Daha ne kadar dinlicez bu it soyunu (kusuruma bakmayın)

Albayrak

Can Feda
Altın Üye
Katılım
23 May 2007
Mesajlar
4,439
Reaction score
0
Puanları
0
Konum
Aydınlığın karanlıkla savaşından...
İmralı Cezaevi'nde yatan terörist Abdullah Öcalan, Kürt sorununun çözümünde kendisiyle müzakere edilmesi gerektiğini söyledi. Öcalan'ın, “Benim emniyetle 90 gün müzakere etmem lazım. Askeri boyutunun çözülmesi için 45 gün müzakere etmem lazım” dediği ortaya çıktı. Öcalan, hükümetin Kürt açılımına ilişkin çalışmaları sürerken, avukatlarıyla yaptığı son görüşmede merakla beklenen yol haritasının ilk işaretlerini verdi. Öcalan'ın, 31 Temmuz'daki görüşmesi ise tutanaklara şöyle yansıdı:

YAŞAR KEMAL DE KAVRAYAMIYOR: Sorun benim affedilip affedilmememle ilgili değil. Sorun çok daha derinlerdedir. Ben 10 yıldır bu sorunun çözümü için elimden geleni yaptım. Türkiye'de Yaşar Kemal dahil hiçbir aydın sorunu tam olarak derinliğine kavrayamıyor. Şimdi bu sorunun çözümü için toplumsal uzlaşı veya müzakere başlayacak. Bunun olması önemlidir.

AHMET TÜRK'LE Mİ ÇÖZECEKSİNİZ?: DTP beni temsil etmiyor, PKK beni temsil etmiyor. Bir başkası beni temsil etmiyor. Mesela Ahmet Türk'le mi çözmek istiyorsunuz. Sizi engelleyen kimse mi var? Çözün. Sorunu bu şekilde çözebilecekseniz çözün... DTP kesinlikle beni temsil etmiyor... Karşılarında çocuk yok... İsterseniz dağdakileri bitirin, isterseniz DTP'lileri bitirin, bitirebilir misiniz, bitiremez misiniz, kazanır mısınız, kaybeder misiniz, orasını ben bilemem.

45-90 GÜN MÜZAKERE: Emniyetle 90 gün müzakere etmem lazım. 90 gün müzakere ettikten sonra ancak sorunun emniyet yönü çözüm noktasına gelebilir. Sorunun askeri boyutunun çözülebilmesi için benim 45 gün müzakere etmem lazım. Bunlar çok hassas konular. Dediğim gibi sadece askeri yönünü masaya yatırmam için 45-90 gün müzakere etmem, tartışabilmem lazım. Sorunun diğer boyutları da ayrı, sosyal, kültürel, ekonomik bunları daha ağzıma bile almıyorum. Bunlar da ayrıca tartışılır.

ROBESPIERRE'İN İDAMI: Deniliyor ki, bu sorun çok çatışmalı geçti, çok acılı geçti. Doğrudur, çatışmalı geçti, ancak asıl çatışma benim bu yol haritasını açıklamamdan sonra olacak. Eğer soruna doğru, derinlikli yaklaşılmazsa yapabileceğim bir şey kalmaz. İki tarih vereyim: Birincisi 1789'dan sonra yaşanan gelişmeler. Özellikle 1792-94 arası, iki yıl süren iç çatışmalardır.

Muazzam iç çatışmalar yaşandı. 94 Temmuz'unda Robespierre ve arkadaşları idam edilene kadar süren iç çatışma. İkincisi 1917-18 ile 1922 arası yaşanan üç-dört yıllık çok kanlı bir iç çatışma. Devrim yapıldıktan sonra çok büyük bir iç çatışma yaşanıyor. Burada bu iç çatışmaları çok iyi analiz etmek gerekiyor. Bu süreçlerde yaşanan şeylerin önüne geçmek gerekiyor. Bu iç çatışmaların boyutu çok vahim.

