Saylan PKK'lılara burs verdi mi?

€rd@ls10

Altın Üye
Altın Üye
Katılım
2 Ocak 2008
Mesajlar
16,867
Reaction score
0
Puanları
0




TÜRKAN SAYLAN KİMDİR NE YAPAR?

13 Aralık 1935 günü İstanbul'da dünyaya geldi. Cumhuriyet döneminin ilk mütahhitlerinden Fasih Galip Bey ile evlendikten sonra müslüman olup Leyla adını alan İsviçreli Lili Mina Raiman çiftinin beş çocuğunun en büyüğüdür. 1957'de evlenmiş, iki oğlan çocuk annesi olmuştur. Biri grafiker diğeri hekim iki oğlundan iki torunu vardır.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçilmiştir. Halen bu görevi sürdürmektedir.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 2 Şubat 2001'de YÖK üyeliğiyle görevlendirilmiş ve bu görev Şubat 2007'de bitmiştir.

TÜRKAN SAYLAN'IN ÇOK TARTIŞILAN SÖZLERİ

Bu ülkede hristiyanlığı nasıl yayabiliriz. KÜRDİSTAN'ın temellerini nasıl atabiliriz:

- ATATÜRK ismini kullanırsak bunu daha rahat yapabiliriz. Hem para toplar hem destek alırız, kampanyalar düzenler, TÜRKLERDEN topladığımız paralarla, KÜRTLERİ daha bilinçli hale getiririz, cahil insanlarla KÜRDİSTAN'ı kuramayız, Hristiyanlığı bu şekilde daha rahat yaymamız da mümkün.


-Türkler tarihten beri yakan yıkan bir millet.

-Bir öğrenci sıranın üzerinde namaz kılacağına bale yapsın. Çağdaş Türkiye böyle olur.

-"Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık. Biz yakıp yıkmak için var değiliz. Biz yaratmak, geliştirmek ve çağın üstüne geçmek için varız."

-"Gençlik Orkestrası'nı yaratan ve yöneten arkadaşımızın ismi Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi?"

-"Biz TSK'yı bir sivil toplum örgütü gibi görüyoruz"


Türkan Saylan'ın VAN'DAKİ MİSYONER FAALiYETLERİ

Van 100. yıl üniversitesi soruşturmasında rektör yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Yüksel üzerinden ÇYDD ilişkileriyle özellikle genç kızlara burs vermek yolu kullanılarak misyonerlik faaliyetleri yapıldığı ile ilgili birçok iddia basında da yer almasının akabinde kamuoyunda hakkında çokça soru işareti oluşan derneğin başkanı.

ÇYDD'ye bölücülük davası

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) yöneticileri hakkında bölücülük yaptıkları gerekçesiyle dava açıldı. İl Emniyet Müdürlüğü, Defterdarlık ve Vergi Dairesi yetkilileri, İstanbul Valisi Erol Çakır'ın izni ile bir soruşturma yaptı. Soruşturma sonucunda 18 ayrı nedenden dolayı Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu, yöneticilerle ilgili dava açıldı.

Beyoğlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada, ÇYDD yöneticilerine yönelik en büyük suçlama ise 'bölücülük' suçlaması. Bölücülük dışında ÇYDD hakkında, eksik mal bildirimi, depremden toplanan paraları borsaya ve repoya yatırmak, yurtdışından izinsiz para transferi ve gayrimenkul bildiriminde usulsüzlük suçlamaları var.

29 Nisan 2001

BİZİM İSTEMEDİĞİMİZ ŞEYİN OLMASI MÜMKÜN DEĞİL

Türkan Saylan, üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılması yönündeki kanun çalışmalarına karşı çıkarak, "Bizim istemediğimiz bir şeyin Türkiye'de olması mümkün değil." dedi


Darbeciler tarafından idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes'i hatırlatan Saylan, "Menderes ne dedi? 'Odunu koysam mebus yaparım. Siz isteseniz şeriatı bile getiririz' dedi. Bunlar geçmişte olan şeyler. Ne oldu sonuçta? Onlar ne oldu?" sözleriyle üstü kapalı tehditte bulundu. Saylan, Kardelenler Projesi ile kızların eğitim alması için çalışmakla başörtülü kızların okula girmesini engellemek arasında bir tezat olmadığını savundu. Üniversitede başörtüsüne karşı sonuna kadar savaşacaklarını söyleyen Saylan, "Bu savaş demokratik yollarla olacak. İkincisi sivil itaatsizlik denen çok çağdaş yöntemlerle olacak." dedi.

Dışarıda Türkiye'nin örnek ülke görüldüğünü anlatan Türkan Saylan, başörtüsü serbestliğini 'asla gerçekleşmemesi gereken bir durum' olarak niteledi. Saylan, "Bu uygun bir şey değil. Çoğunluğu sahip diye anayasayı nasıl değiştirebilir? Hele MHP'nin payandalığını hiç affetmiyorum. Nerelerden nerelere kadar geldik." diyerek kanun çalışmasına tepki gösterdi.

