Darbeye karşı yürüdüler

icemen

New member
HH Üyesi
Katılım
7 Şub 2007
Mesajlar
20,136
Reaction score
0
Puanları
0
darbe-karsitlari-yurudu.jpg



Darbe karşıtları 28 Şubat'ın yıldönümünde Beyoğlu'nda protesto gösterisi düzenledi. Grubun hedefinde İstanbul Barosu ve Cumhuriyet Halk Partisi de vardı.

70 Milyon Adım Koalisyonu öncülüğünde binlerce darbe karşıtı, Tünel Meydanı'ndan İstiklal Caddesi boyunca Taksim'e kadar yürüdü.

781420100228081831893.jpg


Taksim Meydanı'nda basın açıklaması yapan darbe karşıtları olaysız dağıldı.

Tünel Meydanı'nda toplanarak 'Darbeye karşı sivil direniş', '27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan bir daha asla' yazılı pankartlar açan grup, Taksim'e doğru yürüyüşe geçti.

Gruptakiler yürüyüş boyunca 'Çeneni kapa çeneni kapa İlker Başbuğ çeneni kapa', 'Dur de dur de darbelere dur de' , 'Dağıtılacak dağıtılacak Ergenekon dağıtılacak', 'Darbelere karşı omuz omuza', 'Darbeciler yargılansın', 'Başbuğ istifa' şeklinde slogan attı.

İstanbul Barosu önüne gelen grup, burada da 'Darbeci baro hesap verecek' şeklinde sloganlar atarak İstanbul Barosu'nu protesto etti.

İstiklal Caddesi boyunca yürüyen gruba yer yer vatandaşlar ve esnaf da destek verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi Beyoğlu İlçe binası önüne gelen grubu CHP'li gençler binanın camına "Cumhuriyetin yıkılmayan son kalesi CHP faşistlere emperyalistlere geçit vermeyecek" yazılı pankart açarak karşıladı. CHP'lileri gören grup bina önünde durarak 'CHP kışlaya', 'Darbeci Baykal' şeklinde sloganlar attı.

481020100228082214624.jpg


Taksim Meydanı'na gelen grup burada basın açıklaması yaptı.

Grup adına konuşan sanatçı Lale Mansur, 28 Şubat darbesinin üzerinden 13 yıl geçtiğini hatırlatarak, 28 Şubat darbesine giden yolda milyonlarca insanın fişlendiğini, bankaların hortumlandığını, başörtülü öğrencilerin darbecilerin şiddetine maruz kaldığını söyledi.

28 Şubat darbesinin ırkçı bir iklim oluşturarak tetikçileri harekete geçirdiğini belirten Mansur, "28 Şubat'ta belki o meşhur emir komuta zinciri içerisinde ordu yönetime el koymadı ama bir hükümeti devirerek, tüm özgürlüklerin üzerinde şiddetli bir baskı uyguladı. Dönemin Genelkurmay başkanı, Erbakan hükümetini devirdikten sonra başbakan olan Mesut Yılmaz'a, "Nizamiyenin kapısından döndük" diyerek tehdidini sürdürdü. Askerler, 28 Şubat'ın gerekirse 1000 yıl süreceğini ilan ettiler." diye konuştu.

