En iyi evlilikler bile zaman zaman sorunlar ile karsilasmakdadir. Bazi asiri durumlarda kadinin kocasi tarafindan dovulmesi sonucuna bile varabilmekdedir. Asil ilginc olani DOVME olayinin Kurandaki Nisa 34 ayetinin anlaminin carpitilmasi suretiyle Kurana dayandirilmasidir.
Kuran çelişkilerden uzak ve apaçık olduğundan (4-82) dolayı bizlerede çelişki çıkarmayacak en yakın anlamı seçmek düşer.Birlikte kadının dövülmesi hususunda delil gösterilen Nisa 34. ayeti inceleyelim inşaAllah.
Nisa 34 : Er ricalü kavvamune alen nisai bi ma faddalellahü ba'dahüm ala ba'div ve bi ma enfeku min emvalihim fes salihatü kanitatün hafizatül lil ğaybi bi ma hafizAllah vellati tehafune nüşüzehünne fe izuhünne vehcüruhünne fil medacii vadribuhünn fe in eta'neküm fe la tebğu aleyhinne sebila innellahe kane aliyyen kebira
Nisa 34 Diyanet Meali : Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
Bu ayetteki asil sorun nüşüzehünne (nüşüz) (baskaldiri), öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve dövün (vadribuhünn) (adribu). Kelimelerinin yalis cevirisinden kaynaklanmadadir. Bu iki kelimenin baska hangi anlamlara geldigine dikkat edelim ;
Nüşüz: Dusmanlik, huysuzluk, İffetsizlik, baskaldiri, kotu davranmak, kadin veya erkegin Evlilik gorevlerini yerine getirilmemesi
Adribe: (Darebe Kokunden Gelir) Vurmak, dokundurmak, ayirmak, iki seyi ayri yere koymak
Yukardaki degisik anlamlar isiginda ayete baktigimizda Nüşüz anlami İffet ve Adribu anlamida ayirmak olmali. Yoksa bosanmaya cagri durumu birdaha bir araya gelememek kosuluyla ortaya cikmakdadir. Boyle bir anlayis hemen arkasindan gelen Nisa 35 ayete ve Kuran butunlugune ters dusmekdedir.
Dolayisiyla yukaradaki ayetin meali soyle olmalidir ;
Nisa 34 Meal : (EY) ........... İffetlerinden endişe duyduğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarınızı ayırın ve nihayet onları ayirin .Size itaat ederlerse onlara karşı bir yol aramayın. ALLAH Yücedir, Büyüktür.
Ayri yasamak yeniden bir araya gelme sartlarina gore uzun sureli yada kisa sureli olabilir. Boyle bir anlayis hem Kuranin genel yapisina hemde Kuranda verilen bosanma metoduna uygun dusmekdedir.
Hemen arkasinda gelen Nisa 35 ayet, yukarida verdigimiz meali desteklemekdedir ;
Nisa 35 Meal : Evli çiftin aralarının açılmasından endişeleniyorsanız, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden de bir hakem atamalısınız. barışmayı isterlerse ALLAH ikisinin arasını bulur. ALLAH Bilir, Haber alır.
Simdi olmasi gereken anlaminin yerine oturmasi icin Nisa 128. ayete bakalim. Burda konu olan erkekdir ve ayni kelime Nüşüz kelimesi kullanilmis. Burda huysuzluk diye cevrilirken, Kadinin durumunda bas kaldirmak olarak Nisa 34 de cevriliyor. "Bir kadın kocasının huysuzluğundan,.." suphe ediyorsa ne yapacamis, "Uzlaşma daha iyidir". :
Nisa 128 Ve inimraetün hafet mim ba'liha nüşuzen ev i'radan fe la cünaha aleyhima ey yusliha beynehüma sulha ves sulhu hayr ve uhdiratil enfüsüş şuhh ve in tuhsinu ve tetteku fe innellahe kane bi ma ta'melune habira
Nisa 128 Meal : Bir kadın kocasının huysuzluğundan, yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ediyorsa uzlaşmayla tekrar aralarını düzeltmeleri daha uygun. Uzlaşma daha iyidir. Kişi bencil ve kıskanç davranmağa eğilimlidir. İyilik yapar ve erdemli davranırsanız, elbette ALLAH yaptıklarınızı haber alır.
