Kola İçmek Haram mı ?

-HaKiKaT-

Altın Üye
Altın Üye
Katılım
22 Haz 2007
Mesajlar
10,386
Reaction score
0
Puanları
0
Kola'nın İçinde Alkol Olduğuna Dair Yapılan Açıklamalardan Sonra Müslümanların Akıllarında "Kola Haram Mı?" Sorusu Oluştu.Bu konuda geçtiğimiz haftaki tefsir dersinde kendisine sorulan soruya cevap veren Alparslan Kuytul'un görüşünü Sunuyoruz..


http://vimeo.com/2001776?pg=embed&sec=2001776




Gazlı içeceklere dair (1)
29/10/2006

Tüketiciler Birliği’nin TÜBİTAK’a yaptırdığı analizde, tüm gazozlarda binde üzerinden farklı oranlarda alkol çıkması, konu üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Bu analizin basın toplantısıyla açıklandığı 11.10.2006 tarihinden bir buçuk ay önce bendeniz bu köşede konuyu iki yazıyla ele almıştım. İçene Afiyet Olsun başlıklı iki yazı gazlı içecekleri ele alıyor, bu konuda bir kimya âliminin mütalaasını tartışıyordu. En iyisi, ikinci yazının hüküm cümlesini ve bu cümleye gerekçe oluşturan satırları buraya dercetmek:

“Hayra talip olanlar, yararı da, hazzı da onun yanında hazır ve nazır olarak bulurlar. Bunlar “hayr”ın tabir caizse promosyonudurlar. Esas olan hayrdır. Müslüman, yeme içmede de işte o hayra talip olur. Yediklerinden ve içtiklerinden hesap sorulacağına iman eder. Bu iman onu sadece “iyisini” değil, sadece “haz verenini” değil, sadece “kalitelisini” değil, aynı zamanda HELALİNİ yemeye sevk eder. /…/ İhtiyatı elden bırakmamakta yarar var. Ezcümle: tüm gazlı içeceklerden uzak durun, ‘içiniz’ rahat etsin.”

Bendeniz bu yazıları kaleme aldıktan sonra, ülkemizde imal edilen gazozların tamamında şu veya bu oranda alkol bulunduğu TÜBİTAK raporuyla kesinlik kazandı. Bu rapor bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı.

Kamuoyundan beklenen tepki geldi. Gazoz satışları ciddi oranlarda geriledi. İslami hassasiyete sahip basın meselenin üzerine gitti. Kimi köşe yazarları ve âlimler konu hakkında yazılar yayımladı. Bunlar arasında en dikkate eğer olanı, fetva niteliği de taşıdığı için, Hayreddin Karaman’ın Yeni Şafak’taki köşesinde yayımlanan iki yazısıydı. Buna siz fetva olarak da bakabilirsiniz.

Öncelikle belirtelim ki, verdiği fetva ile amel ederiz veya etmeyiz, tasvip ederiz veya etmeyiz, Karaman Hoca’nın fetva ehliyetini tartışmak yanlıştır, hem had hem de kadir kıymet bilmezliktir. Hele bir âlimi hoşumuza gitmeyen bir fetva verdi diye tahfif edip istiskale yeltenmek, İslam adabıyla bağdaşmaz. Fakat katılmadığımızı, usulü dairesinde beyan etmek, hatta delillere dayalı karşıt tezler geliştirmek hakikate sadakatimizin bir gereğidir.

Nitekim Karaman Hocanın fetvasında benim de katılmadığım noktalar var. Hayreddin Hocanın ilgili yazılarına geçmeden önce, yazdığı iki makalenin yazılış münasebetinin Tüketiciler Birliği’nin açıkladığı TÜBİTAK raporu olmadığını, Ezher’in kola hakkında verdiği fetva olduğunu belirtmeliyim. Hoca Ezher’in sitesine girdiğini ve Ezher’e sorulan bir soruya cevaben kolada domuz katkısı bulunmadığı, dolayısıyla cevazına fetva verildiğini belirtir. Hakikaten de Ezher’in resmi sitesinde yer alan 4310 numaralı fetvanın içeriği budur.

