- Katılım
- 7 Kas 2006
- Mesajlar
- 26,181
- Reaction score
- 0
- Puanları
- 36
Karıncalar
Beslenme
Karıncalar yaprakların kendisini yiyemezler, çünkü vücutlarında bitkilerde bulunan selülozu sindirebilecek enzimler yoktur. İşçi karıncalar bu yaprak parçalarını çiğneyerek bir yığın haline getirirler ve yuvanın yeraltındaki odalarında saklarlar ve yaprakların üzerinde mantar yetiştirirler. Bu yolla, büyüyen mantarların tomurcuklarından kendileri için gerekli proteini elde ederler.
Karıncaların ilginç özellikleri
Karıncalar, Termitler ile birlikte tarımı ilk kullanan canlılardır. Yuvalarından belirli alanlarda fungus (mantar) yetiştirirler.
Karıncaların baharda ortaya çıkan ve kanada sahip olan türleri üremek ve yeni yuva kurmak için dışarı çıkar.
Bir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir.
Ve ayrıca karıncalar insanlar gibi ordu kurup kendi kolonilerini korurlar.Bazende koloniler arasında insanlar gibi savaşırlar.
Bazı karıncalar ise yemek bulmak için ilk baş öncü karınca yollarlar bu karıncalar yemek ararken koku molekülleri bırakırlar bunun sebebi yemekleri kaybetmemek istemeleridir.Daha sonrada yuvaya gidip diğer karıncalara haber verirler onlarda koku moleküllerini izleyerek yemeği bulurlar.
Böcek
Böcek, taksonomide Arthropoda (eklembacaklılar) şubesinin böcekler (Insecta) sınıfından canlılara verilen ad. Böcekler, dünyada en çok çeşitliliğe (tür sayısına) sahip olan hayvanlar olarak da bilinmektedirler; 800 binin uzerinde tür şu ana kadar tanımlanmış olmakla birlikte halihazırda bu listeye yeni türler eklenmektedir. Kutuplardan okyanuslara kadar hemen her ekosistemde ayakta kalmayı başarabilmiş canlılardır.
Canlılar aleminin belki de en kalabalık sınıfıdır. Yaklaşık olarak 30'un üzerinde takım içerir. Tanımlanmış olan hayvanların yaklaşık 4/5'i böceklerdir.
Vücutları cephalo (baş), thorax (göğüs) ve abdomen (kuyruk) olmak üzere 3 bölümden oluşur. Bazı gruplarda bu vücut bölümlerinde kaynaşmalar görülebilir. Baş bölgesinde bir çift anten ve bir çift bileşik göz bulunur. Sınıf özelliği olarak göğüsleri 3 segmentlidir ve her segmentten bir çift bacak çıkar. Çoğunda 2. ve 3. göğüs segmentlerinden birer çift kanat çıkar. Hayvanlar aleminde "uçma" ilk defa bu grupta ortaya çıkmıştır, ancak böceklerin kanatları, kuşların kanatlarından farklı yapıdadır. Abdomen (göğüs) 11 segmentlidir ve hiçbir segmentte üye bulunmaz. Son segmentlerde yapısal değişiklikler sonucu oluşmuş kavuşma organı, cercus uzantıları veya yumurta yerleştirme borusu gibi yapılar görülebilir.
Dış iskelet bulunur. Büyüme esnasında dış iskeletin neden olduğu kısıtlama, deri değişimi ile telafi edilir. Vücutlarında sadece çizgili kas bulunur.bu yüzden çok hızlı hareket ederler. Solunum trake sistemiyledir. Açık dolaşım sistemi görülür. Vücutta dolaşan solunum sıvısı "hemolenf" adını alır ve çoğunlukla renksiz, bazen de soluk yeşil-sarı renktedir. Vücutları bez bakımından zengindir. Çekici veya itici koku, mum, zehir, ipek, yağ, tükürük, antikoagülan madde gibi birçok maddeyi salgılamak üzere özelleşmiş çok sayıda bez taşırlar. Duyu organları ve sinir sistemleri iyi gelişmiştir. Birçok grupta, özel görevleri olan duyu organlarına rastlanır (yeri geldikçe açıklanacaktır). Avlanmak veya avcılarından korunmak için son derece başarılı uyumlar kazanmışlardır. Renklenmeleri büyük çeşitlilik gösterir. Bazılarında ışık çıkarma özelliği görülür.
