Doğan Yayın: Uydurma haber için Sabah’a dava açıyoruz

MARCUSX

New member
HH Üyesi
Katılım
19 Ocak 2008
Mesajlar
2,051
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Kaf Dağının Ardı
Doğan Yayın: Uydurma haber için Sabah’a dava açıyoruz

Doğan Yayın Holding’in, kesilen vergi cezalarında Maliye’nin teminat isteğine karşılık yürütmeyi durdurma kararı verdirebilmek ve davayı istediği mahkemede gördürebilmek için çaba sarfettiği iddialarını manşete taşıyan Vakit ve Sabah’a sert yanıt geldi.

İki gazetede dün yayınlanan “Doğan’dan oyun içinde oyun” başlıklı haberlerin “uydurma” olduğunu bildiren Doğan Yayın Holding, “Haberler, kasıtlı ve yanlışlarla dolu. Bu gazeteler hakkında derhal yargıya başvurulacak” açıklamasını yaptı.

Amaçları zan altında bırakmak

Açıklamada, “Yargıyı ve kamuoyunu etkilemek amacıyla hazırlanan haberlerdeki konuların açıklığa kavuşması büyük önem arz etmektedir” denildi ve şu noktaların altı çizildi:
Yapılmak istenen; Doğan TV’ye kesilen vergi cezası ile ilgili davayı Doğan TV kazanırsa, ‘hakimler kazandırdı’, kaybederse ‘hukuk tecelli etti’ şeklinde yargıyı ve grubumuzu zan altında bırakabilecek bir zemin oluşturmaktır.

Rumuzdaki kişilerden hizmet almıyoruz

Haberlerde bahsi geçen NT ve NG rumuzlu kişilerin kim oldukları bilinmemekte ve bu rumuzlara sahip olabilecek hiçbir kişi ile Doğan Grubu’nun danışman, vekil vb. her ne nam altında olursa olsun bir ilişkisi bulunmamakta ve yine bu rumuzlara sahip olabilecek hiçbir kişiden hizmet alınmamaktadır. Mali Müşavir NT olarak Vakit gazetesinde ismi yayınlanan Nedim Türkmen kastediliyorsa, anılan kişi 9 sene önce Milliyet Gazetesi’nde Mali İşlerden sorumlu olarak görev yapmış olup, halen Yeminli Mali Müşavirlik yapmaktadır. Doğan TV ile uzak yakın hiçbir ilgisi olmadığı gibi, bu davalarla ilgili hiçbir şekilde görevlendirilmemiştir.

Geri çekilse dava hakkı düşer

Yürütmeyi durdurma davası, haberde belirtildiği gibi 2 Ekim Cuma günü değil, 29 Eylül Salı günü 15.02’de sisteme verilmiştir. Doğan TV mahkemeye verdiği dava dosyalarını geri çekerse, dava hakkını kaybedeceğini bilmektedir. Tekrar başvurması halinde ise elektronik sistemin dosyayı aynı mahkemeye yollayacağı açıktır.

Hakimlere ve hukuka inancımız tamdır

Doğan Yayın Holding, Sabah ve Vakit’te çıkan haberlerin aksine, tüm davaların 29 Eylül’de açıldığını bildirdi ve bu davaların açıldığı mahkemeleri, dosya ve evrak numaralarını da açıkladı. Holding’in açıklamasında; evrak numaralarının elektronik sistemden otomatik olarak verildiği, dolayısıyla sıra takip ettiği hatırlatıldı, “Her mahkemenin dava sayısı ve dolayısıyla yeni davalara verdiği dosya esas sayısı farklı olur. İki farklı mahkemenin dava esas sayıları arasında fark olması ile arada başka davaların olduğu iddiasını ileri sürmek yanlıştır. Hem yasal olmayan hem etik olmayan yönlendirmelere rağmen, hakimlere ve hukuka inancımız tam” denildi.

KAYNAK:
Doğan Yayın: Uydurma haber için Sabah’a dava açıyoruz - Hürriyet
 
Akıl almaz kur'a
Aydın Doğan'ın şirketlerine verilen vergi cezalarıyla ilgili açılan mahkemelerde akıl almaz olayların yaşandığı ortaya çıktı. İstanbul'da toplam 11 Vergi Mahkemesi bulunmasına rağmen, Aydın Doğan'ın dosyalarının hep 4 mahkemeye düştüğü belirlendi.

