Arkadaşlar içinizde yörük olup da,yörükler hakkında yeterli bilgisi olmayanlar olabilir.Şimdi yörükleri tanıyalım.
Hepimiz Türküz,hepimiz sarıkeçiliyiz...
Anadolu ve Rumeli’de göçebe hayatı yaşayan Türkmenlere “yörük” adı verilmiştir. Yörük kelimesinin ne anlama geldiği konusunda çeşitli görüşler ile sürülmüştür. Bir kaçını sıralayalım.
Yörük; göçebe, dağlı,1 çok ve çabuk yürüyen, iyi yol alan, eskiden yeniçeriye katılan yaya asker,2 Anadolu ve Rumeli’de hayvancılıkla uğraşan göçebe Türkmenler3 geçimini hayvancılık yaparak sağlayan göçebe Türkmen.4
Yörük, Anadolu ve Rumeli’de göçebe hayatı yaşayanlara verilen addır.5 Türkçe “yürümek” fiilinden türediği söylenir.6 Daha sonraları, göçebe halka verilen ad olduğu söylenmiştir.7 Yörük adı Anadolu ağızlarında cesur, eli ayağı çabuk anlamlarında kullanılır.8 Yörük bazı Türk lehçelerinde yöğrük şeklinde geçmektedir.9 Bazı araştırmacılar yürümek fiili ile yörük arasında kurulan bağa karşı çıkıyorlar.10 Yörükler, yürümek eylemi için “yörümek” fiilini kullanırlar. Yörük kelimesi göçer yaşam süren Türkmenlere verilen addır.11
Yörük kelimesinin etnik özelliği yoktur. Yörüklük bir yaşam biçimidir. Oğuzlar, Türkmenler ve Yörükler hepsi göçer olan ve aynı köklü topluluğun değişik zamanlarda ve yerlerde aldığı adlardır.
Yörükler, en küçük topluluk olan yakın ailelerin birliğine SOY, soyların birliğine OBA, obaların birliğine OYMAK, oymakların birliğine BOY, boyların birliğine İL yani devlet adını verirlerdi. Bir diğer araştırmacı da yörük kelimesine değişik bir bakış getiriyor. Oğuzların ve Türkmenlerin yerleşik olanlarına durgun anlamında YATUK, Türkmen göçebelerine de TÜRÜK adı verilir. Yörük sözünün, göçebe Oğuz Türklerini ifade edişi yalnız Anadolu ve Rumeli için söz konusudur. Kaşgarlı Mahmud, Oğuz göçebelerine Türkmen demiştir. Yörük adı, köyler kurarak yerleşen veya yarı göçebe durumuna gelen Türkmenler yanında, göçebe Türkmenler için onların “göçer” veya yörük olduğunu ifade etmek amacıyla kullanıldı. Yerleşik düzen dışındaki Türkmenler devletin sınır boylarında hayvancılık ve akıncılığı birleştirmişlerdir. İki araştırmacımız da Oğuz efsanesiyle, yörük, oba, oymak ve boy adları arasında bağ kuruyorlar. Görüldüğü gibi yapılan incelemelerden yörük adı hakkında edinilen bilgiler çok açık değildir. Yörük; konar-göçer, daima çadırda oturan ve geçimini küçükbaş hayvancılıkla sağlayan Türkmenlere verilen addır, diyebiliriz.
Yörükler Anadolu’da dağınık yaşamalarına karşılık, Rumeli’de daha teşkilatlı ve belli yerlerde yaşamaktaydılar. Rumeli’de yörükler, İstanbul’dan Tuna boylarına kadar yayılmıştı. Yörüklere Osmanlı Devleti’nde yasaklı anlamında “nöker” denilmiştir. Yörük seferlere kendi aile ve hayvanlarıyla katılan, göç ve yerleşme haklarıyla tamamiyle hükümdara ait olan asker anlamına da geliyordu.