PKK'LILARA BURS VERDİ İDDİASI

ÇYDD Başkanı Türkan Saylan'la ilgili sanal ortamda çok sayıda zincir e-posta dolaşıyor. ÇYDD'nin PKK'lı öğrencilere burs verdiği, bölücülük yaptığı gibi iddiaları içeren metin, binlerce kişinin e-posta adreslerine ulaştı.


15 Temmuz 2007

Askerin bildirisinden sonra ADD ve ÇYDD'den miting kararı

Genelkurmay'ın 27 Nisan 2007 tarihli gece yarısı bildirisinde dile getirdiği 'teröre karşı kitlesel eylem yapılması' çağrısı üzerine Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) miting yapma kararı aldı.



DTP'liler Türkan Saylan'a sahip çıktı

Cumhuriyet mitinglerinin düzenleyicilerinden Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan'a 'terör örgütü uzantısı' olarak suçlanan DTP'den ilginç bir destek geldi.

DTP lideri Ahmet Türk, Saylan'ın çizgisini çok beğendiklerini vurgularken, "Türkan Saylan'ın söylemlerini her zaman önemsiyoruz" dedi. Geçtiğimiz aylarda ADD'den istifa eden Üsküdar Şube Başkan Yardımcısı Asuman Özdemir, Saylan'ın PKK'ya destek niteliğinde çalışmalar içinde olduğunu savunmuştu.

Cumhuriyet mitinglerinin organizatörü Türkan Saylan, ulusalcı kesimden sonra terör örgütü PKK'yla aynı tabanı paylaşan DTP'den de tam destek aldı. Ahmet Türk, Milliyet Gazetesi'nden Devrim Sevimay'a verdiği röportajda Saylan'a övgüler yağdırdı. Cumhuriyet mitinglerinde demokrasi vurgusunun eksik olduğunu belirten Türk, "Ama biz Türkân Saylan'ın çizgisini çok beğendik. Zaten Türkân Saylan'ın her zaman söylemlerini önemsiyoruz. Çünkü her türlü antidemokratikliğe karşı duran bir anlayışı var. Biz mantığın önde tutulduğu bütün söylemleri destekliyoruz" diye konuştu. Ahmet Türk, seçimlerle ilgili de ilginç bir iddiada bulundu. 'Gerçek bir demokratik seçim' yapılması durumunda AK Partiyi geriletebilecek tek partinin DTP olduğunu savunan Türk, "O yüzden kimse sanmasın ki bize baskı yapılınca oylar MHP'ye, CHP'ye dağılır diye... Bize gelmeyen oy mutlaka AKP'ye gider" iddiasında bulundu.

Yıllarca samimi duygularla çalıştığı ÇYDD'nin PKK'nın siyasallaşmasına katkı sağladığını savunan Özdemir, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 'Kardelenler Projesi' adı altında İstanbul'a getirilen kız öğrenciler, DTP kadro açığını karşılıyor. ÇYDD'nin Kandilli Kız Lisesi gibi yerlerde okuttuğu kızlardan bazılarının akrabaları hâlâ dağlarda Türk askerine kurşun sıkıyor. ÇYDD'nin yetiştirdiği kızlar Güneydoğu'da Kürtçülüğün, PKK'nın daha çok sivilleşmesine hizmet eder hale geldi" iddialarına yer vermişti.

29 Mayıs 2007

ÇYDD- ÇEV burs verirken fişliyordu

Müfettişler hazırladığı raporda Gülseven Yaşer'in kişisel çıkarları için vakfı zarara uğrattığı da dile getirilmiş; vakfın, yurtdışından topladığı bağışlar için Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı'ndan izin almadığı tespit edilmişti. Vakıfta ele geçen mülakat formlarındaki şu bilgiler hafızalara kazınmıştı: "C. H.; Alevi, hemen verilmeli. M. Ş.; Kürt ve akıllı çocuk, olumlu. A. O.; tarikatlara inanıyor, olumsuz. S. Ç.; ihtiyacı var, ancak bana gerici gibi göründü. A. A.; resmen takiyye yapıyor. Ç. A.; Fethullah Hoca hayranı, ret."

"Türkan Saylan bizi Hristiyanlığa çağırıyor"

Saylan'ın, "Haydi Kızlar Okula" kampanyası başta olmak üzere birçok kampanyayı Van merkezli örgütlediği biliniyor. Şehrivan gazetesine konuşan birçok genç, Türkan Saylan ekibinin kendilerini Hıristiyanlığa çağırdığını anlatıyor... Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Yüksel, öğrencilere ÇYDD adına burs sağlıyor, ev bulmalarına yardımcı oluyor. Şehrivan gazetesinin görüştüğü bu öğrencilerden biri olan C.K. şunları söylüyor: "Bize ödenen ev kirası ve bir miktar para desteği ile kimilerine borçlu kaldık veya öyle hissettik. Tanımadığımız hocalar eve gelerek Hıristiyanlıkla ilgili kitaplar ve CD'ler verip, konuşmalar yaptılar. Eğitimimiz bitene kadar bize maddi destek vereceklerine, doktora için Amerika'ya göndereceklerine söz verdiler. Başka bir öğrenci M.K. ise şunları anlatıyor: "Üniversitede misyonerlik çalışmaları var. Fakir aile çocukları okuyabilmek için istemeyerek bunların tuzaklarına düşüyor. Bana yapılan aylık 150 dolar burs teklifini kabul etmedim."

