karma çok güzel bir döküman yapmış arkadaşlar. ama atlanan şeyler var. izninizle bende içimi uzun zamandır kemçiren teorimi öne sürmek istedim.
Not: yanlışım varsa lütfen beni düzeltin.
Vadedilmiş topraklar diye bir olay vardır. Bunu hepimiz din dersinde görmüşüzdür. Bilmeyenler için;
Vadedilmiş topraklar, Yahudilik inancına göre Hz. Musa'nın Filistin'e girene kadar dolaşmış olduğu toprakların bir gün Yahudi milletinin kontrolüne gireceği inancıdır.
Şimdi Yahudiler kimdir. Tabiki İsrail devleti. Pekiiii İsrail neredir. Bu vadedilmiş topraklar üzerindedir. BM neden İsrail - Filistin çatışmalarına karışmadı? Politik açıdan mı? Kaçırılan asker yüzünden mi? Hiçbiri değil. Bu vaadedilmiş topraklar meselesi yüzünden. Irak neredeydi? Peki ve İran. Bunlarda vaadedilmiş topraklar üzerinde. İsrail tamam? İsrailin bütün genç nüfusu değil ama %80'i yok edildi. Masumlar, çocuklar, kadınlar... Bombalamalar adil miydi? Suçcusz insanları bombalamak adilce miydi?........
Dediğim gibi Filistin tamam!!! Zaten Irak'ta karmanın değimiyle 1991 yılından beri Amerikanın salırma zeminini hazırlamak için sahte bir Saddam tarafından istenilen rejimde yönetilmişti ki nitekim Irak'ta vuruldu. Çocuklar, gençler... Gördüğüm fotoğraflar içimi çok acıtmıştı. Onlar masumdu, çocuktu...
Pekiiii Yukarıda İranı'da kattım bu konuy!!! İşte bomba haber burada!!!
Hepiniz bilirsiniz. Bütün Irak ve İran'ın topraklarının altında Saddam'ın bir sürü labirent gibi geçitleri vardır. Burada Irağın bir ucundan girersiniz yerin altına İranın diğer ucundan çıkarsınız. Pekiiii bunu neden söyledim. Oraya da geliyorum. Çok değil 2003 yılının Aralık ayında İran'da meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde 30 bin kişi hayatını kaybetmişti ki depremin etkilediği yerler diplomatik, politik, askeri binaların bulunduğu can alıcı bir bölgedir. Bu depremde İran askeri gücünün %60 - %70 ini ve önemli binalarını kaybetmiştir. Ne alaka demeyin. Irak'a ait bir Füze İran sınırında bir köye düşmüştü ve bundan dolayı o depremden kısa süre önce İran Irağa seni vuracağız demişti. ABD korktu, İranın Irağa girmesinden korktu. ABD'nin sismik konularda NASA kuruluşu adı altında ne menem araştırmalar yaptığını biliyorsunuz. Saddam'ın gizli geçitleri Amerikanın İrana asker sokmadan can kaybına, güç kaybına vermesine çok büyük destekte bulunmuştur. ABD teorimce sismik bonbalarla İran'ın altında ki gizli geçitlerde kilit noktalarda yaptığı patlatmalarda deprem oluşturmuş ve çok büyük bakın 30 Bin diyorum can kaybına mal olmuştur. Bu olay sonucu İran Irağı vurma ve Irağa müdahele konusunu tamamen askıya almıştı ki istesede vuramazdı askeri gücü çok azalmıştı...
Pakistanda ölen Müslüman kardeşlerimizi hiç konuya katmıyorum. O da ayrı bit kompo, müslüman katliamı. Tsunamiymiş. Yok daha neler. Neyse...
Şimdi sonuç:
Irak: Kurulan senaryo sonucu savaşa giden bir yolculuk ve bamm ABD şuan Irakta ve çıkmaya hiççç niyeti yok,
İsrail: BM nin gözleri önünde binlerce masum can kaybı, onarılamaz bir genç nüfus katliamı,
İran: Irak savaşı ardından güzelce hazırlanan bir sismik saldırı ile çoğu kolluk kuvvet olan 30 Bin ölü.
İşte tezim: George W. Bush bu vadedilmiş toprakları almaya ve Dünyanın Tepesinde kendini bir lider yapmaya çalışıyor.
Size çok daha fazla bilgi ve sizlere çok güzel yazılar sunardım bu İsrail & ABD ortaklığını açıklamak için iyice. Ama okurken sıkılmamanız için vermek istemedim. Sadece kısa bir Alıntı yapacağım. Lütfen okumanızı tavsiye ederim.
İsrail, ABD üzerindeki güçlü lobisini kullanarak, Amerika'nın global siyasetini kendi stratejik çıkarlarına göre yönlendirmek istemektedir. İsrail'in Ortadoğu'da ihtiyaç duyduğu düzenleme ne ise, Washington'daki İsrail lobisi, bu düzenlemeyi Amerika'ya yaptırmaya çalışmaktadır. Geçtiğimiz on yıllar içinde ABD'nin Ortadoğu politikasının hep İsrail lehine gelişmesinin nedeni budur.
Son paragraf Nürnberg - Almanya'da bulunan bir kuruluşun web sayfasından alıntıdır.
Buda karmanın konusuyla birleşince görün dönen olayları. Yok deprem olmuş, yok saddam ölmüş. Hikayelere gerek yok. Bu teaoriler uzun zamandır içimi kemirmekteydi. Sizlerle karma sayesinde paylaştım ve paylaşmanın hafifliği geldi üzerime. İçimi çemkiren bir teorimdi. Sonuna kadar okuduğunuz için teşkkür ederim.
