Yazıcıoğlu'na sır dolu 139 arama

WaTcHFuL

EVERYWHERE
Altın Üye
Katılım
10 Kas 2005
Mesajlar
10,456
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Bizim Muhattap Olduğumuz Tek Gerçek Zihnimizde Yaş
Yazıcıoğlu'nun kazası üzerindeki sır perdesi bir türlü aralanamadı. Suiast iddiaları yeniden gündeme geldi.

fft16_mf405261.Jpeg


BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin helikopter düşmeden önce NTV santralinden defalarca arandığı ortaya çıktı. NTV "bu aramaları biz yapmadık" diyor.

Taraf gazetesinin haberine göre Yazıcıoğlu havadayken kaza anına kadar 139 defa aranmış..

Muhsin Yazıcıoğlu'nun Kahramanmaraş'ta öldüğü olayın kaza mı yoksa suikast mi olduğu günlerce tartışıldı.

HER 5 SANİYEDE BİR Yazıcıoğlu'nun telefonu helikopter havalanır havalanmaz NTV santralinden her 5 saniyede bir aranmaya başlandı. Saat 14:36'dan itibaren başlayan aramalar kaza anına kadar sürüyor. Yazıcıoğlu'nun telefonu tam 139 defa aranıyor.

Kazadan sonra ise aynı santralden Yazıcıoğlu'nun telefonuna sadece iki arama var. Kaza sonrası saat 15:52'deki aramayı 20:19'daki son arama takip ediyor.

33 SANİYEDE 4 KEZ NTV santralinden kaz sonrası aranan bir başka isim olan BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ telefonu da saat 15:00'de helikopter havadayken 33 saniye içerisinde tam 4 kez aranıyor.

Kazada hayatını kaybeden İHA muhabiri İsmail Güneş de aynı santral tarafından 113 kez aranmış. Saat 14:34'te başlayan aramalar 18:58'de bitiyor.

PİLOT DAKİKADA 4 KEZ ARANMIŞ Kazadan sonra aramalar bıçak gibi kesiliyor. Kaza anına kadar 90 kez aranan Güneş kazadan sonra 23 kez aranıyor. Helikopter pilotu Kaya İstektepe'nin telefonu ise havalandıktan sonra 37 kez aranıyor. İstektepe dakikada 3 bazen 4 kez aranıyor.

SIFIR SANİYE Yazıcıoğlu'ndaki çağrıların hemen hepsinin sıfır saniye olarak gözüküyor. Helikopter düştükten sonra aramalar kesiliyor.

MANYETİK ALAN
Taraf'ın bilgisine başvurduğu telekomünikasyon sektöründe görevli iki mühendis, manyetik alan yaratılıp helikopterin düşürülmüş olabileceğini söyledi.

kaynak
 
ulan namussuzlar ne istediniz yigidimden bunların acısı çok kötü alınacak suikast değil heee yazıklar olsun bu devlete o ona yapılan onca çilelere ragmen küsmedi ama devletine artık biz devlete küsüyoruz...
 
Manyetik alan yaratılarak düşürülmüş olma ihtimali yüksek diyor telekominikasyon uzmanı. Başka ne olabilir ki ? Uçaklarda cep telefonu neden kapattırılıyor ? Düşmesin diye, otomobillerdeki Abs sistemlerini bile bozabiliyor cep telefonu sinyali.
 
Kazadan altı saat sonra çalan cep telefonunu kim açtı..



Cesedine dört günde ulaşılabilen BBP lideri Yazıcıoğlu’nun, helikopteri havalanır havalanmaz NTV santralinden 139 kez arandığı ortaya çıktı. Muhsin Yazıcıoğlu’nun Kahramanmaraş’ta öldüğü olayın kaza mı yoksa suikast mı olduğu günlerce tartışıldı. Taraf çok önemli yeni bilgilere ulaştı. Pilot ile İHA muhabirinin NTV santralinden toplam 150 kez arandığı biliniyordu. Aynı santralden Yazıcıoğlu, helikopterin havalanmasından kazaya kadar geçen sürede tam 139 kez, yanında bulunan BBP Sivas İl Başkanı ile yardımcısı da defalarca aranmış. Yazıcıoğlu’ndaki çağrıların hepsinin süresi sıfır saniye olarak gözüküyor. Helikopter düştükten sonra ise aramalar kesiliyor. Taraf’ın bilgisine başvurduğu telekomünikasyon sektöründe görevli iki mühendis, manyetik alan yaratılıp helikopterin düşürülmüş olabileceğini söyledi


Türkiye, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin ölümüne neden olan helikopter kazasını günlerce konuştu. Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit beldesindeki kazanın ardından devletin dört gün boyunca bulamadığı enkaza, Döngel köylüleri ulaşmıştı.
Olayın kaza mı, suikast mi olduğu hâlâ tartışılırken, Taraf konuyla ilgili çok tartışılacak yeni bilgilere ulaştı. Kazada yaşamını yitirenlerin telefon dökümlerine göre helikopter havalanır havalanmaz başta Yazıcıoğlu olmak üzere helikopterdeki dört kişinin telefonu NTV santralinden yüzlerce defa saniye aralıklarıyla arandı. Telefonu aranmayan tek kişi helikopterde olduğu bilinmeyen Murat Çetinkaya isimli BBP’li. Uzmanlar, bu aramalar nedeniyle oluşan manyetik alanın helikopterin düşmesine sebep olabileceğini ileri sürüyor.

Garip telefon trafiği
Taraf’ın ulaştığı telefon dökümlerine göre BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun telefonu, helikopter havalanır havalanmaz NTV’nin santralinden her beş saniyede bir aranmaya başlandı. Saat 14:36’dan itibaren başlayan aramalar kaza anına kadar sürüyor ve Yazıcıoğlu’nun telefonu tam 139 defa aranıyor. Kazadan sonra ise aynı santralden Yazıcıoğlu’nun telefonuna sadece iki arama var. Kaza sonrası saat 15:52’deki aramayı, 20:19’daki son arama takip ediyor. NTV santralinden kaza sonrası aranan bir başka isim olan BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ’ın telefonu da saat 15.00’de helikopter havadayken 33 saniye içerisinde tam dört kez aranıyor. Kazada hayatını kaybeden İHA muhabiri İsmail Güneş de aynı santral tarafından 113 kez aranmış. Saat 14:34’te başlayan aramalar, 18:58’de bitiyor. Aramalarda dikkati çeken ise, tıpkı Yazıcıoğlu’nun cep telefonunda olduğu gibi, helikopter havalanır havalanmaz 10 saniyede bir gerçekleşen aramaların kazanın ardından neredeyse kesilmesi. Kaza anına kadar 90 kez aranan Güneş, kazadan sonra NTV telefonundan yalnızca 23 kez aranıyor. Helikopter pilotu Kaya İstektepe’nin telefonu da NTV santralinden helikopterin havalanmasıyla birlikte 37 kez aranıyor. Saat 14:55’te başlayan aramalar 18:58’de bitiyor. Helikopterin düştüğü saate kadar İstektepe bazen dakikada üç, bazen de dört kez aranıyor.

Manyetik alan iddiası
Telekomünikasyon ve ulaşım sektöründe görevli iki mühendise, NTV santralından yapılan ve sıfır saniye görünen yüzlerce telefon aramasının ne anlama geldiğini sorduk. Belgeleri ve arama kayıtlarını gösterdiğimiz her iki mühendis de, aramaların manyetik bir alan yaratmak için yapıldığını iddia etti. Mühendislere göre “Helikoptere daha önceden bir çip yerleştirildi. Telefon aramalarıyla elektro manyetik bir alan oluşturuldu ve helikopterin GPS ve yükseklik göstergesi olan Altimetre cihazları bozuldu. Bu nedenle helikopter pilotu Kaya İstektepe olduğundan daha yüksekte uçtuğunu zannederek, dağların üzerinde uçtuğunu düşünüyor ve hızla dağa çarpıyor.” Olaydan sonra hazırlanan raporda kaza anında havanın çok sisli olduğu ve helikopterin dağa 150-200 km hızla çaptığı açıklanmıştı.
Hava ulaşım sektöründe görevli mühendisin bu konuyla ilgili başka bir iddiası daha var: Sisli bir havada önünü göremeyen pilotun bu hızla uçması imkânsız. GPS ve Altimetre elektromanyetik bir alan oluşturularak bozulduğu için, İstektepe’nin önündeki hız göstergesi de bozuktu. Dağı aştığını düşündü, bu hızla çarptı.”
NTV yetkilileri ise Taraf’a ‘O gün haber için bu aramaların yapılmadığını” söyledi.