22 Ekim 2005

Saylan'ın Ergenekon yorumu:

Saylan, Ergenekon örgütü kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilen emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD ) Genel Başkanı Emekli Orgeneral Şener Eruygur 'un 'vatansever ve saygın' askerler olduklarını söyledi. ÇYDD Genel Başkanı Saylan, ayrıca Ergenekon iddianamesi ve AK Parti aleyhine açılan kapatma davalarına da göndermede bulunarak 'dipsiz kuyunun içindeyiz' benzetmesinde bulundu.

Ergenekon iddianamesi ile ilgili ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan, yapılan operasyonlarda intikam alındığını iddia etti. "İçerde ve dışarda bu kadar üzücü olay yaşandıkça hepimiz artık telefonlarımızdan korkar olduk " diye konuşan Türkan Saylan , 'huzursuz' olduklarını ifade etti. Saylan, "Mahkeme tarafından devletin gerçek sahiplerini huzurlu edecek karar verilmesini bekliyoruz." diye konuştu.

"Mitinglere yandaş değilim. Ancak bunu bir intikam olarak görüyorum. Yoksa onlar kadar masum, yurtsever insanların bir araya geldiği ve hiçbir olayın çıkmadığı, güzel şeyleri yok etmek ya da küçümsemek kimsenin başarabileceği bir şey değil. İnsanlar içtenlikle bu duyguları taşıyorlar. Bu duyguları taşıyarak sessiz kaldılar . Ne sonuç alınacak merakla bekliyoruz." şeklinde konuştu.

Tarih: 15.07.2008

Emin Manisalı'nın Eruygur'a verdiği Saylan Fişi

E.M (Emin Manisalı): Ulusal Birlik Hareketi esas benim konum. Toplantıya Yaşar Hacısalihoglu gitti. Benim birçok konuda birlikte çalıştığım güvenilir bir kişi. Bizzat katılmayı uygun görmediğim yerlere onu gönderiyorum. Bana bilgi getiriyor. UBH'da Türkan Saylan gibi gardrop Atatürkçüler var. Atatürkçülüğü istismar ediyor, kullanıyor. Bülent Berkarda'yı tanırım. Elini taşın altına koymaz. Atatürkçülüğün altını eğitim politikası, ticaret politikası vs ile doldurmazsan ayaksız masa gibi olur.

YENİ KAPATMA DAVASI PEŞİNDEYDİ

Saylan, yeni bir kapatma davası için herkesi göreve çağırdı

Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti hakkında verdiği kararı beğenmeyen ÇYDD başkanı Türkan Saylan tuhaf bir çağırı yaptı.

Radikal Gazetesi'nin kendisine tahsis ettiği yorum sayfasındaki 'Bir Durum Değerlendirmesi' başlıklı yazısında Saylan, "Anayasa Mahkemesi'nin, odak olduğu gerekçesiyle AKP'ye verdiği ceza eğer hâlâ doğru değerlendirilemez ve halkımıza meydan okuma ve bildiğini, işine geleni kimselere danışmadan ya da salt yandaşlarla kafa kafaya vererek yapma alışkanlığından uzaklaşılamazsa, ülkede ve halkın çoğunda yaratılan huzursuzluk ve güvensizlik azalmayacak, aksine artacaktır." Diyerek tehdit etmiş.

İşte Saylan'ın o çağrısı:

"Bütün bu odak olma olaylarından sonra, halk olarak hepimize düşen görev, rejim karşıtı tüm irili ufaklı olayları belgeleyip ilgililere sunmak ve ardını aramaktır. Hukuk bir üstyapı değil bir altyapıdır, unutmayalım ve ona güvenelim. İsterseniz işe ruhsatsız Kuran kursundaki 18 kızımızın başına gelenleri halkça sorgulayarak başlayalım, ne dersiniz?!"

Saylan çağrısında Ak Parti hakkında yeni bir dava açılabilmesi için başsavcılığa vakit geçirmeksizin yeni deliller toplanması çağrısında bulunuyor. İlk delil olarak da Konya'da yıkılan yurt binası olayından başlanması gerektiğini iddia ediyor.

8 Agustos Radikal

Saylan Göreve çağırdı

ÇYDD kapatma davasıyla ilgili kararın verilmesine saatler kala Türkan Saylan imzalı bir "göreve çağrı" açıklaması yaptı ama yetmedi. İşte o açıklama ve mesajlar.