40 MİLYON KÜRT AYAĞA: Devrim öncesi yaşananlar bunların yanında az bile kalıyor. O dönemde Fransızların nüfusu 20 milyon, Rusların da 30 milyondu. Yine de halkı durduramadılar. Şimdi ise bu mücadelede 40 milyon Kürt var. İyi örgütlenmiş kesimleri var. 40 milyon Kürde karşı nasıl duracaksın? 40 milyon Kürt ayağa kalktığı zaman ortada devlet-mevlet diye bir şey kalmaz. PKK da kendi kararını kendisi verir.

ORDU KENDİNE GÜVENMESİN: Ordu da bunu anlamalı. Bunu anlamalı ve bunun önünde engel olmamalı. Ordu öyle çok kendine güvenmesin. Kendini öyle çok güçlü hissetmesin. Çok kaotik, çok çatışmalı dönem olursa, çözümün önünde engel olursa ordu da ortada kalmaz, dağılır gider.

NASIL İNDİRECEK?: (PKK kadroları üçüncü bir ülkeye gönderilecek haberleri üzerine) Nasıl dağdan indirecek? Nasıl gidip dağdan getirecek? Öyle olmaz. Bunların bir gerçekliği yok.

BAHÇELİ ÇOK KONUŞUYOR: Bahçeli çok konuşuyor. (Çok sinirlenerek) Bahçeli neden anlamıyor? Gücü de yok, kendisi bunu biliyor. Ne yapmak istediği ortada... Bahçeli, o kadar gücünüz varsa, o kadar kendinize güveniyorsanız sizi başkumandan ilan edelim. Topla ülkücü ordunuzu, Kandil'e gidin. Bakayım ne yapacaksınız. Şimdi gücünüz de yok. Yine de bağırıp çağırıyorsunuz. Anlamak zorundasınız. Yeri geldiği zaman ben bunların hesaplarını hepsinden sorarım.

CİDDİYETİNİ ANLAMIYORLAR
Öcalan, bazı gazetecilerin yazılarındaki görüşlere de değinilen görüşmede, kendisinin affedilmesi konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:
Af mı? Sorun bu değil ki. Benim af edilip edilmemem sorunu değil asıl mesele. Lütufta bulunduklarını mı sanıyorlar? Bunlar sorunun ciddiyetini anlamıyorlar. Bunlara benim görüşmelerimi iyi aktarın. Pazarlık değil, toplumsal bir uzlaşı veya müzakere olacak.

TAMAMI YAYINLANMADI
Öcalan'ın 31 Temmuz görüşmesi Fırat Haber Ajansı (ANF) tarafından servise koyuldu. Terör örgütü PKK'nın internet sitesi de bu haberi alarak yayımladı. Söz konusu haberde, Öcalan'ın açıklamalarından, tartışma yaratacak ve radikal ifadeler içeren bazı bölümlerine yer verilmediği görüldü.

Robespierre kimdir?
1789 Fransız Devrimi'nin fikir babalarından bir düşünür, siyasetçi. Jakobenizmin önde gelen savunucularından. Kral'ın idamı için çaba gösterdi ve sonuca ulaştı. “Terör dönemi” olarak adlandırılan iktidarı sırasında kendisi gibi halkın “satın alınamaz” sıfatı verdiği, devrimin, en sevilen simalarından biri olan, arkadaşı Danton'u dahi giyotine yolladı.
Danton gibi “devrim karşıtı” haline gelmekle suçladığı bir çok “devrimciyi” yine “devrimin çıkarları” gerekçesiyle giyotinle idam ettirdi.
“Devrim kendi evlatlarını yer” özdeyişi bu dönemle anılır. Nitekim kendi sonu da giyotinde can vererek oldu.

Kaynak
 
Başbakanımız sağolsun.
Bir sonraki seçimlerdede milletvekili yaparlar bunu
 
Bu şerefsize böylesine lafları edecek cüreti sağlayanlar utansın.
 
Boynuna urgan dolayın sağlam olsun ipekten
Bu hesaptır sorulacak Apo denen köpekten !
 
bu iti konuşturanlar acaba şehitlerimizin 30000 vatandaşımızın hakkını nasıl ödeyecekler ahirette...... açılım neye kime yarayacak ya da hizmet edecek...
 
Daha versinler akp ye oyları aq....
 
Sayın öcalan diyen kahpe evlatları elbet hesap vereceksiniz....
 