Iste Cifte standart ( Kelime ayni kelime : kadin ve erkege gore meal ). Bu iki ayetin anlamina bir arada dusunmek durmundayiz. Adribu ayrilmak , ayri yasamak anlami iki ayetde aynidir. Rachael Tibbet'in bu konudaki makalesini okumalisiniz.
Toplumdan gelen onyargilar ve ilk tefsircilerin Adribe kelimesine verdikleri DOVME anlaminin etkisiyle. Adribenin DOVME anlamina geldigi sonraki mealciler tarafindan sorgulanmadan kabul edilmistir..
Şimdi bu konuyu aktarırken güzel ve açıklayıcı bir yazıya rast geldim onuda sizlerle paylaşayım inşaallah.
EŞ DÖVÜLÜR MÜ?
Kur'ân, yalnızca zina yapanlara kadın veya erkek olsun dövülme cezası vermiştir. Karı - koca arasındaki geçimsizliklerde, eşi eğitmek amacıyla kocanın dayak atması , Yüce Dinimizin adalet ilkeleri ve evrenselliği ile bağdaşması mümkün müdür? Asırlar boyu gücün egemen olduğu toplumlarda, kadının hakları çiğnenmiş ve kadın hor görülmüştü. Ayni zihniyet; Kur'ân'ın Nisa 34 ayetindeki birçok manaları bulunan, bir anlamı da uzaklaştırma olan darb sözcüğünü dövme olarak algılamış ve kadının geçimsizlik hallerinde dövülmesini kurallaştırmıştır.
Canlı Kur'ân olan Peygamber Efendimiz; ömrü boyunca kadınlara hep sevgi ve saygı göstermiş, zaman zaman geçimsizlikleri ayetlere de yansıyan hanımlarının verdiği sıkıntılara rağmen, kendilerine bir fiske bile vurmamıştır. Durum böyle iken cehalet, bilgisizlik ve kötü amaçla Yüce Dinimizi gözden düşürmeye ve bilhassa kadınları İslâm'dan soğutmaya çalışmaktadırlar. Oysa Kur'ân'da kocanın eşini dövme yetkisi yoktur ve Hz. Peygamberimiz de hiçbir zaman böyle bir uygulamada bulunmamıştır.
KOCA KARISINI DÖVEBİLİR Mİ?
Nisa/34 : ...iffetsizliklerden çekindiğiniz kadınlara önce öğüt verin, yataklarında yalnız bırakın, nihayet onları bulundukları yerden uzaklaştırın (dövün ??)...
Ayette ; iffetsizlik yapmalarından korkulan kadınlar için, kocaya sıra ile tatbik edilmek üzere üç yaptırım önerilmektedir ;
1) Eşinize önce öğüt verin
2) Eğer birincisi fayda vermiyorsa, yataklarında yalnız bırakın yani onlarla cinsel ilişkiye girmeyin.
3) Her iki uygulamadan da netice alınmıyorsa, daha etkili olarak onları bulundukları mahalden uzaklaştırıp başka bir yerde oturmaya mecbur edin. Kur'ân'ın gayesi; toplumun çekirdeğini teşkil eden aileyi sağlamlaştırmak, yuvanın bozulmasını önlemektir. İşte bu üçüncü yaptırımda müfessirler arasında fadribuhünne ifadesinin anlamında anlaşmazlıklar çıkmış, bazı müfessirler (bu kelime genel manası icabı dövün anlamındadır) tezini savunmuştur.