...Eğer bu gidişin önüne geçilemez ise, bundan toplumun bütün kesimleri ve Türkiye Cumhuriyeti zarar görecek....

....Bu nedenle, başta yürütme, yasama ve yargı organları olmak üzere, bütün resmi kurum temsilcilerini ve tüm yurttaşları, Anayasa'mızın öngördüğü, insan haklarına dayanan demokratik ve laik hukuk devletini, toplumsal barışı hedefleyerek yeniden oluşturmak için üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeye çağırıyoruz...

Saylan, Türkiye'nin içinde bulunduğu bunalımı hak etmediğini belirterek, "Türkiye'nin birikimi, olağan demokratik rejime dönüş için yeterlidir. Bunun başarılabilmesi, bütün devlet görevlilerinin ve toplum kesimlerinin, hukuk devletinin ilkelerine saygı duymasıyla mümkündür" dedi.

ÜZERİNİZE DÜŞEN GÖREVİ YAPIN

Saylan şöyle devam etti: "Eğer bu gidişin önüne geçilemez ise, bundan toplumun bütün kesimleri ve Türkiye Cumhuriyeti zarar görecek, hatta ülkemizin önemli ve özgül konumu dikkate alındığında, söz konusu bunalım, gerek Avrupa mekânı, gerekse bölgemizdeki toplumlar üzerinde olumsuz etkiler yaratacaktır. Bu nedenle, başta yürütme, yasama ve yargı organları olmak üzere, bütün resmi kurum temsilcilerini ve tüm yurttaşları, Anayasa'mızın öngördüğü, insan haklarına dayanan demokratik ve laik hukuk devletini, toplumsal barışı hedefleyerek yeniden oluşturmak için üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeye çağırıyoruz."

Açıklama ÇYDD'nin internet sitesine de kondu ve site açılır açılmaz ekrana ayrı bir pencere olarak açılması sağlandı.


kaynak


fazla söze gerek yok ......
 
Akşamda tv çıkmış . Yok biz böyle bişey yapmadık ne yaptıkta bizim derneğimizi bastılar diyodu o şahıs ^^ :)

Demekki baya bişeyler yapmış ^^
 
Durup Dururken Kimsenin Kapısını ÇaLmazLar


_________________
 
Türkan Saylan Dernek Başkanı İse Dernek Başkanlığı Yapsın Diyecem Ama Öyle Görünüyor Ki Dernek Başkanlığı Dışında Türkiyeyi Karıştırmak Ve Bölmek İçin Yapmadığı Şey Kalmamış.
Eski Devirler Geçti Artık,Darbe Bölücülük, Bunlar Demode Oldu Yada Sadce Hayal Oldu.
Artık Korkusundan Sinen Yada Susan Bir Halk Yok,Dinini Bilen,Bilinçli Düşünen Ve Türkiyeyi Düşünen Bir Halk Var.
 
Hıristiyanlığı yayma peşinde olan Yüce milletimizin geçmişina atalarına kadar sövme cesareti alan bu kadın ve onun eşrafı hakkında fazla söylenecek bir söz yok .Atatürkü menfaatleri uğruna kendi kötü emelleri için kullanıp milletimizi bölmeye çalışan misyonerliği savunan kime hizmet ettiği açık seçik belli olan bu kadını ve çydd adı altında onu savunanlara yazıklar OLsun..diyorum
 
Bakma kardeş bunlar bize Atamızı da yanlış tanıtıyorlar . Çoğu insan Atatürk'ün üstünden kötü emellerini gerçekleştiriyor. Türkan Saylan sadece görünen ve tespit edilenlerden bir tanesi , görmediğimiz bilmediğimiz kimler vardır kimbilir.Veya hergün görüyoruz ama nasıl biri olduğunu bilmediğimiz insanlar. Paylaşım için saol.
 
wallahi yazıklar olsun size ya siz nasıl bi beyin yapısına sahipsiniz de böle şeylere inanıyosunuz bazılarıda din üzerinden siyaset yapmayı biliyo ya sizler işte bunlar dinine bütün insanlar diye siz onlara inanırsınız
 

''Eğer bu gidişin önüne geçilemez ise, bundan toplumun bütün kesimleri ve Türkiye Cumhuriyeti zarar görecek, hatta ülkemizin önemli ve özgül konumu dikkate alındığında, söz konusu bunalım, gerek Avrupa mekânı, gerekse bölgemizdeki toplumlar üzerinde olumsuz etkiler yaratacaktır. Bu nedenle, başta yürütme, yasama ve yargı organları olmak üzere, bütün resmi kurum temsilcilerini ve tüm yurttaşları, Anayasa'mızın öngördüğü, insan haklarına dayanan demokratik ve laik hukuk devletini, toplumsal barışı hedefleyerek yeniden oluşturmak için üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeye çağırıyoruz.''

Çok Doğru SöyLemiş.


Ayrıca Yazıya bunLarı ekLemeyi unutmuşsun , TamamLayayım.


