avrupada ortak pazar çıktı, dünya değişti, demokratikleşme dünyaya yayılıyor. Avrupanın amacı önce Avrupayı sonra dünyayı birleştirmek. Avrupa insana özgürlük veriyor... Hürriyet, demokrasi veriyor. Bütün bunlar bizim gibiler için büyük bir hizmettir... Ama ben asıl konumuza geçiyorum. Bizler için yararlı yararsız birçok nokta var. Yararları olanlardan bahsedeyim. Birincisi, partinin demokratik ilkelerini yayınlamak; ikincisi insanlara haklarını vermek; üçüncüsü cumhuriyetlere özgürlüklerini vermek; dördüncüsü sınırları tespit etmek; beşincisi ise artık tek parti diktatörlüğünün sona ermesi. Bize faydalı noktalar bunlar...
ABD yardım etti
Moskova siyaseti sonrası ABD artık dünyayı etkiliyor... Soğuk savaşı bitirdi. Sonuçları şunlardır: İki kutup (doğu - batı) bitti. Bizler gibilere eziyet de bitiyor. Bizler gibilere, demokrasi arayanlara Avrupa ve ABDden yardımlar oldu.
Tarafların sorunları masada tartışarak çözmesi yararlı olandır. Bakın, bunlara birkaç örnek Kamboçya, Afganistan, Yugoslavya, Etiyopya, Güney Amerika, Doğu Moskova, Baltık cumhuriyetleri.
Terörizmi beynelmilel bir kanun ile durdurmak gerekir.
Köylerin silah zoruyla katılımını istemek yanlıştır. Biz böyle bir kurban verdik. Sibibara böyle bir kurbandır.
Devrim nasıl olur: Millete yavaş yavaş bu fikir aşılanır, sonunda bütün millet hep birden ayaklanır. Devrim olur. Devrim mal gibi ithal ve ihraç edilmez. Artık devrim zamanları geçti. Bu devrimden vazgeçmek anlaşılmasın. Devrimi başarmanın koşulları çoktur. Sürat lazımdır. Milletin sesine kulak verilmelidir. Konuşma sonuç vermezse silah kullanılsın. Görüşme istediğini Birleşmiş Milletler önünde açıklayalım. Onların desteğini kazanalım. Burası çok önemlidir.
Aziz kardeşim,
Başka bir konuya geçelim. Bu da Kürdistanla ilgili söylediğimiz noktalar olmazsa başarılı olunmaz... Şu bir gerçek ki Kürdistanın uzak görüşlü liderleri yok... Bazı ülkeler bize iktisadi konularda yardım ediyor. Silah veriyor. Her türlü yardıma rağmen hâlâ başarılamadı. Bizden yana bazı beynelmilel değişiklikler oldu ama bunları yeterli görmeyelim. Mücadele etmemiz lazım, treni kaçırmayalım. Bir atasözü var, Kürtün aklı iş geçtikten sonra başına gelir. Bunu kendimize tatbik etmeyelim. Geçirdiğimiz bunca zorlu günde ders almadık. Görüşmeler oldu bazı şehitler verildi... Bunlardan ders almadık. Anlaşma çalışmaları savaştan uzun sürdü. Kürtlere verilen zararlar diğer büyük ülkelerce bilinmiyor...
Zayıf noktamız
Kürt liderler için yenilik şarttır... Bu liderler yeni hayat şartları ile aynı düzeye gelmelidir ve yeni düzeni anlamalıdır. Kürt liderler için önemli bir şart da herkese karşı diplomatik denenmesidir, kullanılmasıdır. Bunun önemini çok iyi bilmeliyiz. Bu nokta bizlerin zayıf taraflarıdır. Düşman bunu iyi biliyor ve bu zayıf noktamızı kullanıyor. Kürdistanın önemli bir konusu da silahsızlanma olmalıdır. Kardeşlerin birbirine düşmemesi gerekir... Kürdistan cephesinde birbirimiz aleyhinde konuşmayalım... Kürtler içinde yaşadığı devlet aleyhinde iş yapmamalı, yaptıklarını da devlet bilmelidir...
Aziz kardeşim,
Kendimizi Irak Kürdistanı içinde işleyelim, gayret edelim... Biz sizleri dinliyoruz. Irakta başka devlete izin vermeyelim. Biz, şu anda sınıra geldik.
Başka bir devlet ise (Türkiye gibi) sınırdan girdi, silahlı saldırı oldu. Halbuki bu gibi işler Saddamdan başka kimseye hizmet etmez. Ben diyorum ki kitap, dergi, gazete gibi şeylerle fikir ve kültür mücadelesi çok önemlidir. Türkiyede Kürt cepheler tek lidere bağlanmalı ve kötü laf söyleme, birbirini karalama durmalıdır. Saldırı Kürt milletini vurur, Saddama hizmet eder...
Sana diyorum ki; İlan et; ister açık ister gizli, ateşi bir yıl veya 6 ay kes, istersen zamanı uzatabilirsin. O arada oturup konuşulur ve siyasi çözüm aranır.
PKK ile hükümet arasında açık ve gizli bir anlaşma olur.
Milletvekilleri ile hükümet arasında bir anlaşma olur. Bu size çok faydalıdır. Kan dökülmesini durdurur. Turgut Özaldan Süleyman Demirele kadar onlarla anlaşalım...
Zafere kadar yardımlaşalım. Görüşmek ümidi ile.
25.10.1991
Kardeşin C. Talabani.
KAYNAK