Kazadan altı saat sonra çalan cep telefonunu kim açtı
Kazayla ilgili hazırlanan Adlî Tıp Raporu’nda helikopterdeki beş kişinin çarpma anında, İsmail Güneş’in ise altı saat içinde öldüğü belirtilmişti. Ancak telefon dökümlerine göre kazada çarpma anında öldüğü belirtilen Yüksel Yancı’nın telefonuyla kazadan altı saat sonra iki defa görüşme yapıldı. Bu aramalardan birinde 15, diğerinde de 17 saniyelik görüşme yapılıyor. Aynı numaradan Saat 22:46’dan başlayıp, 23:04’te biten 10 arama daha yapılıyor ve birileri telefona cevap veriyor. Bu sırada İsmail Güneş’in hayatta olduğu ve telefona cevap verdiği düşünülürse, herkesin ölmüş olduğu 21.30’dan sonra Yancı’nın telefonuna kimin cevap verdiği sorusu akla geliyor Yancı o saatte hayatta ise Adlî Tıp, nasıl öldüğüne dair rapor hazırladı?
Taraf, kazadan sonra Yüksel Yancı’nın cep telefonunu arayan tüm numaraları aradı. Bu numaraların bir kısmı şu an kapalı, bir kısmı ise Yancı’yı tanıyan köylüler. Taraf‘ın ulaştığı köylüler, konuyla ilgili konuşmak istemiyor. Gerekçeleri ise daha önce bu konuyla ilgili kendilerine bazı telefonların gelmesi ve telefonda kimle görüştüklerinin sorulması. İsminin açıklamasını istemeyen bir köylü kadın Yancı’yı aradığını, 15 saniye bir kişiyle görüştüğünü ancak sesin kötü gelmesinden dolayı görüştüğü kişinin Yancı olup olmadığını bilme-
diğini söyledi.

Kayseri Valisi Bilici’yi kim yanılttı
Kazanın ardından olayı soruşturmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, kaza sonrası Kayseri Valisi Mehmet Bilici’nin, BBP’nin o zamanki Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Topçu’ya yaptığı ve onun da kamuoyuna aktardığı açıklamayı da inceledi. Komisyon, konuyla ilgili Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürü Necdet Çelikbilek’in ifadesine başvurdu.
Haberin kendilerine ulaşması ile ifadesinde, bilgiyi İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli Dursun isimli Emniyet amirinin geçtiği teyide muhtaç bir istihbari bilgi notundan öğrendiğini söyleyen Çelikbilek, Emniyet Amirinin de bilgiyi kendilerine ismini açıklayamayacağı gizli bir elemandan aldığını söylediğini, ifade etmiş. Çelikbilek, Kahramanmaraş Emniyet’inden Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’ne çekilen teyide muhtaç istihbarat bilgisinin buradan Kayseri İstihbarat Şube Müdürü’ne, oradan İl Emniyet Müdürü’ne, oradan da Kayseri Valisi’ne aktarıldığını da sözlerine ekliyor.
Kazanın ardından Vali Bilici, Topçu’yu arayarak, ‘Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşadığı, ayağının kırık olduğu ve Kayseri Devlet Hastanesi’ne getirilmek üzere yola çıktığı’ bilgisini vermişti. Topçu da bu haber üzerine basın toplantısı düzenleyerek bu yanlış bilgiyi tüm Türkiye ile paylaşmıştı.



KAYNAK​
 




Manyetik alan iddiası


Telekomünikasyon ve ulaşım sektöründe görevli iki mühendise, NTV santralından yapılan ve sıfır saniye görünen yüzlerce telefon aramasının ne anlama geldiğini sorduk. Belgeleri ve arama kayıtlarını gösterdiğimiz her iki mühendis de, aramaların manyetik bir alan yaratmak için yapıldığını iddia etti. Mühendislere göre “Helikoptere daha önceden bir çip yerleştirildi.

Telefon aramalarıyla elektro manyetik bir alan oluşturuldu ve helikopterin GPS ve yükseklik göstergesi olan Altimetre cihazları bozuldu. Bu nedenle helikopter pilotu Kaya İstektepe olduğundan daha yüksekte uçtuğunu zannederek, dağların üzerinde uçtuğunu düşünüyor ve hızla dağa çarpıyor.” Olaydan sonra hazırlanan raporda kaza anında havanın çok sisli olduğu ve helikopterin dağa 150-200 km hızla çaptığı açıklanmıştı.
Hava ulaşım sektöründe görevli mühendisin bu konuyla ilgili başka bir iddiası daha var: Sisli bir havada önünü göremeyen pilotun bu hızla uçması imkânsız.

GPS ve Altimetre elektromanyetik bir alan oluşturularak bozulduğu için, İstektepe’nin önündeki hız göstergesi de bozuktu. Dağı aştığını düşündü, bu hızla çarptı.”
NTV yetkilileri ise Taraf’a ‘O gün haber için bu aramaların yapılmadığını” söyledi.


Kazadan altı saat sonra çalan cep telefonunu kim açtı


Kazayla ilgili hazırlanan Adlî Tıp Raporu’nda helikopterdeki beş kişinin çarpma anında, İsmail Güneş’in ise altı saat içinde öldüğü belirtilmişti. Ancak telefon dökümlerine göre kazada çarpma anında öldüğü belirtilen Yüksel Yancı’nın telefonuyla kazadan altı saat sonra iki defa görüşme yapıldı. Bu aramalardan birinde 15, diğerinde de 17 saniyelik görüşme yapılıyor. Aynı numaradan Saat 22:46’dan başlayıp, 23:04’te biten 10 arama daha yapılıyor ve birileri telefona cevap veriyor. Bu sırada İsmail Güneş’in hayatta olduğu ve telefona cevap verdiği düşünülürse, herkesin ölmüş olduğu 21.30’dan sonra Yancı’nın telefonuna kimin cevap verdiği sorusu akla geliyor Yancı o saatte hayatta ise Adlî Tıp, nasıl öldüğüne dair rapor hazırladı?
Taraf, kazadan sonra Yüksel Yancı’nın cep telefonunu arayan tüm numaraları aradı. Bu numaraların bir kısmı şu an kapalı, bir kısmı ise Yancı’yı tanıyan köylüler. Taraf‘ın ulaştığı köylüler, konuyla ilgili konuşmak istemiyor. Gerekçeleri ise daha önce bu konuyla ilgili kendilerine bazı telefonların gelmesi ve telefonda kimle görüştüklerinin sorulması. İsminin açıklamasını istemeyen bir köylü kadın Yancı’yı aradığını, 15 saniye bir kişiyle görüştüğünü ancak sesin kötü gelmesinden dolayı görüştüğü kişinin Yancı olup olmadığını bilme-
diğini söyledi.

Kayseri Valisi Bilici’yi kim yanılttı


Kazanın ardından olayı soruşturmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, kaza sonrası Kayseri Valisi Mehmet Bilici’nin, BBP’nin o zamanki Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Topçu’ya yaptığı ve onun da kamuoyuna aktardığı açıklamayı da inceledi. Komisyon, konuyla ilgili Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürü Necdet Çelikbilek’in ifadesine başvurdu.
Haberin kendilerine ulaşması ile ifadesinde, bilgiyi İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli Dursun isimli Emniyet amirinin geçtiği teyide muhtaç bir istihbari bilgi notundan öğrendiğini söyleyen Çelikbilek, Emniyet Amirinin de bilgiyi kendilerine ismini açıklayamayacağı gizli bir elemandan aldığını söylediğini, ifade etmiş. Çelikbilek, Kahramanmaraş Emniyet’inden Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’ne çekilen teyide muhtaç istihbarat bilgisinin buradan Kayseri İstihbarat Şube Müdürü’ne, oradan İl Emniyet Müdürü’ne, oradan da Kayseri Valisi’ne aktarıldığını da sözlerine ekliyor.
Kazanın ardından Vali Bilici, Topçu’yu arayarak, ‘Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşadığı, ayağının kırık olduğu ve Kayseri Devlet Hastanesi’ne getirilmek üzere yola çıktığı’ bilgisini vermişti. Topçu da bu haber üzerine basın toplantısı düzenleyerek bu yanlış bilgiyi tüm Türkiye ile paylaşmıştı.



KAYNAK​

işin teknik tarafları bu kadar net iken, gırtlağı sıkılası ve sorguda bülbül gibi öttürülmesi mümkün en az 5,10 kişi mümkün iken hala ört bas etmeye kalkan siyasi askeri ve sivil bürokrasinin öttürüleceği güner yakındır inşallah.

muhsinin kanı size helal mi olacak sanırsınız bre darbeci bre kanı bozuk hayalciler.o kan sizi boğar...
 
O kadar aranarak rahatsız edilen insanlar elbette bir şeylerden şüphelenir ve bu durumu birileriyle paylaşırlardı, Muhsin Başkan gibi hayatı mücadeleyle geçmiş bir insanın bu durumu normal karşılayacağına ihtimal vermiyorum.

Reisin suikastında hedef şaşırtma amacı güden bir haber kirliliği mevcut, kaza bölgesinden çıkan gömülü silahlarda böyle bir şaşırtmacanın bir parçası olabilir. Yaılçın Topçunun son açıklamalarıda ilginç:

Gaflet Değilse Nedir Bu ? Yalçın TOPÇU Vali Bilici İle Hiç Görüşmemiş...


Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Yalçın Topçu, Merhum ebedi siyasi liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin şehadet süreci ile ilgili dün Meclis Araştırma Komisyonundan basına sızan bazı haberlerle ilgili açıklama yaptı.