17.yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı Devleti, yörükleri, idari otoriteyi sağlamak için zorunlu iskana tabi tuttu. Bundan amaç arazinin işlenmesini ve eşkıya gruplarına karşı set görevi görmelerini sağlamaktı. Bugün Anadolu’da yörüklerin tamamına yakını yerleşik hayata geçmişlerdir. Ancak eski yaşam biçimlerini sürdüren, yaylak ve kışlaklarında, Toroslar’da günümüzde göçebe olarak yaşayan yörükler vardır. Konar-göçerlerin genellikle yerleştirildikleri yerler, yaylak-kışlaklarla eski yerleşim merkezleriydi. Bu yerlerde kom, mezra, ağıl, mandıra, yaylak ve divan gibi dağınık yerleşme tiplerini meydana getirmişlerdir. Yaylakta yaylacılık, kışlaktaysa basit çiftçilik yaparlardı. Zamanla kalabalık yörük toplulukları daha küçük parçalara ayrılarak birer aile birliği halinde yaptıkları evlerde kışlamışlardır. Yazınsa yaylaya çıkarak klasik çadırlarda yaşayışlarını sürdürmüşlerdir. Genellikle keçi kılı ve koyun yününden yapılmış çadırlarda yaşarlar. Çadır, göçebe yaşam biçiminin vazgeçilmez bir konut türüdür.
1)Yörükler, Atlı-Göçebe Türk kültürüne uygun yaşantılarını diğer bir çok Türk topluluğuna göre daha uzun süre devam ettiren ve yerleşik düzene nisbeten yakın zamanlarda geçen Türk topluluklarından birisidir.
2)YÖRÜK'ün manası:Türkçe ve yabancı sözlüklerde,göçebe türkmenidir.Türkistan'da konuşulan Türkçelerde ve eski Osmanlıca da YÜVRÜK kelimesi güçlü ve atılgan manasına gelir.Horasan'damakedonya'lı iskender ordusuna karşı tek geldiği için SALUR lara YÜVRÜK (kahraman)adı verilir.Salurlar bu adı Anadoluya getirdiler.
3)Türkmen kelimesi Türk-İman'dan türedi.Oğuz Türklerine Müslüman olduktan sonra bu ad verildi.Bozaklar Türkistandan 11.asırda gelip Yozgat yöresine yerleştiler.Bunların bir kısmı ayrılıp Halep ve Şam'a göç ettiler.Bilahare 17.yy.da 4.Murat Bağdat seferi dönüşünde bunların çoğunu beraberinde getirip,Anadolunun sıcak güney bölgelerine iskan ettirdi.Bunlara Anadoluda genel olarak ARAPÇİ-ARAPGİR-SAÇIKARA veya HAYTA yörükleri denir.İlk cepniler Hacı Bektaşi Veli ile birlikte Horasan'dan gelip,Kırşehir ve Sıvas'a yerleştiler.Daha sonra 14.yy da Türkistan (Türkmenistan)dan gelen ve Karadeniz bölgesine yerleşen çok sayıda cepniler vardır.Yakup Han ile Bayram Han gibi kahramanlar bunlardandır.Bayram Han'ın oğlu Hacı Emir Bey ve torunu Süleyman Bey yıllarca Pontuslara karşı savaştı.Süleyman 1397 de bütün Giresun bölgesini beyliğine kattı.
4) Kayılar anavatanı olan Türkmenistan Balkan eyaletlerinden geldiler.
5)Yeni Osmanlılar,osmanlı padişahlarının boyundan (KARAKEÇİLİ)olup,imparatorluğun sonuna doğru gelenlerdir.
6)Solaklar;Dinlenme ,Meller (Melliler); Göçten geri ,Çakıllar;Göç etmeyip, yere çakılıp kalan manasınadır.Hona;Erkek geyik ,Karahacı;Adana toroslarda yaşamış Avşar Beylerinden Kara Receb'in oğlu Kara Mustafa'dır.
7)Teke Türkmenleri İran,Horasan,Türkmenistan ile Afganistan sınır bölgesinde şu an yaşayanlardan olup,Anadoluya ilk gelen Türkmenlerdendir. Kendilerine YÜVRÜK denen Türkmenlerdendir.Alparslanın askerlerinin çoğu TEKE idi.Türkmenistan'ın en kalabalık halkı AHILTEKE dir.Bunlara ESKİYÖRÜKLER de denir.Yarış atları Dünya'da emsalsızdır.