İstanbul- Ergenekon soruşturması kapsamında bugün düzenlenen operasyonlarda evinde arama yapılan ÇYDD Başkanı Türkan Saylan, İstanbul-Çağlayan Cumhuriyet mitinglerinin organizasyonun kilit ismi.

Saylan, 13 Aralık 1935 İstanbul'da dünyaya geldi. Cumhuriyet döneminin ilk mütahhitlerinden Fasih Galip Bey ile evlendikten sonra müslüman olup Leyla adını alan İsviçreli Lili Mina Raiman çiftinin beş çocuğunun en büyüğüdür. 1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başlamıştır. 1971’de İngiliz Kültür Heyeti’nin bursuyla İngiltere’de ileri eğitim görmüş, 1974 de Fransa’da 1976’da yine İngiltere’de kısa süreli çalışmalar yapmış, 1972’de doçent, 1977’de profesör olmuştur. 1982 – 1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı, 1981 – 2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü yürütmüştür. 1990’da oluşturulan “İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kuruluşunda görev almış ve 1996’ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatölüğünü yapmıştır. Dermatoloji kliniğinin öğretim üyesi olarak 2002 yılı sonuna kadar çalışmış ve 13 Aralık 2002 tarihinde emekli olmuştur.

1976 yılında lepra (cüzzam) çalışmalarına başlamış, Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı’nı kurmuştur. 1986’da kendisine Hindistan’da “Uluslararası Gandhi Ödülü” verilmiştir. 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün Lepra konusunda danışmanlığını yapmıştır.

Uluslararası Lepra Birliği’nin (ILU) kurucu üyesi ve Başkan yardımcısıdır. Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi’nin ve Uluslararası Lepra Derneği’nin üyesidir. Dermatopatoloji Laboratuvarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasında yer almıştır. 1981-2002 yılları arasında 21 yıl, gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği’ni yapmıştır.

1989’da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) kurucularındandır ve halen Genel Başkanlığını yürütmektedir.

14 Nisan 2007 Ankara-Tandoğan ve 29 Nisan 2007 İstanbul-Çağlayan Cumhuriyet mitinglerinin organizasyonunda ve icrasında bulunmuştur.

1990’da oluşan “Öğretim Üyeleri Derneği”nin kurucusudur ve ilk dönem II. Başkanlığını yapmıştır.

1995’de mezun olduğu lise için oluşturulan Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı'nın (KANKEV) üyesidir.

1995’de kurulan Türkiye Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı (TÜRKÇAĞ)’nın kurucusu ve başkanıdır. Birçok mesleki ve sosyal derneğin üyesidir.

Gönüllü kuruluş olarak; ÇYDD’nin Genel Başkanlığını, TÜRKÇAĞ ve KANKEV Vakfı Başkanlığı ile Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı Başkanlığı’nı, sürdürmektedir.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçilmiştir. Halen bu görevi sürdürmektedir.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 2 Şubat 2001’de YÖK üyeliğiyle görevlendirilmiş ve bu görev Şubat 2007’de bitmiştir.

2003 – 2004 arasında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeliği ve İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu üyeliklerinde bulunmuştur.


Ödülleri

-1996’da İstanbul Üniversitesi kendisine “Atatürk İlke ve Devrimleri” ödülünü vermiştir.

-İngiltere dermatologlarının derneği olan Dowling Kulübü (1978) ve "Kuzey Amerika Klinik Dermatoloji Derneği" (1996) tarafından onur üyesi seçilmiştir. Bugüne kadar çok sayıda ödüle layık görülmüştür.

- “Atatürk İlke ve Devrimleri Ödülü” İstanbul Üniversitesi (1996),

- “Ülkemizde Yılın Kadını Ödülü” (1990),

- “Melvin Jones Ödülü” (1991),

- “Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü” İncirli Lions (1996),

- “Kuvayi Milliye Ödülü” Haliç Rotary (1997),

- “Fahrettin Kerim Gökay Ödülü” Türk Lions Vakfı (1997),

- “Türkiye Ziraatçiler Birliği Dayanışma Ödülü” (1998),

- “75. Yıl Ödülü” Türk Kadınlar Birliği Şişli Şb. (1998),

- “Uğur Mumcu – Muammer Aksoy Ödülü” ADD İstanbul Şubesi (1999),

- “Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Onur” ödülü (2000),

- İtalya “Foyer des Artistes Kurumu Ödülü” (2001),

-Cüzzamlı Hastalara verdiği uzun süreli hizmet ve getirdiği bakış açısı nedeniyle “Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği 2001 Yılı Ödülü”,

- “Atatürk Ödülü” Amerika / Atatürk Topluluğu (2001),

- “Sanat Kurumu Onur Ödülü” (2002),

- “Atatürk / Çağdaşlık Ödülü” Dünya Atatürkçü Kuruluşları (10 Kasım 2003),

- “Üstün Hizmet Ödülü” Yıldız Teknik Üniversitesi (2004),

- Eğitim yaptığı katkılar nedeniyle “Eğitim Ödülü” TED Koleji,

- “Kendinden once hizmet” ilkesine örnek davranışı nedeniyle “100. Yıl Mesleki Başarı Ödülü” Rotary Kulübü,