Kural olarak yumurta ile çoğalırlar ve gelişmelerinde çoğunlukla bir metamorfoz görülür.
Bazı gruplarda koloni hâlinde sosyal yaşam örnekleri görülür. Yaşam ve beslenme şekillerine göre, ağız parçaları, anten ve bacak yapıları farklılık gösterir.
Hymenoptera
Genel olarak zar kanatlılar olarak adladırılırlar. İnce ve saydam kanatlara sahip olmakla beraber tarım zararlıları olarakta bilinen kolopteralar kadar olmasa da çok geniş bir takıma sahiptir. Ülkemizde ve dünyada çok yaygındır (kozmoplit). Bilinen en iyi üyeleri kız böcekleri helikopterdir.
Termit
Termit, özellikle Afrika'da yaşayan ve yağmur ormanlarında da benzerleri bulunan bir karınca türüdür. Karıncayiyenlerin ana besin kaynağıdır. Genellikle beyaz renkli olurlar.
Mikroskobik (çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük olup ancak mikroskop ile görülebilen) organizmaların genel adı.
Mikroorganizmalar çoğunlukla tek hücreli olsalar da çok hücreli örnekleri de mevcuttur. Halk arasında mikrop diye adlandırılan mikroorganizmalar, hücresel yapılı olanlar ve hücresel yapıda olmayanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Hücresel yapıda olanlar Bakteriler, mantarlar, protistlerdir. Hücresel yapıda olmayanlar ise Virüsler, viroidler, prionlardır. Canlıların bilimsel sınıflandırması içinde çok çeşitli grupları içerdiği için genel geçer özellikler belirtmek zordur.
Mikroorganizma
Mikroorganizmaları inceleyen bilim dalına mikrobiyoloji denir.
Mikrop terimi, ilim dünyasına ilk defa 1878'de Fransız cerrahı Charles Sédillot tarafından getirilmiştir. Sédillot, mikropların kendilerine has apayrı bir dünyası olduğunu savunmuştur. Mikrobiyoloji ilim dalı beş ana kısma ayrılmıştır: Viroloji, bakteriyoloji, protozooloji, algoloji ve mikoloji. Bunlara ilaveten moleküler ve hücresel biyoloji, biyokimya, fizyoloji, ekoloji, botanik ve zoolojiyle de yakından ilgilidir.
Beslenme
Karıncalar yaprakların kendisini yiyemezler, çünkü vücutlarında bitkilerde bulunan selülozu sindirebilecek enzimler yoktur. İşçi karıncalar bu yaprak parçalarını çiğneyerek bir yığın haline getirirler ve yuvanın yeraltındaki odalarında saklarlar ve yaprakların üzerinde mantar yetiştirirler. Bu yolla, büyüyen mantarların tomurcuklarından kendileri için gerekli proteini elde ederler.
Karıncaların ilginç özellikleri
Karıncalar, Termitler ile birlikte tarımı ilk kullanan canlılardır. Yuvalarından belirli alanlarda fungus (mantar) yetiştirirler.
Karıncaların baharda ortaya çıkan ve kanada sahip olan türleri üremek ve yeni yuva kurmak için dışarı çıkar.
Bir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir.
Ve ayrıca karıncalar insanlar gibi ordu kurup kendi kolonilerini korurlar.Bazende koloniler arasında insanlar gibi savaşırlar.
Bazı karıncalar ise yemek bulmak için ilk baş öncü karınca yollarlar bu karıncalar yemek ararken koku molekülleri bırakırlar bunun sebebi yemekleri kaybetmemek istemeleridir.Daha sonrada yuvaya gidip diğer karıncalara haber verirler onlarda koku moleküllerini izleyerek yemeği bulurlar.
Böcek
Böcek, taksonomide Arthropoda (eklembacaklılar) şubesinin böcekler (Insecta) sınıfından canlılara verilen ad. Böcekler, dünyada en çok çeşitliliğe (tür sayısına) sahip olan hayvanlar olarak da bilinmektedirler; 800 binin uzerinde tür şu ana kadar tanımlanmış olmakla birlikte halihazırda bu listeye yeni türler eklenmektedir. Kutuplardan okyanuslara kadar hemen her ekosistemde ayakta kalmayı başarabilmiş canlılardır.
Canlılar aleminin belki de en kalabalık sınıfıdır. Yaklaşık olarak 30'un üzerinde takım içerir. Tanımlanmış olan hayvanların yaklaşık 4/5'i böceklerdir.
