Gülge etme TÜSİAD

Albayrak

Can Feda
Altın Üye
Katılım
23 May 2007
Mesajlar
4,439
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Aydınlığın karanlıkla savaşından...
CİDDİ bir anket yapılsa, halkın en sevmediği kuruluş TÜSİAD çıkabilir. Veya birincilikte yaygın medya ile yarışır. Her işe maydonoz olan TÜSİAD’ın dış ve güvenlik politikaları konusunda Türkiye’yi haklı, doğru ve adil bulduğuna henüz rastlamadık. Olmayan AB idealinin peşinde ülkenin temel çıkarlarının haraç-mezat ortalıkta dağıtılmasından yana bir kuruluş… Dünyanın hiç bir ülkesinde sermayenin bu kadar gayri milli ellerde toplandığı görülmemiştir.
Ne Avrupa ülkeleri ne de Amerika böyle bir gidişata izin vermez. Rusya gibi ülkelerin bu tür işadamlarını ne hale getirdiğini Putin döneminde gözlemledik. Yunanistan’da TÜSİAD’ın muadili olan kuruluşun Türk-Yunan sorunlarının her hangi bir veçhesi hakkında kendi hükümetlerinin politikalarını azıcık olsun eleştirdikleri görülmemiştir.
TÜSİAD’ın amacı
YUNANİSTAN’DAKİ kuruluşlarla bir araya gelmeyi marifet zanneden TÜSİAD ise Türk-Yunan sorunlarının her alanında Türkiye’yi doğrudan eleştirir, haksız bulur ve Türkiye’nin çıkarları aleyhine psikolojik harekat yapar. Ama Yunan arkadaşlarına neden kendi hükümetlerini kamuoyu önünde eleştirmediklerini sormaz. Çünkü amacı Ankara ile Atina arasındaki sorunların çözülmesi değil, bağcının dövülmesidir.
Özellikle ikinci ve üçüncü kuşağın eline geçtikçe TÜSİAD Türkiye’den tamamen koptu. Türk Milleti ile yegane ortaklığı muhtemelen Türkçe lisanı ve Türkiye’den kazandıkları paralar. O paraların Türkiye’nin hayrına kullanılıp kullanılmadığı da kocaman bir soru işareti.
Kıbrıs konusu açılır, TÜSİAD hemen ezber bozmaktan, AB üyeliğinden bahsetmeye başlar. Oysa ortada AB perspektifi falan yoktur. 17 Aralık 2004 belgesi ile Türkiye’ye tam üyelik perspektifi sunulmamıştır. Daha sonraki belgeler ile 17 Aralık belgesi bile budanır; ama TÜSİAD yalan rüzgarına devam eder. Aman haaa AB sürecinden kopmayalım… Kardeşim ne süreci, ne AB’si…
Türkiye bölünse umurunda değil…
SÜREÇ denilen iş Türkiye’nin bölünmesinden başka bir şey değildir. Irak’ın kuzeyinde bir kukla devlet kurulacak; Türkiye içerisinde ise AB reformları (!) yoluyla bir Kürdistan eyaleti çıkarılacak ve sonuçta Büyük Kürdistan ortaya çıkacaktır. Mesele gün gibi ortadadır. Ama TÜSİAD’ın bir kerecik olsun Barzani’yi uyaran bir açıklaması yoktur. Kıbrıs’ta Rumlar referandumda ‘hayır’ dedikleri halde ‘defolun gidin kardeşim sizin çözüme niyetiniz yokmuş’ demez.
Son günlerde başlayan türban/başörtüsü tartışmasına TÜSİAD maydonoz olmasa çok daha iyi olurdu. Neymiş??? Efendim gerçek günden ekonomi olmalıymış… Cari açık çok ciddi ve tehlikeli sinyaller veriyormuş. Yapısal reformlar yapılmalıymış. 2007 kaybedilmişmiş ve 2008 kaybedilmemeliymiş…
Sormak lazım, peki beş senedir yapısal reformlar yapılmadığı halde bu hükümete her vesileyle alkış tutan siz değil miydiniz? Beş senedir cari açık yok muydu? Türkiye’nin kamu ve özel sektör varlıkları yabancılara satılırken ve bir gün gelip satacak fazla bir şey kalmayacağı ortadayken, bu hükümeti destekleyen siz değil miydiniz?
Cari açığın şimdi sorun olacağı, çünkü satacak bir şey kalmadığı doğru. Bu sene olmazsa gelecek sene büyük bir kriz yaşama ihtimalimiz de yüksek. Ama bunun sonunun aynen böyle olacağını görememek için TÜSİAD mı olmak lazımdı??? Yoksa biliyordunuz da işinize öyle geldiği için mi hükümete alkış tutuyordunuz???
Şimdi korkuyorlar…
Şimdi hükümet ülkeyi İslami bir rejime dönüştürecek korkusuyla konuşmaya başladınız. Türkiye’den tokatladığınız paraları rahatça yiyemeyeceğiniz korkusu sardı dağları. Pekiyi, Kıbrıs elden giderken alkış tutan, Kerkük meselesi hakkında tek kelime etmeyen, Türkiye’nin AB reformları uydurmacasıyla bölünmesine karşı çıkmayan sizleri şimdi kim ciddiye alır??? Haa, unutmadan sorayım, Meclis gündemindeki Vakıflar Yasası’nın Türkiyeyi felakete sürükleyeceğini görmüyor musunuz??? Ya da Patrik hazretleri ve dış güçlerle olan iltisaklarınız gereği mi susuyorsunuz???
Sizi ne MHP ne AKP ne de başka bir kuruluş ciddiye alır. Çünkü sizin derdiniz vatan ve millet sorunları değil. Rakı-şarap laikliği devam etsin. Türkiye bölünse de olur. Kıbrıs elden gitse ne gam… Hatta memnun olacağınız açık. Tam manasıyla gayri milli bir zihniyet ve dünyada hemen hemen ikinci bir örneği yok… Kendi ülkesine ve milletine bu denli yabancılaşmış bir işadamları kulübü…
En son türban/başörtüsü düzenlemesinde, yapılma biçiminden, konjonktüre kadar bir dünya yanlış olduğu muhakkak. Ama siz kim oluyorsunuz da karşı çıkıyorsunuz. Ayrıca siz bu hükümetin kankaları değil miydiniz? Aynaya gönül rahatlığıyla bakabiliyor musunuz? Gündem ekonomi olmalıymış… Yok yaaa. Siz niye Kıbrıs Rumların olsun diye uğraşıyorsunuz??? O da mı ekonomi ile alakalı??? Hadi ordan. Önce milli olun, milli düşünün, milli hareket edin ondan sonra…

HASAN ÜNAL
 
Çok haklısın kardesim.
Bende aynı fikirdeyim...
 
Geri
Üst