- Katılım
- 9 May 2007
- Mesajlar
- 17,591
- Reaction score
- 0
- Puanları
- 0
Müzisyen-reklamcı Feridun Hürsel' e sormuşlar hayat neler öğretti size bugüne kadar diye, o da döktürmüş:
— Ağır ağır, yavaş yavaş, sindire sindire yaşamak gerektiğini...
— İnsanin temel görevinin, mutlu yaşamayı öğrenmek olduğunu...
— Hedefin değil, yolun önemli olduğunu...
— Arzulamanın elde etmekten daha önemli olduğunu...
— Sevişmenin orgazmdan daha önemli olduğunu...
— Tek gerçeğin yaşanılan an olduğunu...
— Herşeyin ama herşeyin bir bedeli olduğunu...
— Aşkın, yaşanırsa biteceğini...
— Birine âşık olduğunuzda, aslında âşık olduğunuz şeyin, ona yüklediğiniz anlam olduğunu...
— Aşkın, arzulamak, ama kavuşamamak olduğunu...
— Aşkın sevgiyle alakası olmadığını...
— Dünyada bugüne kadar söylenmiş bütün " Seni seviyorum " larin onda dokuzunun yalan olduğunu...
— Aşkın bir nevi hastalık sayılması gerektiğini...
— Aşkta kadınların acımasız olduğunu...
— Aşk konusunda, herkesin mutlaka bir yerde yalan söylediğini...
— İnsan ilişkilerinin binlerce yıldır pek değişmediğini, en az değişenin ise aşk olduğunu...
— Kaybedilen bir kadının bir daha asla elde edilemeyeceğini...
— Kadınların, öğrencilikte, iş hayatında ve hayatin geri kalanında erkeklerden daha başarılı olduğunu...
— Kadınların asla öğrenilemeyeceğini...
— Kadınların asla değiştirilemeyeceğini...
— Anne olabildikleri için kadınların erkeklerden daha şanslı olduklarını...
— Kadınların ihtiraslı olduğunu...
— İhtirasın tehlikeli olduğunu...
— Güzel bir kadından daha güzel, daha seyredilesi, daha değerli bir şeyin doğada mevcut olmadığını...
— Güzelliğin -geri alınmak üzere- insanlara verilmiş bir büyük armağan olduğunu...
— Sadakatin pamuk ipliğinden yapıldığını, bunu güzellerin daha iyi bildiğini ve bu yüzden ilişkilerinde daha az güven duyduklarını...
— Güzelliğin her kapıyı açtığını...
— Kalabalıktaki yanlızlığın, ıssız ada yanlızlığından daha kötü olduğunu...
— "At binenin, kılıç kuşananın " sözündeki gerçeği çok az kişinin kavrayabildiğini...
— Her şeyin boş olduğunu...
— "Herşeyin boş olduğu " gerçeğini herkesin bildiğini ancak, çok az kişinin kavrayabildiğini...
— Herşeyin bir oyundan ibaret olduğunu...
— İnsanların en çok saygı duyulmaya ihtiyacı olduğunu, ancak en az gayreti de bunun için gösterdiklerini...
— Öğrenmekten çok, öğretmeyi sevdiğimizi...
— Her insanin, doğduğu andan itibaren öğrenmekle yükümlü olduğunu, öğrenme çabası göstermeyenlerin, doğaya karsı görevlerini yapmadıklarını...
— Yeteneksizliğin kabahat olmadığını ama bilgisizliğin ve öğrenmeye çalışmamanın en büyük kabahat olduğunu...
— Yeteneksizliği ve bilgisizliği örtmenin en kolay yolunun, tenkit etmek olduğunu...
— Sanıldığından daha çok yalan söylendiğini...
— Sağlığını yitirmekten sonra, insanin basına gelebilecek en büyük ikinci felaketin yaşlanmak olduğunu...
— Ruhların asla yaşlanmadığını...
— Bedenle ruhun aynı yaşta olmamasının çok büyük acı verdiğini...
— Abartılı konuşanların ve inandırıcı olmak için daha çok gayret gösterenlerin, muhtemelen yalan söylediğini...
— İnsana dair hiçbir şeyin beni şaşırtamayacağını...
— İnsanların doğaya aykırı ve onu hak etmiyor olduğunu...
— Paraya ve üne çok az kişinin hayır diyebileceğini...
— Kötü olmanın kolay, iyi olmanın çok zor olduğunu...
— En kötü duygunun pişmanlık olduğunu...
— En güzel görüntülerden birinin, el ele yürüyen çok yaşlı bir çift olduğunu...
— En güzel ikinci görüntünün, torununu seven dede olduğunu... Öğrendim...