28 Şubat'ta bir korku imparatorluğunun hedeflendiğini kaydeden Lale Mansur, şöyle konuştu: "Hepimiz biliyoruz ki cuntacılar 28 Şubat'ın 1000 yıl sürmesini istiyorlar. Bunun için çalışıyorlar. 2000'li yıllar boyunca Ayışığı, Yakamoz, Sarıkız, Eldiven adını verdikleri bir dizi darbe girişiminde bulundular. Siyasi cinayetler işlediler. 1990'lı yılların başından beri, topluma korku salmak, "laik/şeriatçı" bölünmesini yaratmak için Uğur Mumcu'ları öldürdüler, Sivas'ta insanları yaktılar. 2000'li yıllarda Hrant Dink'i öldürdüler. Kaos yaratmak cuntacıların becerebildiği tek iş. Kafes darbe planında da, Balyoz darbe planında temel hedefleri kaos yaratarak yönetime el koymak! Yüzlerce çocuğu müzelerde patlatacak kadar acımasız, camileri bombalayacak kadar gözü kara olan Onlar, ellerini kollarını sallayarak darbe planları yapmaya, faili meçhul cinayetleri sürdürmeye, meclis üzerinde baskı kurmaya, suikastler planlamaya devam edeceklerini düşündüler. Ama atladıkları, küçük bir nokta oldu. Dünya eski dünya değil! Türkiye eski Türkiye değil. Biz, eski biz değiliz! Darbelere karşı, amasız, fakatsız direniyoruz." Ergenekon davasının, tüm cuntacıların, darbe planlayıcılarının uykularını kaçırmaya devam ettiğini kaydeden Mansur, "Uzun süredir sokaklarda, hep birlikte, 'darbelere karşı direneceğiz', 'Darbelere karşı omuz omuza' sloganlarını atıyoruz. Direniyoruz ve darbeyi Türkiye'de sevilen bir moda olmaktan çıkartıyoruz. Bin yıl sürmesi için kalan son hukuk kırıntılarını da hiçe sayıp yargı darbesi yapanlara Bin yıl sürmesi için çocukların üniversite puanlarına göz dikenlere 28 Şubat'ın bin yıl sürmeyeceğini söyleme zamanı geldi." şeklinde konuştu.

Grup, basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı.​

KAYNAK
 

Ekli dosyalar

  • 781420100228081831893.jpg
    781420100228081831893.jpg
    18.6 KB · Görüntüleme: 1,305
Demekki bu ülkede sadece Cumhuriyet Mitingleri adı altında darbeciler yürümüyor

demokrasi sevdalısı darbe karşıtları da miting düzenliyor.
 
desenize bu kadar yürüyen kişiyi darbeciler bir ellerine gecirse neler yapacak
 
o gördüğünüz kişiler 12 eylül darbesine alkış tuttular ve onun anayasısına %98 oranında evet dediler...ben iddia ediyorum ki orada yürüyen kişilerin %75 ine darbe nedir diye sorsanız cevap bile veremez.

Şu an darbe yapılsa orada yürüyenler ellerinde bayraklar ile sevinç içinde dışarıya fırlayacaklardır. Emin olun..nedenmi? çünkü cahiller, özellikle cahil bıraklmışlardır.

Cehalete cepheden saldırmak daima başarısızlıkla sonuçlanacaktır, çünkü geniş halk kitleleri en değerli varlıklarını canla başla korur, onların en değerli varlıkları ise cehaletleridir diyor...ünlü gazeteci ve tarihçi von loon.
 
o gördüğünüz kişiler 12 eylül darbesine alkış tuttular ve onun anayasısına %98 oranında evet dediler...ben iddia ediyorum ki orada yürüyen kişilerin %75 ine darbe nedir diye sorsanız cevap bile veremez.

Şu an darbe yapılsa orada yürüyenler ellerinde bayraklar ile sevinç içinde dışarıya fırlayacaklardır. Emin olun..nedenmi? çünkü cahiller, özellikle cahil bıraklmışlardır.

Cehalete cepheden saldırmak daima başarısızlıkla sonuçlanacaktır, çünkü geniş halk kitleleri en değerli varlıklarını canla başla korur, onların en değerli varlıkları ise cehaletleridir diyor...ünlü gazeteci ve tarihçi von loon.

tandoğandakilerde aynı durumdaydı yanlış hatırlamıyorsam
 
yürüyen kesim şeriat özlemi çeken yobaz takımı.........
 
bu gruba da ancak böyle bir "ciddi" sözcü yakışırdı...
 
