AK Parti hakkındaki kapatma davasına ilişkin partinin Anayasa Mahkemesine sunduğu ön savunmada, AK Parti'nin demokrasiye yönelik yakın ya da uzak bir risk teşkil etmek bir yana, Türkiye'nin demokratlarının yöneldiği neredeyse yegane adres haline geldiğini söyledi.
Savunmada, "Bu gerçeğe tersinden bakmak ve aksini göstermeye çalışmak için kullanılan sözler, hiçbir şekilde AİHM'in kastettiği anlamda hukuki ve inandırıcı delil olarak vasıflandırılamaz. Doğrulukları bile araştırılmadan dosyaya konulan gazete haberleri, bağlamlarından koparılan sözler, tekzip edilen beyanlar, yanlış çevrilen röportajlar ve tüm bunlardan çıkarılmaya çalışılan kurgusal ve sanal sonuçlar eğer gerçekten 'delil' kabul edilecekse, bu 'deliller' karşısında yeryüzünde demokrasi için risk teşkil etmeyecek bir siyasi parti bulmak imkansız hale gelecektir" denildi.
Savunmada, parti üyeleri birtakım eylemler icra ediyor, fakat bunlar parti organlarınca benimsemiyorsa, partinin odak haline gelmeyeceği ifade edilerek, "Yine parti yetkililerinin kararlılık içinde işlenmeyen eylemleri de partiyi odak haline getirmez. Başka bir ifadeyle, Anayasa'ya aykırı eylemleri işleyenlerin bu eylemleri süreklilik içinde ve sıklıkla tekrarlamaları zorunludur" ifadesine yer verildi.
Bir siyasi partinin Anayasa'da barışçıl yöntemlerle değişiklik yapmayı savunmasının tek başına onun yasaklanması ya da kapatılması için yeterli bir delil olmayacağı da belirterek, "İddianamede yer verilen AİHM ölçütlerinin dikkate alınması halinde bu kapatma davasının hiç açılmaması gerekirdi'' denildi.
İddianamenin siyasi ve ideolojik bir tercihi yansıttığı bu haliyle hukuki bir metin olmaktan ziyade ön yargıların egemen olduğu bir siyasi bildiri niteliği taşıdığı vurgulanarak, ''Açıkladıklarımız ve yaptıklarımız dışında gizli gündemimiz hiçbir zaman olmadı, bundan sonra da olmayacaktır. Ak Parti laikliğe karşı odak olan değil, laikliği toplumsallaştıran bir harekettir" değerlendirmesinde bulunuldu.
Savunmada, siyasi parti kapatma yaptırımına mevzuatlarında yer veren demokratik ülkelerin hiç birinde iktidar partisinin kapatılmasına yönelik dava açılmadığı kaydedilerek, ''Tarih ve ona şahitlik eden milletimiz, ülkemizin çağdaş uygarlık mücadelesini engelleyenleri affetmeyecektir'' denildi.
KAYNAK
Savunmada, "Bu gerçeğe tersinden bakmak ve aksini göstermeye çalışmak için kullanılan sözler, hiçbir şekilde AİHM'in kastettiği anlamda hukuki ve inandırıcı delil olarak vasıflandırılamaz. Doğrulukları bile araştırılmadan dosyaya konulan gazete haberleri, bağlamlarından koparılan sözler, tekzip edilen beyanlar, yanlış çevrilen röportajlar ve tüm bunlardan çıkarılmaya çalışılan kurgusal ve sanal sonuçlar eğer gerçekten 'delil' kabul edilecekse, bu 'deliller' karşısında yeryüzünde demokrasi için risk teşkil etmeyecek bir siyasi parti bulmak imkansız hale gelecektir" denildi.
Savunmada, parti üyeleri birtakım eylemler icra ediyor, fakat bunlar parti organlarınca benimsemiyorsa, partinin odak haline gelmeyeceği ifade edilerek, "Yine parti yetkililerinin kararlılık içinde işlenmeyen eylemleri de partiyi odak haline getirmez. Başka bir ifadeyle, Anayasa'ya aykırı eylemleri işleyenlerin bu eylemleri süreklilik içinde ve sıklıkla tekrarlamaları zorunludur" ifadesine yer verildi.
Bir siyasi partinin Anayasa'da barışçıl yöntemlerle değişiklik yapmayı savunmasının tek başına onun yasaklanması ya da kapatılması için yeterli bir delil olmayacağı da belirterek, "İddianamede yer verilen AİHM ölçütlerinin dikkate alınması halinde bu kapatma davasının hiç açılmaması gerekirdi'' denildi.
İddianamenin siyasi ve ideolojik bir tercihi yansıttığı bu haliyle hukuki bir metin olmaktan ziyade ön yargıların egemen olduğu bir siyasi bildiri niteliği taşıdığı vurgulanarak, ''Açıkladıklarımız ve yaptıklarımız dışında gizli gündemimiz hiçbir zaman olmadı, bundan sonra da olmayacaktır. Ak Parti laikliğe karşı odak olan değil, laikliği toplumsallaştıran bir harekettir" değerlendirmesinde bulunuldu.
Savunmada, siyasi parti kapatma yaptırımına mevzuatlarında yer veren demokratik ülkelerin hiç birinde iktidar partisinin kapatılmasına yönelik dava açılmadığı kaydedilerek, ''Tarih ve ona şahitlik eden milletimiz, ülkemizin çağdaş uygarlık mücadelesini engelleyenleri affetmeyecektir'' denildi.
KAYNAK