Yalçın Topçu, Meclis Araştırma Komisyonuna bilgi veren Kayseri Valisi Mevlüt Bilici’nin, “Yazıcıoğlu ile ilgili bilgiyi dönemin Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir’den aldım. Bilgiyi de sadece Yalçın Topçu’ya aktardım. Basına bir beyanatım olmadı. Sayın Topçu bana (Allah aşkına bir bilgi yok mu?) diye sordu. Ben de elimizdekileri aktardım. Sanırım o anda yanında basın mensupları varmış ve canlı yayında benim aktardıklarımı açıklamış” şeklinde basına yansıyan ifadelerine şu cevabı verdi:



“Ben, Kayseri Valisi Sayın Mevlüt Bilici ile ebedi siyasi liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehadet sürecinde, ne telefonla ne de yüz yüze görüştüm. Anadolu Ajansı’nın haberi internet sitelerine düştüğünde yazılı olarak önüme geldi. Ben ondan sonra haberleri teyit için Sayın Valiyi telefonla aradım. Ama telefonda Genel Sekreter olduğunu söyleyen şahıs, Vali Beyin toplantıda olduğunu söyleyince kendisi ile görüşme imkânım olmadı. Genel Sekreter olduğunu söyleyen şahsın da bana aktardığı bilgiler, Vali Beyin basına yansıttıklarını doğrular nitelikteydi. Ben bugüne kadar da Sayın Kayseri Valisi Mevlüt Bilici ile ne yüz yüze ne de telefonla hiç görüşmedim.”
 
Her ne kadar muhsin yazıcıoğlunu sevmesemde failleri mutlaka bulunup adalete teslim edilmelidir.

İş devleti yönetenlere düşüyor, pkk yı salan askerlerimizi içeri atan irade nedense bu mevzuyu kapatıyor.

Acaba muhsin yazıcıoğlu büyük bir ihaneti deşifremi ettiydi devleti yöneten iradenin gerçek yüzünü biliyormuydu?
 
bu haber kirliliği değil bizatihi kirletilmiş ortamdan cımbızla haber koparma devrşiriciliğidir. bugüne dek;birçoğumuz sevmesede taraf ve vakit gibi marjinal kaynaklı gazetelerin gün yüzüne çıkarttığı haberlerle bişeyleri duyduk.. bu kaza içersinde 100 lerce kez aranan cep telefonlareından huylansa bile merhum muhsin başkan, acaba huylandığı durumu başka birine aktarmaya fırsat bulacak kadar müsait olabilidmi? baksanıza saniye aralığı vermemişler habire arama yapmışlar .. ntv nin bu işteki rolü her ne pahasına olursa olsun ortaya çıkmalıdır. bu valiyi kim yönlendirdiyse merkezemi çekerler kızağamı bindirirler yoksa imamaın kayığınamı bindirirler bilmem ama diline acı biber sürüp o enformasyon sahibii istihbarataın yakasına da yapışılmalıdır.

ayrıca bana göre şu olayalarda tek sesi çıkmayan muhsin başkanın en yakını sayılır ökkeş şendillerin neden suskun kaldığınıda birileri sormalı.. sevilen sayılan insandır, yoksa çatlı-muhsin derken sırada ökkeşmi var.?
 
ntv yi amerikancı liboşların kanalı olarak biliyorum , ntv nin parmağı varsa amerikanın içimizdeki kuklarını deşifre etmiş olabilir muhsin yazıcıoğlu.
 


asıl noktayı kaçırıyorsunuz. Muhsin Yazıcıoğlu, siyasi görüşünü desteklemesemde, Kişiliğiyle, duruşuyla ve efendiliğiyle, taktir ettiğim ve sevdiğim bir insandı. Allah rahmet eylesin bu işin insani tarafı.

asıl komplo teorisi şu;

Muhsin yazıcıoğlunu kimler neden öldermek istedi ve öldürdü..?

siyasi kişilik olarakda, hiçbir agrasif tutum içine girmeyen, kimseyle bu noktalara gelecek kavgaları olmayan(en azından bize yansıyan) bir insan.

kaza ile ilgili, çıkan haberlere baktığımızda, bu ''cinayetin'' komplike bir iş olduğu, çok önceden planlandığı ve tasarlandığı, Hatta kaza gerçekleşmeden ve gerçekleştikten sonrada, Hazırlanan profösyönel planın devam ettiğini görüyoruz..

yani bu basit bir kaza olmadığı gibi, Basit bir cinayette değil. Bunu gözden kaçırmamak gerek.

açık konuşmam gerekirse ben merhumun, başına gelen ''kazanın'' siyasi bir sebebi olduğunu düşünmüyorum. En azından sadece siyasi,

Ortak menfaatler bir araya geldiyse, destekçileri olmuş olabilir yapanların..

benim görüşüm;


Yazıcıoğlu kimsenin bilmediği çok şey biliyordu, şu zamanki gündeme dair. Bunların toplum tarafından bilinmesi çok kişinin canını yakacaktı. Ve merhumun son zamanlarında bunların emarelerini, kendi konuşmalarını geriye dönük bir incelersek anlamak zor değil..


bunun peşini bırakmamak gerek..en büyük iş partisine düşüyor.. Yazıcıoğlundan sonra başa gelen yöneticinin, eylemlerinin, siyasi durşunun, açıklamalarının ve bu işi(kaza) hangi ölçekte, takip ettiğinin iyi değerlendirilmesi ve incelenmesi gerek.

aksi halde merhumun ölümü süpheli bir kaza olarak geride kalacak.

arka planı aydınlatılabilirse bence çok şey değişecek..

son bir nokta, hükümetin bu işin aydınlatılmasında niçin isteksiz olduğuda ayrı bir soru işareti...


elbette yukarıda yazdıklarım kendi görüş ve şüphelerimdir. Fakat bu işin peşinin bırakılmaması, gerekirse sürekli ülke gündemine taşınarak. takibini sağlanması ve unutturulmaması gerekir.. Saygılar.


 
Yazıcıoğlu'nun telefon kayıtları savcılıkta mevcut

BBP eski lideri Yazıcıoğlu'nun telefon kayıtları ile ilgili dosya savcılıkta mevcut olduğu bildirildi.

195843.jpg


Eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla kurulan TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, kazayla ilgili cep telefonu kayıtlarının, Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığında mevcut olduğunu bildirdi.


RAPORDA NTV'NİN ARAMALRIDA BULUNUYOR
Köylü, Muhsin Yazıcıoğlu'nun cep telefonunun, kaza meydana gelmeden önce ulusal bir televizyon kanalının santralinden çok sayıda arandığına yönelik haberle ilgili, Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı ile irtibat kurduğunu söyledi.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığının, cep telefonu kayıtlarıyla ilgili daha önce gerekli soruşturmayı yaptığını belirten Köylü, söz konusu arama kayıtlarının savcılık raporunda mevcut olduğunu kaydetti.

BBP'LİLER KAZA DOSYASINI TALEP ETTİ
Kazayla ilgili, kaza kırım raporunun henüz gelmediğini ifade eden Köylü, gerekli araştırmalar tamamlanmadan, kazanın meydana geliş nedeniyle ilgili bir şey söylenemeyeceğini belirtti.

Öte yandan, BBP yöneticilerinin kendini ziyaret ettiğini kaydeden Köylü, yöneticilerin, komisyonun kazayla ilgili dosyasını talep ettiklerini ve partilerinden bazı kişilerin komisyon tarafından dinlenmesini istediklerini söyledi.

kaynak
 
Sana ßunu yapaNLarın ALLah ßeLaLarını versin. ELßet cazaLarını ÇekeceKLer..

Üşüyoruz Reis üşüyoruz..
 
NTV'den Taraf'a belgeli yanıt

NTV'den Taraf'a belgeli yanıt

Telefon dökümlerine göre NTV, kazadan önce değil sonra arama yapmış.

İşte kanalın açıklaması:

"NTV’den kamuoyuna, Taraf gazetesi’nin dün ortaya atıp bugün sürdürdüğü, BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri düşmeden önce NTV’den arandığı yönündeki iddialarının gerçek dışılığı, telefon kayıtlarından ortaya çıktı.

NTV, telekomünikasyon hizmetlerini özel bir kuruluştan alıyor. O kuruluş kayıtları hem GMT hem de Türkiye saatine göre tutuyor ve Türk Telekom’a iletiyor.

Taraf gazetesi, elindeki kayıtları araştırma gereği duymadan tek yanlı yayın yaptı. Taraf gazetesinin elinde bulunan kayıtlarda ilk arama 14.34 olarak görünüyor. Bu saat doğru, ancak GMT'ye göre. Türkiye saatine göre ise ilk aramanın yapıldığı saat 16.34. Yani Taraf gazetesi ya GMT saatini bilmiyor ya da bildiği halde kasıtlı olarak bu haberi yaptı.

Peki nedir bu GMT saati? GMT, İngiltere Greenwich’e göre ayarlanan dünya saatidir. Bütün dünya ülkeleri GMT’yi referans saat olarak kabul eder. Taraf gazetesi GMT saatini yok sayarak NTV’yi suikastle suçlamıştır.

Türkiye saati (TSİ) ile GMT arasında 2 saat fark vardır ve NTV’den ilk arama saati GMT'ye göre 14.34, Türkiye saatine göre 16.34’tür.

Taraf gazetesi, bu telefon kayıtlarını aldığında hiçbir araştırma yapmadan komplo teorileriyle yarattığı bir senaryoyu haber gibi sunmuştur.

“Bu nasıl gazetecilik?” sorusu tam da bu yüzden gereklidir. Çünkü basit bir araştırmayla arama kayıtlarının GMT'ye göre tutulduğu öğrenilebilirdi. Bunu yapmak keyfi değil, temel bir gazetecilik refleksidir.

Olay günü NTV ilk olarak İHA muhabiri İsmail Güneş’i aramıştır. Bu aramanın saati GMT’ye göre 14.34, Türkiye saatine göre 16.34’tür. Yani kazanın olduğu varsayılan saatten sonradır.

