Bu taktik tutar mı ?

Fyonb

предате&
Katılım
7 Kas 2006
Mesajlar
11,840
Reaction score
0
Puanları
36
Yaş
39
Konum
"..parpaLiaçkimi.."

Daum’un topla çıkma sevdası

Alkmaar’daki AZ-F.Bahçe maçının 85’inci dakikası, durum henüz 2-1’di. AZ kalesine doğru bir atak sonuçsuz kalmış, top, amatör hareketleriyle dikkat çeken kaleci Waterman’in ellerine gelmişti. Hollanda ekibi 5 dakika daha gol bulamazsa elenecek, Van Gaal yönetiminde Avrupa’da başarıyı yakalamak için yapılan onca yatırım heba olacaktı. Koca kulüp tarihi boyunca Avrupa’da evinde hiç maç kaybetmemiş bir takım mağlup ayrılacaktı sahadan... Üstelik de tarihinde hiçbir Hollandalı’yı eleyememiş bir kulüp tarafından.
İşte bu kritik anda o tecrübesiz Waterman ne yaptı biliyor musunuz? Topu eliyle yerden yanındaki arkadaşına iletti. O da hemen yanındakine... Ve o da bir diğerine... Hiç kimse son 5 dakikada topu ileriye uzunca şişirmeyi ve (muhtemelen kendi dillerinde karşılığı olmayan) doldur-boşalt yapmayı düşünmediler. 85 dakika ne oynadılarsa, son 5 dakika da onu oynayacaklardı. Belki kısa vadede bu maçı ve turu kaybedeceklerdi, ama uzun vadede bir anlayış tesis ettikleri kesindi. O anlayış ki, temelleri daha 70’lerde Brian Clough tarafından “Allah futbolun havadan oynanmasını istese idi, kaleleri de havaya yapmamıza izin verirdi” aforizması ile atılmıştı.


4 Mart 2007’de yazmışım yukarıdaki satırları... Şimdilerde B.Münih’te çalışan Van Gaal’in o gün prensiplerine olan sadakati hayran bırakmıştı hepimizi. Ve böyle bir şeyi Türkiye’de görür müyüz diye de düşünmüştüm o gün ister istemez.
Evet, gördük... Daum, F.Bahçe’de göreve geldiği günden beri kaleci Volkan’ın ve savunma oyuncularının topu anlamsız bir biçimde uzun vurmalarını engelliyor. Almanya 4. lig takımlarıyla yapılan hazırlık maçlarından beri F.Bahçe, topu savunmadan paslaşarak çıkarmaya çalışıyor. Ama Kadıköy’deki Manisa maçının 86’ncı dakikasında, sarı-lacivertliler 10 kişiyken ve galibiyet için yalnızca 4 dakikaları kalmışken bunu yapmaya çalışmaları gerçekten takdire şâyân... Evet Lugano o topu baskı altındaki Cristian’a aktarmayıp uzun vursaydı belki mağlup duruma düşmeyeceklerdi, kısa vadede sarı-lacivertliler en azından 1 puanı garanti etmiş olacaklardı. Ama Daum’un istediği başka bir şey, uzun vadeli bir şey. Aynen Van Gaal’in o gün Alkmaarlı gençlerden istediği gibi...

Daum’un bu sevdasını çok takdir etmekle birlikte küçük bir not da düşmeden edemeyeceğim buraya... Topu savunmadan paslaşarak çıkarma düşüncesi harika, peki uygulanabilir bir hedef mi? Önder-Bekir-Lugano-Carlos’la pek mümkün gözükmüyor, çünkü bu 4 adamın 3’ünün yetenekleri son derece kısıtlı. Özellikle Gökhan’ın eksik olduğu maçlarda F.Bahçe’nin savunmadan top çıkarma konusunda kriz yaşayacağı muhakkak. Daum, eğer bu anlayışı sürdürecekse (ki sürdürecek), en önemli özelliği top kullanma becerisi ve özgüveni olan Bilica’ya sanırım çok ihtiyaç duyacak. Çünkü iyi futbol becerikli futbolcularla oynanıyor; çünkü iyi pası da ancak becerikli oyuncular atıyor.
 
Geri
Üst