Ayetteki fadribuhünne ifadesi, Arapça'da yirmiye yakın manası bulunan darb kelimesinden türeyen bir emirdir. Kur'ân'da darbkelimesi aşağıdaki ayetlerde kullanılmıştır. Darb: Örnek verme, örneklerle anlatma. (Örnek olarak bk. İbrahim 24, Nahl 75 - 76, Rûm28) Gezip dolaşma, seyahat etme(bk. Nisa 94, Maide 106). Yol açma(bk. Tâhâ 77). Uzaklaştırma, uzakta tutma(bk. Zühruf 5). Mühürleme, damgalama, tıkama(bk. Bakara 61, Kehf 11). Yüze ve sırta vurma(bk. Enfal 50, Muhammed 24). Elle vurma (bk. Saffat 93). Boyun ve parmakları vurup uçurma (bk. Enfal 12). Bir aletle (sopa v.s.) vurma (bk. Bakara 60, Araf 160, Şuara 63, Sad 44).
İşte görüldüğü gibi birçok manası bulunan darb kelimesi, bu ayette uzaklaştırma anlamında kullanılmıştır. Peygamber Efendimizin de uygulamaları aynı yöndedir. Eğer burada sözcük dövün olarak algılansa, o zaman eş iffetsizlik fiilini işlemeden şüphe üzerine kocadan dayak yemiş olacaktı ki, böyle bir yaptırım Kur'ân'ın evrenselliği ve adalet ilkeleri ile bağdaşamazdı. Kur'ân'da dövme cezası ( Nûr 24/2) ; ister kadın ve ister erkek olsun, ancak dört şahitle ispatlanarak kesinleşmiş zina suçuna verilmiştir.
AYETİN SÜNNET'E GÖRE UYGULANMASI (Rivayetlerin yaşanmış olma olasılığı olduğundan aktarıyorum)
Sünnet, Hz. Peygamberimizin söz ve fiilleridir. Cenâb-ı Allah'ın İlâhî Yasalarını bildirmek ve nasıl uygulandığını insanlara göstermekle görevlendirilen Hz. Peygamberimiz ; kadınlara her zaman sevgi ve saygıyla yaklaşmış, hanımları zaman zaman geçimsizlik göstermişler ve kendisini üzmüş olmalarına rağmen onlara çok iyi davranmıştır. Bu durum Kur'ân'da Ahzâb 33/28-34 ve Tahrîm 66/ 1-5 ayetlerine de yansımıştır. Sizden hiç biriniz kölesi imiş gibi karısını dövmesin. Akşam bir yatağa yatacağınız eşinizi nasıl dövebilirsiniz. gibi sözler söylemiş, hanımlarına hayatı boyunca bir fiske bile vurmamıştır.
Nisa 34 ayetinin uygulanması bakımından Peygamber Efendimizin eşlerinden, zina suçu isnat edilen Hz.Aişe ile ilgili ifk (iftira) olayı çok önemlidir. Hz. Aişe eşi Hz. Peygamber ile bereber gittiği bir seferden dönüşte, konaklanılan mahallin uzağına tuvalet ihtiyacı için ayrılmış ve bir müddet sonra geriye dönmüştür. Ancak gerdanlığının boynunda olmadığını farkedince tekrar aynı yere gidip onu aramaya başlar. Bu sırada Hz. Aişe'nin yokluğundan habersiz olan askeri kafile oradan hareket eder. Hz. Aişe gerdanlığını bulup geri döndüğünde, kafileden kimse kalmamıştır. Yokluğumu farkederler, geriye dönüp beni alırlar diye orada beklemeye başlar. Daha sonra askeri birliğin görevli artçılarından olan Safvân, orada Hz. Aişe'yi görerek devesine bindirir ve askeri birliğine ulaştırır. Fakat münafıklar Hz. Aişe'yi iffetsizlikle suçlamakta gecikmezler. Bu olaydan sonra Peygamber Efendimiz eşini dövmemiş, Hz. Aişe'de üzüntüden hastalanarak babası Hz. Ebubekir'in evine taşınmıştı. Bir müddet sonra Yüce Yaratıcı'dan beklenen vahiy Nûr 24/11-21 ayetleriyle gelmiş, mü' minlerin annesi Hz. Aişe temize çıkmıştı. Bu olay, ilâhî bir tatbikat ile bizzat Hz. Peygamberimizin ailesi içinde uygulanmış olmaktadır.
