Güllük Körfezi faciası

Ŧ ℓ ε ŧ ¢ ħ

ےσℓđ
Altın Üye
Katılım
3 Eki 2005
Mesajlar
13,708
Reaction score
0
Puanları
0
Yaş
38

5.jpg


Güllük Körfezi'ndeki toplu balık ölümleri, dikkatleri bir kez daha balık çiftlikleri konusuna çevirdi.

Biliyorsunuz; bir süre önce Selahattin Duman dostum bu konuda bir yazı kaleme almıştı.

Ben de "Kör Balıklar Denizi" diye bir yazı yazmıştım.

Çünkü denizde, gözleri beyazlaşmış kör levrekler görüyorduk.

Uçak havalanırken ya da inerken, balık çiftliği kurulu koylarla, diğer koylar arasındaki dramatik fark gözümüze çarpıyordu.

Bazı koylar pırıl pırıl, masmavi, dibi görünen suyla parıldarken, balık çiftliği kurulmuş olanlar koyu yeşil, ağdalı, bulanık bir hal alıyordu.

Bu görüşleri dile getirip bu çiftilikleri niye Türkiye'nin bir numaralı turizm bölgesinde, cennet koyların içine kuruyorsunuz; gidip açık denizde kurun dedik.

Bu yazılarımızdan sonra deyim yerindeyse kıyamet koptu.

Çeşitli üniversitelerden, su ürünleri uzmanlarından bir mektup, mesaj ve telefon bombardımanı altında kaldık.

Bazıları ince bir üslupla yazıyor, bazıları açıkça küfür ediyordu.

Konuyla ilgili dernek başkanları da aradı, bizi bilgilendirmek istediklerini söylediler.

Bu itirazlar karşısında ben tek bir soru sordum: İlle turizme açık koylarda mı yapılmalıydı bu iş, kapalı denizlere mi kurulmalıydı çiftlikler?

Balık çiftiliklerine karşı değildik ama dünyadaki diğer uygulamalar örnek alınarak açık denizlere kurulamaz mıydı bunlar?

8 bin kilometre kıyısı olan ülkede, bir tek Ege kıyıları mı kalmıştı?

Telefonda bana "Bu konuda haklısınız!" dediler. "Devlet bize bazı yerler göstersin. Daha doğru olur."

Şimdi de toplu balık ölümleri ortaya çıktı.

Büyük bir ihtimalle bu işi de başka nedenlere bağlayarak kapatıp gidecekler.

Çünkü gelen mesajların şiddetinden anladığım kadarıyla, işin arkasında çok ama çok kuvvetli bir lobi var.

Yüz milyorlarca doların döndüğü bu sektör, kendisini korumaya çalışıyor.

Ama şunu bilmeliler ki; hiç kimsenin ihracata, "halkın balık yemesi"ne itiraz ettiği yok, sadece çiftlikler uygun yerlerde kurulsun, koylar kirletilmesin diyoruz.

Aslında balık çiftliği sahipleri, kendi girişimleriyle bu işi başarsa, belki başlangıçta biraz masrafa girerler ama uzun vadede çok daha sağlıklı bir iş yapmış olurlar.

Yoksa bu mesele bitmez ve hiçbir yanlış da sonsuza kadar sürüp gidemez.






Zülfü Livaneli-Vatan
 
Balık çiftiliklerine karşı değildik ama dünyadaki diğer uygulamalar örnek alınarak açık denizlere kurulamaz mıydı bunlar?

dünyadaki hangi doğru uygulama türkiyede doğru
yapılıyor ki??? :] insanlar kar elde etmek amacıyla
para kazanmak amacıyla her şeyi yapıyorlar hiç birşeyi umursamadan.

sonuç??? kaybeden tabiki insanlar.
bunu anlayamamak acı verici gerçekten.
sorun eğitim eğitim deriz ama sonuç itibariyle
eğitim almamış en azından ticaret yapan insanalrın
kafası çalışıyor demektir. demekki eğitim her şeyi
çözmez çözemez.

kafa yapısını değiştirmek gerekli!
 
Geri
Üst