BU Soysuz köpeğin kafasına sıkıp Vatana millete Türkiye Cumhuriyeti Devletine Karşı çıkan baş kaldıranlarıda adam gibi cezalandırmak ÇOK MU ZOR!!!!!!!
 
bu iti böyle havlama fırsatını veren devletin ta a.q
 
Açılımda muhatap Öcalan'dır

DTP'li vekilin çözüm adresi: Açılımda muhatap Öcalan'dır

Demokratik Toplum Partisi(DTP) Diyarbakır Milletvekili Gülten Kışanak, Kürt açılımında muhatabın Abdullah Öcalan olduğunu söyledi.

KÜRTÇE PANKARTLAR AÇILDI
Kızılay Menekşe - 1 Sokakta bulunan Ekin Tiyatrosu'nda yapılan DTP Ankara İl Başkanlığı 2. Olağan Kongresi, Kürtçe sunumla başladı. Sunumun ardından Kürt halkı için mücadele eden devrimciler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşu sırasında bazı delegelerin zafer işareti yaptığı görüldü. Kongrenin yapıldığı salonda açılıma ilişkin Kürtçe pankartlar dikkat çekti.

MUHATAP ÖCALAN'DIR
Demokratik Toplum Partisi'nin Ankara İl Başkanlığı 2. Olağan Kongresi'nde konuşan DTP Diyarbakır Milletvekili Gülten Kışanak, hükümetin başlattığı Kürt açılımından hem umutlu hem de kaygılı olduklarını belirterek, "Kürt açılımında muhatap İmralı'da bulunan Sayın Abdullah Öcalan'dır" dedi.

TOPLUMSAL ZEMİN AÇILIMA HAZIR
Açılımla ilgili görüşmeleri yapmakla görevlendirilen İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın DTP'yi muhatap alarak mutlaka görüşmesi gerektiğini belirten Kışanak, "Toplumsal zeminin açılıma hazır olduğuna inanıyorum. Son günlerde söylenen sözlerden dolayı kaygılıyım. Hükümet önce Kürt açılımı dedi, ardından demokratik açılım, şimdi de terörü bitirme çalışmaları diyor. Bu yüzden kaygılıyım. Belki hükümet gerçekten birtakım sakıncaları dile getirmiştir diye inanmak istiyoruz." şeklinde konuştu.

GERİ DÖNÜLMEZ BİR YOLDAYIZ
Süreçte, terörist başı Öcalan'ın hazırladığı sözde yol haritasının Koster bozuk bahaneleri ile engellendiğini ileri süren Kışanak, "Herkes bu sürece katkı vermelidir. Herkesin içinde Abdullah Öcalan da vardır. Bu konunun PKK ile konuşarak gerçekleşeceğini çok iyi biliyorlar. Geri dönülmez bir yoldayız. Mücadelemize güveniyoruz ve inanıyoruz" ifadesini kullandı.

Samsun'da geçtiğimiz günlerde Kürt işçilerin dövüldüğünü ileri süren Kışanak, "Devlet Bahçeli Kürt işçilerin dövülmesini bilmiyor mu?" diyerek, açılım konusundaki tavrını eleştirdi. Kışanak, konuşmasının sonunda mutlaka sivil, demokratik bir anayasanın yeniden hazırlanması gerektiğini ve bunun için toplumsal zeminin hazır olduğunu sözlerine ekledi.

BU ÜLKE YUGOSLAVYA OLMAYACAK BAHÇELİ
DTP Ankara İl Başkanı İsmail Ancı da konuşmasında, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Kürt açılımına ilişkin tutumunu eleştirdi. Ancı, "Baykal darbe gemilerini daha çok bekleyecek. Baykal'ın düşü asla gerçekleşmeyecek." dedi. Konuşmasında Devlet Bahçeli'yi de eleştiren Ancı, "Bu ülke Yugoslavya olmayacak Devlet Bahçeli." diye konuştu.

Kongreye DTP'li Tunceli eski Belediye Başkanı Songül Abdil Erol tek listeyle katıldı. Konger sonunda yapılacak seçimde Erol'un DTP Ankara İl Başkanı olması bekleniyor.

Kaynak
 
Geri
Üst