8)TONGUÇ.Türkmencede düğümlemek anlamınadır.(Tangmaktan)gelir.Tonguç ayrıca bir Moğol kabilesidir ..
alıntı
Hepimiz Türküz,hepimiz sarıkeçiliyiz...
Anadolu ve Rumeli’de göçebe hayatı yaşayan Türkmenlere “yörük” adı verilmiştir. Yörük kelimesinin ne anlama geldiği konusunda çeşitli görüşler ile sürülmüştür. Bir kaçını sıralayalım.
Yörük; göçebe, dağlı,1 çok ve çabuk yürüyen, iyi yol alan, eskiden yeniçeriye katılan yaya asker,2 Anadolu ve Rumeli’de hayvancılıkla uğraşan göçebe Türkmenler3 geçimini hayvancılık yaparak sağlayan göçebe Türkmen.4
Yörük, Anadolu ve Rumeli’de göçebe hayatı yaşayanlara verilen addır.5 Türkçe “yürümek” fiilinden türediği söylenir.6 Daha sonraları, göçebe halka verilen ad olduğu söylenmiştir.7 Yörük adı Anadolu ağızlarında cesur, eli ayağı çabuk anlamlarında kullanılır.8 Yörük bazı Türk lehçelerinde yöğrük şeklinde geçmektedir.9 Bazı araştırmacılar yürümek fiili ile yörük arasında kurulan bağa karşı çıkıyorlar.10 Yörükler, yürümek eylemi için “yörümek” fiilini kullanırlar. Yörük kelimesi göçer yaşam süren Türkmenlere verilen addır.11
Yörük kelimesinin etnik özelliği yoktur. Yörüklük bir yaşam biçimidir. Oğuzlar, Türkmenler ve Yörükler hepsi göçer olan ve aynı köklü topluluğun değişik zamanlarda ve yerlerde aldığı adlardır.
Yörükler, en küçük topluluk olan yakın ailelerin birliğine SOY, soyların birliğine OBA, obaların birliğine OYMAK, oymakların birliğine BOY, boyların birliğine İL yani devlet adını verirlerdi. Bir diğer araştırmacı da yörük kelimesine değişik bir bakış getiriyor. Oğuzların ve Türkmenlerin yerleşik olanlarına durgun anlamında YATUK, Türkmen göçebelerine de TÜRÜK adı verilir. Yörük sözünün, göçebe Oğuz Türklerini ifade edişi yalnız Anadolu ve Rumeli için söz konusudur. Kaşgarlı Mahmud, Oğuz göçebelerine Türkmen demiştir. Yörük adı, köyler kurarak yerleşen veya yarı göçebe durumuna gelen Türkmenler yanında, göçebe Türkmenler için onların “göçer” veya yörük olduğunu ifade etmek amacıyla kullanıldı. Yerleşik düzen dışındaki Türkmenler devletin sınır boylarında hayvancılık ve akıncılığı birleştirmişlerdir. İki araştırmacımız da Oğuz efsanesiyle, yörük, oba, oymak ve boy adları arasında bağ kuruyorlar. Görüldüğü gibi yapılan incelemelerden yörük adı hakkında edinilen bilgiler çok açık değildir. Yörük; konar-göçer, daima çadırda oturan ve geçimini küçükbaş hayvancılıkla sağlayan Türkmenlere verilen addır, diyebiliriz.
Yörükler Anadolu’da dağınık yaşamalarına karşılık, Rumeli’de daha teşkilatlı ve belli yerlerde yaşamaktaydılar. Rumeli’de yörükler, İstanbul’dan Tuna boylarına kadar yayılmıştı. Yörüklere Osmanlı Devleti’nde yasaklı anlamında “nöker” denilmiştir. Yörük seferlere kendi aile ve hayvanlarıyla katılan, göç ve yerleşme haklarıyla tamamiyle hükümdara ait olan asker anlamına da geliyordu.