SONUÇ
İslâmiyette kocanın eşini dövme yetkisi kanaatimizce yoktur. Darb kelimesinin manası yanlış anlaşılmasından kaynaklanan bir durum söz konusudur. Peygamber Efendimizin uygulamaları da bunu doğrulamaktadır.
Sevgi ile..
Kuran çelişkilerden uzak ve apaçık olduğundan (4-82) dolayı bizlerede çelişki çıkarmayacak en yakın anlamı seçmek düşer.Birlikte kadının dövülmesi hususunda delil gösterilen Nisa 34. ayeti inceleyelim inşaAllah.
Nisa 34 : Er ricalü kavvamune alen nisai bi ma faddalellahü ba'dahüm ala ba'div ve bi ma enfeku min emvalihim fes salihatü kanitatün hafizatül lil ğaybi bi ma hafizAllah vellati tehafune nüşüzehünne fe izuhünne vehcüruhünne fil medacii vadribuhünn fe in eta'neküm fe la tebğu aleyhinne sebila innellahe kane aliyyen kebira
Nisa 34 Diyanet Meali : Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
Bu ayetteki asil sorun nüşüzehünne (nüşüz) (baskaldiri), öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve dövün (vadribuhünn) (adribu). Kelimelerinin yalis cevirisinden kaynaklanmadadir. Bu iki kelimenin baska hangi anlamlara geldigine dikkat edelim ;
Nüşüz: Dusmanlik, huysuzluk, İffetsizlik, baskaldiri, kotu davranmak, kadin veya erkegin Evlilik gorevlerini yerine getirilmemesi
Adribe: (Darebe Kokunden Gelir) Vurmak, dokundurmak, ayirmak, iki seyi ayri yere koymak
Yukardaki degisik anlamlar isiginda ayete baktigimizda Nüşüz anlami İffet ve Adribu anlamida ayirmak olmali. Yoksa bosanmaya cagri durumu birdaha bir araya gelememek kosuluyla ortaya cikmakdadir. Boyle bir anlayis hemen arkasindan gelen Nisa 35 ayete ve Kuran butunlugune ters dusmekdedir.
Dolayisiyla yukaradaki ayetin meali soyle olmalidir ;
Nisa 34 Meal : (EY) ........... İffetlerinden endişe duyduğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarınızı ayırın ve nihayet onları ayirin .Size itaat ederlerse onlara karşı bir yol aramayın. ALLAH Yücedir, Büyüktür.
Ayri yasamak yeniden bir araya gelme sartlarina gore uzun sureli yada kisa sureli olabilir. Boyle bir anlayis hem Kuranin genel yapisina hemde Kuranda verilen bosanma metoduna uygun dusmekdedir.
Hemen arkasinda gelen Nisa 35 ayet, yukarida verdigimiz meali desteklemekdedir ;
Nisa 35 Meal : Evli çiftin aralarının açılmasından endişeleniyorsanız, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden de bir hakem atamalısınız. barışmayı isterlerse ALLAH ikisinin arasını bulur. ALLAH Bilir, Haber alır.
Simdi olmasi gereken anlaminin yerine oturmasi icin Nisa 128. ayete bakalim. Burda konu olan erkekdir ve ayni kelime Nüşüz kelimesi kullanilmis. Burda huysuzluk diye cevrilirken, Kadinin durumunda bas kaldirmak olarak Nisa 34 de cevriliyor. "Bir kadın kocasının huysuzluğundan,.." suphe ediyorsa ne yapacamis, "Uzlaşma daha iyidir". :
Nisa 128 Ve inimraetün hafet mim ba'liha nüşuzen ev i'radan fe la cünaha aleyhima ey yusliha beynehüma sulha ves sulhu hayr ve uhdiratil enfüsüş şuhh ve in tuhsinu ve tetteku fe innellahe kane bi ma ta'melune habira
Nisa 128 Meal : Bir kadın kocasının huysuzluğundan, yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ediyorsa uzlaşmayla tekrar aralarını düzeltmeleri daha uygun. Uzlaşma daha iyidir. Kişi bencil ve kıskanç davranmağa eğilimlidir. İyilik yapar ve erdemli davranırsanız, elbette ALLAH yaptıklarınızı haber alır.