- “İnsan Hakları Ödülü” İzmir Karşıyaka Belediyesi (2004),

- “Türkiye’nin En İyi Eğitimcisi” Ödülü - Tempo Dergisi (2004),

-Kültür Üniversitesi’nin İstanbul genelindeki üniversitelerin öğrenci ve öğretim üyeleri arasında yaptığı anket sonucunda “Yılın En Yürekli Kadını Ödülü” (2004) ,

-“Puduhepa Ödülü” - Adana Kütür Sanat Derneği (2005),

- “Meslek Hizmetleri Ödülü” Ankara Emek Rotary Kulübü (Ekim 2005),

- “Toplumsal Barış Ödülü” Barış Radyo,

- “İnsan Hakları, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Ödülü” -

- SODEV Sosyal Demokrasi Vakfı (2005),

- “İyi Kalpli Ol Ödülü” Türk Kalp Vakfı (2006),

- “Yılın Başarılı İş Kadınları Ödülü” Dünya Gazetesi (2006),

- “ÇEK Eğitim Ödülü”, Çağdaş Eğitim Kooperatifi (2006).




Dikkat ettiysen burada

Kara çarşaflara bürünüp ninja gibi ortaLıkta doLaşma ödülü ,

türban arkasına sığınıp halkın dini duygularını sömürme ödülü ,

din üzerinden siyaset yapma ödülü ,

beyaz eşya , kömür , altın dağıtıp oy toplama ödülü ,

Amacının sadece Kuranı Kerimi öğretmek ve sevdirmek olması gereken Kuran Kurslarını Gençlerimizin kafasını yıkamaya yönelik daha önce kapatılan tekke ve zaviyelere çevirmeye çalışma ödülü ,

Ananı da al git ödülü vs vs yok .

 
Cumhuriyet Kurulduğundan Beri Cumhuriyet Elden Gidiyor Demogojisi Hala Devam Ediyor.
80,90 Yıldan Beri Cumhuriyet Elden Gidiyo,Hani Nereye Gitti Cumhuriyet.
Cumhuriyet Herkesin Kendi İçindedir Ve Hiçbir Yere Gittiğide Yoktur.Sadece İnsanların Bakış Açısı Farklıdır.Herkesin Pencereden Gördüğü şey Farklıdır.Önemli Olan Bu Farklılıklara Rağmen Bir Arada Olabilmektir.İşte Cumhuriyet Budur.
Farzı Misal Adam'da,Hırsızlık,Namussuzluk,Yalancılık,Vatanı Bölmeye Ve Parçalamaya Çalışma Adına Herşey Var,Bu Adam Cumhuriyet Ve Atatürk Dediği Zaman Akan Sular Duruyor.Yaptığı Onca Suç Ve Ceza Görmezden Geliniyo.Bütün Medya Kuruluşları Ayağa Kalkıyor,Aydınlar Alkış Tutuyor.
Körü Körüne Hiçbirşey Savunulmaz Arkadaş,Birileri Birşeyler Yaptıysa ,Laik'de Olsa,Dinci'de Olsa Yaptığının Hesabını Vermeli.
Bazı Arkadaşların Savunduğu,Darbe Vs. Şeyler İçin İse O Devirler Geçti Artık,Onların Dediği Olmuyor,Halkın Dediği Oluyor.
 
wallahi yazıklar olsun size ya siz nasıl bi beyin yapısına sahipsiniz de böle şeylere inanıyosunuz bazılarıda din üzerinden siyaset yapmayı biliyo ya sizler işte bunlar dinine bütün insanlar diye siz onlara inanırsınız

sen avatarında atatürk resmini çıkar sana kıl olmaya başladım neyi savunuyorsun sen terör grublarınımı :help
 
€rd@ls10;4234338' Alıntı:
Aldığı ödüllerden bahsetmiyoruz , yediği haltlardan bahsediyoruz


Sadece ödüLLere takıLıp kaLmayacaksın , bak üstte de yazıLar var . Kırmızı yaptığım yerler :goz:


İstanbul- Ergenekon soruşturması kapsamında bugün düzenlenen operasyonlarda evinde arama yapılan ÇYDD Başkanı Türkan Saylan, İstanbul-Çağlayan Cumhuriyet mitinglerinin organizasyonun kilit ismi.