Konumuza dönecek olursak, Hayreddin Hoca gazlı içeceklerin tümünün cevazına dair fetva mahiyetindeki yazısında, Hanefi fıkhının muahhar kaynaklarından İbn Abidin diye şöhret bulan Reddu’l-Muhtar’dan alıntılar yapar. Bendeniz bu alıntıları buraya taşıyarak ikinci kez alıntılayacak değilim.

Bu alıntıların bir kısmı, ‘azın çoğa kalbinde çoğun hükmünün geçerli olacağı’ kuralına istinat eder. Mesela az necasetin çok suya (imamlara göre değişen miktarlarda) karışması durumu gibi. Şu ölçü verilmiş: Suyun kokusu, tadı, rengi değişmezse, hüküm çoğun hükmü üzere baki kalır.

Zannımızca bu kıyas, kıyas maa’l-farıktır. Necasetle alkolün haramlığının illeti aynı değildir. İlleti ayrı olanların hükmü bir olmaz. Zira necis olan şeyler sarhoş etmez. Ama alkol hem necistir, hem de sarhoş eder. Kural bellidir: Çoğu sarhoş edenin azı haramdır. Ayrıca, etil alkol renksiz ve şeffaftır. Gazoz su değildir. Gazozlarda tatlandırıcılarla birlikte –onları çözme amaçlı- kullanıldığı için, ne kokusu fark edilir, ne de tadı.

Yine yazıda, haramın tedavi amaçlı kullanılmasının cevazına dair bir alıntı yapılmış.

Sadet haricidir. Tedavi maksadıyla bilinen şartlar dâhilinde alkol de caizdir. Fakat tartışılan gazlı içecekler mevzuu, tedavi konusu değildir.

Vajinal akıntı ve meni bulaşığının ovalanmasının şer’an temizlik için kafi olduğuna dair bir alıntı var.

Bu da sadet haricidir. Belki, İslam fıkhının ruhsat sınırlarını görme anlamında konuya dâhil edilebilir, fakat alkol katkılı gazlı içeceklerin hükmüyle doğrudan bir alakası yoktur.

Hoca’nın İbn Abidin alıntılarının konuyla en doğrudan alakalı olanı, fıkıhtaki “istihâle” bahsiyle alakalı bölümlerdir. İşte şu satırlar gibi:

“Karışma, yanma, pişme, kaynama vb. sebebiyle değişikliğe uğrayan pis nesne temiz olur, kullanılır, yenir ve içilir. Bazı örnekler: Pis olan zeytinyağı sabun olunca, eşek veya domuz tuz gölüne düşüp tuza dönüşünce, şarap sirke olunca, kuyuya düşen kuş, fare vb. çürüyüp çamura karışınca, pis üzüm kaynatılıp pekmez yapılınca, pis susam öğütülüp un ve susam yağı olunca temizlenmiş olur (316). Süt, bal, yağ ve pekmez üç kere kaynatılınca temizlenmiş olur. Bunlara kaynatmadan önce bir miktar (beşte biri kadar) su katılır. Yağın kaynatılması şart değildir(334). Et şarap ile pişirilmiş olsa üç kere temiz su ile kaynatılıp soğutulunca temizlenmiş olur.”

Konunun can damarı da bu bahistir. İstihale bahsine dair bir makalemde dile getirdiğim hususları ve devamını yarınki yazıya bırakalım.

Gazlı içeceklere dair (2)
30/10/2006
Dün kaldığımız yerden devam edelim:

Evet, gazlı içeceklere dair Hayreddin Hocanın içilmesinde beis olmadığına dair fetva mahiyetindeki yazılarını konuşuyorduk. Bu bağlamda, Hayreddin Hocanın alıntıladığı İbn Abidin metinlerinden biri de “istihale” bahsine dair bir pasajdı. Sözün burasında istihale bahsinde Helal Sertifikasını Bekleyen Muhtemel Problemler başlığı altında yine bu köşede şunları yazmıştım:

“Katkı maddelerinin İslami hükmünü belirlemede “istihale” bahsi, meselenin nirengi noktasıdır. İstihale, bir maddenin cevherinin veya arazının değişime uğramasıdır. Aslında üç kavram vardır: Tahavvul, teğayyür, tebeddül. Tahavvül: bazılarına göre eşyanın cevherinin bazılarına göre arazının değişime uğramasıdır. Yapılan tanıma göre de hüküm değişmektedir. Teğayyur: eşyanın cevher ve arazının birlikte ve tümüyle değişime uğramasıdır. Tebeddül: bir şeyin yerine bir başka şeyin ikame edilmesidir.

