"Bunun neresi muhtıra?"

icemen

New member
HH Üyesi
Katılım
7 Şub 2007
Mesajlar
20,136
Reaction score
0
Puanları
0
27-nisan-muhturasini-savundu.jpg


27 Nisan 2007 tarihinde e-muhtıra yayınlayan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, yaptıklarını savundu.

27 Nisan bildirisinin e-muhtıra olmadığını savunan Büyükanıt'a göre, Köşk seçimlerine müdahalede bulunulmadı.

Yayınladığı e-muhtıra ile tarihe demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen Yaşar Büyükanıt, aradan iki yıla yakın bir zaman geçtikten sonra yaptıklarını savundu. Büyükanıt'a göre, 27 Nisan'da yapılan demokrasiye müdahale değildi.

Yaşar Büyükanıt, "Balyoz"un gündemde olduğu bir dönemde ortaya çıktı ve iki yıl önce yaptıklarını savunan açıklamayı Milliyet yazarı Fikret Bila'ya yaptı:

Büyükanıt: Muhtıra vermedim

Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın, 27 Nisan 2007 günü Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) internet sitesinde yayımladığı bildiri, yakın siyasi geçmişimizde en çok tartışılan konulardan biri oldu.

Büyükanıt’ın, “Ben kaleme aldım” diyerek tek başına üstlendiği ve her zaman arkasında durduğu 27 Nisan bildirisi, Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahaleye dönük “e-muhtıra” olarak nitelenmişti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, o günden bu yana Cumhurbaşkanlığı’na Abdullah Gül’ün seçilmesini engellemeye çalışmakla eleştiriliyor. 27 Nisan 2007 tarihi de 28 Şubat 1997 tarihinden sonra askerin siyasete müdahale ettiği tarih olarak anılıyor.

Büyükanıt Paşa ise bu yorum ve eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını düşünüyor. 27 Nisan bildirisini bu şekilde yorumlayanları, bildiriyi okumadan yorum yapmakla eleştiriyor.
Büyükanıt, dünkü görüşmemizde bu konudaki değerlendirmelerini şöyle özetledi:

‘Köşk seçimine müdahale değil’

“27 Nisan’la ilgili eleştirileri dinliyorum, okuyorum ve üzülüyorum. 27 Nisan sürekli gündeme getiriliyor. Bu bildiri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahalesi olarak yorumlanıyor. Oysa, öyle değil.

Ben, hizmetteyken Cumhurbaşkanlığı sözünü iki kez kullandım. Birincisi, 12 Nisan 2007’de Genelkurmay Başkanlığı karargâhında yaptığım konuşmada. Bir soru üzerine aynen şöyle demiştim; ‘Seçilecek cumhurbaşkanının Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa’da belirlenmiş ilkelerine sözde değil özde bağlı olacağını umut ediyorum. Tabii ki, yetki yüce Meclis’indir’. Benim söylediğim budur. Bunun aksini söylemek mümkün mü? Mümkün değildir. Çünkü, aksini söylerseniz, bundan, Anayasa’da belirlenmiş ilkelere bağlı olmadığı sonucu çıkar ki, bu hem Cumhurbaşkanı’na hem de yüce Meclis’e hakaret olur.”

Bu sözlerin Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale olmadığını vurgulayan Büyükanıt, Cumhurbaşkanlığı sözünü ikinci kez 27 Nisan bildirisinde kullandığını ifade ederek şöyle devam etti:

‘Neresi muhtıra?’

“Cumhurbaşkanı sözünü ikinci kez 27 Nisan’da kullandım. Oradaki ifadem de aynen şöyledir: ‘Son günlerde Cumhurbaşkanlığı seçim süreci laik-antilaik sürecine dönüşmüştür’. Bunun neresi muhtıra?”