Yine NTV, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu GMT’ye göre 14.36 Türkiye saatine göre 16.36’da aramıştır. Yine, kazanın olduğu varsayılan saatten sonradır.

Taraf gazetesinin “NTV kazadan önce aradı” şeklindeki akıl dışı iddiasının, aynı zamanda gerçek dışı da olduğu bu telefon dökümleriyle ortaya çıkmıştır.


kaynak
 
Bu telefonları açıklayın.....

Gazetede kendi yanıtını vermiş incelemek lazım.....!!!


Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri havadayken, NTV santralinden sadece BBP lideri değil yanındaki üç kişi de toplam 295 kez aranmış. Yazıcıoğlu’nun cebine gelen ilk sinyal kalkıştan bir dakika sonra. BBP lideri Yazıcıoğlu’nun öldüğü helikopter kazasıyla ilgili sorular dün de cevap bulmadı. Taraf’ın manşetten verdiği “Ölüm helikopterinde 139 defa arandı” haberine NTV, “Aramalar kazadan sonra” tepkisini gösterdi. Meclis Araştırma Raporu ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı raporları bunu yalanlıyor. NTV santralinden yapılan aramalar, helikopter henüz kalkmadan başlıyor. Düştükten sonra da bitiyor. NTV’nin “Onlardan öğrendik” dediği İhlas Haber Ajansı, kazayı 15:30’da haber alıyor. Bu süre içinde NTV santralinden Yazıcıoğlu’na 139 ve yanındaki üç kişinin telefonlarına tam 156 sinyal gönderiliyor.

Taraf’ın BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve yanındaki beş kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili dün yayımladığı haber büyük tartışmalara neden oldu. “Ölüm helikopterinde 139 defa arandı” başlığıyla yayımlanan haberde Muhsin Yazıcıoğlu, İHA muhabiri İsmail Güneş, pilot Kaya İstektepe ve BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ’ın kazadan önce NTV’nin santralinden toplam 295 defa arandığı belirtilmişti.
Taraf’ın haberi üzerine NTV’den yapılan yazılı açıklamada, “İçinde İHA muhabirinin de bulunduğu helikopterin kaybolduğu bilgisi NTV Haber Merkezi’ne, olay henüz kamuoyuna yansımadan İHA Merkezi tarafından haber verilmiştir. Bu andan itibaren de helikopterin akıbetini öğrenebilmek için merhumlara ait cep telefonları, Haber Merkezi editör ve muhabirleri tarafından aranmaya başlamıştır” dendi.

Resmi raporda kaza saati
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, Yardımcısı Yüksel Yancı, Sivas Belediye Meclis üyesi Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve pilot Kaya İstektepe 25 Mart 2009’da helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybetti.
Taraf’ın ulaştığı TBMM Araştırma Komisyonu’nun raporuna göre helikopter saat 14:35 sıralarında Çağlayancerit ilçesindeki miting alanından havalandı. Raporda, aynı gün İHA muhabiri İsmail Güneş’in saat 15:33 sıralarında Maraş Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü 112 Acil servisi ve 156 Jandarma imdatı arayarak helikopterin düştüğünü haber verdiği belirtildi.
Ulaştırma Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu ön kaza kırım raporunda ise helikopterin havalandıktan yaklaşık 25 dakika sonra düştüğü bilgisi yer alıyor.

İHA kazayı ne zaman öğrendi
NTV’nin açıklaması üzerine Taraf’ın ulaştığı İHA Yurt Haberler Yetkilisi İsmail Ballı, kazadan, ilk anda yaralı olarak kurtulan İsmail Güneş’in telefonuyla haberdar olduklarını söyledi. Ballı, “Güneş’le saat 15:30-16:00 aralığındaki bir saatte görüştüklerini ve kazadan haberdar olduklarını” söyledi.
İHA, kazayı aynı gün kendi internet sitesine de saat 16:19:07’de ‘flash haber’ olarak koydu. Haber, abonelere ise yazılı olarak saat 16:34’te geçildi. Yani İHA ve NTV, Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düştüğü bilgisini saat 15:30’dan sonraki bir saatte öğrendi. NTV yetkilileri, İHA’dan helikopterin düştüğünü öğrenir öğrenmez, Yazıcıoğlu ve yanındakileri aradıklarını belirtmelerine rağmen, Muhsin Yazıcıoğlu’nun NTV santralinden ilk aranması helikopterin kalkışından bir dakika sonra gerçekleşiyor. NTV santralinden saat 14:36.15’te ilk arama gerçekleşiyor. Helikopter, saat 14.35’te havalanmıştı. 139’uncu arama ise helikopterin düştüğü saatten sonra 15:32:19’da gerçekleşiyor.
NTV santralinden yapılan aramaların bazılarının birer saniye aralıklarla gerçekleşmesi dikkat çekiyor. İHA’nın verdiği saate göre NTV, kazayı öğrenmeden önce 139 kez Yazıcıoğlu’nu arıyor. Haberi öğrendikten sonra ise NTV santralinden iki defa aranıyor.

Helikopter havalanmadan aranıyor
Aynı durum İHA muhabiri İsmail Güneş’in cep telefonunda da gerçekleşiyor. Güneş’in telefonu da 14:34:36’dan başlanarak, saat 18:58:58’e kadar NTV santralinden 113 kez aranıyor.
Güneş’in beş ve 10 saniye aralıklarla NTV santralinden arandığı dikkat çekiyor. NTV’nin kazayı öğrendiği saate kadar ise yaklaşık 90 arama yapılıyor. Helikopter pilotu Kaya İstektepe’nin cep telefonu da helikopter havadayken NTV santralinden aranmaya başlanıyor. 14:55:55’te gerçekleştirilen ilk arama saat 18:58:04’te sona eriyor. İstektepe beş saniye aralıklarla aranıyor. Bu işlem 15:13:53’te yapılan 14’üncü aramaya kadar devam ediyor. 14’üncü aramanın ardından yaklaşık 40 dakika sonra 15’inci arama gerçekleşiyor. Arama aralığı tekrar beş-on saniyeye düşüyor. İstektepe toplam 37 kez aranıyor.

İl başkanı peş peşe aranıyor
Helikopterdeki başka bir isim de Sivas BBP İl Başkanı Erhan Üstündağ. Üstündağ da NTV santralinden resmî raporlara göre kazanın olduğu anda aranıyor. 15:01:13’te başlayan aramaları, 15:01:22, 15:01:28, 15:01:35’lük üç arama takip ediyor.
Telefon dökümlerindeki aramalarda da açıkça görüldüğü gibi, NTV santralinden yapılan aramaların büyük bölümü, İHA’nın olayı Türkiye’ye duyurduğu saatten çok önce, helikopterin havada olduğu saatlere denk geliyor.

NTV: Yazıcıoğlu’nu helikopter kaybolduktan sonra aradık
NTV, Taraf’ın “Ölüm helikopterinde 139 defa arandı” başlıklı haberine yazılı açıklamayla yanıt verdi. Doğuş Yayın Grubu tarafından yapılan yazılı açıklamada şöyle dendi: “NTV, spekülasyona dayalı bir haberle itham altında bırakılmıştır.
İçinde İHA muhabirinin de bulunduğu helikopterin kaybolduğu bilgisi NTV Haber Merkezi’ne, olay henüz kamuoyuna yansımadan İHA Merkezi tarafından haber verilmiştir.
Bu andan itibaren de helikopterin akıbetini öğrenebilmek için merhumlara ait cep telefonları, Haber Merkezi editör ve muhabirleri tarafından aranmaya başlamıştır.
NTV, kazanın ardından merhumların telefon kayıtlarını inceleyen adli makamlara bu bilgileri ve aramaların yapıldığı tüm haber merkezi telefon numaralarını zaten vermiştir.
NTV, gazetecilik ilkelerine dayanmadan yapılan, bu nedenle kasıtlı olduğu her halinden belli bu haberin sorumluları hakkında gerekli yasal işlemlere de başvuracaktır.”

Biz de söylüyorduk kimse inanmıyordu
Eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin yaşamını yitirdiği kazayla ilgili Taraf’a konuşan BBP Genel Başkanı Yaşar Topçu, “Biz bu bilgileri biliyorduk ve 9 ağustosta yargıya taşımıştık. Fakat bir sonuç alamadık” dedi.
Olayın ‘suikast’ olduğu yönünde genel bir kanı olduğunu söyleyen Topçu “Taraf’ın yazdığı bilgileri biz aylardır gündeme getiriyoruz. Ama sesimizi bir yerlere duyuramıyoruz” dedi. Bu bilgilerle ilgili 9 ağustosta Maraş Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunarak olayın arka planının araştırılmasını istediğini belirten Topçu, “Savcılık yüzeysel bir araştırma yaparak, bunun ‘bir habercilik refleksi’ olduğuna, araştırılacak bir şey olmadığına karar verdi” dedi.