Iste Cifte standart ( Kelime ayni kelime : kadin ve erkege gore meal ). Bu iki ayetin anlamina bir arada dusunmek durmundayiz. Adribu ayrilmak , ayri yasamak anlami iki ayetde aynidir. Rachael Tibbet'in bu konudaki makalesini okumalisiniz.
Toplumdan gelen onyargilar ve ilk tefsircilerin Adribe kelimesine verdikleri DOVME anlaminin etkisiyle. Adribenin DOVME anlamina geldigi sonraki mealciler tarafindan sorgulanmadan kabul edilmistir..
Şimdi bu konuyu aktarırken güzel ve açıklayıcı bir yazıya rast geldim onuda sizlerle paylaşayım inşaallah.
EŞ DÖVÜLÜR MÜ?
Kur'ân, yalnızca zina yapanlara kadın veya erkek olsun dövülme cezası vermiştir. Karı - koca arasındaki geçimsizliklerde, eşi eğitmek amacıyla kocanın dayak atması , Yüce Dinimizin adalet ilkeleri ve evrenselliği ile bağdaşması mümkün müdür? Asırlar boyu gücün egemen olduğu toplumlarda, kadının hakları çiğnenmiş ve kadın hor görülmüştü. Ayni zihniyet; Kur'ân'ın Nisa 34 ayetindeki birçok manaları bulunan, bir anlamı da uzaklaştırma olan darb sözcüğünü dövme olarak algılamış ve kadının geçimsizlik hallerinde dövülmesini kurallaştırmıştır.
Canlı Kur'ân olan Peygamber Efendimiz; ömrü boyunca kadınlara hep sevgi ve saygı göstermiş, zaman zaman geçimsizlikleri ayetlere de yansıyan hanımlarının verdiği sıkıntılara rağmen, kendilerine bir fiske bile vurmamıştır. Durum böyle iken cehalet, bilgisizlik ve kötü amaçla Yüce Dinimizi gözden düşürmeye ve bilhassa kadınları İslâm'dan soğutmaya çalışmaktadırlar. Oysa Kur'ân'da kocanın eşini dövme yetkisi yoktur ve Hz. Peygamberimiz de hiçbir zaman böyle bir uygulamada bulunmamıştır.
KOCA KARISINI DÖVEBİLİR Mİ?
Nisa/34 : ...iffetsizliklerden çekindiğiniz kadınlara önce öğüt verin, yataklarında yalnız bırakın, nihayet onları bulundukları yerden uzaklaştırın (dövün ??)...
Ayette ; iffetsizlik yapmalarından korkulan kadınlar için, kocaya sıra ile tatbik edilmek üzere üç yaptırım önerilmektedir ;
1) Eşinize önce öğüt verin
2) Eğer birincisi fayda vermiyorsa, yataklarında yalnız bırakın yani onlarla cinsel ilişkiye girmeyin.
3) Her iki uygulamadan da netice alınmıyorsa, daha etkili olarak onları bulundukları mahalden uzaklaştırıp başka bir yerde oturmaya mecbur edin. Kur'ân'ın gayesi; toplumun çekirdeğini teşkil eden aileyi sağlamlaştırmak, yuvanın bozulmasını önlemektir. İşte bu üçüncü yaptırımda müfessirler arasında fadribuhünne ifadesinin anlamında anlaşmazlıklar çıkmış, bazı müfessirler (bu kelime genel manası icabı dövün anlamındadır) tezini savunmuştur.
Ayetteki fadribuhünne ifadesi, Arapça'da yirmiye yakın manası bulunan darb kelimesinden türeyen bir emirdir. Kur'ân'da darbkelimesi aşağıdaki ayetlerde kullanılmıştır. Darb: Örnek verme, örneklerle anlatma. (Örnek olarak bk. İbrahim 24, Nahl 75 - 76, Rûm28) Gezip dolaşma, seyahat etme(bk. Nisa 94, Maide 106). Yol açma(bk. Tâhâ 77). Uzaklaştırma, uzakta tutma(bk. Zühruf 5). Mühürleme, damgalama, tıkama(bk. Bakara 61, Kehf 11). Yüze ve sırta vurma(bk. Enfal 50, Muhammed 24). Elle vurma (bk. Saffat 93). Boyun ve parmakları vurup uçurma (bk. Enfal 12). Bir aletle (sopa v.s.) vurma (bk. Bakara 60, Araf 160, Şuara 63, Sad 44).