Vücutları cephalo (baş), thorax (göğüs) ve abdomen (kuyruk) olmak üzere 3 bölümden oluşur. Bazı gruplarda bu vücut bölümlerinde kaynaşmalar görülebilir. Baş bölgesinde bir çift anten ve bir çift bileşik göz bulunur. Sınıf özelliği olarak göğüsleri 3 segmentlidir ve her segmentten bir çift bacak çıkar. Çoğunda 2. ve 3. göğüs segmentlerinden birer çift kanat çıkar. Hayvanlar aleminde "uçma" ilk defa bu grupta ortaya çıkmıştır, ancak böceklerin kanatları, kuşların kanatlarından farklı yapıdadır. Abdomen (göğüs) 11 segmentlidir ve hiçbir segmentte üye bulunmaz. Son segmentlerde yapısal değişiklikler sonucu oluşmuş kavuşma organı, cercus uzantıları veya yumurta yerleştirme borusu gibi yapılar görülebilir.
Dış iskelet bulunur. Büyüme esnasında dış iskeletin neden olduğu kısıtlama, deri değişimi ile telafi edilir. Vücutlarında sadece çizgili kas bulunur.bu yüzden çok hızlı hareket ederler. Solunum trake sistemiyledir. Açık dolaşım sistemi görülür. Vücutta dolaşan solunum sıvısı "hemolenf" adını alır ve çoğunlukla renksiz, bazen de soluk yeşil-sarı renktedir. Vücutları bez bakımından zengindir. Çekici veya itici koku, mum, zehir, ipek, yağ, tükürük, antikoagülan madde gibi birçok maddeyi salgılamak üzere özelleşmiş çok sayıda bez taşırlar. Duyu organları ve sinir sistemleri iyi gelişmiştir. Birçok grupta, özel görevleri olan duyu organlarına rastlanır (yeri geldikçe açıklanacaktır). Avlanmak veya avcılarından korunmak için son derece başarılı uyumlar kazanmışlardır. Renklenmeleri büyük çeşitlilik gösterir. Bazılarında ışık çıkarma özelliği görülür.
Kural olarak yumurta ile çoğalırlar ve gelişmelerinde çoğunlukla bir metamorfoz görülür.
Bazı gruplarda koloni hâlinde sosyal yaşam örnekleri görülür. Yaşam ve beslenme şekillerine göre, ağız parçaları, anten ve bacak yapıları farklılık gösterir.
Hymenoptera
Genel olarak zar kanatlılar olarak adladırılırlar. İnce ve saydam kanatlara sahip olmakla beraber tarım zararlıları olarakta bilinen kolopteralar kadar olmasa da çok geniş bir takıma sahiptir. Ülkemizde ve dünyada çok yaygındır (kozmoplit). Bilinen en iyi üyeleri kız böcekleri helikopterdir.
Termit
Termit, özellikle Afrika'da yaşayan ve yağmur ormanlarında da benzerleri bulunan bir karınca türüdür. Karıncayiyenlerin ana besin kaynağıdır. Genellikle beyaz renkli olurlar.
Mikroskobik (çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük olup ancak mikroskop ile görülebilen) organizmaların genel adı.
Mikroorganizmalar çoğunlukla tek hücreli olsalar da çok hücreli örnekleri de mevcuttur. Halk arasında mikrop diye adlandırılan mikroorganizmalar, hücresel yapılı olanlar ve hücresel yapıda olmayanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Hücresel yapıda olanlar Bakteriler, mantarlar, protistlerdir. Hücresel yapıda olmayanlar ise Virüsler, viroidler, prionlardır. Canlıların bilimsel sınıflandırması içinde çok çeşitli grupları içerdiği için genel geçer özellikler belirtmek zordur.
Mikroorganizma
Mikroorganizmaları inceleyen bilim dalına mikrobiyoloji denir.
Mikrop terimi, ilim dünyasına ilk defa 1878'de Fransız cerrahı Charles Sédillot tarafından getirilmiştir. Sédillot, mikropların kendilerine has apayrı bir dünyası olduğunu savunmuştur. Mikrobiyoloji ilim dalı beş ana kısma ayrılmıştır: Viroloji, bakteriyoloji, protozooloji, algoloji ve mikoloji. Bunlara ilaveten moleküler ve hücresel biyoloji, biyokimya, fizyoloji, ekoloji, botanik ve zoolojiyle de yakından ilgilidir.