Buülkede darbelere ve darbecilere alkış tutanlar varsa herzaman CHP liler olmuştur

27 Mayıs darbesinde tankların üstüne çıkıp sevinç çığlıkları atanlar ve darbecilere çiçek verenler CHP lilerdir.

Bugün bile darbecilerin avukatlığına soyunanlar kim ?

bu soruya CHP liler cevap versin
 
28 Şubat'a 'erken final' yaptılar

00467483064.jpg


00467482924.jpg


00467482926.jpg


00467482927.jpg


00467482933.jpg


00467483055.jpg


00467483056.jpg


00467483057.jpg


00467483059.jpg


00467483061.jpg


00467483063.jpg


00467483076.jpg


470.jpg
 
yürüyen kesim şeriat özlemi çeken yobaz takımı.........

sen ve seningibilerden nefret ediyorum.

Ağzınızı açınca en modern en çağdaş siz olursunuz, "Atatürkçüyüz" naraları atarsınız ama gariptir ki, bırakalım Atatürkçülüğü, daha düşünceye bile saygınız yok.
 
demokrasi toplumlarında olması gerekdiği gibi STK lar demokratik hakkını kullanmış ve olaysızca dağılmışlar.:clap herkes darbelere hayır diyebilse :001_rolleyes:
 



Tek bir soru aklı olanlar anlıyacak....o pankratları o yürüyenlerin hazırladığına inanlar ellerini kaldırsın:)

Laik demokratik cumhuriyete karşı olanların nasıl örgütlü olduğunu ve cehaletlerini kullandıkları halkı nasıl yönlendirdiklerinin en büyük kanıtı o pankratlardır, cumhuriyetç.iler Atatürkçüler uyanın karşınızdaki güç işte böyle örgütlüdür, onların parasıda vardır, akıllarını başlarından aldıkları aklı ve vijdanları esir edilmiş gençleride vardır...bakın aşağıda bir iranlının mektubu var face bookta yayınlanmış okuyun ve düşünün..

Sevgili Türkiye' deki dostlarım ve kardeşlerim,

Devrim sırasında devrim muhafızları tarafından önce tecavüz edilip, daha sonrada ipe gönderilen çok sevgili kız kardeşim Mehtab' ın anısına...

Bu mektubu sizlere yazmamdaki neden bizim 30 sene kadar önce yaşadığımız o talihsiz ve karanlık günün Türkiye için de yaklaşıyor olduğunu görmem ve bundan daha derin olarak kalbimde hissetmem oldu. Türban yasasının mecliste
onaylandığı tarihin İran İslam devriminin olduğu güne denk gelmesi kalbimde bunun ilahi bir güçten gelen uyarı fişeği olduğu hislerini uyandırdı ve bu mektubu kaleme almaya karar verdim.

Biliyorum hepiniz kalbinizde karanlığın otoritesini hissettiniz. Karanlık otorite gelmeden hissettirdi yaklaştığını.

İran İslam devriminden 1 hafta kadar önce Türkiye' ye gecen, uzun bir sure burada yaşayan ve daha sonra Kanada' ya iltica eden ve hâlihazırda bu ülkede felsefe öğretmenliği yapan bir İran' lıyım. Atatürk' ün aydınlık Türkiye' sini çok seviyorum ve yüreğim kan ağlayarak İran' da 'O gün' gelmeden önceki olayların sanki bir tekrarını sinemada izliyor gibi Türkiye' de görüyorum.

Yobaz karanlığında hunharca katledilen kız kardeşimin anısına sizlere yalvarıyorumki, sakin olmaz demeyin! Sakin Türk Ordusu olduğu sürece olamaz demeyin çünkü aşağıda anlatacağım gibi ogüngeldiğinde tüm orduların eli kolu bağlanabilir.

Bizim ailemiz İran'da laik, sol görüşlü ve aydın bir aile idi. Devrimden 1 ay önce bize bile söyleselerdi 1 ay sonra durum bu olacak diye biz bile güler geçerdik, 'deli misin?' diye sorardık belki de. Belki de derdik ki 'Şah'ın bu güçlü ordusunu nasıl yeneceklerde Şeriat karanlığını getirecekler?

Sizlere önce Iran İslam devriminin nasıl geliştiğini kısaca anlatmak istiyorum çünkü Türkiye'deki gelişmelerle çok büyük benzerlikler mevcut.

