Kurnazların TSK'yı Tahrik Planı

Kurnazların TSK'yı Tahrik Planı




Bugünlerde ayağına bastığımız İsrail’in sözcüleri TSK’ya tepki gösteriyorlar. Yani, her zamanki numarayı bir kere daha deniyorlar. Türkiye’nin sahiden değiştiğinin farkında değiller.

İbrahim Kiras'ın yazısı


İsrail TSK’dan ne istiyor?

1 Mart Tezkeresi Meclis’ten döndüğü zaman Amerikalılar “biz bunu TSK’dan biliriz” mealinde laflar etmişlerdi. Bugünlerde ayağına bastığımız İsrail’in sözcüleri de nedense TSK’ya tepki gösteriyorlar...

Bunun sebebi şu: İsrail’in Türkiye ile ilişkileri epeydir silahlı kuvvetler kanalıyla yürütülüyordu. Özellikle 28 Şubat sürecinde neredeyse “iki millet tek devlet” gibi olmuştuk!

İki ülkenin “ortak düşmanlara” sahip olduğu için birlikte hareket etmesi gerektiği propaganda ediliyordu o günlerde. Ortak düşmanlar ise öncelikle İran, Irak ve Suriye idi. Yani Türkiye’nin doğu ve güney komşuları. Aradaki ihtilafları komşularımızla konuşarak değil, İsrail’le ilişkilerimizi sıkılaştırarak çözeceğimizi zannediyorduk galiba. Askerin görüşü bu olduğu için sivil kanat da fazlaca itiraz edemiyordu bu yaklaşıma.

Bir de işin içinde “irtica” konusu vardı. Türkiye ile İsrail arasındaki “olağandışı” yakınlığa ebelik yapan bazı paşalara sorarsanız, iki ülkeyi aslında “irtica”ya karşı mücadele politikaları birleştiriyordu!

Filistin direnişi bir anda “irticai faaliyet” olup çıkmıştı! Türkiye’de ise ülkenin milli çıkarlarını savunmanın adıydı irtica o günlerde.

***

Zamanla Türkiye’de dengeler değişip siviller dış politikada ağırlık koymaya başlayınca her şey değişti.

Artık Türkiye’nin dış politikasını darbe dönemlerinin kudretli generallerinin silah lobileri üzerinden kurdukları ne idüğü belirsiz ilişkiler belirlemiyor.

İsrail’in rahatsızlığı bundan. Türkiye’nin güçlü bir aktör olarak bölgesel denklemlere dahil olması İsrail’in çıkarlarını tehdit ediyor.

Onun için eski günleri özlüyorlar. Askerlerin borusunun öttüğü bir Türkiye’yi demokratik Türkiye’ye tercih etmeleri doğal.

Dolayısıyla TSK’yı suçluyorlar. Daha doğrusu TSK’nın mevcut yönetim kadrolarını suçluyorlar.

Türkiye’nin milli çıkarları söz konusu olduğunda ordunun sivil iktidarla uyumlu hareket etmesi “dost ülke”yi rahatsız ediyor.

Onlar istiyorlar ki halkın oylarıyla seçilip gelen sivil iktidarların tutumu ne olursa olsun bölgesel siyasetleri siyasi sorumluluğu olmayan kadrolarla konuşup kotaralım. Nasıl olsa “irtica” dedik mi, “Atatürk” dedik mi, “batı ittifakı” dedik mi onları kolayca kandırabiliyoruz...

***

Geçenlerde Haaretz gazetesine konuşan İsrailli bir diplomat “Bu tatbikat kararının Erdoğan’ın direkt emriyle, orduya iletildiğini biliyoruz. Artık savunma stratejisi konusunda ordunun hükümete boyun eğdiğini düşünüyoruz” demişti.

“Başka” bir diplomat da, bu defa ismini açıklayarak, “Son dönemlerde TSK’nın üst düzeyi dindar Müslümanlarla dolduruldu. Onun için hükümetin dış politikada gerçekleştirdiği değişime direnmiyorlar” diye konuşmuş.

Yaptıkları kurnazlık çok açık. Akıllarınca bu laflarla TSK yönetimini tahrik edecekler.

Adamların hesabı TSK’daki “laiklik” hassasiyetini kaşıyarak paşaların hükümetle ters düşmelerini sağlamak.

Yani, her zamanki numarayı bir kere daha deniyorlar.

Türkiye’nin sahiden değiştiğinin farkında değiller.


Kaynak
 

HTML

Üst