17.yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı Devleti, yörükleri, idari otoriteyi sağlamak için zorunlu iskana tabi tuttu. Bundan amaç arazinin işlenmesini ve eşkıya gruplarına karşı set görevi görmelerini sağlamaktı. Bugün Anadolu’da yörüklerin tamamına yakını yerleşik hayata geçmişlerdir. Ancak eski yaşam biçimlerini sürdüren, yaylak ve kışlaklarında, Toroslar’da günümüzde göçebe olarak yaşayan yörükler vardır. Konar-göçerlerin genellikle yerleştirildikleri yerler, yaylak-kışlaklarla eski yerleşim merkezleriydi. Bu yerlerde kom, mezra, ağıl, mandıra, yaylak ve divan gibi dağınık yerleşme tiplerini meydana getirmişlerdir. Yaylakta yaylacılık, kışlaktaysa basit çiftçilik yaparlardı. Zamanla kalabalık yörük toplulukları daha küçük parçalara ayrılarak birer aile birliği halinde yaptıkları evlerde kışlamışlardır. Yazınsa yaylaya çıkarak klasik çadırlarda yaşayışlarını sürdürmüşlerdir. Genellikle keçi kılı ve koyun yününden yapılmış çadırlarda yaşarlar. Çadır, göçebe yaşam biçiminin vazgeçilmez bir konut türüdür.
1)Yörükler, Atlı-Göçebe Türk kültürüne uygun yaşantılarını diğer bir çok Türk topluluğuna göre daha uzun süre devam ettiren ve yerleşik düzene nisbeten yakın zamanlarda geçen Türk topluluklarından birisidir.
2)YÖRÜK'ün manası:Türkçe ve yabancı sözlüklerde,göçebe türkmenidir.Türkistan'da konuşulan Türkçelerde ve eski Osmanlıca da YÜVRÜK kelimesi güçlü ve atılgan manasına gelir.Horasan'damakedonya'lı iskender ordusuna karşı tek geldiği için SALUR lara YÜVRÜK (kahraman)adı verilir.Salurlar bu adı Anadoluya getirdiler.
3)Türkmen kelimesi Türk-İman'dan türedi.Oğuz Türklerine Müslüman olduktan sonra bu ad verildi.Bozaklar Türkistandan 11.asırda gelip Yozgat yöresine yerleştiler.Bunların bir kısmı ayrılıp Halep ve Şam'a göç ettiler.Bilahare 17.yy.da 4.Murat Bağdat seferi dönüşünde bunların çoğunu beraberinde getirip,Anadolunun sıcak güney bölgelerine iskan ettirdi.Bunlara Anadoluda genel olarak ARAPÇİ-ARAPGİR-SAÇIKARA veya HAYTA yörükleri denir.İlk cepniler Hacı Bektaşi Veli ile birlikte Horasan'dan gelip,Kırşehir ve Sıvas'a yerleştiler.Daha sonra 14.yy da Türkistan (Türkmenistan)dan gelen ve Karadeniz bölgesine yerleşen çok sayıda cepniler vardır.Yakup Han ile Bayram Han gibi kahramanlar bunlardandır.Bayram Han'ın oğlu Hacı Emir Bey ve torunu Süleyman Bey yıllarca Pontuslara karşı savaştı.Süleyman 1397 de bütün Giresun bölgesini beyliğine kattı.
4) Kayılar anavatanı olan Türkmenistan Balkan eyaletlerinden geldiler.
5)Yeni Osmanlılar,osmanlı padişahlarının boyundan (KARAKEÇİLİ)olup,imparatorluğun sonuna doğru gelenlerdir.
6)Solaklar;Dinlenme ,Meller (Melliler); Göçten geri ,Çakıllar;Göç etmeyip, yere çakılıp kalan manasınadır.Hona;Erkek geyik ,Karahacı;Adana toroslarda yaşamış Avşar Beylerinden Kara Receb'in oğlu Kara Mustafa'dır.
7)Teke Türkmenleri İran,Horasan,Türkmenistan ile Afganistan sınır bölgesinde şu an yaşayanlardan olup,Anadoluya ilk gelen Türkmenlerdendir. Kendilerine YÜVRÜK denen Türkmenlerdendir.Alparslanın askerlerinin çoğu TEKE idi.Türkmenistan'ın en kalabalık halkı AHILTEKE dir.Bunlara ESKİYÖRÜKLER de denir.Yarış atları Dünya'da emsalsızdır.
8)TONGUÇ.Türkmencede düğümlemek anlamınadır.(Tangmaktan)gelir.Tonguç ayrıca bir Moğol kabilesidir ..
alıntı