Açıklamalar tutarlı değil
Olaydan çok kısa bir süre sonra, helikopterin havalandıktan 62 kilometre sonra düştüğünün tesbit edilmesine rağmen kaza yerine dört gün sonra ulaşıldığına dikkat çeken Topçu şöyle devam etti: “Bu ve diğer konuları Cumhurbaşkanı ve Başbakan’la bire bir görüşerek sordum. Başbakan’a da ‘bu olayı başka bir yöne çekmek istemiyoruz. Ne olduğunu devletin imkânlarıyla araştırarak bize açıklayın’ dedik. Fakat bugüne kadar bizi ikna edecek hiçbir açıklama ve araştırma yapılmadı.” Araştırma komisyonu ve diğer kurumların yaptığı açıklamaların birbirini tutmadığını belirten Topçu, bu açıklamaların doğruluğuna dün de bugün de inanmadıklarını söyledi.
Topçu şöyle konuştu: “Taraf bugün, bizim bildiğimiz fakat kamuoyunun bilmediği bilgileri açıkladı. Hiç kimse bu haberi yalanlamaya çalışmasın. Ben bunları aylar önce dile getirmiştim. Fakat kimse dikkate almamıştı. Bu bilgiler kesinlikle doğru. Savcıların derhal harekete geçmesini istiyorum. Biz bir meczup gibi ortalıkta bağırıp çağırmak ve olayı sokaklara taşımak istemiyoruz. Yargı el atarak gerektiği gibi araştırsın ve olayı aydınlatsın.”

Savcılık kaza kırım raporunu bekliyor
Kazada hayatını kaybeden Yazıcıoğlu’nun avukatı Kemal Yavuz, Bilgi Teknolojileri Kurumu’ndan aldıkları belgeler ışığında aylar önce NTV hakkında suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.
NTV Haber Müdürü’nün konuyla ilgili savcılığa ifade verdiğini anlatan Yavuz, savcılığın işlem için kaza kırım raporunu beklediğini kaydetti. Yavuz şöyle konuştu: “Pilot Kaya İstektepe’nin sisli havada manuel uçması mümkün değil. Helikopter çok donanımlı. Sisli havada uçabilecek, rotada nelerin olduğunu gösterecek GPS var. Pilot buna bakarak uçuyor. Buna güveniyor ama oluşan dalga sebebiyle cihaz etkileniyor. Bilgi Teknolojileri başta olmak üzere onlarca mühendisle görüştük. Hepsinin ortak kanısı sinyallerle manyetik alan oluşturularak helikopterin GPS ve Altimetresi etkilendiği.”
Kanal 1 Anahaber’de Ali Çağatay’ın sorularını da cevaplayan Yavuz, “Helikopterin takip edildiği kuşkusu içerisindeyiz” iddiasında bulundu.

Köylü: O telefon kayıtları savcılıkta
Eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beş kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla kurulan TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü, kazayla ilgili cep telefonu kayıtlarının, Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı’nda mevcut olduğunu söyledi.
Köylü, Muhsin Yazıcıoğlu’nun cep telefonunun, kaza meydana gelmeden önce ulusal bir televizyon kanalının santralinden çok sayıda arandığına yönelik haberle ilgili, Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı ile irtibat kurduğunu söyledi.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı’nın, cep telefonu kayıtlarıyla ilgili daha önce gerekli soruşturmayı yaptığını belirten Köylü, söz konusu arama kayıtlarının savcılık raporunda mevcut olduğunu kaydetti.
Kazayla ilgili, kaza kırım raporunun henüz gelmediğini ifade eden Köylü, gerekli araştırmalar tamamlanmadan, kazanın meydana geliş nedeniyle ilgili birşey söylenemeyeceğini belirtti.
Bu arada BBP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Şanverdi, Köylü’yü ziyaret etti. Ziyaretinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Şanverdi, Kayseri Valisiin, “Kendisinin kazayla ilgili açıklama yapmadığını, sadece, şimdiki BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu’ya bilgi verdiğini” söylediğini belirterek, “Sayın Topçu, Kayseri Valisi ile ne telefonda ne de yüzyüze görüştü” dedi.

İşte Yazıcıoğlu’nun telefon kayıtları
Taraf’ın ulaştığı telefon kayıtlarına göre Muhsin Yazıcıoğlu’nun telefonu NTV santralinden ilk olarak saat 14:36:15’te aranıyor. Yazıcıoğlu ve yanındakilerin Kahramanmaraş’ta bindiği helikopterin ise Ulaştırma Bakanlığı’nın ön kaza kırım raporunda saat 14:35’te havalandığı belirtiliyor. Yazıcıoğlu’nun telefonu saat 15:04:53’ten sonra ise birer ve beşer saniye aralıklarla aranıyor. Kaza haberinin İHA tarafından NTV’ye bildirilmesinin ardından ise Yazıcıoğlu sadece iki defa aranıyor. İlk arama 15:52:15’te gerçekleşirken, ikinci arama ise 20:19:53’de yapılıyor. Aramaların büyük bölümü 0212 335 41 49 ve 0212 335 41 52 numaralı NTV santraline kayıtlı hatlardan yapılıyor. Yanda yayımladığımız Meclis Araştırma Komisyonu Raporu’nda helikopterin saat kaçta kaltığı ve kazada ilk anda yaralı olarak kurtulan İHA muhabiri İsmail Güneş’in 112 Acil Servis’ini nasıl aradığı anlatılıyor.

1- 212 335 41 82- 14:36:15
2- 212 335 41 49- 15:04:53
3- 212 335 41 52- 15:06:09
4- 212 335 41 49- 15:06:10
5- 212 335 41 49- 15:06:13
6- 212 335 41 52- 15:06:14
7- 212 335 41 49- 15:06:16
8- 212 335 41 49- 15:06:21
9- 212 335 41 49- 15:06:24
10- 212 335 41 49- 15:06:26
11- 212 335 41 52- 15:06:28
12- 212 335 41 49- 15:06:30
13- 212 335 41 49- 15:06:32
14- 212 335 41 49- 15:06:35
15- 212 335 41 49- 15:06:38
16- 212 335 41 52- 15:06:38
17- 212 335 41 49- 15:06:40
18- 212 335 41 52- 15:06:43
19- 212 335 41 49- 15:06:46
20- 212 335 41 49- 15:06:50
21- 212 335 41 49- 15:06:53
22- 212 335 41 49- 15:06:56
23- 212 335 41 49- 15:06:59
24- 212 335 41 49- 15:07:02
25- 212 335 41 52- 15:07:02
26- 212 335 41 49- 15:07:04
27- 212 335 41 52- 15:07:06
28- 212 335 41 49- 15:07:07
29- 212 335 41 49- 15:07:10
30- 212 335 41 52- 15:07:11
31- 212 335 41 49- 15:07:12
32- 212 335 41 49- 15:07:14
33- 212 335 41 52- 15:07:15
34- 212 335 41 49- 15:07:18
35- 212 335 41 52- 15:07:20
36- 212 335 41 49- 15:07:20
37- 212 335 41 49- 15:07:22
38- 212 335 41 52- 15:07:24
39- 212 335 41 49- 15:07:25
40- 212 335 41 49- 15:07:27
41- 212 335 41 52- 15:07:29
42- 212 335 41 49- 15:07:30
43- 212 335 41 52- 15:07:33
44- 212 335 41 49- 15:07:33
45- 212 335 41 49- 15:07:35
46- 212 335 41 52- 15:07:37
47- 212 335 41 49- 15:07:38
48- 212 335 41 49- 15:07:39
49- 212 335 41 52- 15:07:43
50- 212 335 41 49- 15:07:44
51- 212 335 41 49- 15:07:47
52- 212 335 41 52- 15:07:48
53- 212 335 41 49- 15:07:50
54- 212 335 41 49- 15:07:55
55- 212 335 41 52- 15:07:57
56- 212 335 41 49- 15:07:58
57- 212 335 41 52- 15:08:01
58- 212 335 41 52- 15:08:20
59- 212 335 41 52- 15:08:25
60- 212 335 41 52- 15:08:29
61- 212 335 41 52- 15:08:33
62- 212 335 41 52- 15:08:38
63- 212 335 41 52- 15:08:46
64- 212 335 41 52- 15:08:49
65- 212 335 41 52- 15:08:54
66- 212 335 41 52- 15:08:58
67- 212 335 41 52- 15:09:02
68- 212 335 41 82- 15:09:09
69- 212 335 41 52- 15:09:19
70- 212 335 41 52- 15:09:25
71- 212 335 41 52- 15:09:29
72- 212 335 41 52- 15:09:33
73- 212 335 41 52- 15:09:37
74- 212 335 41 52- 15:09:42
75- 212 335 41 52- 15:09:47
76- 212 335 41 52- 15:09:51
77- 212 335 41 52- 15:09:56
78- 212 335 41 52- 15:10:00
79- 212 335 41 52- 15:10:04
80- 212 335 41 52- 15:10:09
81- 212 335 41 52- 15:10:14
82- 212 335 41 52- 15:10:18
83- 212 335 41 52- 15:10:23
84- 212 335 41 52- 15:10:28
85- 212 335 41 52- 15:10:32
86- 212 335 41 52- 15:10:37
87- 212 335 41 52- 15:10:42
88- 212 335 41 52- 15:10:47
89- 212 335 41 52- 15:10:52
90- 212 335 41 52- 15:10:58
91- 212 335 41 52- 15:11:08
92- 212 335 41 52- 15:11:14
93- 212 335 41 52- 15:11:26
94- 212 335 41 52- 15:11:31
95- 212 335 41 52- 15:11:41
96- 212 335 41 52- 15:11:45
97- 212 335 41 52- 15:11:49
98- 212 335 41 52- 15:11:54
99- 212 335 41 52- 15:12:00
100- 212 335 41 52- 15:12:04
101- 212 335 41 52- 15:12:09
102- 212 335 41 52- 15:12:13
103- 212 335 41 52- 15:12:17
104- 212 335 41 52- 15:12:33
105- 212 335 41 52- 15:12:38
106- 212 335 41 52- 15:12:42
107- 212 335 41 52- 15:12:47
108- 212 335 41 52- 15:12:52
109- 212 335 41 52- 15:12:56
110- 212 335 41 52- 15:13:01
111- 212 335 41 49- 15:13:47
112- 212 335 41 52- 15:14:01
113- 212 335 41 49- 15:14:53
114- 212 335 41 49- 15:15:00
115- 212 335 41 49- 15:15:04
116- 212 335 41 49- 15:15:07
117- 212 335 41 49- 15:15:12
118- 212 335 41 49- 15:15:15
119- 212 335 41 49- 15:15:19
120- 212 335 41 49- 15:15:22
121- 212 335 41 49- 15:15:26
122- 212 335 41 49- 15:15:29
123- 212 335 41 49- 15:15:31
124- 212 335 41 49- 15:15:34
125- 212 335 41 49- 15:15:37
126- 212 335 41 49- 15:15:39
127- 212 335 41 49- 15:15:42
128- 212 335 41 49- 15:15:44
129- 212 335 41 49- 15:15:47
130- 212 335 41 49- 15:15:49
131- 212 335 41 49- 15:15:51
132- 212 335 41 49- 15:15:53
133- 212 335 41 07- 15:16:40
134- 212 335 41 07- 15:16:46
135- 212 335 41 52- 15:24:04
136- 212 335 41 52- 15:24:09
137- 212 335 41 52- 15:24:14
138- 212 333 41 52- 15:24:21
139- 212 335 41 52- 15:32:19