Saylan, 13 Aralık 1935 İstanbul'da dünyaya geldi. Cumhuriyet döneminin ilk mütahhitlerinden Fasih Galip Bey ile evlendikten sonra müslüman olup Leyla adını alan İsviçreli Lili Mina Raiman çiftinin beş çocuğunun en büyüğüdür. 1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başlamıştır. 1971’de İngiliz Kültür Heyeti’nin bursuyla İngiltere’de ileri eğitim görmüş, 1974 de Fransa’da 1976’da yine İngiltere’de kısa süreli çalışmalar yapmış, 1972’de doçent, 1977’de profesör olmuştur. 1982 – 1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı, 1981 – 2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü yürütmüştür. 1990’da oluşturulan “İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kuruluşunda görev almış ve 1996’ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatölüğünü yapmıştır. Dermatoloji kliniğinin öğretim üyesi olarak 2002 yılı sonuna kadar çalışmış ve 13 Aralık 2002 tarihinde emekli olmuştur.

1976 yılında lepra (cüzzam) çalışmalarına başlamış, Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı’nı kurmuştur. 1986’da kendisine Hindistan’da “Uluslararası Gandhi Ödülü” verilmiştir. 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün Lepra konusunda danışmanlığını yapmıştır.

Uluslararası Lepra Birliği’nin (ILU) kurucu üyesi ve Başkan yardımcısıdır. Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi’nin ve Uluslararası Lepra Derneği’nin üyesidir. Dermatopatoloji Laboratuvarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasında yer almıştır. 1981-2002 yılları arasında 21 yıl, gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği’ni yapmıştır.

1989’da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) kurucularındandır ve halen Genel Başkanlığını yürütmektedir.

14 Nisan 2007 Ankara-Tandoğan ve 29 Nisan 2007 İstanbul-Çağlayan Cumhuriyet mitinglerinin organizasyonunda ve icrasında bulunmuştur.

1990’da oluşan “Öğretim Üyeleri Derneği”nin kurucusudur ve ilk dönem II. Başkanlığını yapmıştır.

1995’de mezun olduğu lise için oluşturulan Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı'nın (KANKEV) üyesidir.

1995’de kurulan Türkiye Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı (TÜRKÇAĞ)’nın kurucusu ve başkanıdır. Birçok mesleki ve sosyal derneğin üyesidir.

Gönüllü kuruluş olarak; ÇYDD’nin Genel Başkanlığını, TÜRKÇAĞ ve KANKEV Vakfı Başkanlığı ile Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı Başkanlığı’nı, sürdürmektedir.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçilmiştir. Halen bu görevi sürdürmektedir.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 2 Şubat 2001’de YÖK üyeliğiyle görevlendirilmiş ve bu görev Şubat 2007’de bitmiştir.

2003 – 2004 arasında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeliği ve İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu üyeliklerinde bulunmuştur.


Ödülleri

-1996’da İstanbul Üniversitesi kendisine “Atatürk İlke ve Devrimleri” ödülünü vermiştir.

-İngiltere dermatologlarının derneği olan Dowling Kulübü (1978) ve "Kuzey Amerika Klinik Dermatoloji Derneği" (1996) tarafından onur üyesi seçilmiştir. Bugüne kadar çok sayıda ödüle layık görülmüştür.

- “Atatürk İlke ve Devrimleri Ödülü” İstanbul Üniversitesi (1996),

- “Ülkemizde Yılın Kadını Ödülü” (1990),

- “Melvin Jones Ödülü” (1991),

- “Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü” İncirli Lions (1996),

- “Kuvayi Milliye Ödülü” Haliç Rotary (1997),

- “Fahrettin Kerim Gökay Ödülü” Türk Lions Vakfı (1997),

- “Türkiye Ziraatçiler Birliği Dayanışma Ödülü” (1998),

- “75. Yıl Ödülü” Türk Kadınlar Birliği Şişli Şb. (1998),

- “Uğur Mumcu – Muammer Aksoy Ödülü” ADD İstanbul Şubesi (1999),

- “Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Onur” ödülü (2000),

- İtalya “Foyer des Artistes Kurumu Ödülü” (2001),

-Cüzzamlı Hastalara verdiği uzun süreli hizmet ve getirdiği bakış açısı nedeniyle “Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği 2001 Yılı Ödülü”,

- “Atatürk Ödülü” Amerika / Atatürk Topluluğu (2001),

- “Sanat Kurumu Onur Ödülü” (2002),

- “Atatürk / Çağdaşlık Ödülü” Dünya Atatürkçü Kuruluşları (10 Kasım 2003),

- “Üstün Hizmet Ödülü” Yıldız Teknik Üniversitesi (2004),

- Eğitim yaptığı katkılar nedeniyle “Eğitim Ödülü” TED Koleji,

- “Kendinden once hizmet” ilkesine örnek davranışı nedeniyle “100. Yıl Mesleki Başarı Ödülü” Rotary Kulübü,

- “İnsan Hakları Ödülü” İzmir Karşıyaka Belediyesi (2004),

- “Türkiye’nin En İyi Eğitimcisi” Ödülü - Tempo Dergisi (2004),

-Kültür Üniversitesi’nin İstanbul genelindeki üniversitelerin öğrenci ve öğretim üyeleri arasında yaptığı anket sonucunda “Yılın En Yürekli Kadını Ödülü” (2004) ,

-“Puduhepa Ödülü” - Adana Kütür Sanat Derneği (2005),

- “Meslek Hizmetleri Ödülü” Ankara Emek Rotary Kulübü (Ekim 2005),

- “Toplumsal Barış Ödülü” Barış Radyo,

- “İnsan Hakları, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Ödülü” -

- SODEV Sosyal Demokrasi Vakfı (2005),

- “İyi Kalpli Ol Ödülü” Türk Kalp Vakfı (2006),

- “Yılın Başarılı İş Kadınları Ödülü” Dünya Gazetesi (2006),

- “ÇEK Eğitim Ödülü”, Çağdaş Eğitim Kooperatifi (2006).