İRAN İSLAM DEVRİMİNİ BAŞARIYA GÖTÜREN AYAKLAR:

1-Büyük kesimi fakirleşen halk dincilerin pençesine düştü. Bu halk yiyecek, giyecek gibi ufak yardımlarla onların safına çekildi. Beyinleri yıkandı ve Fakirliklerinin temelinde kirli ve dinsiz rejim olduğu benliklerine yazıldı. Açlıkla boğuşan halk bu cehaletin pençesine kolaylıkla düştü ve rejime düşmanlaştı.
(ÇOK FAKİRLEŞEN TÜRK HALKINADA AYNI ŞEYLER YAPILIYOR)

2-Hep demokrasi ve özgürlük dendi. Humeyni devrimi yapana kadar hep demokrasi ve özgürlük vaatetti. Bu şekilde birçok sol görüşlü insanlarıda kendi saflarına çekti. Bu insanlar devrim akabinde ipe giden ilk insanlar oldu.
(TÜRKIYE'DE HEP DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK DİYORLAR)

3-Emir komuta zincirinde yapılanmış olan din adamları halkı kontrol altına aldı.
(BAŞI ABD'DE YASAYAN FETHULLAH GÜLEN VE TARİKAT'IN YAPILANMA BİÇİMİ OLAN 'ABI' YAPILANMASI BUEMİR
KOMUTA ŞEKLİDİR VE DEVRİMİN EN ÖNEMLİ AYAKLARINDAN BİRİSİ BU EMİR KOMUTA YAPILANMASIDIR.

BU EMİR KOMUTA YAPILANMASI DEVRİMİN HALK ORDUSUDUR VE DEVRM SIRASINDA BU EMİR KOMUTA ÇOK KISA ZAMANDA ÇOK BÜYÜK KİTLELERE EGEMEN OLUR.)

4-Kargaşa ve kaos ortamında askeri Kışlalar basıldı. Ellerinde Kur'an ile kışlalar ele geçirildi.
(BU AYAĞA ÇOK DİKKAT EDELİM ÇÜNKÜ DEVRİM SIRASINDA TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİ ELE GEÇİRMENİN EN ANAHTAR AYAĞI BUDUR.)

Türk silahlıkuvvetleri bildiğim kadarı ile 600-800,000 kişiden oluşan bir kuvvettir. Yalnız unutulmaması gereken gerçek bu ordunun ancak%0,1(Binde Bir) lik bir bölümü rejimin muhafızıdır. Yani Harp okullarında eğitim görmüş subaylar ancak bu kadardır.Geri kalan %99.99 er rejim muhafızı değildir. Onlar emirlere göre hareket eden vücut parçalarıdır. Beyin olan ise az sayıdaki subaylardır. İran devriminde kargaşa ve kaos ortamında kışlaları basan yobazların ellerinde Kur'an ile erleri geçerek direnen subay ve komutanları katlettiler. Burada kilit nokta ellerinde Kur'an ile harekete gecen büyük halk
kitlelerine karşı erlerin silah kullanmakta zorlanacağı gerçeğidir. Zaten kullansalar bile cahil ve beyni yıkanmış halköyle bir kudretle kışlalara saldırmıştır ki sonunda kışlalar teslim alınmıştır. O askerin açtığı ateş sonucu halktan çok ölen olmuştur ama sonuçta bir noktada erler silah bırakmak durumunda kalmışlardır. Erin kendi başına alacağı savaş inisiyatifi düşmana karşıdır. Ama büyük kitleler halinde ve ellerinde kuranlarla üzerine gelen kendi halkına karşı bu kararlılığı göstermesi mümkün olamaz. Yani er buna bir noktadan sonra direnmez yâda direnemez. Çünkü o er karşısındakinin karanlık bir devrim yapacak olan insanlar olduğunu bilecek bilinçte de değildir, kaybedeceği aydınlığın ne olduğunu da. Bunu bilecek olan sadece subaylardır. Ve kanlarının son damlasına kadar savaşacak olanlarda bu konuda aydınlanmış Türk subaylarıdır. Ama yukarda bahsettiğim üzere onlar ordunun sadece ve sadece en fazla binde birini teşkil ederler. Yani devrimin asıl savunucusu Türk ordusunun tümü değildir, sadece subay kademesidir ve erlerin durduğu ve etkisizleştirildiği noktada o subay kademesinin yok edilmesi kolay olacaktır. İran'da ordu bu şekilde etkisiz hale getirilmiştir. 'Er düşman işgali durumunda durmaz ve etkisizleştirilemez, sonuna kadar da savaşır, ama büyük bir kudretle gelen kendi halkı karşısında durabilir.'