Daha yerdeyken telefonu aranmış
İHA Muhabiri İsmail Güneş dökümlere göre helikopterin havalanmasının ardından 113 defa aranmış. TBMM Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı rapora göre 14:35’de havalanan helikopterde bulunan Güneş 14:34’de aranmaya başlanmış.

1- 14:34:36
2- 14:41:02
3- 14:47:16
4- 14:47:27
5- 14:48:17
6- 14:48:34
7- 14:48:48
8- 14:49:21
9- 14:49:52
10- 14:50:01
11- 14:50:28
12- 14:50:31
13- 14:50:35
14- 14:50:57
15- 14:52:02
16- 14:52:09
17- 14:52:43
18- 14:53:20
19- 14:54:01
20- 14:54:05
21- 14:54:12
22- 14:54:19
23- 14:54:54
24- 14:55:27
25- 14:55:28
26- 14:56:37
27- 14:56:47
28- 14:56:52
29- 14:56:59
30- 14:57:41
31- 14:57:50
32- 14:57:52
33- 14:58:57
34- 14:59:06
35- 15:02:21
36- 15:02:31
37- 15:02:36
38- 15:03:48
39- 15:04:08
40- 15:05:31
41- 15:05:39
42- 15:05:47
43- 15:06:13
44- 15:07:41
45- 15:08:23
46- 15:08:34
47- 15:08:40
48- 15:08:50
49- 15:09:01
50- 15:12:33
51- 15:12:46
52- 15:12:51
53- 15:12:55
54- 15:13:13
55- 15:14:08
56- 15:14:15
57- 15:14:19
58- 15:14:27
59- 15:14:33
60- 15:15:08
61- 15:16:13
62- 15:16:24
63- 15:16:39
64- 15:17:16
65- 15:17:26
66- 15:17:35
67- 15:18:53
68- 15:19:00
69- 15:19:08
70- 15:19:26
71- 15:19:39
72- 15:19:50
73- 15:19:59
74- 15:21:00
75- 15:21:11
76- 15:21:59
77- 15:22:22
78- 15:24:40
79- 15:24:47
80- 15:25:13
81- 15:25:35
82- 15:25:41
83- 15:27:19
84- 15:27:32
85- 15:28:02
86- 15:33:13
87- 15:33:24
88- 15:33:32
89- 15:36:51
90- 15:37:00
91- 15:37:20
92- 15:53:01
93- 15:54:58
94- 15:55:09
95- 15:55:19
96- 15:55:51
97- 16:11:53
98- 16:15:19
99- 16:21:35
100- 16:25:35
101- 16:27:51
102- 16:37:24
103- 16:44:40
104- 16:45:03
105- 16:46:09
106- 16:46:48
107- 16:47:09
108- 16:47:28
109- 16:53:00
110- 16:53:09
111- 17:04:00
112- 17:11:46
113- 18:58:58

Pilot 37 kez aranmış
NTV santralinden aranan başka bir isim ise Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterin pilotu Kaya İstektepe. Dökümlere göre İstektepe’nin telefonu 37 defa aranmış.

1- 14:55:55
2- 14:56:16
3- 14:56:20
4- 14:56:37
5- 14:56:41
6- 14:56:46
7- 14:57:05
8- 15:00:20
9- 15:00:28
10- 15:01:11
11- 15:13:43
12- 15:13:46
13- 15:13:50
14- 15:13:53
15- 15:54:23
16- 15:54:26
17- 15:54:30
18- 16:00:01
19- 16:00:12
20- 16:04:07
21- 16:09:59
22- 16:10:43
23- 16:11:28
24- 16:11:37
25- 16:12:46
26- 16:13:30
27- 16:16:16
28- 16:16:26
29- 16:16:48
30- 16:20:54
31- 17:03:42
32- 17:03:51
33- 17:03:58
34- 17:04:09
35- 17:08:33
36- 18:57:56
37- 18:58:04

 
Taraf, NTV'den özür diledi

Taraf, NTV'den özür diledi

NTV dün Taraf'un gündeme taşıdığı iddiaların gerçek dışı olduğunu kanıtladı.

Taraf Gazetesi, BBP Lideri Yazıcıoğlu'nun ölümünden yaklaşık 7 ay sonra ortaya attığı komplo teorisinde helikopterin düşmeden önce NTV santralinden defalarca kez arandığını, bunun da manyetik bir alan oluşturarak helikopterin düşmesine neden olabileceğini iddia etmişti. NTV dün iddiaların gerçek dışı olduğunu kanıtladı. Taraf Gazetesi de bugün manşetinde hem NTV'den hem de okuyucularından özür diledi. Taraf Gazetesi, ''Kayıtlar yanlış'' başlığıyla verdiği manşetinde ''NTV haklı, biz haksızız. Yazıcıoğlu'nun helikopter kazası öncesi NTV tarafından arandığı doğru değil. Aramalar kazadan sonra'' dedi.

İşte Taraf Gazetesi'nin bugün yayınladığı özür yazısı:
''BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve yanındaki 5 kişinin kazadan önce NTV santralinden defalarca arandığına dair haber yapan Taraf yanıldı, daha doğrusu yanıltıldı. Telekomünikasyon İdaresi (TİB) Başkanı Fethi Şimşek, Taraf'ın yayınları üzerine yaptıkları araştırmadan sonra soruşturmayı yürüten savcılığa NTV'nin kayıtlarını GMT saatine göre gönderdiklerini farkettiklerini açıkladı.

Taraf, soruşturmayı yürüten savcılıktaki telefon kayıtlarına dayanarak Kahramanmaraş'ta düşen helikopter havalanmadan önce BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, İHA muhabiri İsmail Güneş, pilot Kaya İstektepe ve BBP Sivas İl Başkanı Erhan Yazıcıoğlu'nun NTV santralinden 295 defa arandığını yazmıştı. Halbuki gerçek böyle değildi. Bu yanlıştan dolayı NTV'den özür diliyoruz. NTV yayınlarında Taraf'la dalga geçti, haklıydı.''

kaynak
 
Taraf, NTV'den özür diledi

NTV dün Taraf'un gündeme taşıdığı iddiaların gerçek dışı olduğunu kanıtladı.

Taraf Gazetesi, BBP Lideri Yazıcıoğlu'nun ölümünden yaklaşık 7 ay sonra ortaya attığı komplo teorisinde helikopterin düşmeden önce NTV santralinden defalarca kez arandığını, bunun da manyetik bir alan oluşturarak helikopterin düşmesine neden olabileceğini iddia etmişti. NTV dün iddiaların gerçek dışı olduğunu kanıtladı. Taraf Gazetesi de bugün manşetinde hem NTV'den hem de okuyucularından özür diledi. Taraf Gazetesi, ''Kayıtlar yanlış'' başlığıyla verdiği manşetinde ''NTV haklı, biz haksızız. Yazıcıoğlu'nun helikopter kazası öncesi NTV tarafından arandığı doğru değil. Aramalar kazadan sonra'' dedi.

İşte Taraf Gazetesi'nin bugün yayınladığı özür yazısı:
''BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve yanındaki 5 kişinin kazadan önce NTV santralinden defalarca arandığına dair haber yapan Taraf yanıldı, daha doğrusu yanıltıldı. Telekomünikasyon İdaresi (TİB) Başkanı Fethi Şimşek, Taraf'ın yayınları üzerine yaptıkları araştırmadan sonra soruşturmayı yürüten savcılığa NTV'nin kayıtlarını GMT saatine göre gönderdiklerini farkettiklerini açıkladı.

