- Katılım
- 10 Kas 2005
- Mesajlar
- 10,456
- Reaction score
- 0
- Puanları
- 0
Radikal'den radikal çıkış: Türkiye'de de kilise yasak
İsviçre'deki minare yasağına yoğun tepki var. Gül “İsviçre ayıp etmiştir” dedi, Erdoğan konuyu ırkçı dalgaya bağladı. Ancak Türkiye'deki uygulamalar 'Tencere dibin kara...' dedirtiyor. Protestan Kilisesi 10 başvuru yaptı, kilise için izin alamadı. AB ve ABD'nin son raporlarında da Ankara bu bağlamda eleştiriliyor.
2009 tarihli AB İlerleme Raporu ve ABD Dışişleri’nin Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu’nda, Türkiye’nin inanç özgürlüğü alanında ‘ilerleme kaydettiğini’ belirtilse de bazı eleştiriler getirilmişti.
GAYRİMÜSLİMLER AYRICALIĞA TABİİ TUTULUYOR
Avrupa Komisyonu’nun ekimde yayımladığı İlerleme Raporu’ndaki bazı eleştiriler şöyle: “Gayrimüslim cemaatler ibadet yerleriyle ilgili olarak sık sık ayrımcılığa tabi tutulduklarını ve idari belirsizlikle karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor. Kendilerine ibadethane için yer tesis edilmesi yönünde yaptıkları başvurular reddediliyor. Mevcut Protestan kiliseleri ve Yehova Şahitleri’nin dua odaları davalarla karşı karşıya. Alevi cemevleriyle ilgili iki dava sürüyor, biri Danıştay’da görülüyor. Üç belediyenin üç tane Alevi cemevini ibadethane olarak tanımasına rağmen, cemevlerini tanımayan genel politika devam ediyor.”
ABD DIŞİŞLERİ RAPORU: EVDE İBADET
ABD Dışişleri’nin raporundaysa şu eleştirilere yer verildi: “..Dini azınlıklar ibadet yerlerini açmak, muhafaza etmek ve işletmekte güçlüklerle karşılaştıklarını rapor etmiştir. Yasalara göre dini ibadetler sadece ibadet yeri olarak tayin edilen yerlerde yapılabilir. Belediye yasaları sadece hükümetin bir ibadet yeri tayin edebileceğini öngörür. Gayrimüslim gruplar, özellikle de Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce resmen tanınan mülke sahip olmayan dini gruplar, ibadetlerini genellikle diplomatik alanda ya da özel evlerde yapmıştır.”
MAHKEME HÜKÜMLERİNE İTİRAZLAR DEVAM ETMİŞTİR
“..Yehova Şahitleri’ne ait iki ibadet yerine (krallık salonu) karşı imar yasalarına dayanan mahkeme kararları, 2009’un başında temyizde feshedildi. İki krallık salonu daha imar yasaları nedeniyle ibadeti sınırlayan mahkeme hükümlerine itiraza devam etmiştir.”
“Aleviler kendi inançlarını serbest uyguladı ve ibadet yeri olarak yasal statüsü olmamasına rağmen cemevleri inşa etti. Bunlar genellikle ‘kültür merkezleri’ olarak sınıflandırıldı. Alevi örgütlerinin temsilcileri yine de, cemevleri kurma girişimleri sırasında sık sık engellerle karşılaştıklarını, ayrıca ülkede yaklaşık 100 cemevi bulunduğunu ve bunun da sayılarına oranla ihtiyaçlarını karşılamadığını belirtiyor.” (Radikal)
kaynak
İsviçre'deki minare yasağına yoğun tepki var. Gül “İsviçre ayıp etmiştir” dedi, Erdoğan konuyu ırkçı dalgaya bağladı. Ancak Türkiye'deki uygulamalar 'Tencere dibin kara...' dedirtiyor. Protestan Kilisesi 10 başvuru yaptı, kilise için izin alamadı. AB ve ABD'nin son raporlarında da Ankara bu bağlamda eleştiriliyor.
2009 tarihli AB İlerleme Raporu ve ABD Dışişleri’nin Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu’nda, Türkiye’nin inanç özgürlüğü alanında ‘ilerleme kaydettiğini’ belirtilse de bazı eleştiriler getirilmişti.
GAYRİMÜSLİMLER AYRICALIĞA TABİİ TUTULUYOR
Avrupa Komisyonu’nun ekimde yayımladığı İlerleme Raporu’ndaki bazı eleştiriler şöyle: “Gayrimüslim cemaatler ibadet yerleriyle ilgili olarak sık sık ayrımcılığa tabi tutulduklarını ve idari belirsizlikle karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor. Kendilerine ibadethane için yer tesis edilmesi yönünde yaptıkları başvurular reddediliyor. Mevcut Protestan kiliseleri ve Yehova Şahitleri’nin dua odaları davalarla karşı karşıya. Alevi cemevleriyle ilgili iki dava sürüyor, biri Danıştay’da görülüyor. Üç belediyenin üç tane Alevi cemevini ibadethane olarak tanımasına rağmen, cemevlerini tanımayan genel politika devam ediyor.”
ABD DIŞİŞLERİ RAPORU: EVDE İBADET
ABD Dışişleri’nin raporundaysa şu eleştirilere yer verildi: “..Dini azınlıklar ibadet yerlerini açmak, muhafaza etmek ve işletmekte güçlüklerle karşılaştıklarını rapor etmiştir. Yasalara göre dini ibadetler sadece ibadet yeri olarak tayin edilen yerlerde yapılabilir. Belediye yasaları sadece hükümetin bir ibadet yeri tayin edebileceğini öngörür. Gayrimüslim gruplar, özellikle de Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce resmen tanınan mülke sahip olmayan dini gruplar, ibadetlerini genellikle diplomatik alanda ya da özel evlerde yapmıştır.”
MAHKEME HÜKÜMLERİNE İTİRAZLAR DEVAM ETMİŞTİR
“..Yehova Şahitleri’ne ait iki ibadet yerine (krallık salonu) karşı imar yasalarına dayanan mahkeme kararları, 2009’un başında temyizde feshedildi. İki krallık salonu daha imar yasaları nedeniyle ibadeti sınırlayan mahkeme hükümlerine itiraza devam etmiştir.”
“Aleviler kendi inançlarını serbest uyguladı ve ibadet yeri olarak yasal statüsü olmamasına rağmen cemevleri inşa etti. Bunlar genellikle ‘kültür merkezleri’ olarak sınıflandırıldı. Alevi örgütlerinin temsilcileri yine de, cemevleri kurma girişimleri sırasında sık sık engellerle karşılaştıklarını, ayrıca ülkede yaklaşık 100 cemevi bulunduğunu ve bunun da sayılarına oranla ihtiyaçlarını karşılamadığını belirtiyor.” (Radikal)
kaynak