ÇeLik : Mehmetçik taşın aLtına kondu

mr.aLi

Moderatör
Moderatör
Katılım
1 May 2008
Mesajlar
6,784
Reaction score
0
Puanları
0
AK Parti GeneL Başkan Yardımcısı Hüseyin ÇeLik,kendiLerinden önceki iktidarLarın Güneydoğu ve terör meseLesinde kendi eLLerini taşın aLtına koyacakLarı yerde, Mehmetçiği koydukLarını savundu

100111-celik.widec.jpg

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, partisinin Adana teşkilatının düzenlediği 3. Dönem Siyaset Akademisi eğitimlerinin, Seyhan Belediyesi Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen ''Demokrasi Kültürü'' konulu son dersinde bir konuşma yaptı.

Çelik, Türkiye'nin bazı kronikleşmiş meselelerinde siyasilerin ‘öğrenilmiş çaresizlik’ içerisinde olduğunu, "önceki başarısızlıklara bakarak çözümsüzlüğü baştan kabullendiklerini" söyledi.

AK Parti'den önceki iktidarların Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve terör konularında ‘öğrenilmiş çaresizlik’ içerisinde olduklarını savunan Çelik, "Kendi ellerini taşın altına koyacakları yerde, Mehmetçiği koydular" dedi.

Hüseyin Çelik, "Öğrenilmiş çaresizlik hayvana yakışır. İnsan, irade demektir, siyaset daha da irade demektir" diye konuştu.

Çelik, cumhuriyetle birlikte gayrimüslimlerin, Kürtlerin, Alevilerin ve dindar insanların ötekileştirildiğini savundu.

Demokratik açılıma da değinen Çelik, “Habur'daki görüntü kötü oldu deniyor. Siz güzel bir şey yapıyorsunuz, arabanızla hayırlı bir işe gidiyorsunuz. Bu sırada yol kazası olabilir" ifadesini kullandı.

 

Ekli dosyalar

  • 100111-celik.widec.jpg
    100111-celik.widec.jpg
    9.7 KB · Görüntüleme: 788
Hüseyin Çelik, "Öğrenilmiş çaresizlik hayvana yakışır. İnsan, irade demektir, siyaset daha da irade demektir"!!!!!!!!!!!!
 
Bak şu iradeli hayvana

Katılmıyorum:

" Demokrasi Kültürü " konusunda yeterli değiller.
" Öğrenilmiş çaresizlik "
" Önceki başarısızlıklara bakarak çözümsüzlüğü baştan kabul etmek "

Cumhuriyet Nedir?

Cumhuriyet, başta devlet başkanı olmak üzere, devletin başlıca temel organlarının belli aralıklarla yinelenen seçimlerle
göreve getirildiği bir yönetim biçimidir.

Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimleri, yöneticilerin göreve getirilmesinde veraset yöntemini reddetmiştir.

Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimlerinde halk, yönetimini beğenmediği yöneticileri, belli aralıklarla yinelenen seçimlerde değiştirebilmek olanağına sahiptir. Bu nedenle yöneticiler, toplumu keyfi biçimde yönetemezler; halkın isteklerini ve beğenilerini gözönünde tutmak zorunda kalırlar. Bir başka deyişle, yöneticilerin iradesi mutlak değil,
halk iradesi ile sınırlıdır. Cumhuriyetlerde bu özellikler, yönetenleri siyasal bakımdan halka sorumlu duruma getirir. Yönetilenleri tebaa, kul olmaktan çıkarıp vatandaşlık konumuna yüceltir.

Yönetilenler, hükümdarlık (monarşi) adı verilen yönetim biçimlerinde tebaa veya kul durumundadırlar. Tebaa veya kul olmak, hükümdarın iktidarına ve tüm buyruklarına baş eğmekle yükümlü olmak demektir. Tebaa veya kul, hiçbir zaman hükümdarın iktidarını sınırlayıcı veya denetleyici bir rol oynamaz. Tebaa veya kul hükümdarı seçimle değiştirmek olanağına sahip olmadığı için, hükümdarın tebaa'ya karşı hiçbir siyasal
sorumluluğu da yoktur.

Cumhuriyet ayrımcı ve ötekileştirici değildir. Hatta bazen senin gibi hayvanların yönetici olarak seçilmesine bile olanak tanır. Fakat sende öz irade olmadığı için, dışarıdan beslenen o.r.o.s.p... çocukları olduğunuz için her fırsatda bu ülkenin, bu vatanın tarihi geçmişini ve varlık nedenini, varlık haklarını uluorta ve hayasızca konuşur durursunuz.

Senin gibi düşünen iki ayaklıların iradesi nereden geliyor biliyoruz. Allah akıl ve vicdan gözünüzü inşaallah bir an önce açar.
 
Hüseyin ÇELİK anlatmak istediğini yanlış anlatmış bence cumhuriyetten öncede saydıkları kesimler dışlanmıştı .(daha doğrusu OSMANLI İMPARATORDUĞUNUN yıkılma dönemi için diyorum .) Söylediği cümleden cumhuriyetin kötü bir yönetim şekli olduğu açığa çıkmaktadır.
 
akepe ve zihniyeti iktidar olmadan önce kuzu ile kurt yanyana yürüyordu,akepe iktidara geldi tablo ortada..dejavu yaşıyoruz milletçe,vahidettin ve damat ferit dönemine döndük,ne kadar acı...
 
Geri
Üst