60 DAVA AÇMIŞ
Doğan Grubu vergi cezaları ile ilgili olarak, son 7 ayda toplam 60 dava açmış. Bu davalar, ilginç bir şekilde sadece 4 mahkemeye düşmüş. Bunlar arasında rakamsal olarak en yüksek miktarların söz konusu olduğu vergi kaçakçılığı ile ilgili davaların tamamı ise İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'ne düşmüş. Geçtiğimiz hafta Doğan Grubu'na aracılık yapan iki kişinin 7 saat görüşme yaparak yeni açılan davaları yine bu mahkemeye düşürmeleri de dikkat çekmişti.

Doğan Grubu'nun İstanbul Vergi Mahkemesi'nde son 7 ayda açtığı davaların 22'si 1. Vergi Mahkemesi'ne, 20'si 4. Vergi Mahkemesi'ne, 10'u ve en kritik olanları 6. Vergi Mahkemesi'ne, 7'si ise 9. Vergi Mahkemesi'ne düşmüş. 11. Vergi Mahkemesi'ne ise sadece 1 dava açılmış. Geri kalan 2. Vergi, 3. Vergi, 5. Vergi, 7. Vergi, 8. Vergi ve 10. Vergi Mahkemelerine ise nasıl olduysa Aydın Doğan'ın davası hiç düşmemiş.

İstanbul'da toplam 11 Vergi Mahkemesi olmasına rağmen, Aydın Doğan'ın açtığı 60 davanın nasıl olup da sadece 4 mahkemeye düştüğü ile ilgili kafalarda soru işaretleri oluşurken, olayın perde arkasına ilişkin ilginç iddialar gündeme geliyor.

OLAYIN PERDE ARKASI
Normalde Adalet Bakanlığı tarafından kurulan Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi sayesinde, davaların görüleceği mahkemeler, bilgisayar ortamında otomatik olarak belirleniyor. Kanundaki istisnalar hariç olmak üzere, hiç kimseye mahkeme seçme hakkı verilmiyor. Davacı tarafın, nöbetçi mahkemeye yaptığı müracaat sonrası, dava dilekçeleri harç tahsili amacıyla vezneye sevkediliyor. Veznede gerekli işlemler yapıldıktan sonra memur, UYAP sistemi için düğmeye basıyor ve davanın görüleceği mahkeme numarası bilgisayar ortamında otomatik olarak belirleniyor. Normal durumlarda işlem bu şekilde işliyor.
Fakat Aydın Doğan'ın 60 davası, 11 mahkeme içinde eşit olarak dağılması gerekirken, nasıl oluyorsa sadece 4 mahkemeye düşüyor. Bu davaların arasında ise en kritik olanları özellikle 6. Vergi Mahkemesi'ne düşüyor. Bunun hilesi var mıdır? Konu ile ilgili görüştüğümüz konunun uzmanları bu işte bir hile olduğunu, normal şartlarda 60 davanın sadece 4 mahkemeye düşmesinin mümkün olmadığını söylüyorlar. Uzmanlara göre veznedeki memurun, bazı kurnazlıklarla, açılan davaları, önceden belirlenen mahkemeye düşürmek için, UYAP sisteminin açıklarından faydalanmasının söz konusu olabileceğini belirtiyor.

İŞTE UZMANLARIN SIRALADIĞI MUHTEMEL MAHKEME SEÇME HİLELERİ
Birinci yol: Sisteme bilgileri girdikten sonra düğmeye basıyor, eğer uygun mahkeme gelmezse, “eksik evrak” gerekçesi ile işlemi onaylamayarak iptal ediyor. Bu şekilde uygun mahkemeye düşünceye kadar bilgiler tekrar tekrar sisteme giriliyor.

İkinci yol: Memur, mahkemelerin doluluk durumunu takip ediyor ve hedeflediği mahkemenin diğerlerine göre göreceli olarak daha boş olduğu durumda, ilgili dosyayı sisteme girip düğmeye basıyor.

KEMAL GÜMÜŞ - MURAT ALAN/VAKİT


KaYnAk
 
3 gazeteden oyun içinde

Bağımsız yargıyı etkilemeye yönelik uydurma haberler dikkati çekiyor

Doğan Grubu’na kesilen vergi cezasından sonra konu yargıya giderken bazı gazetelerin bağımsız yargıyı etkilemeye yönelik uydurma haberleri dikkati çekiyor. Dün Sabah ve Vakit gazetelerinde süren davada yargının vereceği kararı zan altında bırakacak kasıtlı ve yanlış haberler çıktı. Koç Grubu’ndan ilan alamayan Ciner’in gazetesi HaberTürk ise vergi incelemesinde sıranın Koç Grubu’na geldiğini yazdı

Sabah, Vakit ve HaberTürk. Bu üç gazetenin Doğan Yayın Holding’e kesilen Türkiye tarihinin en büyük vergi cezasından sonra yaptıkları haberler “Basın kullanılıyor” iddialarının bir kez daha yoğunlaşmasına neden oldu. Vakit ve Sabah gazeteleri dün birinci sayfalarında manşetten Doğan’a kesilen vergi cezası sonrası konunun yargıya intikal eden süreci ile ilgili tamamen yoruma dayalı, uydurma haberler verdiler.