Not: yanlışım varsa lütfen beni düzeltin.
Vadedilmiş topraklar diye bir olay vardır. Bunu hepimiz din dersinde görmüşüzdür. Bilmeyenler için;
Vadedilmiş topraklar, Yahudilik inancına göre Hz. Musa'nın Filistin'e girene kadar dolaşmış olduğu toprakların bir gün Yahudi milletinin kontrolüne gireceği inancıdır.
Şimdi Yahudiler kimdir. Tabiki İsrail devleti. Pekiiii İsrail neredir. Bu vadedilmiş topraklar üzerindedir. BM neden İsrail - Filistin çatışmalarına karışmadı? Politik açıdan mı? Kaçırılan asker yüzünden mi? Hiçbiri değil. Bu vaadedilmiş topraklar meselesi yüzünden. Irak neredeydi? Peki ve İran. Bunlarda vaadedilmiş topraklar üzerinde. İsrail tamam? İsrailin bütün genç nüfusu değil ama %80'i yok edildi. Masumlar, çocuklar, kadınlar... Bombalamalar adil miydi? Suçcusz insanları bombalamak adilce miydi?........
Dediğim gibi Filistin tamam!!! Zaten Irak'ta karmanın değimiyle 1991 yılından beri Amerikanın salırma zeminini hazırlamak için sahte bir Saddam tarafından istenilen rejimde yönetilmişti ki nitekim Irak'ta vuruldu. Çocuklar, gençler... Gördüğüm fotoğraflar içimi çok acıtmıştı. Onlar masumdu, çocuktu...
Pekiiii Yukarıda İranı'da kattım bu konuy!!! İşte bomba haber burada!!!
Hepiniz bilirsiniz. Bütün Irak ve İran'ın topraklarının altında Saddam'ın bir sürü labirent gibi geçitleri vardır. Burada Irağın bir ucundan girersiniz yerin altına İranın diğer ucundan çıkarsınız. Pekiiii bunu neden söyledim. Oraya da geliyorum. Çok değil 2003 yılının Aralık ayında İran'da meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde 30 bin kişi hayatını kaybetmişti ki depremin etkilediği yerler diplomatik, politik, askeri binaların bulunduğu can alıcı bir bölgedir. Bu depremde İran askeri gücünün %60 - %70 ini ve önemli binalarını kaybetmiştir. Ne alaka demeyin. Irak'a ait bir Füze İran sınırında bir köye düşmüştü ve bundan dolayı o depremden kısa süre önce İran Irağa seni vuracağız demişti. ABD korktu, İranın Irağa girmesinden korktu. ABD'nin sismik konularda NASA kuruluşu adı altında ne menem araştırmalar yaptığını biliyorsunuz. Saddam'ın gizli geçitleri Amerikanın İrana asker sokmadan can kaybına, güç kaybına vermesine çok büyük destekte bulunmuştur. ABD teorimce sismik bonbalarla İran'ın altında ki gizli geçitlerde kilit noktalarda yaptığı patlatmalarda deprem oluşturmuş ve çok büyük bakın 30 Bin diyorum can kaybına mal olmuştur. Bu olay sonucu İran Irağı vurma ve Irağa müdahele konusunu tamamen askıya almıştı ki istesede vuramazdı askeri gücü çok azalmıştı...
Pakistanda ölen Müslüman kardeşlerimizi hiç konuya katmıyorum. O da ayrı bit kompo, müslüman katliamı. Tsunamiymiş. Yok daha neler. Neyse...
Şimdi sonuç:
Irak: Kurulan senaryo sonucu savaşa giden bir yolculuk ve bamm ABD şuan Irakta ve çıkmaya hiççç niyeti yok,
İsrail: BM nin gözleri önünde binlerce masum can kaybı, onarılamaz bir genç nüfus katliamı,
İran: Irak savaşı ardından güzelce hazırlanan bir sismik saldırı ile çoğu kolluk kuvvet olan 30 Bin ölü.
İşte tezim: George W. Bush bu vadedilmiş toprakları almaya ve Dünyanın Tepesinde kendini bir lider yapmaya çalışıyor.
Size çok daha fazla bilgi ve sizlere çok güzel yazılar sunardım bu İsrail & ABD ortaklığını açıklamak için iyice. Ama okurken sıkılmamanız için vermek istemedim. Sadece kısa bir Alıntı yapacağım. Lütfen okumanızı tavsiye ederim.
İsrail, ABD üzerindeki güçlü lobisini kullanarak, Amerika'nın global siyasetini kendi stratejik çıkarlarına göre yönlendirmek istemektedir. İsrail'in Ortadoğu'da ihtiyaç duyduğu düzenleme ne ise, Washington'daki İsrail lobisi, bu düzenlemeyi Amerika'ya yaptırmaya çalışmaktadır. Geçtiğimiz on yıllar içinde ABD'nin Ortadoğu politikasının hep İsrail lehine gelişmesinin nedeni budur.
Son paragraf Nürnberg - Almanya'da bulunan bir kuruluşun web sayfasından alıntıdır.
Buda karmanın konusuyla birleşince görün dönen olayları. Yok deprem olmuş, yok saddam ölmüş. Hikayelere gerek yok. Bu teaoriler uzun zamandır içimi kemirmekteydi. Sizlerle karma sayesinde paylaştım ve paylaşmanın hafifliği geldi üzerime. İçimi çemkiren bir teorimdi. Sonuna kadar okuduğunuz için teşkkür ederim.