Taraf, soruşturmayı yürüten savcılıktaki telefon kayıtlarına dayanarak Kahramanmaraş'ta düşen helikopter havalanmadan önce BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, İHA muhabiri İsmail Güneş, pilot Kaya İstektepe ve BBP Sivas İl Başkanı Erhan Yazıcıoğlu'nun NTV santralinden 295 defa arandığını yazmıştı. Halbuki gerçek böyle değildi. Bu yanlıştan dolayı NTV'den özür diliyoruz. NTV yayınlarında Taraf'la dalga geçti, haklıydı.''

kaynak

ulan nasıl iş bu bu nasıl gazetecilik...şimdi yanlışını görüp özür dilemişler..biz buna erdem mi diyeceğiz...!

tarafın iddiasının yanlış çıkması. bence kaza ile ilgili şüpheyi ortadan kaldırmaz çünkü tek iddia bu değildi. benim şahsi inancımda bu yönde.. gazetenin yaptığı.kendi.ahmaklığını ortaya koyar..
 
Yazıcıoğlu kazasında yeni iddia

Helikopterin bulunduğu, Yazıcıoğlu'nun yaralı olduğu haberinin kimden geldiğinin henüz belli olmadığı açıklandı.

195843.jpg


TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı Ak Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, BBP eski genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve İHA muhabiri İsmail Güneş'in de aralarında bulunduğu 6 kişinin hayatını kaybetitği helikopter kazası ile ilgili yaptığı açıklamada, "kaza kırım raporu elimize ulaşmadığı için sonuca ulaşmakta zorlanıyoruz" dedi.

YAZICIOĞLU'NUN HELIKOPTERI DÜŞTÜ
Araştırma komisyonunun çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürdüğünü belirten Hakkı Köylü, Kastamonu'da gazetecilere açıklamada, raporların hazırlanabilmesinin çok büyük detaylara inilmesiyle mümkün olduğunu belirtti. Bu nedenle şu ana kadar sonuçlandığını sanmadığını belirten Köylü, "Biz de kaza kırım raporu yokken yapabileceğimiz şeyleri düşünerek dinlememiz gereken, bilgisine başvurmamız gereken bazı kişiler vardı, onlarla görüştük. Geçtiğimiz hafta Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır, Kayseri Valisi Mevlüt Bilici ve kazanın meydana geldiği dönemde Kayseri Emniyet Müdürü olan Ankara Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'in bilgilerine başvurduk" dedi.

HABER KAHRAMANMARAŞ İSTİHBARATINDAN GELDİ
Hakkı Köylü, valilerle emniyet müdürünü dinlemelerindeki amacın, helikopterin bulunduğu yönündeki ilk haberin hangi kaynaktan çıktığını bulabilmek olduğunu da belirtirken, "Üzerinde durduğumuz konu, Kayseri Valiliğince o dönemde yapılan 'helikopterin bulunduğu ve merhum Yazıcıoğlu'nun yaralı olduğu' açıklamasının menşeinin ve doğruluk derecesinin ne olduğu ile nereden yayıldığıdır. Dinlediğimiz Kayseri Emniyet Müdürü, bu haberin Kahramanmaraş istihbaratından geldiğini, ancak doğruluğunun bilinmediğini söylediğini belirtti. Kahramanmaraş istihbaratından alınan bu haberin aynı zamanda yazılı olarak Kayseri istihbaratına ve dolayısıyla Kayseri Emniyetine ulaştırıldığını, ancak kesinlikle basına açıklama yapmadığını söylüyor. ancak haber bir yerlerden Kayseri Valisi'nden çıkan bir haber olarak basına yansıdı" dedi.

Bu haberin nereden kaynaklandığının araştırılması için komisyondaki arkadaşlarının Kahramanmaraş'a giderek birçok kişiyi dinlediğini de belirten Hakkı Köylü, haberin Kahramanmaraş istihbaratında görevli bir emniyet amiri tarafından çıktığı bilgisine ulaşıldığını kaydetti. Köylü, "İlgili emniyet amirinin karşılıklı soru ve cevaplı 9 sayfalık çok uzun bir beyanı ve açıklaması var. Onlarla birlikte değerlendirildiğinde şu ana kadar o konuda bir sonuca ulaşılamadı. Yani bu haberin kimden geldiği, nereden çıktığı ve haberi veren ilk kişinin kim olduğu henüz belli değil" diye konuştu.

Hakkı Köylü, helikopter kazasında sonuca ulaşmada radar kayıtlarının da büyük bir önemi bulunduğunu belirtirken, bununla ilgili de bir uzman dinlemeyi düşündüklerini kaydetti. Köylü, "Radar kayıtları konusunda bir takım ayrıntılara ihtiyacımız var. Ayrıca Sivil Havacılık Genel Müdürü ile belki Sivil Savunma Genel Müdürünün de duruma göre bilgilerine başvurabiliriz. Ancak kaza kırım raporları geldikten sonra belki o raporun incelenmesi suretiyle kimlerin bilgisine başvurabileceğimizi değerlendirebiliriz" diye konuştu.


kaynak
 
Ülkücü-şeriatçı faşist parti başkanı Yazıcıoğlu seçim kampanyası sırasında öldü.

Helikopteri düşerek maalesef eceliyle ölen azılı faşist, işkenceci ve devrimci katili Yazıcıoğlu´nun marifetleri aşağıda okuyacağınız alıntıda detaylı biçimde verilmiştir:

"Önce, Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın ve Yasin Hayal’in, BBP çizgisindeki bir kuruluş olan Alperen Ocakları’yla ilişkisi açığa çıktı. Ardından katillerin “akıl hocası” durumundaki Erhan Tuncel’in BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’yla birlikte çekilmiş fotoğrafları ortaya döküldü... Buna rağmen BBP’liler ilişkilerini reddetme yoluna gittiler... Sonra bizzat Yasin Hayal, hapishaneden verdiği ifadede, kendisine ve ailesine BBP MKYK üyesi Halis Egemen ve BBP İl Başkanı Yaşar Cihan tarafından para, giyecek ve eşya yardımında bulunulduğunu açıkladı.

İnkar etmesi zordu. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, bu defa da basına “Bu yardım, Egemen ve Cihan´ın partiyle bağlantıları olmadığı dönemde olmuş” açıklamasını yaptı. Ne farkederdi ki?..

Bir şey farketmediği, Muhsin Yazıcıoğlu’nun sözlerinin devamından da belli zaten: Yazıcıoğlu, bilirkişi raporlarının “öldürücü ve yaralayıcı” olduğuna dair rapor verdiği McDonald´s´a atılan bomba için “McDonald´s´a maytap atmasının ardından Hayal´in ailesi Halis Egemen´e gelerek destek istiyor.” diyor.

Ne olmuş sanki, çocuklar maytap atmış!.. Onların il başkanı ve yöneticileri de maytaplarla oyun oynayan çocuklara hamilik yapmışlar! Çocuk Yasin Hayal de, hapishaneden çıktıktan sonra BBP İl Başkanı Yaşar Cihan´ın elini öpmeye gidiyor... Bunda da bir şey yok tabii; büyüklerin elini öpmek, gelenektendir!..

Muhsin Yazıcıoğlu, işin içinden çıkamayınca da “Yargı çözsün işi. Nereye kadar götürüyorsa götürsün” diyerek sıyrılmaya çalışıyor sorulardan. Oysa bu soruşturmaların “gittiği yere kadar gitmesine” geçmişten beri karşı olanların en başında gelir Muhsin Yazıcıoğlu.

Çünkü... Çünküsü Yazıcıoğlu’nun siyasi kimliğindedir.

Daha kısa süre önce linç saldırılarıyla, özellikle üniversitelerdeki faşist saldırılarla ve son olarak da Hrant Dink’in katledilmesiyle gündeme gelen BBP kimdir, neyi savunur, bu “Alperen ocakları” nereden çıkmıştır? Bunları kısaca hatırlayalım, hatırlatalım.

Ne dediler, ne yapıyorlar?

Büyük Birlik Partisi’ni, yani kısa adıyla BBP’yi oluşturan kadrolar, 1992’de MÇP’den (yani sonraki adıyla MHP’den) ayrıldılar. Ayrılığın başını Muhsin Yazıcıoğlu ve Ökkeş Kenger çekiyordu.

Muhsin Yazıcıoğlu, sayısız faşist cinayetin, katliamların faili olan Ülkü Ocakları’nın 1980 öncesi Genel Başkanı’ydı. Susurluk kazasında ölen faşist katil Abdullah Çatlı’yla aynı “ocak”tan, aynı ekiptendi yani. Ökkeş Kenger ise, 19 Aralık 1978 günü, bir sinema salonuna attığı bombayla Maraş katliamını başlatanlardan biriydi. Kenger, daha sonra soyadını Şendiller olarak değiştirip MHP’den milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi.

MÇP’den ayrılanların niteliği, ayrılığın başını çekenlerin kimliğine bakarak anlaşılabilirdi az çok. Ama Yazıcıoğlu’nun ayrılırken ettiği bazı laflar, onların “geçmişten bazı dersler çıkarmış olabileceği”ni de düşündürüyordu.

BBP’nin ayrıldığı dönemde ayrılık nedenleri üzerine pek çok spekülasyon yapılmıştı.

Kimileri olayı “Türkçülüğe karşı İslamcı ülkücüler” diye tanımlarken, kimileri ayrılık meselesini “trilyonluk MİT operasyonu” senaryolarıyla anlatıyordu.

Muhsin Yazıcıoğlu ve grubu, Türkeş´i “kontrgerillacılıkla”, “militarist”likle, diktatörlükle suçlayarak, kendilerinin “onlardan farklı” olduğunu kanıtlamaya, en azından kanlı geçmişlerini aklamaya çalışmaktaydılar. Bu arada taraflar birbirini karşılıklı olarak provokasyon tertiplemekle de suçluyorlardı.