Sabah Gazetesi, “Doğan’dan oyun içinde oyun” başlığı ile verdiği haberde Doğan’ın 4.8 milyar TL’lik vergi cezasına ilişkin davayı istediği mahkemeye düşürmek için ince taktikler uyguladığını öne sürdü. Aynı gün Vakit’in manşetten verdiği haberde ise “7 saat ne konuştunuz?” diye sorulurken Doğan’ın İstanbul Vergi Mahkemesi’ndeki üyelerle 7 saatlik bir görüşme yaptığı öne sürüldü ve bu görüşmelerin ardından yürütmeyi durdurma davası açılmasının manidar olduğu yazıldı.

İki haberi de yorumlayan hukuk uzmanları, yargıya intikal eden bir vergi cezası ile ilgili olarak sanki aynı yerden düğmeye basılmış da kurgulanmış görüntüsü veren bu iki haberin de temel amacının yargıyı zan altında bırakmak olduğuna dikkat çektiler.

Bu arada Doğan Holding de dün çok sert bir açıklama yaparak her iki gazetede çıkan haberlerin uydurma, kasıtlı ve yanlışlarla dolu olduğunu kamuoyuna duyurdu. Holding’den yapılan açıklamada sözkonusu gazeteler hakkında derhal yargıya başvurulacağının da altı çizildi.

HaberTürk de devrede

Ciner Grubu’nun gazetesi HaberTürk’ün de son hafta içinde Doğan’a kesilen vergi cezası ile bağlantılı, Koç Grubu’nu hedef alan haberleri dikkati çekiyor. Çıktığı günden bu yana Türk işdünyasından ilan almakta çok büyük sıkıntılar yaşayan, ilan alamadığı büyük reklam verenler için aleyhte haber yapmaktan çekinmeyen HaberTürk’ün, Koç Grubu’yla da ilan sıkıntısı yaşadığı için, bu durumu fırsata çevirmeye çalıştığı gözleniyor.

1 Ekim Perşembe günü yapılan TÜSİAD Yüksek İstişare Konsey toplantısında Konsey Başkanı Mustafa Koç’un yaptığı açılış konuşmasında “Vergi kurumunun siyasallaşmasından ciddi endişe duyuyoruz” sözlerini çarpıtan HaberTürk gazetesi bu söylem ile Koç Grubu’nun Doğan’ı koruyor gibi görünürken aslında kendilerine yönelik vergi incelemesine atıfta bulunduğunu iddia etti. Tıpkı Doğan gibi Koç Grubu’nun da vergisel yönden incelendiğini iddia eden bir haber yapan HaberTürk gazetesi, Koç’un gelir idaresinin siyasallaştığı yönündeki tespitinin de bu incelemeye yönelik bir mesaj olduğunu öne sürdü.

HaberTürk’te hafta sonu çıkan bu yorumdan sonra önceki gün de Vakit’de Abdurrahman Dilipak “Doğan’dan sonra sırada Koç mu var?” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Doğan’a kesilen ceza ile ilgili olarak “Onu Vergi mahkemesi hakimleri de kurtaramaz. O dosyadan değilse başka bir dosyadan yakasına yapışırlar” diyen Dilipak, Koç Grubu ile ilgili olarak da “Asıl can alıcı soru şu. Doğan’dan sonra sırada kim var. Şimdi sırada özel sektörün bir numarası Koç var. Doğan’dan sonra her an Koç’un kapısı çalınabilir. Şimdi bu ikisi de gidici de anlaşarak mı gidecekler yoksa kavgayla mı?” diye yazdı.

Koç hisseleri dedikodu yüzünden değer yitirdi

Koç hisseleri düşüyor


Koç ile ilgili iddialar dün Borsa’da da etkisini gösterdi ve Koç Grubu hisselerine yatırım yapan binlerce yatırımcı ekstra zarar etti. IMKB 100 endeksi günü ortalama yüzde 0.87 oranında değer kaybı ile tamamlarken, Koç Grubu’na ait hisselerin yüzde 5’i geçen değer kayıpları dikkat çekti. Tofaş hisseleri günü yüzde 5.13’lük değer kaybı ile tamamlarken, Koç Holding’deki değer kaybı ise yüzde 4.95’i buldu.