Şu aşamada aldıkları bu büyük ivme ve arkalarındaki çok büyük güçler ile onları normal yollardan durdurmak çok zor olacaktır. Ve bunların durdurulmadan hareket edeceği her gün ivme ve güçlerini artıracak ve işi zorlaştıracaktır. Silahlı
kuvvetler ne kadar erken hareket ederse o kadar iyi olur. Sonra geç olabilir.

Silahlı kuvvetlerin şu veya bu neden ile eli kolu bağlı ise ki öyle görünüyor bu durumda silahlı kuvvetler 'O GÜN' geldiğinde kışlalarını nasıl muhafaza edeceğinin planını çok iyi yapmalıdır. Çünkü kilit bu noktadır. Silahlı kuvvetler etkisiz hale getirilemediği müddetçe devrim başarıya ulaşamaz. Bu nedenle her askeri kışlaya normal erlerin haricinde kışlaları
kanının son damlasına kadar savunacak 'ÖZEL CUMHURİYET DEVRİM MUHAFIZLARI BİRLİKLERİ' oluşturulmalı ve bunların böyle büyük bir halk hareketine karşı erlerden önce devreye girip, erler şaşkınlıklarını üzerlerinden atana kadar çatışmaya girmeleri sağlanmalı ve burada kazanılacak vakit ile gerideki subaylar erlerin dağılmasının önüne geçmelidir. Yani ordunun esas gücü ve gövdesi olan erlerin kontrolü kesinlikle kaybedilmemelidir. İran ordusunun böyle bir hazırlığı olmadığı için gafil avlandı.

Oluşturulacak olan 'ÖZEL CUMHURİYET DEVRİM MUHAFIZLARI BİRLİKLERİ' yobazlar ile çatışırken, erlerde üzerlerindeki şaşkınlığı atacaklar ve subayların organizasyonu ile çatışmalara destek vereceklerdir.

Oluşturulacak 'ÖZEL CUMHURİYET DEVRİM MUHAFIZLARI BİRLİKLERİ' çok özel eğitilmeli ve de Atatürk'e ve
devrimlerine canı pahasına savunacak şekilde inanmış olmalıdırlar. Aksi halde basarîsizlik kaçınılmazdır. Çünkü en
son Lübnan'da gördüğümüz üzere davasına inanmış birkaç yüz Hizbullah Militanı dünyanın en iyi ordularından birisi olan
İsrail ordusunu ağır zayiatlarla yenilgiye uğrattı..

Sevgili dostlar ve kardeşler, elimden geldiğince sizleri bilgilendirmeye çalıştım çünkü aydınlığı savunmak durumunda olan sizler İran'ın geçtiği bu karanlık tüneli anlamak durumundasınız. İran'ın bu acı tecrübesi sizlerin uyanık olması için bir şans olur umarım. İran'ın devrimin hemen önceki zamanları belki bugünün Türkiye' sinden bile daha moderndi Yani olmaz, olmaz demeyin. Birgün ABD'de ikamet eden Fethullah Gülen' in ülkenin başına geleceği ihtimaline imkânsız gözü ile bakılmamalıdır. Tarih tekerrür etmeden tedbirler şimdiden ivedilikle alınmalıdır.

