Babasının Kafasına Sıktım Görsem Sanada Sıkardım..!

bLueXtremE

єχтяємє &
Moderatör
Katılım
4 Kas 2007
Mesajlar
8,245
Reaction score
0
Puanları
0
Yaş
40
Konum
αℓσиє gαℓαтαѕαяαу
Tanıklarla, zanlılar yüzleşti. Önce susma haklarını kullandı. Sonra katliamı anlattı!.. İşte toz kaldırma nedeniyle başlayan kavganın tozlu bir gecede katliama nasıl dönüştüğünün ilginç hikayesi...

68323_manset.jpg


Yakalananlar susma hakkını kullanıyor ifade vermeyi reddediyorlardı. Sorgucular tanıkları getirip yüzleştirme kararı aldı. Katliama tanıklık edenler köyden alındı. Sorgu merkezine getirildi. Ortam inanılmaz gerildi. Gözleri önünde yakınları delik deşik edilen tanıklar zanlılara saldırmak istedi ama hemen müdahale edildi. Sıra yüzleşmeye gelmişti. Olayda babası ve 2 kız kardeşini kaybeden. Silah sesleri üzerine evinden bakıp kaçarken saldırganları görüp tanıyan tanık "İşte biri bu dedi." Sonrası şöyle gelişti.

- İşte komutanım bu elinde keleşle koşarak kaçıyordu. Kaçarken evin karşısındaki kamyonun tekerlerine de ateş etti ki yaralı ölü taşınmaya, peşlerine düşülmeye. Sorgucu: - Ne diyorsun bu iddiaya?

Zanlı ses çıkarmadı. Yere baktı, sustu...

- Sana sordum. Ne diyorsun?

- Allahvekil hepsi yalandır kumandanım. Ben hiç öyle bir şey yapmamışım...

- Bu senin akraban niye yalan söylesin ki?

- Bunlar bizi sevmez. Örgütün işini bize yıkmaya çalışıyorlar komutanım... Bu laf üzerine çığrından çıkan genç ağzını bozar:

- Ulan gavat sen değil miydin kapının arkasına yaslanıp avradın çocuğun üzerine şarjör bitiren?

- Değildim yalan söyleme...

- Ula ne yalanı? Erkekliğini burada göstersene erkek gibi konuşsana, biz vurduk desene. En çok da bu vurdu komutanım.

Bir süre sonra söz konusu sanık ağır hakaretlere ve baskıya dayanamayıp bağırır:

- Babanın kafasına da ben sıktım ulan. Seni de görsem sana da sıkardım.

Zanlı itiraf etmiştir. Sorgucular istediğini öğrenmiştir ama kurbanların yakını genç, bir anda sakinleşir ve kurnazca şöyle konuşur:

- O zaman tamam. Ben bunu görmedim komutanım. Bu yoktu aralarında. Hatta bunların hiç biri yoktu. Biz bunları suçlamıyoruz. Suçsuz yere hapse girmesinler. Serbest bırakın köye dönsünler bunlar. Biz kendimiz ilgileniriz, serbest bırakın.

'NAMAZA DURUYORLAR GELİN ARTIK'

Uygun an gelinceye kadar eğlenirmiş gibi yapan çocuk imamın "Haydi erkekler namaza" demesiyle birlikte kendisine verilen cep telefonunu kullanarak "Namaza duruyoruz. 5 dakika sonra tamamdır" mesajı çekti. Çocuk daha sonra abdest tazeleme bahanesiyle bahçeye çıkıp uzak köşedeki kulübe şeklinde taş helaya saklandı. Katiller plan gereği tam 6 dakika sonra ön ve arka cepheden ani baskın yaptı. Önce erkekler namazda savunmasız yakalanıp tarandı. Sonra da diğer odalarda korkuyla bekleşen kadın ve çocuklar katledildi. Namaz sırasında zimmetli silahlarını koridora bırakmışlardı. Katiller o silahları da kullanıp sahiplerinin üzerine ikinci defa kurşun yağdırdı. Kaçarken de o silahları yanlarına aldı.