Dikkat ettiysen burada

Kara çarşaflara bürünüp ninja gibi ortaLıkta doLaşma ödülü ,

türban arkasına sığınıp halkın dini duygularını sömürme ödülü ,

din üzerinden siyaset yapma ödülü ,

beyaz eşya , kömür , altın dağıtıp oy toplama ödülü ,

Amacının sadece Kuranı Kerimi öğretmek ve sevdirmek olması gereken Kuran Kurslarını Gençlerimizin kafasını yıkamaya yönelik daha önce kapatılan tekke ve zaviyelere çevirmeye çalışma ödülü ,

Ananı da al git ödülü vs vs yok .
 
Almış olduğu ödüLyaptığı işler kariyeri beni iLgilendirmiyor.
Siz önce yediği nanelerle ilgili yorum yapın ama yapamazssınız.


*Teröristlerle beraber olduklarını

*Misyonerlik ve hıristiyanlaştırma faaliyetlerini

*PKK'lılara verilen burslardan maddi yönden fakir olan vatandaşlarımızın çocuklurına burslar vererek onları misyonerleştirme faaliyetlerini

*Devletimize milletimize askerimize silah çekenlerin desteklenmeleri

*Siyonizm faaliyetleri için gençlerimizi kullanmaları

*Atatürkçü olmadıkları haLde sahte Atatürkçü kimliğiyle ortalığı karıştırmaları ve kendi menfaatleri için kullanmaları

*Laiklik adı altında milletin maneviyatı ve dini değerleriyle milletimizin en kutsal saydığı değerleri ayaklar altına almaları

*İsrail ile bütünlük içersinde oldukları halde( zaten o alınan ödüller de lion ,rotary klüpleri vs.yahudi siyonizmi için çalışan heriflere ait) milliyetçilik ayaklarına yatmalarını

*Milletimizi kamplara ,çetelere karanlık güçlere bölme faaliyetlerinin içersinde olduklarını


*.........................................
öğrenin ondan sonra tartışın
 
sen avatarında atatürk resmini çıkar sana kıl olmaya başladım neyi savunuyorsun sen terör grublarınımı :help

adam gibi konuş sen kimsin bana atatürk resmini çıkar diyosun ben senin gibi geri kafalı değilim en azından böle ortaya çıkan her lafa inanmıyorum ergenekon diye konuşup duruyosunuz saylana bi terörist gibi davranıyosunz bundan önce blinmiyomudu madem saylanın yaptıkları neden akp gelince ortaya çıktı

€rd@ls10;4234440' Alıntı:
Almış olduğu ödüLyaptığı işler kariyeri beni iLgilendirmiyor.
Siz önce yediği nanelerle ilgili yorum yapın ama yapamazssınız.


*Teröristlerle beraber olduklarını

*Misyonerlik ve hıristiyanlaştırma faaliyetlerini

*PKK'lılara verilen burslardan maddi yönden fakir olan vatandaşlarımızın çocuklurına burslar vererek onları misyonerleştirme faaliyetlerini

*Devletimize milletimize askerimize silah çekenlerin desteklenmeleri

*Siyonizm faaliyetleri için gençlerimizi kullanmaları

*Atatürkçü olmadıkları haLde sahte Atatürkçü kimliğiyle ortalığı karıştırmaları ve kendi menfaatleri için kullanmaları

*Laiklik adı altında milletin maneviyatı ve dini değerleriyle milletimizin en kutsal saydığı değerleri ayaklar altına almaları

*İsrail ile bütünlük içersinde oldukları halde( zaten o alınan ödüller de lion ,rotary klüpleri vs.yahudi siyonizmi için çalışan heriflere ait) milliyetçilik ayaklarına yatmalarını

*Milletimizi kamplara ,çetelere karanlık güçlere bölme faaliyetlerinin içersinde olduklarını


*.........................................
öğrenin ondan sonra tartışın


sen safsata var bulmuşsun başka bişey yok hikaye anlatmaya cevap et
 
Allah'ıma bin şükür siz ve sizin gibiLerden öğrenecek en ufak bir şeyimiz yok .

yukarıda yazdığın faso fiso şeyLerden en çok doğru olan en aLLttaki madde dikkatimi çekti sadece , yapmak istedikLerinizi ve sizi çok güzel anLatmışsın :goz:
 
Geri
Üst