Benim çok sevgili kız kardeşim Mehtab anısına yapabileceğim bu kadar. Elimden geldiğince sizleri bilgilendirmeye çalıştım. Ama sizin geride kalan, aydınlık yarınlar bekleyen kızlarınız, kardeşleriniz, çocuklarınız ve Mehtab'lariniz için
yapabileceğiniz çok şeyler var. Karanlık 'O Gün' çökmeden önce Atatürk Turkiye'sine... Yapabileceğiniz ilk şey bu yazıyı bildiğiniz, tanıdığınız herkese ulaştırarak daha fazla insanı uyandırmak olabilir. O acı çok büyük acı sevgili kardeşler, anlatmak istemiyorum içinizi karartmamak için ama sevgili kardeşim Mehtab keşke bu dünyaya gelmemiş
olsa idi de 'O gün' o acı sonu yaşamamış olsa idi o karanlık ve pis yobaz şehvetinin pençesinde.

Allah sizleri ve Atatürk Türkiyesi'ni korusun o yobaz karanlığının sevgili kardeşim Mehtab'a gösterdiği acı sondan.

Anlatamıyorum onu yobazların nasıl katlettiğini, elim varmıyor yazmaya, dilim gitmiyor anlatmaya... .

MOHSEN YAZD
 
sen ve seningibilerden nefret ediyorum.

Ağzınızı açınca en modern en çağdaş siz olursunuz, "Atatürkçüyüz" naraları atarsınız ama gariptir ki, bırakalım Atatürkçülüğü, daha düşünceye bile saygınız yok.

Sen o avatarı alay etmek içinmi kullanıyorsun. kullan bakalım. avatar Türk ordusunun en şanlı kuvvetine ait, nick ise amerikan ordusunda Albay rüğtbesine verilen isim. oda yanlış yazılmış pehhh...Amerikaya sadakatle hizmet ustanız Fethullah gibi, onu örnek alın.
 
seni kaale alıp cvp yazsam ayrı bir dert yazmasam ayrı bir dert. Ne yani hem "demokrasi demokrasi" deyip sonrada çıkıp senin gibi darbeyimi destekleyeyim. Bu mudur yani askere sevgi...? Birde ağzınızı açınca cemaate laf atarsınız koyun gibiler diye. Peki senin ve seningibilerin durumu ne?

Avatar ve nicke gelince...sana mı soracam neyi nasıl kullanacağımı...? Galiba sataşacak birşey bulamamışsın, dalmışsın nickimle avatarıma. Kaldı ki bir harf eksik yazmama rağmen sonuçta anlamışsın nickimin ne anlama geldiğini, ne ifade etmek istediğimi. Ne yani bende senin gibi gidip "OBARAKUS..peeehhh..Ne biçim nick la bu??" mu diyeyim. Bana ne arkadaşım. Amaç fikir alışverişi olduktan sonra ha OBARAKUS olmuş ha ABARAKUS. Birşey farkeder mi?
 
olay çok saçma biyere vardı ha daha dün demokrasi aşığı olanlar bugün darbeci yanlısı.ve ilginç olanda bugün darbenin karşısına dikilip protesto eden insanları yobaz diye yaftalıyorlar.hakkaten çok ilginç .chp gençliği size sesleniyorum ünvanınız muhalefet diye geçtiği için herşeye öyle ipe sapa gelmez ifadelerle muhalefet etmek zorunda değilsiniz.iyi bişey olduğunda takdir etmeyi öğrenin artık.
ha bide cemaat olayına takmış durumdasınız.o kayıtsız şartsız bağlanılan kavram tarikattır.cemaat değil.cemaatler sadece topluluklardır.
ha tarikatlarda kayıtsız şartsız bağlılık var dedim diyede hemen mübareklere saldırmayın.öyle ortada görülen televizyonlarda saçma sapan programlarda adı geçen tarikatlardan bahsetmiyorum.o kayıtsız şartsız bağlılık olayınıda herkes anlayamaz anlayışla karşılarım anlamamanızı.siz kayıtsız şartsız bağlılığı koyun gibi olmaya benzetirsiniz ama ben Resulullah ın müjdelediği onun soyundan gelen(seyyid) Kutb-ul Aktab'a (zamanın kutbuna(bediüzzamanla karıştırılmasın alakası yok))teslimiyet derim.ARTIK sizden tek isteğim var.
MUKADDESATA DOKUNMAYIN.
 
Geri
Üst