İstihale bahsinde sirke, misk, tuz gölüne düşen domuz, yanıp kül olmuş necaset gibi örnekler verilir. Hepsi de haram olan bir asıl veya ferden dönüşerek haram iken helale inkılâp etmişlerdir. Mevcut katkı maddelerinin hükümleri tesbit edilirken, İslam fıkhının istihale bahsi üzerinde ciddi bir biçimde durulmalıdır.”

Gazlı içecekler bahsinde, gazoza katılan etil alkolün istihale geçirip geçirmediği, kimya uzmanlarının cevaplaması gereken teknik bir konudur. Helal Sertifikası toplantısına katılan kimya hocası Prof. M. Nutku’nun kesin görüşü istihale geçirmediği, yani dönüşüm ve değişime uğramadığı yönünde.

Tabi, bu konudaki görüşü hükme medar olacak bir kimya âliminin İslam fıkhında istihale için verilen örnekleri tek tek incelemesi gerekir. Belki bir kimyagerler heyeti çıkıp, İslam fıkhının istihale örneklerinden yola çıkarak bir çetele tutabilir. Mesela tuz gölüne düşen domuz, ceylan kanı karışmış bir mayiden elde edilen misk, sabun yapılan necaset karışmış zeytinyağı, kaynatılarak arındırılan süt, bal ve pekmez, şarap ile pişirildiği için temiz su ile yıkanıp kaynatılarak temizlenen et… Bütün bu örneklerde gerçekleşen istihalenin nitelik ve niceliği tesbit edilerek tasnif edilmeli ve benzer olaylara uygulanmak üzere kodlanmalıdır.

Hayreddin Hoca hükmünü şöyle veriyor: “..Bir sıvının içine alkol karışınca hemen “bu sıvı haramdır” denemez, haram olmasına hükmetmek için yukarıda açıklanan şartların gerçekleşmesi gerekir. Gazlı içecekler büyük tanklarda yapılıyor, bunların içindeki sıvı/su, müctehidlerin birçoğuna göre “çok”tur. Buna göre gazlı bir içeceği elinize aldığınızda koklayınca alkol kokmuyorsa, tadınca alkol tadı vermiyorsa, bakınca alkol rengini almamış ise, o içecek temizdir, helaldir. “Çoğu sarhoş eden içeceğin azı da haramdır” kuralına göre de baktığımızda, piyasadaki gazoz ve kolaların içilebilecek çok miktarı sarhoş etmediğine göre bu bakımdan da bir sakıncası yoktur.”

Bir nokta aydınlığa kavuşturulmalı: Alkol gazlı içeceklere karıştırılmakta mıdır, yoksa doğal mayalanma sonucu mu oluşmaktadır. Bu sorunun sonucuna göre hüküm değişebilir.

Bazıları doğal mayalanma sonucu ortaya çıktığını savunuyor. Bu savunulurken de “meyvelerde dahi doğal alkol vardır” deniliyor. Bu teknik bir konu olmakla birlikte, bazı uzmanlar meyvelerde doğal alkol olduğu görüşünü reddediyorlar. Bu uzmanlara göre bozulan meyvelerde alkol olur, zaten bozulduğu için o da yenmez. Kaldı ki bazı itiraflardan da anlaşıldığı gibi, etil alkol gazozlara bir çözücü olarak sonradan katılmaktadır.

Peki, bu katılan alkol küçük oranlarda da olsa gazozu haram yapar mı?