‘Laiklik duyarlılığı’

Büyükanıt Paşa, 27 Nisan’ın muhtıra olmadığını vurgularken şu değerlendirmeyi yaptı:
“Şimdi 27 Nisan’a muhtıra dediler, demeye devam ediyorlar. Muhtıra böyle olmaz. Muhtıranın tarihimizde örnekleri vardır. 27 Nisan’a muhtıra diyenler ya muhtıranın anlamını bilmiyorlar veya 27 Nisan bildirisini okumamışlar. 27 Nisan bir muhtıra değildir. Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale değildir. 27 Nisan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin laiklik konusundaki duyarlılığının dile getirilmesidir. Başka bir şey değildir.”

‘Yargı teyit etti’

Büyükanıt, TSK’nın laiklik konusundaki duyarlılığının bilindiğini ve zaman zaman bu duyarlılığını dillendirdiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

“27 Nisan’dan sonraki gelişmelere baktığımızda, 27 Nisan’da dile getirdiğim duyarlılığın en yüksek yargı organı tarafından teyit edildiği görülüyor. (Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davasında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin laiklik karşıtı odak olduğu ve Hazine yardımının bir kısmının kesilmesi yönündeki kararını kastediyor.)”​

KAYNAK
 

Ekli dosyalar

  • 27-nisan-muhturasini-savundu.jpg
    27-nisan-muhturasini-savundu.jpg
    24.5 KB · Görüntüleme: 2,540
Seni de korku sardı sanırım Büyükanıt
 
çocukların 23 nisanda orasını burasını açmak yerine aynı zamana denk gelen kutlu doğum haftası münasebetiyle kuran okumaları ilahi söylemeleri içlerine sinmemiş..
yazık yazık ki birde savaşa ALLAH ALLAH diye gidiyoruz gibi palavralar söylüyorsunuz.. onlar ancak savaşa YALLAH YALLAH diye giderler
 
Bunlar önce mertçe : " Ben yazdım. " , " Görevimi yaptım. " derler. Sonrada nedense çok doğru bildikleri işlerini savunmaya gereksinim duyarlar. Bunun adı postmodern muhtıra Sayın Büyükanıt ! Yaptığınızı farklı gösterme sanatını yutmuyoruz. Velev ki, yargı bunu ortaya koymuş. Sen kimsin ki; bunu gece yarısı çalakalem dillendirerek resmi bir devlet sitesine koyuyorsun. Erkeksen ilk durduğun yerden adım atmazsın. Senin ilk versiyonun Çetin Doğan idi, aynı yolu izlemeye devam.

İkyüzlü siyaset mimarı da, ağız değiştirerek darbeyi fiilen gerçekleştirenleri yargılayın diyor. Ne oldu, " sadık bir köpeğiniz " değilmiş demek ki ... Ne yaparsanız yapın bu ülke sizin ve sizin zihniyetinizdekilere kalmayacak. Bunları aklınıza yerleştirin. ;)
 
Senden korkmuştur ordu düşmanı

Arkadaşım insanları böyle karalama lütfen.. Gerçi o arkadaşı tanımıyorum hakkında da yorum yapmayacağım ama Damarlarında Türk kanı olanlar Ordusunu baştacı yaparlar.. Ama birkaç çürük elmanın bunu değiştirmesine izin vermemeliyiz.. her kurumda olduğu gibi çürükler ordu da yokmu.. ama asıl yapılması gereken çürükleri atmak ,kangren olmuş yerleri kesmek.. Ancak bu şekilde başedilebilir bunlarla


Ordumu milletimi ülkemi çok seviyorum fakat yapılanları da içime sindiremiyorum.. Ordu neden kendi halkına yakın olmaz kendini soyutlar anlayamıyorum
 
364341368.jpg



BÜYÜKANIT 'MUHTIRA VERMEDİM' DEMEZ Mİ! :huh::huh::huh:
 
bunun neresi muhtıra?siz daha asıl muhtırayı görmediniz demektir bu..:D
 
Geri
Üst