Bunlar bir yana bırakılırsa, MHP-BBP ayrılığındaki üzerinde durmaya değecek tek ciddi söylem, sivil faşist hareketin 12 Eylül öncesi devlet tarafından kullanıldığının itiraf edilmesiydi. Bu itiraf, aynı zamanda BBP grubunun Türkeş’e ve MHP’ye yönelttiği suçlamanın da ana unsuruydu. Türkeş’in milliyetçi hareketi kontgerillaya-devlete kullandırttığını söyleyen BBP, artık devlet tarafından kullanılmaya tavır alacaklarını imâ ediyordu.

Ama bilindiği gibi, siyaset sahnesinde kimin kendisi için ne dediğinden daha önemli ve belirleyici olan ne yaptığıdır.

Bu ölçüyle bakıldığında BBP’nin faşist cenahta özel bir farkının görünmediğini söyleyebiliriz. Hemen tüm faşist saldırılarda, linç saldırılarında MHP’lilerle BBP’liler, Ülkü Ocaklılarla Alperen Ocaklılar, yanyanadır. Siyasi tavır olarak bazı nüans farklılıklar olmakla birlikte Bahçeli ve Yazıcıoğlu, kimin daha milliyetçi olduğu yarışından başka, mesela devletin politikalarına, kontrgerilla yöntemlerine ilişkin bir farklılık görülmemektedir.

MHP-BBP ayrılığındaki tartışmalar, bir yanıyla da sivil faşist hareketin halk nezdinde teşhir ve tecrit olmuşluğunun sonucuydu. Geçmişin kamburundun kurtulmak istiyordu her iki taraf da. Yazıcıoğlu grubuna göre geçmişin sorumluluğu “kontrgerillacı ve diktatör Türkeş”in, Türkeş´e göre ise “kendisini dinlemeyen kavgacı gençlerin”dir. Böylelikle her iki taraf da kendini aklamış olmaktaydı.

Ama şimdi dönem kısmen farklıdır; esas yarış, “yükselen şovenizm”den pay kapma yarışıdır.
BBP, esas olarak MHP’den farklı bir politika üretememiş, örgütlenmeden propagandaya kadar MHP’yi değişik biçimlerde taklit etmeye devam etmiştir. Bu anlamda, biz daha çok milliyetçiyiz, komünistlerle, bölücülerle biz daha iyi başederizden öteye söyleyebildikleri ve yapabildikleri bir şey olmamıştır. Sivil faşist hareketin kendi içindeki rekabet de işte yine ancak kan üzerine, şovenizm üzerine bir rekabettir.

Linçlerin savunucusu Yazıcıoğlu:

4 Eylül 2005’te Bozüyük’te DEHAP’lılara karşı gerçekleştirilen linç saldırısının ardından Muhsin Yazıcıoğlu, şu açıklamayı yapmıştı:
“Devletin, milletin güvenliğini emanet ettiğimiz kuruluşlar sorumluluğunu yerine getirmez, yasaları kullanmazlarsa, vatandaş geri kalmaz. Milletin kendi güvenliğini sağlamak hakkıdır...” Yazıcıoğlu şöyle devam ediyordu. “´Ya devlet başa, ya kuzgun leşe´ demişler. Devlet başa geçmezse leş kargaları ortaya çıkar. Devlet, devletliğini yapmazsa evimizde mi oturacağız? “

Bu sözler, BBP’nin Çatlılar döneminden, MHP’den farklı bir politika ve söylem üretemediğinin göstergesidir. Bunlar sivil faşist hareketin onlarca yıldır varlık gerekçesi yaptığı söylemlerdir ve bu söylemlere sahip çıkan bir hareketin devlet tarafından kullanılması kaçınılmaz sondur.

Susurluk olayı da bu açıdan oldukça önemli bir göstergeydi. Devletin kendilerini kullanmasından şikayetçi olan BBP, kullanılmanın en doruktaki simgesi olan Abdullah Çatlı’yı sahiplenmekte en önde koşmuştur. Nitekim sonrasında da BBP’liler, onun kurduğu önce Nizam-ı Alem, ardından Alperen Ocakları, tüm faşist saldırıların içindedir.

Faşist hareketteki MHP-BBP ayrılığı üzerine spekülasyonların yapıldığı dönemde, devrimciler, bugünleri de ifade eden şu tespitleri yapmışlardı:

“Birbirlerini suçlamaları, akıtılan kanları birbirlerine yüklemeleri onları hiçbir zaman temize çıkarmayacaktır. Onların bu ifşaatları ile ortaya çıkan tek şey vardır; o da aynı çamurdan yoğrulmuş olmaları gerçeğidir. Amerikancılıksa hepsi Amerikancıdır, Türkeş de, Somuncuoğlu da, Yazıcıoğlu tayfası da. Kontrgerillacılık hepsinin ortak mesleğidir, ırkçılık onların kimliğini belirliyor, ‘İslamcı’ maskeyi hepsi kullanmıştır ve hala kullanmaktadırlar. Halkları birbirine kırdırmak için kurulan tezgahların, provokasyonların, katliamların içinde hepsinin parmağı vardır. Öne çıkardıkları ya da çıkaracakları şey ne olursa olsun, hepsi de aynı rol için beklemekte ve bu rol için kıyasıya mücadele etmektedirler... Yolları ayıran da budur.” (Mücadele, 25 Temmuz 1994, Sayı: 4)

Sivil faşist hareketle devlet, bugün de içiçe!

Aradan 15 yıl geçmiştir ve öngörüldüğü gibi, emperyalizmle, oligarşiyle, devletle içli-dışlı çizgi, halk düşmanı saldırı pratiği, BBP’de hakimiyetini sürdürmektedir.

Gerek üniversitelerdeki satırlı faşist saldırıların, gerekse de onlarca şehirde tekrarlanan linç saldırılarının ardından MHP de, BBP de saldırılarda yeraldıklarını inkar etmiş, “onlar bizden değil”, “ülkücüler bu işlere karışmaz” türünden açıklamalarla sorumluluklarını gizlemeye çalışmışlardır. Mafya çetelerinin içinde sık sık bu partilerin veya “ocak”larının yöneticileri çıkmakta, ve karşımıza yine aynı inkarcı demagoji çıkmaktadır. Yaptıklarını savunamıyor ve üstlenemiyorlar. Çünkü, niteliği itibariyle yaptıkları kontra eylemlerdir. Yaptıkları her iş, sömürü ve zulüm düzenine hizmet etmektedir. Aynı bugüne kadarki gibi.

Kullanıldığını söyleyen Muhsin Yazıcıoğlu, o dönemin gerçeklerini halka anlatmamıştır hiçbir zaman. Anlatmaya da niyetli görünmemektedir. Tersine, gidişatları, o kirli ve kanlı sayfalara yeni sayfalar ekleme yönündedir. Ogün Samastlar’ı, Yasin Hayaller’i sahiplenen bir siyasi çizgi, zaten faşizm tarafından her türlü kullanılmaya açıktır.

Mamak Hapishanesi’nde oligarşinin işkencesiyle, hücreleriyle karşı karşıya gelince “devlet bizi kullandı” diyen Yazıcıoğlu’na, faşizmin kendilerini kullanıp işleri bitince yarın yine aynı şekilde yapabileceğini hatırlatmak gereksizdir. Faşist hareket bunu bilse de, kanlı ve halka karşı çizgisini sürdürecektir. Çünkü varlık koşulu da, oligarşik devletin icazetini alması da buna bağlıdır. Polis, jandarma, MİT, hepsi, MHP’siyle, BBP’siyle, “ocak”larla içiçedirler. Bizim gibi ülkelerdeki sivil faşist hareket ise, bu içiçelikten vazgeçemez; çünkü, devlet desteği olmadan varolamaz.

BBP de, milliyetçilik yarışında öne geçmek, MHP’nin “pasifliği”nden şikayetçi olan, şovenist dalganın kışkırttığı kesimleri kendine çekmek için her türlü kirli işe bulaşmakta, düzenin halk güçlerine yönelik saldırılarına, faşist teröre ortak olmaktadır.
***

Alpaslan Türkeş, Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı, Muhsin Yazıcıoğlu... Halka karşı işlenen yüzlerce suçun altındaki kanlı imza bunlara aittir. CIA’dan 12 Eylül Cuntasına, holdinglerden polis şeflerine kadar pekçok karşı-devrimci güç kullandı onları.
Yazıcıoğlu, “kullanıldık” diye ayrıldı, ama kullanılma çizgisini değiştirmedi."



alıntı


donarak Hakkın rahmetine kavustu simdide Allah'ın cilzesine bak cehhenem ateşinde yanıyor -----------simdi oldu mu
 
yazıcıoğlunun siyasi kişiliğini ve yaptıklarını tartışmıyoruz.

kazayı tartışıyoruz.

yoksa eşref bitlisin arkasındanda farklı şeyler söylendi ama kaza olduğuna kimse kanaat getirmedi.


iyiydi, kötüydü, doğru yaptı, yanlış yaptı o ayrıca tartışılır. ama bu kaza şaibelidir. burası kesin.

olaya siyasi veya duygusal bakılırsa, birileri ağıtlar övgüler düzer.

birileride hakettiğini bulmuş demeye getirip, sövgüler düzer.

işte hepburda kaybediyoruz nedense...
 
Geri
Üst