İşte görüldüğü gibi birçok manası bulunan darb kelimesi, bu ayette uzaklaştırma anlamında kullanılmıştır. Peygamber Efendimizin de uygulamaları aynı yöndedir. Eğer burada sözcük dövün olarak algılansa, o zaman eş iffetsizlik fiilini işlemeden şüphe üzerine kocadan dayak yemiş olacaktı ki, böyle bir yaptırım Kur'ân'ın evrenselliği ve adalet ilkeleri ile bağdaşamazdı. Kur'ân'da dövme cezası ( Nûr 24/2) ; ister kadın ve ister erkek olsun, ancak dört şahitle ispatlanarak kesinleşmiş zina suçuna verilmiştir.
AYETİN SÜNNET'E GÖRE UYGULANMASI (Rivayetlerin yaşanmış olma olasılığı olduğundan aktarıyorum)
Sünnet, Hz. Peygamberimizin söz ve fiilleridir. Cenâb-ı Allah'ın İlâhî Yasalarını bildirmek ve nasıl uygulandığını insanlara göstermekle görevlendirilen Hz. Peygamberimiz ; kadınlara her zaman sevgi ve saygıyla yaklaşmış, hanımları zaman zaman geçimsizlik göstermişler ve kendisini üzmüş olmalarına rağmen onlara çok iyi davranmıştır. Bu durum Kur'ân'da Ahzâb 33/28-34 ve Tahrîm 66/ 1-5 ayetlerine de yansımıştır. Sizden hiç biriniz kölesi imiş gibi karısını dövmesin. Akşam bir yatağa yatacağınız eşinizi nasıl dövebilirsiniz. gibi sözler söylemiş, hanımlarına hayatı boyunca bir fiske bile vurmamıştır.
Nisa 34 ayetinin uygulanması bakımından Peygamber Efendimizin eşlerinden, zina suçu isnat edilen Hz.Aişe ile ilgili ifk (iftira) olayı çok önemlidir. Hz. Aişe eşi Hz. Peygamber ile bereber gittiği bir seferden dönüşte, konaklanılan mahallin uzağına tuvalet ihtiyacı için ayrılmış ve bir müddet sonra geriye dönmüştür. Ancak gerdanlığının boynunda olmadığını farkedince tekrar aynı yere gidip onu aramaya başlar. Bu sırada Hz. Aişe'nin yokluğundan habersiz olan askeri kafile oradan hareket eder. Hz. Aişe gerdanlığını bulup geri döndüğünde, kafileden kimse kalmamıştır. Yokluğumu farkederler, geriye dönüp beni alırlar diye orada beklemeye başlar. Daha sonra askeri birliğin görevli artçılarından olan Safvân, orada Hz. Aişe'yi görerek devesine bindirir ve askeri birliğine ulaştırır. Fakat münafıklar Hz. Aişe'yi iffetsizlikle suçlamakta gecikmezler. Bu olaydan sonra Peygamber Efendimiz eşini dövmemiş, Hz. Aişe'de üzüntüden hastalanarak babası Hz. Ebubekir'in evine taşınmıştı. Bir müddet sonra Yüce Yaratıcı'dan beklenen vahiy Nûr 24/11-21 ayetleriyle gelmiş, mü' minlerin annesi Hz. Aişe temize çıkmıştı. Bu olay, ilâhî bir tatbikat ile bizzat Hz. Peygamberimizin ailesi içinde uygulanmış olmaktadır.
SONUÇ
İslâmiyette kocanın eşini dövme yetkisi kanaatimizce yoktur. Darb kelimesinin manası yanlış anlaşılmasından kaynaklanan bir durum söz konusudur. Peygamber Efendimizin uygulamaları da bunu doğrulamaktadır.
Sevgi ile..