Şirket adı Kapanış fiyatı Değer kaybı



Tofaş Oto 3.70 %5.13

Koç Holding 3.84 %4.95

Aygaz 5.50 %4.35

Yapı Kredi 3.32 %4.05

Y Kredi Koray 1.76 %3.30

Tüpraş 24.50 %2.97

Arçelik 4.30 %2.71

Ford Oto 8.90 %1.66

IMKB 100 49.036 %0.87

KAYNAK: 3 gazeteden oyun içinde oyun
 
Aydın Doğan'a ifade zorunluluğu
Doğan Grubu'nun 4.8 milyar liralık vergi cezasına ilişkin müfettiş incelemesi başlatıldı. Aydın Doğan'ın da ifade vermesi bekleniyor

ERGÜN ÇOLAKOĞLU / İSTANBUL
Doğan Grubu'nun 4.8 milyar liralık vergi cezasına ilişkin davaları istedikleri mahkemeye düşürmeye çalışmalarıyla ilgili müfettiş incelemesi başlatıldı. Aydın Doğan'ın da konuyla ilgili vergi mahkemesine gelerek ifade vermesi bekleniyor. Doğan'ın uzmanları ve avukatlarının, dosyaların elektronik dağıtıldığı sistemi by- pass edebilmek için, defalarca dosya verip geri çektikleri öne sürüldü. Buna kanıt olarak da açtıkları ilk dava ile dördüncü dava arasında 179 farklı dosya bulunması gösterildi.
MÜFETTİŞ İNCELEMESİ

Doğan'ın avukatlarının, 'Olumlu kararlar veriyor' kanaati ile davaların büyük çoğunluğunu 6'ncı Vergi Mahkemesi'ne düşürmek için çaba harcadıkları iddia edildi. Bu gelişmeler üzerine dosyaların Doğan'ın dosyaları istediği mahkemeye düşürüp düşürmediğinin tespiti için 4'üncü, 6'ncı ve 8'inci Vergi Mahkemeleri'nde müfettiş incelemesi başlatıldı. Doğan Grubu'nun vergi cezasıyla ilgili ön plana çıkan bu 4'üncü Vergi Mahkemesi, 6'ncı Vergi Mahkemesi ve 8'inci Vergi Mahkemeleri'nden birinin 'Kusuru', birinin 'Ne kadar borç olduğunu', birinin de 'KDV ve faizi' hesaplayacağı belirtiliyor.


Mahkemenin savunma süresi moralleri bozdu

Doğan Grubu'nun 4.8 milyarlık ihtiyati teminat talebine karşı açtığı yürütmeyi durdurma istemli davada savunma süreleri belirlendi. Doğan Grubu'nun 4.8 milyarlık ihtiyati teminat talebine karşı açtığı yürütmeyi durdurma istemli davada, 1. Vergi Mahkemesi ile 11'inci Vergi Mahkemesi, vergi dairesine savunmalarını yapması için yasal süre olan 30 günlük zaman verdi. Doğan Grubu'nun yürütmeyi durdurma istemi 30 günlük sürenin sonunda incelenecek. Bu iki mahkemenin verdiği 30 günlük süre, Doğan Grubu'nda morallerin bozulmasına yol açtı. Öte yandan, 9. Vergi Mahkemesi ise vergi dairesine yasal süre olan 30 günün yerine, 7 günlük savunma süresi vermeyi tercih etti. Doğan'ın teminat göstermesi için son tarihi ise 9 Ekim.


KaYnAk



6’nın sırrı

Yok öyle ahım şahım bir sırrı. Olsa olsa birinin uğurlu rakamı veya Rabbim “6” demiş olabilir.

O kadar.

O yüzden bu 6. Vergi Mahkemesi’ndeki ısrarı anlamakta güçlük çektim.

Wikipedia’ya baktım, bir sayı, rakam, takvimde bir yıl bilgisi var.

Ama yılmadım araştırdım, belki de Dan Brown’ın açıklayacağı simgesel bir anlamı vardır diye ama yok.

Hele türkçe ararsanız rezalet.

Çıka çıka Galatasaraylı Nonda’nı “6’nın sırrı” açıklaması çıkıyor. Bu 6’da 6’nın sırrı. (Halbuki son Ankaragücü maçından sonra 3’ün sırrını açıklaması gerekirdi.)

Halbuki 7 öyle mi?

Filmi bile yapıldı.