VALİYE GÖRE KATLİAMIN NEDENİ YASAK İLİŞKİ

Savaş Ay dün Mardin Valisi Hasan Duruer'le özel olarak görüştü. Vali Duruer olayın gerçek sebebini soran arkadaşımız Savaş Ay'a "Resmi ifade alınacağı zaman hepsi önce susma hakkını kullandı. Ama tanıkları vardı, yüzleştirme yapılınca çözülme de oldu. Resmi ifade dışı konuşulmuş bazı sözler de var" deyip şu ana kadar hiç sözü edilmeyen bir iddiayı nakletti. Valinin naklettiği bu iddiaya göre "Katillerden birinin eşiyle evde öldürülenler içinde bulunan bir korucu arasında yasak ilişki yaşanmaktaydı. Söz konusu kişi için zaman zaman dağlara giden akrabası korucunun eşiyle gizlice birlikte oluyordu." Savaş Ay, bu iddiayı araştırmak üzere dün hem Bilge Köyü'ne hem de civardaki çevre ahalinin toplandığı bazı dinlenme tesislerine gitti. Bundan sonrasını A Takımı'nın kaptanı anlatıyor: Detayları araştırdım. Herkes çok ketum davranıyordu. Ancak bazı duyduklarım bu iddiayı doğrular nitelikteydi. Bu gizli ilişki 2 ay kadar önce katliamda ölen imamın köye geldiği ilk günlerde meydana çıktı. Çelebi Ailesi'nin ileri gelenleri, genç imamın köyde hangi eve yerleştirileceği konusunu konuşmak üzere toplanmışlardı. Bazıları "Eski imamın kaldığı yere şimdi o geçsin" derken bazıları da "Bu imam bekar. Ona yeni ve uygun bir ev bulalım" deyip bir akraba evinin üst katını önerdi.

ARAŞTIRIP ÖĞRENİNCE...

Ancak o kişi evinin uygun olmadığını söyleyince tartışma alevlendi. Duyanlar da gelince kavgaya dönüştü. Silah kullanılmadı ama sopalar ve taşlarla 20 kişi yaralandı. Bu kavga sırasında bazı kişiler korucuya karısının yasak ilişkisini ima eden sözler sarf etti. Bu lafları önce öfkeyle söylenilen saçmalıklar diye düşünenlerin içine kurt düştü. Sonra bazı araştırmalar yapılınca şüpheler arttı. Aldatıldığı ileri sürülen koca ve en yakınları (MÜFREZESİ) 2 aydır bunun intikamını almak için planlar kurdu. Sonuç 5 Mayıs Katliamı'ydı.

TOZ KALKTI 15 KİŞİ ÖLDÜ

Bilge köyünde her şey 1984'teki kamyon tozu bahanesiyle işlenen cinayetle başladı.

Dökülen kanın ardından sahip oldukları arazi Çelebi ailesine huzur getirmedi. "Toz" nedeniyle başlayan husumet, yine toz bulutlu bir gecede katliama dönüştü...

Mardin'in Mazıdağı ilçesinde 44 kişinin hunharca öldürüldüğü acı olay tüm Türkiye'yi şok etti. Köylüler suskun kalmayı tercih ederken, tanıkların ifadelerine göre yaşanan büyük dram Bilge Köyü'nün ilk dramı değil. Akraba ailelerin birbirini katletmesine götüren süreç 1984'te başlayan bir kan davasına dayanıyor. Alınan bilgiye göre, Bilge köyündeki araziler Şeyhan lakaplı Baş ve Alkış ailelerine ait. 1980'den önce sadece iki hane olan Çelebi ailesi, bu köye çoban olarak taşınıyor.