Bir de, bütün öğrendiklerimden şüphe etmeyi öğrendim...
)
Alıntı
— Ağır ağır, yavaş yavaş, sindire sindire yaşamak gerektiğini...
— İnsanin temel görevinin, mutlu yaşamayı öğrenmek olduğunu...
— Hedefin değil, yolun önemli olduğunu...
— Arzulamanın elde etmekten daha önemli olduğunu...
— Sevişmenin orgazmdan daha önemli olduğunu...
— Tek gerçeğin yaşanılan an olduğunu...
— Herşeyin ama herşeyin bir bedeli olduğunu...
— Aşkın, yaşanırsa biteceğini...
— Birine âşık olduğunuzda, aslında âşık olduğunuz şeyin, ona yüklediğiniz anlam olduğunu...
— Aşkın, arzulamak, ama kavuşamamak olduğunu...
— Aşkın sevgiyle alakası olmadığını...
— Dünyada bugüne kadar söylenmiş bütün " Seni seviyorum " larin onda dokuzunun yalan olduğunu...
— Aşkın bir nevi hastalık sayılması gerektiğini...
— Aşkta kadınların acımasız olduğunu...
— Aşk konusunda, herkesin mutlaka bir yerde yalan söylediğini...
— İnsan ilişkilerinin binlerce yıldır pek değişmediğini, en az değişenin ise aşk olduğunu...
— Kaybedilen bir kadının bir daha asla elde edilemeyeceğini...
— Kadınların, öğrencilikte, iş hayatında ve hayatin geri kalanında erkeklerden daha başarılı olduğunu...
— Kadınların asla öğrenilemeyeceğini...
— Kadınların asla değiştirilemeyeceğini...
— Anne olabildikleri için kadınların erkeklerden daha şanslı olduklarını...
— Kadınların ihtiraslı olduğunu...
— İhtirasın tehlikeli olduğunu...
— Güzel bir kadından daha güzel, daha seyredilesi, daha değerli bir şeyin doğada mevcut olmadığını...
— Güzelliğin -geri alınmak üzere- insanlara verilmiş bir büyük armağan olduğunu...
— Sadakatin pamuk ipliğinden yapıldığını, bunu güzellerin daha iyi bildiğini ve bu yüzden ilişkilerinde daha az güven duyduklarını...
— Güzelliğin her kapıyı açtığını...
— Kalabalıktaki yanlızlığın, ıssız ada yanlızlığından daha kötü olduğunu...
— "At binenin, kılıç kuşananın " sözündeki gerçeği çok az kişinin kavrayabildiğini...
— Her şeyin boş olduğunu...
— "Herşeyin boş olduğu " gerçeğini herkesin bildiğini ancak, çok az kişinin kavrayabildiğini...
— Herşeyin bir oyundan ibaret olduğunu...
— İnsanların en çok saygı duyulmaya ihtiyacı olduğunu, ancak en az gayreti de bunun için gösterdiklerini...
— Öğrenmekten çok, öğretmeyi sevdiğimizi...
— Her insanin, doğduğu andan itibaren öğrenmekle yükümlü olduğunu, öğrenme çabası göstermeyenlerin, doğaya karsı görevlerini yapmadıklarını...
— Yeteneksizliğin kabahat olmadığını ama bilgisizliğin ve öğrenmeye çalışmamanın en büyük kabahat olduğunu...
— Yeteneksizliği ve bilgisizliği örtmenin en kolay yolunun, tenkit etmek olduğunu...
— Sanıldığından daha çok yalan söylendiğini...
— Sağlığını yitirmekten sonra, insanin basına gelebilecek en büyük ikinci felaketin yaşlanmak olduğunu...
— Ruhların asla yaşlanmadığını...
— Bedenle ruhun aynı yaşta olmamasının çok büyük acı verdiğini...
— Abartılı konuşanların ve inandırıcı olmak için daha çok gayret gösterenlerin, muhtemelen yalan söylediğini...
— İnsana dair hiçbir şeyin beni şaşırtamayacağını...
— İnsanların doğaya aykırı ve onu hak etmiyor olduğunu...
— Paraya ve üne çok az kişinin hayır diyebileceğini...
— Kötü olmanın kolay, iyi olmanın çok zor olduğunu...
— En kötü duygunun pişmanlık olduğunu...
— En güzel görüntülerden birinin, el ele yürüyen çok yaşlı bir çift olduğunu...
— En güzel ikinci görüntünün, torununu seven dede olduğunu... Öğrendim...
Bir de, bütün öğrendiklerimden şüphe etmeyi öğrendim...
Alıntı