İncil’de bile 7 günah sıralanıyor ama 6 öylesine uydurulmuş bir rakam sanki.

Pek kişiliği yok.

Gerçi tombul görünüşü biraz sevimli yapıyor onu ama o kadar işte.

Sırf rakam sevimli diye bir sürü adam bir odaya doluşsun, habire zar atsın, pardon bilgisayar tuşuna bassın.

Az buz da değil, tam 8 saat.

Tavla gibi namussuz, hani tek kapıya atarsın gelmez namussuz zar bir 6.

Bekle artık, herkes seninle kafa bulsun, “Aydın abim ne yapıyor, işi var gele atıyor” diye...

Çoluk çocuğun maskarası olursun.

Bu da aynı hesap.

Sen zarfları hazırla, git mübaşirdi, odacıydı, katipti ayırt etme bayram harçlıklarını ver, bilgisayarın namussuzluğuna uğra.

Olacak iş mi abi sen sayısız zar at, yok ya tuşa bas, gelmesin 6.

Gözünüzde canlandırsanıza üç-beş kişi bir odaya doluşmuşsunuz katip tuşa bastıkça basıyor.

3 geliyor, 5 geliyor, 9 geliyor, 7 geliyor ama 6 yok anasını satayım.

Bir yandan dilekçe ver, 3 çıkınca avukatlar “Abi o bana uğurlu gelmiyor, davamı çekiyorum” deyip dosyayı geri çekiyor.

1, 3, 5 kere değil.

Mahkeme salonu değil mübarek Lego salonu.

Yap-boz, yok aç-çek daha doğru.

Adalet adalet olalı böyle zulüm görmemiştir.

UYAP sistemini kuranların kulakları çınladıkça çınlıyor.

Eskiden böyle miydi?

Giderdin başkatiple bir çay içerdin dosya şıp uğurlu mahkemene giderdi.
Ben İzmir’de avukatlık yaparken sabit uğurlu bir rakamımız yoktu büro olarak.

Ama bu uğurlu rakamı tutturma işi biraz masraflı bir iştir. Hele uğurlu karara varmak çok pahalıdır.

Tamamen atıyorum, Ticaret Mahkemesi’nde 2, Hukuk Mahkemesi’nde 3, Ceza Mahkemesi’nde 5’ti.

Sabit bir şans rakamımız yoktu yani davaya göre değişiyordu.

Niye sırf numaroloji merakı yüzünden.

Ama teknoloji çıktı mertlik bozuldu, avukatlığın bile tadı kaçtı. Ağız tadıyla istediğin mahkemeyi seçemiyorsun, bir de gazetelere düşüyorsun.

Bir şey değil adları karavanacı avukata çıkacak.

Ama bu uğur işi tartışılmaz, ben de inanırım.

Benzetmek gibi olmasın ama Al Capone’un böyle şanslı bir rakamı olsa 11 yıl hapis yatmazdı adam ama nereden bilsin Allah’ın gangsteri böyle numaraları.

Mahkeme kalemi değil de hipodrom sanki.

Kapılı kapının ardında birinciliğe koşan ata tezahürat yapılır gibi sesler yükseliyor, “Haydi oğlum. Bastır oğlum 6...”

Bak şu işe şimdi de 8.

O da sevimli ama bize uymaz.

Mali işler danışmanı katibi fırçalıyor, “Kalk oğlum senin elin uğursuz” diye.

Katip pişkin, “At bir 100’lük daha abi, şans kırılsın” diyor.

Sinirler geriliyor, şimdi biri bilgisayara yumruğu çakacak.

Adamların analarından emdiği süt burnundan geliyor ama işte sonunda şanslı, uğurlu rakam ekranda beliriyor: 6.

Mavi ekranda nur gibi parlıyor yemin ederim.

Böyle güzel, cana yakın rakam yoktur herhalde.

Zahmete değiyor yani ama şimdi bir sıkıntı var, sırf uğurlu diye dava açıp kapatmak işi 6’ncı Vergi Mahkemesi yargıcını sıkıntıya sokmaz mı?

Hele bir de büyük gazete olayı manşete taşıyınca.

Orası kolay ya...

Herhalde hakim bu kadar ayyuka çıkmış bir olayda sağlık raporu alıp görevden çekilir.

Davaya kim bakarsa baksın, gerisi kolay çünkü şanslı rakam çıktı.

6’lı atasözü baktım bulamadım ama başka bir iyi söz buldum:

Avukat tutma, hakim tut...

Günün sorusu: Tetikçi gazeteciler bir araya gelirse ne olur: Yeni şantajcı medya...


KaYnAk
 
Geri
Üst