Fuhuş sektörü ekonominin neresine oturuyor?

Albayrak

Can Feda
Altın Üye
Katılım
23 May 2007
Mesajlar
4,439
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Aydınlığın karanlıkla savaşından...
"Sınırlı kaynaklarla, sınırsız ihtiyaçların giderilmesi için yollar arayan bilim dalına ekonomi denir."

Geçtiğimiz haftalarda Prof.Dr.Hurşit Güneş katıldığı bir toplantıda "Dışarıya 600 milyon dolar o.. parası yolluyoruz" sözleriyle tartışma yarattı.

Türkiye ekonomisindeki cari açığın doğru olarak hesaplanabilmesi için daha önce dikkate alınmayan bazı 'görünmeyen' kalemleri tarif ederken 'o..' ile başlayan bir sözcük kullanma ihtiyacı duyan profesöre en önemli tepki Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'dan geldi: "Güneş'in sözleri terbiye dışı, Ruslardan özür dilesin"

Profesör Güneş ise bu tepkiye "500 bin Nataşa'yı The Economist'ten aldım özre gerek görmüyorum" sözleriyle cevap verdi.

Anlaşıldığı kadarıyla 'o...' sözcüğünü kullanmış olmasının yarattığı 'etik' tartışmayı görmezden gelmiş ve işi "Benim ilan ettiğim rakamlar doğrudur" noktasına indirgemişti. Oysa tartışmaların ana odağında rakamların doğruluğu veya yanlışlığı yer almıyordu.

İKTİSATÇILARIN KONUYA İLGİSİ YENİ DEĞİL

Fuhuş sektöründe dönen paranın iktisatçıların ve maliyecilerin ilgisini çekmesi zaten bilinen bir olgu. Ancak konuya yaklaşım tarzındaki bir takım üslup kaymaları, başka türden sansasyonel tartışmalara yol açıyor. Bu durumda yanlış anlaşılmalar adeta kaçınılmaz hale geliyor.

Ekonomi, basit tanımla şöyle anlatılır: "Sınırlı kaynaklarla, sınırsız ihtiyaçların giderilmesi için yollar arayan bilim dalına ekonomi denir." İnsanoğlunun temel dürtülerini ve ihtiyaçlarını sıralayan ve kategorize eden çok sayıda p***olojik ve sosyolojik tanımlamaları da buna eklediğimizde 'üreme/seks' güdüsünün tıpkı beslenme ve barınma ihtiyacı kadar normal ve insani bir dürtü olduğunu görürüz.

Bu durumda, Amerika'daki 'Subprime Mortgage' krizini incelerken insanoğlunun 'barınma' ihtiyacını veya global ekonomide yükselen gıda fiyatlarını incelerken de insanoğlunun 'beslenme' ihtiyacını göz önüne almadan yapılacak ekonomik ve sosyal analizler yetersiz kalmaya mahkumdur.

Aynı şekilde, fuhuş sektörünün ekonomideki etkilerini incelerken de objektif değerlerle hareket etmek ve 'o..' ile başlayan kelimede ifadesini bulan bir ilkelliğe düşmemek yerinde olacaktır. Esasen Türkiye'nin sorunlarına çare arayan siyasetçilerden ve akademisyenlerden beklenen de budur.

FUHUŞ VE EKONOMİDEKİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI

"Tüketici davranışları incelenirken, ahlaki duyarlılıkları ne ölçüde dikkate alınabileceği"ne dair geçtiğimiz dönemde Kanada'da yapılan bir araştırmanın sonuçları Guncel.Net haber sitesinde yayınlanmıştı.

Etik yaklaşım prestij sağlıyor mu? başlıklı yazıda da açıkça görülebileceği gibi, 'ahlaki' görüş açıları ekonomik kararlar verme arifesindeki bir insanın kararlarını sanıldığı kadar etkilemiyor. Tüketiciler mal veya hizmet alımı tercihlerini yaparken, fiyat ve kalite rasyosunun kendi ihtiyaçlarına en uygun şeklini gözetiyorlar ve bu aşamada 'etik' kuralları pek de dikkate almıyorlar.

Konuya ilişkin olarak Türk entelijansiyası ve medyasında pek çok tartışma yapıldı ve hala da yapılmakta. Söz gelişi Hizmet Sektörü ve Leasing başlıklı bir analizde, fuhuş sektöründeki Rus etkisinin sosyo-ekonomik etkileri masaya yatırılmıştı.

Böyle bir durumda dört tane kadının televizyona çıkıp "Yerli malı kullan ey vatandaş!" çağrısında bulunuyor olması gerçekten çok komik durumlara yol açabiliyor.

Fuhuş o kadar evrensel bir konu ki, totaliter rejimle yönetilen ülkelerde bile hükümetlerin fuhuş konusunda yapmaya kalktığı her türlü yasaklama ve düzenleme çabası bir şekilde geri tepiyor.
 
Geri
Üst