Bu konu esasen kumarbaz mantığıyla “ya hep-ya hiç” ile halledilecek konulardan değildir. Nebiz konusunda imamların “helal-haram” zıtlarında gezinen içtihatlarını ve bu konudaki tartışmaların bin yıldan fazla zamandır sürdüğünü biliyoruz. Nihayetinde bir şeyin istihaleye uğradığı, dönüşüm ve değişim geçirdiği konusu da yoruma açıktır.

Kaldı ki, özelde kola, genelde gazlı içecekler mevzuu, sadece “Katkı maddesi olarak şu kadar etil alkol kullanılması caiz mi, değil mi?” meselesine de indirgenemez. Bu meselede;

1. Egemen güçler elinde iktisadi sömürü unsuru olması açısından,

2. Tiryakilik yapıcı özelliği açısından,

3. Saklanan içeriğiyle ticaret ahlakı açısından,

4. Sağlıklı beslenme üzerinde yaptığı tahribat açısından,

5. İnsan sağlığını tehdit ve şişmanlığı teşvik açısından da ele alınarak hüküm verilmelidir. Nasıl ki, naslara parçacı yaklaşım maksadı anlamayı zorlaştırıyorsa, fıkhi hükümlerdeki parçacı yaklaşım da, maksadı gerçekleştirmeyi zorlaştırır.

Şu durumda, gazlı içeceklerde çözücü katkı maddesi olarak kullanılan etil alkolün bu içecekleri haram hale getirecek oranda olmasa bile, bunları “şüpheli” hale getirmektedir. Bu şüphe “Var mı yok mu?” şüphesi değil, “Varlığı kesin de, bu haram kılar mı kılmaz mı?” şüphesidir Hz. Ömer’e atfedilen “Kızıldeniz’e bir damla şarap düşse ondan su içmem” sözü, sahabenin bu konudaki titizliğini gösterir. Buna, yukarıda saydığımız beş maddeden en az bir veya ikisini ilave edersek, bu sonuç gazlı içecekleri şer’i açıdan ağır zan altında bırakmaya yeter.

Sonuç, ilk yazılarımızda vardığımız hükümdür: Tüm gazlı içeceklerden uzak durun, içiniz rahat etsin. Bir kere bu tür suni her yiyecek ve içecek, eşyanın tabiatına aykırıdır. Her ne ki tabiata aykırıdır, o fıtrata da aykırıdır, zararlıdır. Acısı, bugün değilse bir gün çıkar

Mustafa İslamoğlu




İslamigundem.com
 
Video daki adam çok güzel açıklamış ağzına sağlık ama bende soru işareti bırakan bir şey oldu.
İslamın ilk yıllarında alkol haram değildi. Peygamber efendimizin alkol içenlerin yanından geçerken afiyet olsun dediğini geri döndüğünde ise bu kişilerin kavga ettiklerini gördüğü için bunun içilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
En azından ben böle biliyorum.
ama şimdi bu gazoz bizi bu hale getirmediği için içilmesinde ne gibi bi zarar olabilir die düşünüorum.
 
crack kardeşim alkolün damlası haram eğer gazlı içeceklerde damla kadar alkol varsa haramdır...
 
Cola'nın satışını öyle engelleyemessiniz.

Hiç colayla kafa bulan insan gördünüz mü?

Bundan sonraki başlık ne?Cola Turka %100 alkolsüz mü?:melek
 
arkadaslar coca colada evet etil alkol bulunuyor; ama etil alkol meyvelere kadar her urunde dogal olarak bulunuyor. ben bu durumda bir sorun gormuyorum. coca colanın içinde baska turlu bir alkol yok
 
haram belki
zarar veriyo çunku
 
bır arada domuz eti tartısması cıkmıstı.
Yahu domuz etını sız ekmek parasıyla denklestırıyosunuz,bu cok ucuz bırseymıkı ona buna koysunlar.
Alkole gelınce,sankı su katıyolar anasını satıyım.
Akla,mantıga uyan yorumlar,ve iddaalarda bulunmak gerek.bu sekıldekı karamalar cok gereksiz,ve komik.
 
Geri
Üst