Bilge Köyü'nün sicilinde çok vukuat var. 1980'li yıllarda köy ahalisi zengin oldu. O zaman köy 170 haneydi. Irak'a taşımacılık yapıyorlar bazı kaçak işine giriyorlardı. Hepsi kamyon almıştı. Cemil Çelebi en çok kamyona sahip olandı. Sonra Alabalık tesisleri kurdu. Aile içindeki bir grup az ötesine aynı tesisten kurdu. Çekişmeler, kim daha zengin yarışması başladı. Ortam gerildi. Bir akşam vakti Cemil Çelebi'nin kamyonu komşu evin önünden geçerken toz kaldırdı. Kadınlar bağırınca şoför küfür etti. Erkekler işe karıştı. Silahlar konuştu 15 kişi öldü, 22 kişi yaralandı. Kalanların bir kısmı korkup Bursa ve Gemlik tarafına yerleştiler. Toz kalktı 15 kişi öldü. 1992'de köyü PKK bastı. 7-8 kişiyi öldürdü. Bütün köy korucu oldu. İz sürüp dağlarda 15 PKK'lıyı öldürdü. (takvim)

PKK EYLEMİ DENDİ

Yoksulken bir anda varlığa kavuşan Çelebi ailesine kanlı arazi huzur getirmiyor. Kardeşler arazi yüzünden birbirine düşüyor. Katliamı gerçekleştirdikleri iddia edilen Abdulkadir Çelebi'nin ailesi, diğer akrabalarını kendilerine daha az arazi ve imkan tanındığı gerekçesi ile sürekli suçluyor. PKK terörünün tırmanışa geçtiği yıllarda Bilge köyü de bundan nasibini alıyor.

1992'de düzenlenen bir baskında, son katliamda 44 ferdini kaybeden aileden 8 kişi ölüyor. Son baskını gerçekleştirenlerin adı 1992'deki olayda da gündeme geliyor. Ancak olay kayıtlara PKK eylemi olarak geçiyor. Olayın ardından köyü terk eden Çelebi kardeşler devletin araya girmesiyle korucu olmayı kabul ediyor ve tekrar köye dönüyorlar.

Geçen süre içerisinde arazi üzerinden yürütülen rant kavgası giderek derinleşiyor. Son katliamda hayatını kaybeden köyün eski muhtarı Cemil Çelebi ve ailesi, Şeyhan ailesinden kalan arazilere 3 tane alabalık tesisi kuruyor. Katliamı yaptığı iddia edilen Abdülkadir Çelebi de bir tane açıyor. Abdulkadir Çelebi balık işinde de kendilerine az pay düştüğü için tartışma çıkarıyor. Traktör alıp arazileri ekmek isteyen kardeşe, Cemil ve Osman Çelebi kardeşler karşı çıkıyor.

AİLELER BİLİYOR MUYDU?

Katliam sanığı Abdulkadir Çelebi'nin kızı Pınar Çelebi, katliamın yaşandığı evin oğlu Ferhat Çelebi ile evli. Pınar Çelebi'nin katliam saatinde babasının evinde olması, ailesinin bu vahşeti planlı bir şekilde yaptığının delili olarak gösteriliyor. Ferhat Çelebi, katliam sırasında duvarın arkasına saklanarak şans eseri kurtulmuş. Katliamdan önce Bilge köyünden altı korucu görev amacıyla köye yakın Şeyhan Karakolu’ndaydı. Onlardan biri olan Ramazan Çelebi'nin anlattığına göre katliama karıştığı iddia edilenlerden ikisi 1 saat önce karakoldan ayrıldı. Olayı öğrendiğinde karakolda olan Ramazan Çelebi hemen köye gelmiş ancak tüm ailesini kaybettiğini öğrenmiş.

ŞEHiTLiKTE TOPRAĞA VERiLDi

Mardin'deki Bilge köyündeki silahlı saldırıda hayatını kaybedenlerden köy imamı Hacı Kazım Ozan'ın cenazesi Ankara'nın Beypazarı ilçesine toprağa verildi. Ozan'ın cenazesi, Beypazarı Devlet Hastanesi'nden alınarak Merkez Yeni Camisi'ne getirildi. Öğle namazının ardından Ozan için cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına Kazım Ozan'ın babası İzzet Ozan, vatandaşlar ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu da katıldı. Daha sonra cenaze arabasına kadar omuzlarda taşınan Ozan'ın cenazesi, Şehir Mezarlığı'ndaki şehitlikte toprağa verildi.


KaynaK
 
Geri
Üst